| 7. Uyum Paketi çerçevesinde bazı yasalarda değişiklik öngören yasa tasarısının genel gerekçesi ile madde gerekçeleri şöyle:
ÇEŞİTLİ KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA
İLİŞKİN KANUN TASARISI
GENEL GEREKÇE
Türkiye, Avrupa Birliğine üyelik yolunda, tüm aday ülkelerin geçirdiği
hukukî, siyasî ve ekonomik reformların gerçekleştirildiği bir süreçte bulunmaktadır.
Bu süreçteki hedef, demokratik sistemin tüm kurumları ve kurallarıyla işlerliğinin
sağlanmasıdır. Demokrasi ve demokratikleşme, ekonomik ve siyasî istikrar
ile kalkınmanın ön koşuludur ve aynı zamanda, Türkiye’nin taraf olduğu
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine ve yargı yetkisini tanıdığı Avrupa İnsan
Hakları Mahkemesi içtihatlarına uyulmasını da gerektirmektedir.
19/3/2001 tarihli ve 2001/2129 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla kabul
edilen "Avrupa Birliği Müktesebatının Üstlenilmesine İlişkin Türkiye Ulusal
Programı" hedefleri doğrultusunda, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında 3/10/2001
tarihli ve 4709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinin
Değiştirilmesi Hakkında Kanunla yapılan değişikliklerle, düşünce, ifade
ve sivil toplum örgütlenme özgürlükleri ile kültürel haklar genişletilmiş,
kişi hak ve hürriyetlerinin korunmasına ilişkin güvenceler güçlendirilmiş
Millî Güvenlik Kurulunun danışma organı niteliği yeniden tanımlanmıştır.
Aralık 2002’de Kopenhag’da yapılan Zirvede, Avrupa Birliği tarafından,
Türkiye’nin Kopenhag siyasî kriterlerini yerine getirmiş olduğuna Aralık
2004’de yapılacak değerlendirmede karar verilmesi halinde, Türkiye ile
katılım müzakerelerinin gecikmeksizin başlatılacağı taahhüdünde bulunulmuştur.
Güncelleştirilmiş 2003 Ulusal Programında da, siyasî kriterlere uyuma yönelik
kanunî düzenlemelerin Türkiye Büyük Millet Meclisinin 22 nci Yasama Dönemi
1 inci Yasama Yılı içinde tamamlanacağı taahhüt edilmektedir. Siyasî kriterlere
ilişkin eksikliklerin tespitinde Avrupa Birliği tarafından hazırlanan Katılım
Ortaklığı Belgesi, Yıllık İlerleme Raporları, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi
ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları, taraf olduğumuz uluslararası
insan hakları sözleşmeleri ile üye olduğumuz kuruluşlar tarafından geliştirilen
normlar, Avrupa Birliği Komisyonu raporları dikkate alınmaktadır. Bu bağlamda,
kanunlarımızın Anayasa değişikliklerine ve Ulusal Program amaçlarına uyumlaştırılması
çalışmalarının sür’atlendirilmesi niteliğindeki bu Tasarıyla, çeşitli kanunlarda
değişiklik yapılmaktadır.
Bu kapsamda, düşünce ve ifade özgürlüğünün genişletilmesi amacıyla 1/3/1926
tarihli ve 765 sayılı Türk Ceza Kanunu ile 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı
Terörle Mücadele Kanununun ilgili maddeleri değiştirilmektedir. Adil yargılanmanın
sağlanması amacıyla 25/10/1963 tarihli ve 353 sayılı Askerî Mahkemeler
Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanununda değişiklik öngörülmektedir. Aynı
şekilde, dernek kurma, vakıflar, toplantı ve gösteri yürüyüşleriyle ilgili
özgürlüklerin genişletilmesi çerçevesinde, 6/10/1983 tarihli ve 2908 sayılı
Dernekler Kanunu, 6/10/1983 tarihli ve 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri
Yürüyüşleri Kanunu ve 8/6/1984 tarihli ve 227 sayılı Vakıflar Genel Müdürlüğünün
Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümlerinin ilgili
maddeleri yeniden düzenlenmektedir. 21/2/1967 tarihli ve 832 sayılı Sayıştay
Kanununa eklenen bir maddeyle, Türkiye Büyük Millet Meclisinin bütçeyi
denetleme yetkisi güçlendirilmektedir. 7/11/1979 tarihli ve 2253 sayılı
Çocuk Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanunda
yapılan değişiklikle çocuk hakları geliştirilmektedir. Öte yandan, 14/10/1983
tarihli ve 2923 sayılı Yabancı Dil Eğitimi ve Öğretimi ile Türk Vatandaşlarının
Farklı Dil ve Lehçelerinin Öğrenilmesi Hakkında Kanunda yapılan değişiklikle,
uygulamadaki aksaklıkların giderilmesi amacıyla, Türk vatandaşlarının günlük
hayatta kullandıkları farklı dil ve lehçeleri öğrenmeleri imkânının kolaylaştırılmasını
sağlayacak düzenlemeler getirilmektedir.
