Türkiye'de yaşanan olaylar...
 Ana Sayfalar
BELGENET 
ARŞİV
BELGELER
DOSYALAR
HUKUK
EKONOMİ
KİM KİMDİR
.İlgili Sayfalar
YASA METNİ
TASARI METNİ
NE ÖNGÖRÜYOR
TBMM GÖRÜŞMELERİ
1. UYUM YASALARI PAKETİ
2. UYUM YASALARI PAKETİ
3. UYUM YASALARI PAKETİ
4. UYUM YASALARI PAKETİ
5. UYUM YASALARI PAKETİ
6. UYUM YASALARI PAKETİ
AB ANA SAYFA

7. UYUM YASALARI...
Tasarı gerekçesi...
23 Temmuz 2003
Avrupa Birliği'ne uyum sürecinde çeşitli yasalarda değişiklik yapan 7. paket, 23 Temmuz 2003'de 59. Hükümet tarafından TBMM'ye sevkedildi. Tasarı, 24 Temmuz'da TBMM İçişleri Komisyonu ile AB Uyum Komisyonu'nda, 29 Temmuz'da da Adalet Komisyonu'nda görüşülerek bazı değişikliklerle kabul edildi. Tasarı, TBMM Genel Kurulu'nda 30 Temmuz 2003'da bazı değişikliklerle yasalaştı.
 
Tasarı, Türk Ceza Kanunu, Dernekler Kanunu, Ceza Muhakemeleri Usulu Kanunu (CMUK), Sayıştay Kanunu, Milli Güvenlik Kurulu ve Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği Kanunu, Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu, Yabancı Dil Eğitimi ve Öğretim İle Türk Vatandaşlarının Farklı Dil ve Lehçelerinin Öğrenilmesi Hakkında Kanun, Vakıflar Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, Terörle Mücadele Yasası, Türk Medeni Kanunu ve Askeri Mahkemeleri Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Kanunu'nun çeşitli maddelerinde değişiklik öngörüyor.
 
7. Uyum Paketi çerçevesinde bazı yasalarda değişiklik öngören yasa tasarısının genel gerekçesi ile madde gerekçeleri şöyle:

ÇEŞİTLİ KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA
İLİŞKİN KANUN TASARISI

GENEL GEREKÇE

Türkiye, Avrupa Birliğine üyelik yolunda, tüm aday ülkelerin geçirdiği hukukî, siyasî ve ekonomik reformların gerçekleştirildiği bir süreçte bulunmaktadır. Bu süreçteki hedef, demokratik sistemin tüm kurumları ve kurallarıyla işlerliğinin sağlanmasıdır. Demokrasi ve demokratikleşme, ekonomik ve siyasî istikrar ile kalkınmanın ön koşuludur ve aynı zamanda, Türkiye’nin taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine ve yargı yetkisini tanıdığı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarına uyulmasını da gerektirmektedir.

19/3/2001 tarihli ve 2001/2129 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla kabul edilen "Avrupa Birliği Müktesebatının Üstlenilmesine İlişkin Türkiye Ulusal Programı" hedefleri doğrultusunda, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında 3/10/2001 tarihli ve 4709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi Hakkında Kanunla yapılan değişikliklerle, düşünce, ifade ve sivil toplum örgütlenme özgürlükleri ile kültürel haklar genişletilmiş, kişi hak ve hürriyetlerinin korunmasına ilişkin güvenceler güçlendirilmiş Millî Güvenlik Kurulunun danışma organı niteliği yeniden tanımlanmıştır.

Aralık 2002’de Kopenhag’da yapılan Zirvede, Avrupa Birliği tarafından, Türkiye’nin Kopenhag siyasî kriterlerini yerine getirmiş olduğuna Aralık 2004’de yapılacak değerlendirmede karar verilmesi halinde, Türkiye ile katılım müzakerelerinin gecikmeksizin başlatılacağı taahhüdünde bulunulmuştur. Güncelleştirilmiş 2003 Ulusal Programında da, siyasî kriterlere uyuma yönelik kanunî düzenlemelerin Türkiye Büyük Millet Meclisinin 22 nci Yasama Dönemi 1 inci Yasama Yılı içinde tamamlanacağı taahhüt edilmektedir. Siyasî kriterlere ilişkin eksikliklerin tespitinde Avrupa Birliği tarafından hazırlanan Katılım Ortaklığı Belgesi, Yıllık İlerleme Raporları, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları, taraf olduğumuz uluslararası insan hakları sözleşmeleri ile üye olduğumuz kuruluşlar tarafından geliştirilen normlar, Avrupa Birliği Komisyonu raporları dikkate alınmaktadır. Bu bağlamda, kanunlarımızın Anayasa değişikliklerine ve Ulusal Program amaçlarına uyumlaştırılması çalışmalarının sür’atlendirilmesi niteliğindeki bu Tasarıyla, çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmaktadır.

