Hükümet
Tezkeresi'nin metni şöyle:
(6 Ekim 2003)
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI'NA
Koalisyon güçlerinin Irak'a yönelik askeri harekatının sona ermesiyle
Irak'ta yeni bir döneme girilmiştir. Baas rejiminin devrilmesi, Irak halkının
bu acı geçmişi geride bırakarak ümit ve güvenle bakacağı huzurlu bir gelecek
inşa etmesi imkanını beraberinde getirmiştir.
Türkiye, ortak bir tarihi ve coğrafyayı paylaştığı, Türk milletiyle
yakın dostluk, kardeşlik ve akrabalık bağları olan Irak halkının güç dönemlerinde
her zaman yanında olmuş, kendilerine her desteği sağlamıştır.
Bugün Irak halkı tarihinin çok güç bir döneminden geçmekte, milli devletini
kurma sürecinde sancılı bir geçiş dönemi yaşamaktadır. Uzun yıllar otoriter
bir rejimin baskısı altında ve Birleşmiş Milletler müeyyidelerinin ağır
ve olumsuz şartlarında yaşayan ve büyük sıkıntılar çeken kardeş Irak halkı,
bugün de askeri müdahale sonrası dönemin acılarına ve sıkıntılarına katlanmak
durumuyla karşı karşıya kalmıştır.
Bu sancılı dönemin mümkün olabilecek en kısa sürede aşılması ve bunun
için gerekli ortamın ve şartların hazırlanması büyük önem taşımaktadır.
Hükümetimiz, bu amaçla Irak'a ihtiyaç duyduğu yardım ve desteğin verilmesinin
uluslararası camianın ortak görev ve sorumluluğu olduğu düşüncesindedir.
Bugün hüküm süren şartlarda, ülkede güvenliğin sağlanarak istikrar ortamının
tedricen tesisi en acil konudur. Irak halkının temel ihtiyaçlarının karşılanması,
alt yapı hizmetlerinin ihyası ve merkezi ve mahalli yönetim birimlerinin
işlerlik kazanmasının temini, çok büyük ölçüde, ülkedeki kargaşa ve kaos
ortamının sona erdirilmesine bağlıdır.
Irak'taki durum uluslar arası camia için ciddi bir endişe kaynağı olmayı
sürdürmektedir. Askeri harekat sonrası dönemde olumsuz şartların düzelmesi
yönünde kaydedilen bazı gelişmelere rağmen, Irak'taki durum uluslararası
barış ve güvenlik için tehdit teşkil etme niteliğini korumaktadır,
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 22 Mayıs 2003 tarihli 1483
sayılı Kararı'nda da bu tespit yapılmış ve bu durum karşısında Birleşmiş
Milletler üyesi ülkeler Irak'ta istikrar ve güvenlik şartlarının oluşmasına
katkıda bulunmaya ve Irak halkına ülkenin yeniden inşası için destek vermeye
davet edilmiştir.
Komşumuz Irak'ta yaşanan gelişmeler ve Irak'ın geleceği Türkiye'yi doğal
olarak yakından ilgilendirmektedir.
Irak'ın toprak bütünlüğünün ve milli birliğinin korunması, Irak toplumunu
oluşturan tüm milli grupların ve tüm Irak vatandaşlarının temel hak ve
hürriyetlerini teminat altına alacak yeni demokratik Irak'ın tesisi Türkiye
için de hayati önem taşımaktadır.
Irak'ta kalıcı bir istikrar ortamının kurularak Irak halkının kendi
geleceğini demokratik ve barışçı yollarla belirlemesine imkan verilmesi
ve Irak'ta egemenlik yetkilerini tam olarak kullanacak; Irak halkını temsil
niteliğini taşıyan ve uluslararası standartları karşılayan bir hükümetin
oluşturulması ve bu suretle bu geçiş sürecinin en kısa sürede tamamlanması
Türkiye'nin en samimi arzusu ve temennisidir.