Avrupa Birliği tarafından hazırlanan gözden geçirilmiş Katılım Ortaklığı
Belgesinde, Millî Güvenlik Kurulunun işlevinin askerî kurumlar üzerinde
sivil denetimin sağlanması bakımından Avrupa Birliği üyesi ülkelerdeki
uygulama ile uyumlaştırılmasının öngörülmüş olması doğrultusunda Millî
Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliğinin görevleri ve işleyişi ele alınmaktadır.
Güncelleştirilmiş Ulusal Programda, "Yürütmenin İşlevselliği" başlığı altında,
Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliğinin işlevlerinin Anayasanın 4709
sayılı Kanunla değişik 118 inci maddesi çerçevesinde ve ilgili yasa değişiklikleriyle
yeniden tanımlanan nitelikleriyle uyumlaştırılması öngörülmektedir. Bu
Tasarıdaki düzenlemeyle, Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliğinin görevleri
ve işleyişi Anayasanın 118 inci maddesine uygun hale getirilmektedir. Milli
Güvenlik Kurulu ve Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği Kanununun,
Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliğine geniş icra görev ve yetkileri
veren hükümlerinin, anılan Genel Sekreterliğin yapısını, görevlerini ve
işleyişini Millî Güvenlik Kurulunun Anayasada tarif edilen danışma organı
niteliklerine paralel bir sekretarya birimine uygun hâle getirecek şekilde
değiştirilmesi öngörülmektedir.
Tasarı, yukarıda belirtilen amaçlarla hazırlanmıştır.
MADDE GEREKÇELERİ
Madde 1- Düşünce ve ifade hürriyetinin kapsamının genişletilmesi
amacıyla, 1/3/1926 tarihli ve 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 159 uncu maddesinin
birinci fıkrasında yer alan cezanın alt sınırı bir seneden üç aya indirilmiş,
ayrıca, 3/8/2002 tarihli ve 4771 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına
İlişkin Kanunla maddeye eklenen son fıkra maddenin tamamına teşmil edilerek,
bu çerçevede maddede belirtilen eylemlerin, sadece eleştirmek maksadıyla
yapılan düşünce açıklamalarını içermesi halinde cezayı gerektirmeyeceği
hükme bağlanmıştır.
Madde 2- Maddeyle, Türk Ceza Kanununun 169 uncu maddesinde yer
alan "... her ne suretle olursa olsun hareketlerini teshil"şeklindeki soyut
ve muğlak ibare madde metninden çıkarılarak, kişi hürriyeti ve güvenliğinin
sağlanması amaçlanmaktadır.
Madde 3- Maddeyle, Türk Ceza Kanununun 426 ncı maddesinde düzenlenen
suçun kapsamının daraltılması ve bu suretle ifade hürriyetinin kullanılmasının
genişletilmesi amacıyla "Bilim ve sanat eserleri ile edebî değere sahip
olan eserler"in bu madde kapsamı dışında tutulmasına yönelik olarak söz
konusu maddeye bir fıkra eklenmiş olup; uygulamada bu tür eserlerin belirlenmesinde
5/12/1951 tarihli ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununda yer
alan eser tanımı da göz önünde bulundurulacaktır.
Madde 4- Maddeyle, suça konu eşyayı yakmak suretiyle yok etmeyi
de çağrıştıran ve bu yönüyle de kamuoyunda eleştirilen, müsaderenin yanında
ve onunla birlikte uygulanan "imha" hükmü ortadan kaldırılmakta ve böylece,
suça konu eşyanın sadece müsaderesine karar verilmesi öngörülmektedir.