Bu kapsamda, düşünce ve ifade özgürlüğünün genişletilmesi amacıyla 1/3/1926 tarihli ve 765 sayılı Türk Ceza Kanunu ile 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun ilgili maddeleri değiştirilmektedir. Adil yargılanmanın sağlanması amacıyla 25/10/1963 tarihli ve 353 sayılı Askerî Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanununda değişiklik öngörülmektedir. Aynı şekilde, dernek kurma, vakıflar, toplantı ve gösteri yürüyüşleriyle ilgili özgürlüklerin genişletilmesi çerçevesinde, 6/10/1983 tarihli ve 2908 sayılı Dernekler Kanunu, 6/10/1983 tarihli ve 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu ve 8/6/1984 tarihli ve 227 sayılı Vakıflar Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümlerinin ilgili maddeleri yeniden düzenlenmektedir. 21/2/1967 tarihli ve 832 sayılı Sayıştay Kanununa eklenen bir maddeyle, Türkiye Büyük Millet Meclisinin bütçeyi denetleme yetkisi güçlendirilmektedir. 7/11/1979 tarihli ve 2253 sayılı Çocuk Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanunda yapılan değişiklikle çocuk hakları geliştirilmektedir. Öte yandan, 14/10/1983 tarihli ve 2923 sayılı Yabancı Dil Eğitimi ve Öğretimi ile Türk Vatandaşlarının Farklı Dil ve Lehçelerinin Öğrenilmesi Hakkında Kanunda yapılan değişiklikle, uygulamadaki aksaklıkların giderilmesi amacıyla, Türk vatandaşlarının günlük hayatta kullandıkları farklı dil ve lehçeleri öğrenmeleri imkânının kolaylaştırılmasını sağlayacak düzenlemeler getirilmektedir.

Avrupa Birliği tarafından hazırlanan gözden geçirilmiş Katılım Ortaklığı Belgesinde, Millî Güvenlik Kurulunun işlevinin askerî kurumlar üzerinde sivil denetimin sağlanması bakımından Avrupa Birliği üyesi ülkelerdeki uygulama ile uyumlaştırılmasının öngörülmüş olması doğrultusunda Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliğinin görevleri ve işleyişi ele alınmaktadır. Güncelleştirilmiş Ulusal Programda, "Yürütmenin İşlevselliği" başlığı altında, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliğinin işlevlerinin Anayasanın 4709 sayılı Kanunla değişik 118 inci maddesi çerçevesinde ve ilgili yasa değişiklikleriyle yeniden tanımlanan nitelikleriyle uyumlaştırılması öngörülmektedir. Bu Tasarıdaki düzenlemeyle, Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliğinin görevleri ve işleyişi Anayasanın 118 inci maddesine uygun hale getirilmektedir. Milli Güvenlik Kurulu ve Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği Kanununun, Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliğine geniş icra görev ve yetkileri veren hükümlerinin, anılan Genel Sekreterliğin yapısını, görevlerini ve işleyişini Millî Güvenlik Kurulunun Anayasada tarif edilen danışma organı niteliklerine paralel bir sekretarya birimine uygun hâle getirecek şekilde değiştirilmesi öngörülmektedir.

Tasarı, yukarıda belirtilen amaçlarla hazırlanmıştır.
 

MADDE GEREKÇELERİ

Madde 1- Düşünce ve ifade hürriyetinin kapsamının genişletilmesi amacıyla, 1/3/1926 tarihli ve 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 159 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan cezanın alt sınırı bir seneden üç aya indirilmiş, ayrıca, 3/8/2002 tarihli ve 4771 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunla maddeye eklenen son fıkra maddenin tamamına teşmil edilerek, bu çerçevede maddede belirtilen eylemlerin, sadece eleştirmek maksadıyla yapılan düşünce açıklamalarını içermesi halinde cezayı gerektirmeyeceği hükme bağlanmıştır.

