Tasarı, 59. Hükümet tarafından hazırlanan ikinci "Uyum Paketi" oldu.
Tasarı, Türk Ceza Kanunu, Dernekler Kanunu, Ceza Muhakemeleri
Usulu Kanunu (CMUK), Sayıştay Kanunu, Milli Güvenlik Kurulu ve Milli
Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği Kanunu, Toplantı ve Gösteri
Yürüyüşleri Kanunu, Yabancı Dil Eğitimi ve Öğretim İle Türk
Vatandaşlarının Farklı Dil ve Lehçelerinin Öğrenilmesi Hakkında Kanun,
Vakıflar Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun
Hükmünde Kararname, Terörle Mücadele Yasası, Türk Medeni Kanunu ve
Askeri Mahkemeleri Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Kanunu'nun çeşitli
maddelerinde değişiklik öngörüyor.
Tasarı ile getirilen en önemli değişiklikler, Milli Güvenlik Kurulu ile ilgili düzenlemeler oldu.
Tasarı, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri'nin, Başbakan'ın
teklifi ve Cumhurbaşkanı'nın onayı ile atanacağını öngörüyor. Söz
konusu atamanın, Türk Silahlı Kuvvetleri mensupları arasından
yapılmasının öngörülmesi halinde, Genelkurmay Başkanı'nın olumlu
görüşü alınacak.
Mevcut hükme göre, MGK Genel Sekreteri Orgeneral-Oramiral rütbesindeki
silahlı kuvvetler mensupları arasından Genelkurmay Başkanı'nın inhası,
Başbakan'ın teklifi üzerine Bakanlar Kurulu'nun kararıyla atanıyor.
2945 sayılı Milli Güvenlik Kurulu ve Milli Güvenlik Kurulu
Genel Sekreterliği Yasası'nın 4. maddesinde yapılan değişiklikle Mili Güvenlik
Kurulu'nun görevleri yeniden tarif ediliyor. Buna göre, MGK, milli
güvenlik ve devletin milli güvenlik siyasetine ilişkin tanımlar
çerçevesinde devletin milli güvenlik siyasetinin tayini, tespiti ve
uygulanması ile ilgili konularda tavsiye kararları alacak ve gerekli
koordinasyonun sağlanması için görüş tespit edecek. Bu tavsiye
kararlarını ve görüşlerini Bakanlar Kurulu'na bildirecek ve kanunlarla
verilen görevleri yerine getirecek.
TBMM Genel Kurulu'ndaki görüşmeler sırasında, AKP'li
milletvekillerinin önergesiyle, "Başbakan, MGK'nın tasviye kararları ve görüşlerini değerlendirmek
üzere Bakanlar Kurulu'na sunulması ve bu tavsiye kararlarının Bakanlar
Kurulu'nda kabul edilmesi halinde, bunların uygulanmasında
koordinasyonu izlemek üzere bir başbakan yardımcısını
görevlendirebilecek" hükmü eklendi.
MGK, her ay yerine 2 ayda bir toplanacak. Kurul, gerektiğinde Başbakan'ın
teklifi üzerine veya doğrudan Cumhurbaşkanı'nın çağrısı ile de
toplanabilecek.
MGK Genel Sekreterliği'nin görev ve yetkileri tek
maddede toplanıyor. Mevcut yasadaki yetkileri düzenleyen 14. madde
yürürlükten kaldırılıyor. Mevcut düzenlemede 10 fıkrada ayrıntılı olarak düzenlenen MGK
Genel Sekreterliği'nin görev ve yetkileri, tasarıda, ''a) Milli
Güvenlik Kurulunun sekreterlik hizmetlerini yürütür, b) Milli Güvenlik
Kurulunca ve kanunlarla verilen görevleri yerine getirir'' şeklinde 2
fıkraya indiriliyor.
Tasarı, tüzel kişilerin de dernek kurabileceğini hükme bağlıyor.
Dernekler Kanunu'nun birinci maddesinde yapılan değişiklikle daha
önce "en az yedi gerçek kişinin" biraraya gelerek dernek
kurabileceğine ilişkin ibare, "gerçek veya tüzel en az yedi kişinin"
dernek kurabileceği şeklinde değiştiriliyor.
Dernekler Kanunu'nda yapılacak bir başka değişikle dernek kurma
hakkıyla ilgili yeni bir düzenleme yapılıyor. Buna göre, halen
"medeni hakları kullanma ehliyetini sahip" ifadesi "fiil ehliyetine
sahip" şeklinde değiştirilerek, gerçek ve tüzel kişilerin dernek
kurabileceği hükmü doğrultusunda yeniden düzenleniyor.
Ancak, Türk Silahlı Kuvvetleri ile genel ve özel kolluk kuvvetleri
mensupları ve özel kanunlarında dernek kuramayacakları belirtilen
memur statüsündeki kamu hizmeti görevlileri sürekli olarak dernek
kuramayacaklar.
Kurulması yasaklanmış dernekleri kuranlar ve yönetenler
ile dernekler için yasaklanmış faaliyetlerde bulunmaları sebebiyle
mahkemece kapatılmasına karar verilen derneklerin yöneticilerinin
kapatma kararının kesinleştiği tarihten itibaren dernek kuramama
yasağı, 5 yıldan bir yıla indiriliyor. Ayın maddede yer alan, bir
siyasi partiden çıkarılan veya fiilleriyle siyasi partilerin
kapatılmasına neden olan üyelere yönelik dernek kuramama yasağı ise
madde metninden çıkarılıyor.