Madde 5- 4/4/1929 tarihli ve 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü
Kanununa bir madde eklenerek, işkence ve kötü muamele suçlarına ilişkin
soruşturma ve kovuşturmaların acele işlerden sayılacağı, öncelik ve ivedilikle
ele alınacağı, bu suçlarla ilgili davalarda zorunluluk olmadıkça duruşmalara
otuz günden fazla ara verilemeyeceği, adlî tatilde de bu davaların görüleceği
öngörülmek suretiyle anılan suçlara ilişkin soruşturma ve kovuşturmaların
sür’atle sonuçlandırılmasının sağlanması amaçlanmaktadır.
Madde 6- Maddeyle, 25/10/1963 tarihli ve 353 sayılı Askerî Mahkemeler
Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanununun 11 inci maddesine bir fıkra eklenerek
Askerî Ceza Kanununun sivil şahıslara uygulanma alanının daraltılması amaçlanmaktadır.
Madde 7- Dünya Sayıştaylar Birliği (INTOSAI) tarafından yayınlanan
uluslararası denetim standartlarının 56 ilâ 63 numaralı paragraflarında,
yasama organı ile bağımsız yüksek denetim organı olan Sayıştay arasındaki
ilişkileri, 124 ilâ 128 numaralı paragraflarında ise kamu harcamalarında
usulsüzlükleri baştan önlemeye yönelik, harcamadan önce denetim konusundaki
ilkelere yer verilmiştir.
Sözü edilen ilkelere göre düzenlenen madde metninde; Sayıştay denetimine
tâbi olup olmadığına bakılmaksızın Türkiye Büyük Millet Meclisinin talebi
üzerine Sayıştayca, Cumhurbaşkanlığı hariç olmak üzere kamu kaynaklarının
kullanımıyla ilgili her alanda hesap ve işlemlerin incelenebileceği, giderlerin
harcamadan önce vizeye tâbi tutulabileceği ve denetim sonuçlarının ilgili
ihtisas komisyonlarında değerlendirilmek üzere Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına sunulacağı belirtilmiştir.
Öte yandan, Anayasanın 160 ıncı maddesinin son fıkrasındaki düzenlemeye
uygun olarak Silâhlı Kuvvetlerin elinde bulunan Devlet mallarının denetlenmesinin
millî savunma hizmetlerinin gerektirdiği gizlilik esaslarına uygun olarak
yapılacağı ve bu denetimin yapılmasına ilişkin esas ve usullerin hazırlanacak
"GİZLİ" gizlilik dereceli bir yönetmelikle düzenleneceği öngörülmüştür.
Madde metnindeki "inceleyebilir" ve "vizeye tâbi tutabilir" ibareleri,
gerek Anayasamızda ve gerekse denetim standartlarında belirtilen "Sayıştayın
bağımsızlığı" prensibine uygun olarak kullanılmıştır.
Bu madde hükmünün gerektireceği ilâve uzman ihtiyacının karşılanabilmesi
maksadıyla da Sayıştayca yapılacak incelemelerde meslek mensuplarıyla birlikte
görev yapacak uzman personelin istihdamına imkân sağlanmıştır.
Cumhurbaşkanlığının madde kapsamı dışında olduğu ayrıca belirtilmiştir.
Madde 8- Maddeyle, Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına İlişkin
Sözleşme hükümleri doğrultusunda 18 yaşını bitirmemiş olan herkesin "çocuk"
sayılmasını temin için, 7/11/1979 tarihli ve 2253 sayılı Çocuk Mahkemelerinin
Kuruluşu, Görev ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanunun 6 ncı maddesinde
yer alan "15" ibaresi "18" şeklinde değiştirilmektedir.
Madde 9- Maddeyle, Millî Güvenlik Kurulu ve Millî Güvenlik Genel
Sekreterliği Kanununun 15 inci maddesinde yapılan değişiklik paralelinde,
2451 sayılı Kanuna ekli (1) sayılı cetvelde Bakanlar Kurulu kararıyla atanma
listesinden "Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri" çıkarılmıştır.
Madde 10- Maddeyle, 6/10/1983 tarihli ve 2908 sayılı Dernekler
Kanununun 1 inci maddesinde geçen "en az yedi gerçek kişinin" ibaresi "gerçek
veya tüzel en az yedi kişinin" şeklinde değiştirilmek suretiyle dernek
kurma hakkının çağdaş ölçülerde kullanılmasının sağlanması amaçlanmaktadır.