Madde 2- Maddeyle, Türk Ceza Kanununun 169 uncu maddesinde yer alan "... her ne suretle olursa olsun hareketlerini teshil"şeklindeki soyut ve muğlak ibare madde metninden çıkarılarak, kişi hürriyeti ve güvenliğinin sağlanması amaçlanmaktadır.

Madde 3- Maddeyle, Türk Ceza Kanununun 426 ncı maddesinde düzenlenen suçun kapsamının daraltılması ve bu suretle ifade hürriyetinin kullanılmasının genişletilmesi amacıyla "Bilim ve sanat eserleri ile edebî değere sahip olan eserler"in bu madde kapsamı dışında tutulmasına yönelik olarak söz konusu maddeye bir fıkra eklenmiş olup; uygulamada bu tür eserlerin belirlenmesinde 5/12/1951 tarihli ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununda yer alan eser tanımı da göz önünde bulundurulacaktır.

Madde 4- Maddeyle, suça konu eşyayı yakmak suretiyle yok etmeyi de çağrıştıran ve bu yönüyle de kamuoyunda eleştirilen, müsaderenin yanında ve onunla birlikte uygulanan "imha" hükmü ortadan kaldırılmakta ve böylece, suça konu eşyanın sadece müsaderesine karar verilmesi öngörülmektedir.

Madde 5- 4/4/1929 tarihli ve 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununa bir madde eklenerek, işkence ve kötü muamele suçlarına ilişkin soruşturma ve kovuşturmaların acele işlerden sayılacağı, öncelik ve ivedilikle ele alınacağı, bu suçlarla ilgili davalarda zorunluluk olmadıkça duruşmalara otuz günden fazla ara verilemeyeceği, adlî tatilde de bu davaların görüleceği öngörülmek suretiyle anılan suçlara ilişkin soruşturma ve kovuşturmaların sür’atle sonuçlandırılmasının sağlanması amaçlanmaktadır.

Madde 6- Maddeyle, 25/10/1963 tarihli ve 353 sayılı Askerî Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanununun 11 inci maddesine bir fıkra eklenerek Askerî Ceza Kanununun sivil şahıslara uygulanma alanının daraltılması amaçlanmaktadır.

Madde 7- Dünya Sayıştaylar Birliği (INTOSAI) tarafından yayınlanan uluslararası denetim standartlarının 56 ilâ 63 numaralı paragraflarında, yasama organı ile bağımsız yüksek denetim organı olan Sayıştay arasındaki ilişkileri, 124 ilâ 128 numaralı paragraflarında ise kamu harcamalarında usulsüzlükleri baştan önlemeye yönelik, harcamadan önce denetim konusundaki ilkelere yer verilmiştir.

Sözü edilen ilkelere göre düzenlenen madde metninde; Sayıştay denetimine tâbi olup olmadığına bakılmaksızın Türkiye Büyük Millet Meclisinin talebi üzerine Sayıştayca, Cumhurbaşkanlığı hariç olmak üzere kamu kaynaklarının kullanımıyla ilgili her alanda hesap ve işlemlerin incelenebileceği, giderlerin harcamadan önce vizeye tâbi tutulabileceği ve denetim sonuçlarının ilgili ihtisas komisyonlarında değerlendirilmek üzere Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunulacağı belirtilmiştir.

Öte yandan, Anayasanın 160 ıncı maddesinin son fıkrasındaki düzenlemeye uygun olarak Silâhlı Kuvvetlerin elinde bulunan Devlet mallarının denetlenmesinin millî savunma hizmetlerinin gerektirdiği gizlilik esaslarına uygun olarak yapılacağı ve bu denetimin yapılmasına ilişkin esas ve usullerin hazırlanacak "GİZLİ" gizlilik dereceli bir yönetmelikle düzenleneceği öngörülmüştür.

Madde metnindeki "inceleyebilir" ve "vizeye tâbi tutabilir" ibareleri, gerek Anayasamızda ve gerekse denetim standartlarında belirtilen "Sayıştayın bağımsızlığı" prensibine uygun olarak kullanılmıştır.

Bu madde hükmünün gerektireceği ilâve uzman ihtiyacının karşılanabilmesi maksadıyla da Sayıştayca yapılacak incelemelerde meslek mensuplarıyla birlikte görev yapacak uzman personelin istihdamına imkân sağlanmıştır.

Cumhurbaşkanlığının madde kapsamı dışında olduğu ayrıca belirtilmiştir.