İstisnalar dışında belli bir kurum
veya kuruluşta çalışan kamu hizmeti görevlilerinin de derneklere üye
olabileceği hükmü getiriliyor. Mevcut düzenleme bu tür kişilerin ancak
mesleki nitelikle derneklere üye olabileceklerini öngörüyor.
Tasarı, derneklere şube açma konusunda getirilen sınırlamaları da
ortadan kaldırıyor. Mevcut düzenleme, kamuya yararlı dernekler hariç
diğer derneklerin il, merkez ilçe, ilçe ve köylerde birden fazla şube
açamayacaklarını öngörüyor.
Yüksek öğretim öğrencileri de, sanat, kültür, bilimsel amaçlı
dernek kurabilecekler.
Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Yasası'nda da değişiklik
öngörülüyor. Toplantı ve gösteriler lüzum görülmesi halinde
30 gün yerine ancak 10 gün ertelenebilecek. Cumhuriyet'in nitelikleri, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez
bütünlüğünün ve genel ahlakın, genel sağlığın korunması amacıyla da
bir toplantı 2 ay yerine ancak bir ayı aşmamak üzere ertelenebilecek.
2923 sayılı Yabancı Dil Eğitimi ve Öğretimi ile Türk
Vatandaşlarının Farklı Dil ve Lehçelerinin Öğrenilmesi Hakkında
Kanun'da, Anayasa'da daha önce yapılan değişiklikler doğrultusunda düzenlemeler
yapılıyor.
Tasarıda, düşünce ve ifade özgürlüğünün kapsamının genişletilmesi
amacıyla TCK'da değişiklik yapıldı. Buna göre, 765 sayılı Türk Ceza
Kanunu'nun 159. maddesinin birinci fıkrasında yer alan ''1 yıldan''
ibaresi ''3 aydan'' şeklinde değiştirildi. TCK'nın 159. maddesinin son
fıkrası da ''Tahkir, tezyif ve sövme kastı bulunmaksızın, sadece
eleştirmek maksadıyla yapılan düşünce açıklamaları cezayı
gerektirmez'' şeklinde düzenlendi. Söz konusu madde devlet ve devlet
görevlilerinin manevi şahsiyetlerine tahkir ve tezyif etme suçunu
düzenliyor.
Tasarı ile halkın ar ve haya duygularını inciten veya cinsi
arzuları tahrik ve istismar eden nitelikte genel ahlaka aykırı
yayınlarının imhası konusunda düzenleme yapıldı. TCK'nın 427.
maddesinin ikinci fıkrasında yer alan söz konusu yayınlara ilişkin
''ve imha'' ibaresi madde metninden çıkarıldı. Buna göre, söz konusu
yayınlar imha edilmeyecek. Böylece, suça konu eşyanın sadece
müsaderesine karar verilmesi öngörülüyor.
Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'na eklenen madde ile ''işkence''
suçunun soruşturulması öncelikli işlerden sayıldı. Buna göre, Türk
Ceza Kanunu'nun ''işkence'' suçunu düzenleyen 243 ve 245. maddelerinde
yazılı suçları işleyenler hakkında soruşturma ve kovuşturmalar acele
işlerden sayılacak, öncelik ve ivedilikle ele alınacak. Bu suçlarla
ilgili davalarda duruşmalara zorunluluk olmadıkça otuz günden fazla
ara verilmeyecek, adli tatilde de bakılacak.
832 sayılı Sayıştay Kanunu'na eklenen madde ile TBMM'nin bütçeyi
denetleme yetkisi güçlendirildi. Buna göre, Sayıştay denetimine tabi olup olmadığına bakılmaksızın
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin talebi üzerine Sayıştayca,
Cumhurbaşkanlığı hariç olmak üzere kamu kaynaklarının kullanımıyla
ilgili her alanda hesap ve işlemlerin incelenebileceği, giderlerin
harcamadan önce vizeye tabi tutulabileceği ve denetim sonuçlarının
ilgili ihtisas komisyonlarında değerlendirilmek üzere Türkiye Büyük
Millet Meclisi Başkanlığına sunulacağı hükme bağlanıyor.
Silahlı Kuvvetlerin elinde bulunan Devlet mallarının denetlenmesi,
milli savunma hizmetlerinin gerektirdiği gizlilik esaslarına uygun
olarak yapılacak, bu denetimin yapılmasına ilişkin esas ve usuller,
Genelkurmay Başkanlığı'nın ve Sayıştay'ın görüşü alınmak suretiyle
Milli Savunma Bakanlığı tarafından hazırlanarak Bakanlar Kurulu
tarafından kabul edilen ''Gizli'' gizlilik dereceli bir yönetmelikle
düzenlenecek.
Çocuk mahkemelerinde yargılanma yaşı 15'den 18'e çıkarılıyor.
TBMM Genel Kurulu'ndaki görüşmeler sırasında, MGK ile ilgili hükümler,
CHP tarafından eleştirildi. Tasarı'nın tümü üzerinde CHP Grubu adına söz alan İstanbul
Milletvekili Onur Öymen, Tasarıdaki en önemli unsurun Milli Güvenlik Kurulu'na (MGK)
ilişkin hükümler olduğunu hatırlattı, "Tasarı'yla, MGK Genel Sekreterliği tamamen
anlamsız, işlevsiz hale getiriliyor" dedi. Öymen, bu konudaki düzenlemenin kurumun bütün
görevlerinin kaldırdığını ifade ederek, "MGK gibi örgütler bir gün herkese lazım olur. Bütün
yetkilerini yasadan çıkarırsanız, her sabah kendisine verilecek görevi
bekleyen anlamsız ve işlevsiz bir kurum haline gelir" diye konuştu.
|