Madde 11- Maddeyle, Dernekler Kanununun dernek kurma hakkını
düzenleyen 4 üncü maddesinde değişiklik yapılarak, Avrupa Birliği normlarında,
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 11 inci maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları
Mahkemesi içtihatlarında örgütlenme özgürlüğü olarak ifadesini bulan ve
çoğulcu demokrasilerin bir göstergesi olarak algılanan dernek kurma hakkının
çağdaş ölçülerde kullanımının sağlanması amacıyla, sürekli yasaklılık öngörülen
bazı haller (2) yıla, (5) yıl olarak öngörülen yasaklılık ise (1) yıla
indirilmek suretiyle sivil toplumun gelişiminin teşvik edilmesi amaçlanmaktadır.
Madde 12- Maddeyle, Dernekler Kanununun 1 inci maddesinde yapılması
öngörülen değişikliğe paralel olarak tüzel kişilerle ilgili düzenleme getirilmektedir.
Madde 13- Maddeyle, 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî
Kanununun derneklerin kuruluş bildirimine ilişkin 60 ıncı maddesinin birinci
fıkrasında yer alan altmış günlük süreye paralel olarak düzenleme getirilmiştir.
Madde 14- Maddeyle, Dernekler Kanununun 4 üncü maddesinde yapılan
değişikliğe paralel olarak, aynı Kanunun 16 ncı maddesinin üçüncü fıkrası
yeniden düzenlenmekte ve böylece derneğe üye olma hakkının çağdaş ölçülerde
kullanımının sağlanması amaçlanmaktadır. Ayrıca, Dernekler Kanununun 39
uncu maddesi 3/8/2002 tarihli ve 4771 sayılı Kanunun 12 nci maddesiyle
yürürlükten kaldırıldığından bu maddeye ilişkin atıf madde metninden çıkarılmaktadır.
Öte yandan, maddenin üçüncü fıkrasında geçen "ortaokul" ibaresi, 5/1/1961
tarihli ve 222 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu ile 14/6/1973 tarihli
ve 1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanununa uygunluğun sağlanması bakımından
"ilköğretim" olarak değiştirilmiştir.
Madde 15- Dernekler Kanununun 39 uncu maddesi 3/8/2002 tarihli
ve 4771 sayılı Kanunun 12 nci maddesiyle yürürlükten kaldırıldığından bu
maddeye ilişkin atıf madde metninden çıkarılmaktadır.
Madde 16- Maddeyle, dernek şubesi açma hakkı önündeki kısıtlamaların
kaldırılması; bu hakların çağdaş ölçülerde kullanımının sağlanması ve kolaylaştırılması
amacıyla Dernekler Kanununun 31 inci maddesinde değişiklik yapılmaktadır.
Öte yandan, maddenin ikinci fıkrasının ikinci cümlesinde de Dernekler
Kanununun 1 inci maddesinde yapılan değişikliğe paralel olarak tüzel kişilerle
ilgili hükümler getirilmektedir.
Madde 17- Maddeyle, dernek kurma hakkının çağdaş ölçülerde kullanılmasının
sağlanması doğrultusunda yükseköğretim kurumlarında kayıtlı öğrencilerin
dernek kurma özgürlüklerinin genişletilmesi amaçlanmaktadır.
Madde 18- Maddeyle, barışçı toplantı hakkının çağdaş ölçülerde
kullanımının sağlanması ve kolaylaştırılması amacıyla 6/10/1983 tarihli
ve 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununun 15 inci maddesinde
geçen "otuz" ibaresi "on" şeklinde değiştirilmiştir.
Madde 19- Maddeyle, barışçı toplantı hakkının çağdaş ölçülerde
kullanımının sağlanması ve kolaylaştırılması amacıyla 6/10/1983 tarihli
ve 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununun 16 ncı maddesinde
yer alan "otuz" ibareleri "on" şeklinde değiştirilmiştir.
Madde 20- Maddeyle, toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının çağdaş
ölçülerde kullanımının sağlanması ve kolaylaştırılması amaçlanmaktadır.