Madde 8- Maddeyle, Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına İlişkin Sözleşme hükümleri doğrultusunda 18 yaşını bitirmemiş olan herkesin "çocuk" sayılmasını temin için, 7/11/1979 tarihli ve 2253 sayılı Çocuk Mahkemelerinin Kuruluşu, Görev ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanunun 6 ncı maddesinde yer alan "15" ibaresi "18" şeklinde değiştirilmektedir.

Madde 9- Maddeyle, Millî Güvenlik Kurulu ve Millî Güvenlik Genel Sekreterliği Kanununun 15 inci maddesinde yapılan değişiklik paralelinde, 2451 sayılı Kanuna ekli (1) sayılı cetvelde Bakanlar Kurulu kararıyla atanma listesinden "Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri" çıkarılmıştır.

Madde 10- Maddeyle, 6/10/1983 tarihli ve 2908 sayılı Dernekler Kanununun 1 inci maddesinde geçen "en az yedi gerçek kişinin" ibaresi "gerçek veya tüzel en az yedi kişinin" şeklinde değiştirilmek suretiyle dernek kurma hakkının çağdaş ölçülerde kullanılmasının sağlanması amaçlanmaktadır.

Madde 11- Maddeyle, Dernekler Kanununun dernek kurma hakkını düzenleyen 4 üncü maddesinde değişiklik yapılarak, Avrupa Birliği normlarında, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 11 inci maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarında örgütlenme özgürlüğü olarak ifadesini bulan ve çoğulcu demokrasilerin bir göstergesi olarak algılanan dernek kurma hakkının çağdaş ölçülerde kullanımının sağlanması amacıyla, sürekli yasaklılık öngörülen bazı haller (2) yıla, (5) yıl olarak öngörülen yasaklılık ise (1) yıla indirilmek suretiyle sivil toplumun gelişiminin teşvik edilmesi amaçlanmaktadır.

Madde 12- Maddeyle, Dernekler Kanununun 1 inci maddesinde yapılması öngörülen değişikliğe paralel olarak tüzel kişilerle ilgili düzenleme getirilmektedir.

Madde 13- Maddeyle, 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun derneklerin kuruluş bildirimine ilişkin 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasında yer alan altmış günlük süreye paralel olarak düzenleme getirilmiştir.

Madde 14- Maddeyle, Dernekler Kanununun 4 üncü maddesinde yapılan değişikliğe paralel olarak, aynı Kanunun 16 ncı maddesinin üçüncü fıkrası yeniden düzenlenmekte ve böylece derneğe üye olma hakkının çağdaş ölçülerde kullanımının sağlanması amaçlanmaktadır. Ayrıca, Dernekler Kanununun 39 uncu maddesi 3/8/2002 tarihli ve 4771 sayılı Kanunun 12 nci maddesiyle yürürlükten kaldırıldığından bu maddeye ilişkin atıf madde metninden çıkarılmaktadır.

Öte yandan, maddenin üçüncü fıkrasında geçen "ortaokul" ibaresi, 5/1/1961 tarihli ve 222 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu ile 14/6/1973 tarihli ve 1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanununa uygunluğun sağlanması bakımından "ilköğretim" olarak değiştirilmiştir.

Madde 15- Dernekler Kanununun 39 uncu maddesi 3/8/2002 tarihli ve 4771 sayılı Kanunun 12 nci maddesiyle yürürlükten kaldırıldığından bu maddeye ilişkin atıf madde metninden çıkarılmaktadır.

Madde 16- Maddeyle, dernek şubesi açma hakkı önündeki kısıtlamaların kaldırılması; bu hakların çağdaş ölçülerde kullanımının sağlanması ve kolaylaştırılması amacıyla Dernekler Kanununun 31 inci maddesinde değişiklik yapılmaktadır.

Öte yandan, maddenin ikinci fıkrasının ikinci cümlesinde de Dernekler Kanununun 1 inci maddesinde yapılan değişikliğe paralel olarak tüzel kişilerle ilgili hükümler getirilmektedir.

Madde 17- Maddeyle, dernek kurma hakkının çağdaş ölçülerde kullanılmasının sağlanması doğrultusunda yükseköğretim kurumlarında kayıtlı öğrencilerin dernek kurma özgürlüklerinin genişletilmesi amaçlanmaktadır.

Madde 18- Maddeyle, barışçı toplantı hakkının çağdaş ölçülerde kullanımının sağlanması ve kolaylaştırılması amacıyla 6/10/1983 tarihli ve 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununun 15 inci maddesinde geçen "otuz" ibaresi "on" şeklinde değiştirilmiştir.

