Tasarı, 59. Hükümet tarafından hazırlanan ilk "Uyum Paketi" oldu.
DÜŞÜNCE VE İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ
Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Yasası'nda yapılan
değişiklikle Yüksek Seçim Kurulu’nun özel radyo ve televizyon kuruluşlarına
yönelik yaptırım yetkisi hafifletiliyor.
Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Yasası'ndaki değişikliklerle;
-
Türk vatandaşlarınca günlük yaşamda geleneksel olarak kullanılan farklı
dil ve lehçelerde yayın yapılması imkanının, hem kamu hem de özel radyo
ve televizyon kuruluşları aracılığıyla sağlanması yasal güvenceye kavuşturuluyor.
-
Seçim dönemlerindeki yayın yasağının süresi daraltılıyor ve 1 hafta olan
yayın yasağı, seçim gününden önceki 24 saate indiriliyor.
Sinema, Video ve Müzik Eserleri Yasası'nda yapılan değişikliklerle;
denetim konusundaki sınırlama sebepleri azaltılıyor, Denetleme Kurulunun
oluşumundan Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği çıkartılıyor ve yetkili
merciin kararı bakımından hakim güvencesi getiriliyor.
Terörle Mücadele Yasası'nın 8 inci maddesi "düşünce ve ifade özgürlüğünün
genişletilmesi" amacıyla yürürlükten kaldırılıyor.
Ayrıca, yasanın, "terör tanımı" başlıklı 1. maddesi "terör ve örgüt
tanımı" olarak değiştiriliyor ve terör suçu yeniden
düzenleniyor. Buna göre, yürürlükteki düzenlemede yer alan "terör;
baskı, cebir ve şiddet, korkutma, yıldırma, sindirme veya tehdit yöntemlerinden
birini kullanarak..." ibaresi, "terör; cebir şiddet kullanarak;
baskı, korkutma, yıldırma, sindirme veya tehdit yöntemlerinden biriyle..."
şeklinde değiştiriliyor. Bu değişiklikle, baskı, korkutma, sindirme veya
tehdidin, ancak cebir ve şiddet kullanılması halinde terör suçunun oluşabileceği
hükme bağlanıyor. Maddedeki "...her türlü eylemlerdir" ibaresi de "...her
türlü suç teşkil eden eylemlerdir" şeklinde düzenleniyor. "Örgüt"
tanımında da değişiklik yapılıyor. Mevcut yasadaki, "Bu kanunda yazılı
örgüt, iki veya daha fazla kimsenin aynı amaç etrafında birleşmesiyle meydana
gelmiş sayılır" tanımı, "iki veya daha fazla kimsenin birinci fıkrada
yazılı terör suçunu işlemek amacıyla birleşmesi halinde bu kanunda yazılı
olan örgüt meydana gelmiş sayılır" haline dönüştürülüyor.
TÜM BİREYLERİN AYIRIM YAPILMAKSIZIN TEMEL HAK
VE ÖZGÜRLÜKLERDEN YARARLANDIRILMASI
Vakıflar Yasası'ndaki değişiklikle, cemaat vakıflarının tasarrufları
altında bulunduğu belirlenen taşınmaz malların vakıf adına tescili için
yapılacak başvurular bakımından öngörülen "altı aylık" süre "on sekiz ay"a
çıkarılıyor.
İmar Yasası'nda yapılan değişiklikle, farklı din ve inançlara sahip
bireylerin ibadet yerlerine ilişkin özgürlükleri genişletiliyor.
Nüfus Yasası'ndaki değişiklikle, isim koyma konusundaki kriterler
daraltılarak, farklı kültürlere ve örf-adetlere sahip bireylerin özel hayatlarına
ve aile hayatlarına ilişkin özgürlükler korunuyor.
YAŞAM HAKKI
4771 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'da
(3. Uyum Yasaları Paketi) yapılan değişiklikle, 4533 sayılı Gelibolu Yarımadası
Tarihi Milli Parkı Kanunu'nda yer alan idam cezaları da müebbet ağır hapis
cezasına dönüştürülüyor.
Türk Ceza Kanunu'nda yapılan değişikliklerle,
-
"Namus için çocuk öldürme" suçunun failine verilen cezalar ağırlaştırılıyor.
Buna göre, yeni doğmuş çocuğun yaşam hakkının daha kuvvetli korunması ve
cezalarda caydırıcılığın sağlanması amacıyla anası tarafından "şeref kurtarmak"
gerekçesiyle yeni doğmuş çocuğa karşı öldürme fiilinin işlenmesi halinde
verilecek ceza, 8 - 12 yıl olarak uygulanacak.
-
"Töre cinayetleri" olarak da bilinen durumlarda fiilin cezasında indirim yapılmasını
içeren madde yürürlükten kaldırılmaktadır.
KİŞİ GÜVENLİĞİ
Devlet Güvenlik Mahkemelerinin Kuruluş ve Yargılama Usulleri Yasası'nda
yapılan değişiklikle, dördüncü uyum paketiyle 16. maddenin dördüncü fıkrasının
yürürlükten kaldırılmasına paralel olarak, müdafii ile görüşme konusundaki
Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu hükümlerinin Devlet Güvenlik Mahkemelerinde
uygulanması yönündeki değişiklik madde başlığına yansıtılıyor.
AİHM KARARLARI IŞIĞINDA YARGILAMANIN YENİLENMESİ
İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "yargılamanın yenilenmesini" düzenleyen
maddesine ekleme yapılıyor. Buna göre,
hükmün, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşme'nin
veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin Avrupa İnsan Hakları
Mahkemesi'nin (AİHM) kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması halinde
yargılama yenilenecek. Yargılamanın yenilenmesi süresi, AİHM kararının
kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl, diğer sebepler için 60 gün olacak.
Bu hükümle, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşme'nin
ve eki protokollerin ihlali, yargılamanın yenilenmesi nedeni olarak kabul
edilecek. Aynı durum, idari yargı alanında da yargılamanın yenilenmesi
sebebi sayılıyor.
Yargılamanın yenilenmesi, kanunun yürürlüğe girdiği tarihte AİHM'in
kesinleşmiş kararları ile bu kanunun yürürlüğe girdiği
tarihten sonra AİHM'e yapılan başvurular üzerine verilecek kararlar
hakkında uygulanacak. Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihte kesinleşmiş
olan AİHM kararlarına ilişkin yargılamanın yenilenmesi istemleri, bu
kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde yapılacak.
|