Bu amaca uygun olarak toplantının yasaklanması, "suç işleneceğine dair
açık ve yakın tehlike mevcut olması" şartına bağlanmıştır.
Madde 21- Maddeyle, toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının çağdaş
ölçülerde kullanımının sağlanması ve kolaylaştırılması amaçlanmaktadır.
Maddede yasaklamanın çok istisnaî bir tedbir olduğu ve ertelemeye göre
daha ağır şartlara tâbi tutulduğunun belirtilmesi amacıyla "yasaklama veya
erteleme" ibaresi yerine, "erteleme ve yasaklama" ibareleri kullanılmıştır.
Madde 22- Maddeyle, toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının çağdaş
ölçülerde kullanımının sağlanması ve kolaylaştırılması amaçlanmaktadır.
Bu amaca uygun olarak toplantının yasaklanması maddede belirtilen diğer
unsurların yanında "suç işleneceğine dair açık ve yakın tehlike mevcut
olması" şartına bağlanmıştır. Ayrıca, toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin
ertelenmesine ilişkin üç aylık süreler bir aya indirilmektedir.
Madde 23- Maddeyle, 14/10/1983 tarihli ve 2923 sayılı Yabancı
Dil Eğitimi ve Öğretimi ile Türk Vatandaşlarının Farklı Dil ve Lehçelerinin
Öğrenilmesi Hakkında Kanunun 2 nci maddesinin (a) ve (c) bentlerinde değişiklik
yapılmaktadır.
Maddenin (a) bendinin ilk cümlesi, Anayasanın 42 nci maddesinin dokuzuncu
fıkrasına uygun olarak yeniden düzenlenmiş; 3/8/2002 tarihli ve 4771 sayılı
Kanunun 11 inci maddesiyle, Türk vatandaşlarının günlük yaşamlarında geleneksel
olarak kullandıkları farklı dil ve lehçelerin öğrenilmesi için 8/6/1965
tarihli ve 625 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu hükümlerine tâbi olmak
üzere özel kurslar açılabileceği hükmü getirilmesine ve bu kursların açılış,
işleyiş ve denetim esaslarını düzenleyen Yönetmeliğin de yürürlüğe girmesine
rağmen, uygulamada sorunlarla karşılaşılması ve çıkarılan bu Yönetmelik
çerçevesinde kurslarla öğretim imkanının bulunmaması nedeniyle, uygulamada
kolaylığın sağlanması için, açılmış ve açılacak olan kurslarla açılmış
olan diğer dil kurslarında Türk vatandaşlarının günlük yaşamlarında geleneksel
olarak kullandıkları farklı dil ve lehçelerin öğrenilmesi maksadıyla dersler
oluşturulabileceği hükme bağlanmakta; bu kurslar ve derslerde, Cumhuriyetin
Anayasada belirtilen temel niteliklerine, Devletin ülkesi ve milletiyle
bölünmez bütünlüğüne aykırı öğretim yapılamayacağı da özellikle belirtilmektedir.
Ayrıca, maddenin (c) bendinde yapılan değişiklikle, Türkiye’de eğitimi
ve öğretimi yapılacak yabancı dillerin Bakanlar Kurulu tarafından tespit
edilmesi ve böylece yürütmenin işlevselliğinin sağlanması amaçlanmaktadır.
Madde 24- Maddeyle, 3/10/2001 tarihli ve 4709 sayılı Kanunla
Anayasanın 118 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yapılan ve Millî Güvenlik
Kurulu kararlarının tavsiye niteliğinde olması yönündeki değişikliklerin,
9/11/1983 tarihli ve 2945 sayılı Millî Güvenlik Kurulu ve Millî Güvenlik
Kurulu Genel Sekreterliği Kanununa yansıtılması amaçlanmaktadır.
Madde 25- Maddeyle, Millî Güvenlik Kurulunun kendiliğinden toplanma
süresi düzenlenmekte ve gerektiğinde Başbakanın teklifi üzerine veya doğrudan
Cumhurbaşkanının çağrısıyla da toplanacağı öngörülmek suretiyle yürütmenin
işlevselliğinin sağlanması amaçlanmaktadır.