Madde 19- Maddeyle, barışçı toplantı hakkının çağdaş ölçülerde kullanımının sağlanması ve kolaylaştırılması amacıyla 6/10/1983 tarihli ve 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununun 16 ncı maddesinde yer alan "otuz" ibareleri "on" şeklinde değiştirilmiştir.

Madde 20- Maddeyle, toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının çağdaş ölçülerde kullanımının sağlanması ve kolaylaştırılması amaçlanmaktadır. Bu amaca uygun olarak toplantının yasaklanması, "suç işleneceğine dair açık ve yakın tehlike mevcut olması" şartına bağlanmıştır.

Madde 21- Maddeyle, toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının çağdaş ölçülerde kullanımının sağlanması ve kolaylaştırılması amaçlanmaktadır. Maddede yasaklamanın çok istisnaî bir tedbir olduğu ve ertelemeye göre daha ağır şartlara tâbi tutulduğunun belirtilmesi amacıyla "yasaklama veya erteleme" ibaresi yerine, "erteleme ve yasaklama" ibareleri kullanılmıştır.

Madde 22- Maddeyle, toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının çağdaş ölçülerde kullanımının sağlanması ve kolaylaştırılması amaçlanmaktadır. Bu amaca uygun olarak toplantının yasaklanması maddede belirtilen diğer unsurların yanında "suç işleneceğine dair açık ve yakın tehlike mevcut olması" şartına bağlanmıştır. Ayrıca, toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin ertelenmesine ilişkin üç aylık süreler bir aya indirilmektedir.

Madde 23- Maddeyle, 14/10/1983 tarihli ve 2923 sayılı Yabancı Dil Eğitimi ve Öğretimi ile Türk Vatandaşlarının Farklı Dil ve Lehçelerinin Öğrenilmesi Hakkında Kanunun 2 nci maddesinin (a) ve (c) bentlerinde değişiklik yapılmaktadır.

Maddenin (a) bendinin ilk cümlesi, Anayasanın 42 nci maddesinin dokuzuncu fıkrasına uygun olarak yeniden düzenlenmiş; 3/8/2002 tarihli ve 4771 sayılı Kanunun 11 inci maddesiyle, Türk vatandaşlarının günlük yaşamlarında geleneksel olarak kullandıkları farklı dil ve lehçelerin öğrenilmesi için 8/6/1965 tarihli ve 625 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu hükümlerine tâbi olmak üzere özel kurslar açılabileceği hükmü getirilmesine ve bu kursların açılış, işleyiş ve denetim esaslarını düzenleyen Yönetmeliğin de yürürlüğe girmesine rağmen, uygulamada sorunlarla karşılaşılması ve çıkarılan bu Yönetmelik çerçevesinde kurslarla öğretim imkanının bulunmaması nedeniyle, uygulamada kolaylığın sağlanması için, açılmış ve açılacak olan kurslarla açılmış olan diğer dil kurslarında Türk vatandaşlarının günlük yaşamlarında geleneksel olarak kullandıkları farklı dil ve lehçelerin öğrenilmesi maksadıyla dersler oluşturulabileceği hükme bağlanmakta; bu kurslar ve derslerde, Cumhuriyetin Anayasada belirtilen temel niteliklerine, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne aykırı öğretim yapılamayacağı da özellikle belirtilmektedir.

Ayrıca, maddenin (c) bendinde yapılan değişiklikle, Türkiye’de eğitimi ve öğretimi yapılacak yabancı dillerin Bakanlar Kurulu tarafından tespit edilmesi ve böylece yürütmenin işlevselliğinin sağlanması amaçlanmaktadır.

Madde 24- Maddeyle, 3/10/2001 tarihli ve 4709 sayılı Kanunla Anayasanın 118 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yapılan ve Millî Güvenlik Kurulu kararlarının tavsiye niteliğinde olması yönündeki değişikliklerin, 9/11/1983 tarihli ve 2945 sayılı Millî Güvenlik Kurulu ve Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği Kanununa yansıtılması amaçlanmaktadır.

Madde 25- Maddeyle, Millî Güvenlik Kurulunun kendiliğinden toplanma süresi düzenlenmekte ve gerektiğinde Başbakanın teklifi üzerine veya doğrudan Cumhurbaşkanının çağrısıyla da toplanacağı öngörülmek suretiyle yürütmenin işlevselliğinin sağlanması amaçlanmaktadır.

Madde 26- Maddeyle, Anayasanın 118 inci maddesinin üçüncü fıkrasında 3/10/2001 tarihli ve 4709 sayılı Kanunla yapılan ve Millî Güvenlik Kurulu kararlarının tavsiye niteliğinde olması yönündeki değişikliklerin, Millî Güvenlik Kurulu ve Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği Kanununa yansıtılması amaçlanmakta ve 14 üncü maddenin yürürlükten kaldırılması da dikkate alınarak madde başlığı da "Genel Sekreterliğin görev ve yetkileri" şeklinde değiştirilmektedir.

Madde 27- Maddeyle, Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreterinin atanması usulü yeniden düzenlenmekte ve Kurulun yapısının sivilleştirilmesine imkân sağlanması amacıyla, Genel Sekreterin Başbakanın teklifi ve Cumhurbaşkanının onayı ile atanacağı, söz konusu atamanın, Türk Silâhlı Kuvvetleri mensupları arasından yapılmasının öngörülmesi hâlinde Genelkurmay Başkanının olumlu görüşünün alınması gerektiği hükme bağlanmaktadır.

Madde 28- Maddeyle, Millî Güvenlik Kurulu ve Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği Kanununda yapılan değişiklikler ve yeni düzenlemelerle ilgili olarak adı geçen Kanunun 21 inci maddesinde gösterilen esaslar çerçevesinde üç ay içinde yönetmelik çıkarılacağı hükme bağlanmaktadır.

Madde 29- Maddeyle, 8/6/1984 tarihli ve 227 sayılı Vakıflar Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 3 üncü maddesi değiştirilerek, 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun 117 nci maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen "Derneklerin uluslararası faaliyette bulunmalarına ve üst kuruluş kurmalarına ilişkin hükümler kıyas yoluyla vakıflar hakkında da uygulanır." amir hükmü ile yine Türk Medenî Kanununun 2/1/2003 tarihli ve 4778 sayılı Kanunla değiştirilen ve derneklerin uluslararası faaliyetlerini düzenleyen 91 ve 92 nci maddeleri hükümlerine paralellik sağlanması amaçlanmaktadır.

Madde 30- Maddeyle, 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 7 nci maddesinin ikinci fıkrası değiştirilerek, "Terör"ün tanımının yapıldığı aynı Kanunun 1 inci maddesindeki düzenlemeye de paralel olarak, maddenin birinci fıkrası uyarınca oluşturulan örgüt mensuplarına yardım edenlerle örgütle ilgili olsun veya olmasın şiddet veya diğer terör yöntemlerine başvurmayı teşvik edecek şekilde propaganda yapanların cezalandırılması öngörülmektedir.

Madde 31- Dernek kurma hürriyetini düzenleyen Anayasanın 33 üncü maddesinde 3/10/2001 tarihli ve 4709 sayılı Kanunun 12 nci maddesiyle yapılan değişikliğin madde gerekçesinde, söz konusu 33 üncü maddede geçen "herkes" kavramının, tüzel kişileri de kapsadığı ve tüzel kişilerin dernek kurabileceği ya da derneğe üye olabileceği belirtilmiştir. Maddeyle anılan düzenlemeye paralel olarak 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun derneklerin tanımlandığı 56 ncı maddesinde yer alan "en az yedi gerçek kişinin" ibaresi "gerçek veya tüzel en az yedi kişinin" şeklinde değiştirilmektedir.

Madde 32- Dernek kurma hürriyetini düzenleyen Anayasanın 33 üncü maddesinde 3/10/2001 tarihli ve 4709 sayılı Kanunun 12 nci maddesiyle yapılan değişikliğin madde gerekçesinde, söz konusu 33 üncü maddede geçen "herkes" kavramının, tüzel kişileri de kapsadığı ve tüzel kişilerin dernek kurabileceği ya da derneğe üye olabileceği belirtilmiştir. Maddeyle anılan düzenlemeye paralel olarak Türk Medenî Kanununun 64 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki düzenlemeye tüzel kişiler de dahil edilmiştir.