Madde 26- Maddeyle, Anayasanın 118 inci maddesinin üçüncü fıkrasında
3/10/2001 tarihli ve 4709 sayılı Kanunla yapılan ve Millî Güvenlik Kurulu
kararlarının tavsiye niteliğinde olması yönündeki değişikliklerin, Millî
Güvenlik Kurulu ve Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği Kanununa yansıtılması
amaçlanmakta ve 14 üncü maddenin yürürlükten kaldırılması da dikkate alınarak
madde başlığı da "Genel Sekreterliğin görev ve yetkileri" şeklinde değiştirilmektedir.
Madde 27- Maddeyle, Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreterinin
atanması usulü yeniden düzenlenmekte ve Kurulun yapısının sivilleştirilmesine
imkân sağlanması amacıyla, Genel Sekreterin Başbakanın teklifi ve Cumhurbaşkanının
onayı ile atanacağı, söz konusu atamanın, Türk Silâhlı Kuvvetleri mensupları
arasından yapılmasının öngörülmesi hâlinde Genelkurmay Başkanının olumlu
görüşünün alınması gerektiği hükme bağlanmaktadır.
Madde 28- Maddeyle, Millî Güvenlik Kurulu ve Millî Güvenlik Kurulu
Genel Sekreterliği Kanununda yapılan değişiklikler ve yeni düzenlemelerle
ilgili olarak adı geçen Kanunun 21 inci maddesinde gösterilen esaslar çerçevesinde
üç ay içinde yönetmelik çıkarılacağı hükme bağlanmaktadır.
Madde 29- Maddeyle, 8/6/1984 tarihli ve 227 sayılı Vakıflar Genel
Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin
ek 3 üncü maddesi değiştirilerek, 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk
Medenî Kanununun 117 nci maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen "Derneklerin
uluslararası faaliyette bulunmalarına ve üst kuruluş kurmalarına ilişkin
hükümler kıyas yoluyla vakıflar hakkında da uygulanır." amir hükmü ile
yine Türk Medenî Kanununun 2/1/2003 tarihli ve 4778 sayılı Kanunla değiştirilen
ve derneklerin uluslararası faaliyetlerini düzenleyen 91 ve 92 nci maddeleri
hükümlerine paralellik sağlanması amaçlanmaktadır.
Madde 30- Maddeyle, 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle
Mücadele Kanununun 7 nci maddesinin ikinci fıkrası değiştirilerek, "Terör"ün
tanımının yapıldığı aynı Kanunun 1 inci maddesindeki düzenlemeye de paralel
olarak, maddenin birinci fıkrası uyarınca oluşturulan örgüt mensuplarına
yardım edenlerle örgütle ilgili olsun veya olmasın şiddet veya diğer terör
yöntemlerine başvurmayı teşvik edecek şekilde propaganda yapanların cezalandırılması
öngörülmektedir.
Madde 31- Dernek kurma hürriyetini düzenleyen Anayasanın 33 üncü
maddesinde 3/10/2001 tarihli ve 4709 sayılı Kanunun 12 nci maddesiyle yapılan
değişikliğin madde gerekçesinde, söz konusu 33 üncü maddede geçen "herkes"
kavramının, tüzel kişileri de kapsadığı ve tüzel kişilerin dernek kurabileceği
ya da derneğe üye olabileceği belirtilmiştir. Maddeyle anılan düzenlemeye
paralel olarak 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun
derneklerin tanımlandığı 56 ncı maddesinde yer alan "en az yedi gerçek
kişinin" ibaresi "gerçek veya tüzel en az yedi kişinin" şeklinde değiştirilmektedir.
Madde 32- Dernek kurma hürriyetini düzenleyen Anayasanın 33 üncü
maddesinde 3/10/2001 tarihli ve 4709 sayılı Kanunun 12 nci maddesiyle yapılan
değişikliğin madde gerekçesinde, söz konusu 33 üncü maddede geçen "herkes"
kavramının, tüzel kişileri de kapsadığı ve tüzel kişilerin dernek kurabileceği
ya da derneğe üye olabileceği belirtilmiştir. Maddeyle anılan düzenlemeye
paralel olarak Türk Medenî Kanununun 64 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki
düzenlemeye tüzel kişiler de dahil edilmiştir.