Madde 33- Maddeyle, Türk Medenî Kanununun 66 ncı maddesinin ikinci fıkrasındaki dernekten çıkmak isteyen üyenin altı ay önceden yazılı olarak bildirmek kaydıyla üyelikten çıkma hakkına ilişkin hükmü, bu konudaki serbestliği düzenleyen söz konusu maddenin birinci fıkrası ile çeliştiğinden ve ayrıca dernekler hukukunun ana prensiplerinden olan "gönüllülük" esasına aykırı düştüğünden, "altı ay önceden" ibaresi madde metninden çıkarılmıştır.

Madde 34- Maddeyle, Türk Medenî Kanununun 56 ncı maddesinde yapılan düzenlemeyle tüzel kişilerin de derneğe üye olabilme imkânı getirildiğinden, söz konusu Kanunun oy hakkından yoksunluğu düzenleyen 82 nci maddesine tüzel kişilerle ilgili olarak birinci fıkradaki yasaklılığın tüzel kişiler adına derneklerde oy kullananlara da uygulanması öngörülmektedir.

Madde 35- a) Çocuk Mahkemelerinin Kuruluşu, Görev ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanunun 6 ncı maddesinin son fıkrası yürürlükten kaldırılmak suretiyle, Çocuk Hakları Sözleşmesi hükümlerine uygun olarak 18 yaşından küçük çocuklar tarafından işlenen ve genel mahkemelerin görevine giren suçlarla ilgili davaların çocuk mahkemelerinde görülmesi esası benimsenmiştir.

b) Dernekler Kanununun 16 ncı maddesinin dördüncü fıkrası ile 31 inci maddesinin son fıkrası yürürlükten kaldırılmak suretiyle, dernek kurma hakkına ilişkin kısıtlamaların kaldırılarak, bu hakkın çağdaş ölçülerde kullanılması ve kolaylaştırılması amaçlanmaktadır.

Ayrıca, Dernekler Kanununun 3/8/2002 tarihli ve 4771 sayılı Kanunun 12 nci maddesiyle 56 ncı maddesi yürürlükten kaldırıldığından buna ilişkin müeyyideyi düzenleyen 83 üncü maddesi yürürlükten kaldırılmaktadır.

c) Milli Güvenlik Kurulu ve Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği Kanununun, Millî Güvenlik Kurulu kararlarıyla ilgili Bakanlar Kurulu kararlarının Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği tarafından dağıtımı ve takibini düzenleyen 9 uncu maddesi, bu kararların dağıtımı ve takibinin ilgili birim tarafından yapılması amacıyla yürürlükten kaldırılmıştır.

Anılan Kanunun 14 üncü maddesi, aynı Kanunun 13 üncü maddesinde bu Tasarıyla yapılan düzenlemeye uygun olarak yürürlükten kaldırılmıştır.

Özel hukuk tüzel kişileri bakımından, Anayasanın 20 nci maddesinde öngörülen özel hayatın gizliliği ve 22 nci maddesinde öngörülen haberleşme hürriyeti ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin herkesin haberleşmesine saygı gösterilmesi hakkını düzenleyen "Özel Hayatın ve Aile Hayatının Korunması" başlıklı 8 inci maddesinin gereği olarak ve Kanunun 13 üncü maddesinde yürütmenin işlevselliğinin sağlanması amacıyla yapılan düzenleme paralelinde, Kanunun "Bakanlıklar, kamu kurum ve kuruluşları ile özel hukuk tüzel kişileri Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliğine gerekli olan açık ve her derecede gizli bilgi ve belgeleri sürekli veya istenildiğinde vermek zorundadırlar." şeklindeki 19 uncu maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.

d) Maddenin (b) bendi ile Dernekler Kanununun "şube kurucularının, şubenin açılacağı yerde en az altı aydan beri ikametgâh etmeleri zorunludur." şeklindeki düzenlemesini içeren 31 inci maddesinin son fıkrası yürürlükten kaldırıldığından, buna paralel olarak bu şartı arayan Türk Medenî Kanununun 94 üncü maddesinin ikinci fıkrası da yürürlükten kaldırılmaktadır.

Madde 36- Kanunun 7 nci maddesinde belirtilen yönetmeliğin yürürlüğe konulabilmesi ve bu sürede hukukî boşluk doğmaması için söz konusu maddenin altı ay sonra, diğer maddelerin ise yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği belirtilmiştir.

Madde 37- Yürütme maddesidir.
 


(24 TEMMUZ 2003)
Geri
sayfa başı
Geldiğiniz sayfaya dönüş

© 2003 BELGEnet
belgenet.com sitesindeki metin, resim ve diğer içeriğin hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.