Madde 33- Maddeyle, Türk Medenî Kanununun 66 ncı maddesinin ikinci
fıkrasındaki dernekten çıkmak isteyen üyenin altı ay önceden yazılı olarak
bildirmek kaydıyla üyelikten çıkma hakkına ilişkin hükmü, bu konudaki serbestliği
düzenleyen söz konusu maddenin birinci fıkrası ile çeliştiğinden ve ayrıca
dernekler hukukunun ana prensiplerinden olan "gönüllülük" esasına aykırı
düştüğünden, "altı ay önceden" ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.
Madde 34- Maddeyle, Türk Medenî Kanununun 56 ncı maddesinde yapılan
düzenlemeyle tüzel kişilerin de derneğe üye olabilme imkânı getirildiğinden,
söz konusu Kanunun oy hakkından yoksunluğu düzenleyen 82 nci maddesine
tüzel kişilerle ilgili olarak birinci fıkradaki yasaklılığın tüzel kişiler
adına derneklerde oy kullananlara da uygulanması öngörülmektedir.
Madde 35- a) Çocuk Mahkemelerinin Kuruluşu, Görev ve Yargılama
Usulleri Hakkında Kanunun 6 ncı maddesinin son fıkrası yürürlükten kaldırılmak
suretiyle, Çocuk Hakları Sözleşmesi hükümlerine uygun olarak 18 yaşından
küçük çocuklar tarafından işlenen ve genel mahkemelerin görevine giren
suçlarla ilgili davaların çocuk mahkemelerinde görülmesi esası benimsenmiştir.
b) Dernekler Kanununun 16 ncı maddesinin dördüncü fıkrası ile
31 inci maddesinin son fıkrası yürürlükten kaldırılmak suretiyle, dernek
kurma hakkına ilişkin kısıtlamaların kaldırılarak, bu hakkın çağdaş ölçülerde
kullanılması ve kolaylaştırılması amaçlanmaktadır.
Ayrıca, Dernekler Kanununun 3/8/2002 tarihli ve 4771 sayılı Kanunun
12 nci maddesiyle 56 ncı maddesi yürürlükten kaldırıldığından buna ilişkin
müeyyideyi düzenleyen 83 üncü maddesi yürürlükten kaldırılmaktadır.
c) Milli Güvenlik Kurulu ve Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği
Kanununun, Millî Güvenlik Kurulu kararlarıyla ilgili Bakanlar Kurulu kararlarının
Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği tarafından dağıtımı ve takibini
düzenleyen 9 uncu maddesi, bu kararların dağıtımı ve takibinin ilgili birim
tarafından yapılması amacıyla yürürlükten kaldırılmıştır.
Anılan Kanunun 14 üncü maddesi, aynı Kanunun 13 üncü maddesinde bu Tasarıyla
yapılan düzenlemeye uygun olarak yürürlükten kaldırılmıştır.
Özel hukuk tüzel kişileri bakımından, Anayasanın 20 nci maddesinde öngörülen
özel hayatın gizliliği ve 22 nci maddesinde öngörülen haberleşme hürriyeti
ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin herkesin haberleşmesine saygı gösterilmesi
hakkını düzenleyen "Özel Hayatın ve Aile Hayatının Korunması" başlıklı
8 inci maddesinin gereği olarak ve Kanunun 13 üncü maddesinde yürütmenin
işlevselliğinin sağlanması amacıyla yapılan düzenleme paralelinde, Kanunun
"Bakanlıklar, kamu kurum ve kuruluşları ile özel hukuk tüzel kişileri Millî
Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliğine gerekli olan açık ve her derecede
gizli bilgi ve belgeleri sürekli veya istenildiğinde vermek zorundadırlar."
şeklindeki 19 uncu maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.
d) Maddenin (b) bendi ile Dernekler Kanununun "şube kurucularının,
şubenin açılacağı yerde en az altı aydan beri ikametgâh etmeleri zorunludur."
şeklindeki düzenlemesini içeren 31 inci maddesinin son fıkrası yürürlükten
kaldırıldığından, buna paralel olarak bu şartı arayan Türk Medenî Kanununun
94 üncü maddesinin ikinci fıkrası da yürürlükten kaldırılmaktadır.
Madde 36- Kanunun 7 nci maddesinde belirtilen yönetmeliğin yürürlüğe
konulabilmesi ve bu sürede hukukî boşluk doğmaması için söz konusu maddenin
altı ay sonra, diğer maddelerin ise yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği
belirtilmiştir.
Madde 37- Yürütme maddesidir.
|