Irak'ın toprak bütünlüğünü koruyacak, milli birliğini ve dayanışmasını
güçlendirecek yeni bir siyasi yapıya kavuşması ve etkili bir demokratik
sistemin bütün icaplarıyla ve kurumlarıyla oluşturulması uluslararası toplumun,
bölge ülkelerinin ve tüm Iraklıkların çıkarına olacaktır. Irak'ın bölgemizde
bir istikrar unsuru olarak barış ve güvenliğe katkıda bulunması da esasen
buna bağlıdır. İçinden geçilen bugünkü hassas dönemde herkesin sorumluluk
duygusu ile azami dikkat ve ihtiyatla hareket etmesi bu bakımdan büyük
önem arzetmektedir.
Irak'ın milli devlet inşa etme sürecinde, Irak'ın kurucu halkı olan
Arap, Kürt, Türkmen ve Asuriler etkili bir rol oynamalı, hiçbir milli gruba
imtiyazlı bir statü verilmemeli ve tüm milli gruplara bu sürece eşit statüde
katılma imkanı tanınmalıdır.
Irak'ın yeni siyasi ve anayasal yapısı da tüm milli grupların meşru
endişe ve beklentilerini karşılayacak şekilde belirlenmelidir. Birleşik
ve demokratik Irak'ın milli bütünlüğünün zedelenmemesinde ve devlet yapılarının
sağlam esaslar üzerine bina edilmesinde bu temel husus tayin edici olacaktır.
Tüm Irak halkını bir bütün olarak kucaklayan Türkiye, bu geçiş sürecinde
Irak'ta güvenli bir geleceğin inşa edilmesi için gerekli ortam ve şartların
hazırlanmasının en öncelikli konu olduğuna inanmaktadır. Irak'ta hüküm
süren kaos ortamının aşılamaması ve güvenlik şartlarının daha da ağırlaşmasının,
sonuçları kestirilemeyecek kalıcı ve çok olumsuz etkileri olabilecektir.
Ülkenin, milli birliğinin ve toprak bütünlüğünün korunmasını güçleştirecek
ve sosyal dokusunun tahrip olmasına yol açacak tehlikeli bir mecraya sürüklenme
riskinin bertaraf edilmesi bu bakımdan hayati önem taşımaktadır.
Öte yandan, Irak'ın güvenliğinin Türkiye'nin güvenliği üzerinde çok
yönlü ve doğrudan etkileri olduğu da acı tecrübelerle sabit bir gerçektir.
Türkiye, bölgedeki gelişmelerden ve özellikle ve öncelikle Irak'taki durumdan
kaynaklanan güvenlik tehdit ve risklerine uzun yıllar maruz kalmış, bu
mücadelede ağır bir bedel ödemiştir.
Bu bakımdan Türkiye'nin milli birliğini ve toprak bütünlüğünü hedef
alan terör unsurlarının Irak'ta yuvalanmalarının önlenmesi, Türkiye için
birinci öncelikli hayati bir konudur. Bu amaçla, Irak'ın PKK/KADEK terör
unsurlarından temizlenmesinde ve Irak topraklarının ileride teröristler
için melce olmaktan çıkartılması için gerekli tüm tedbirlerin alınmasında
Türkiye kesin kararlıdır.
Bu konudaki haklı güvenlik endişelerimiz başta ABD olmak üzere koalisyon
güçleri tarafından da iyi bilinmekte ve anlaşılmaktadır.
PKK/KADEK terör örgütünün Irak'tan tasfiyesi ve buradan kaynaklanan
terör tehdidinin kesin olarak bertaraf edilmesi konusunda ABD ile resmi
görüşmeler başlatılmıştır. Bu görüşmelerde, PKK/KADEK'in Kuzey Irak'tan
tasfiyesi konusundaki ortak anlayış birliği teyid edilmiş ve bu amaçla
alınacak tedbirler üzerinde durulmuştur. 59'uncu Cumhuriyet Hükümeti, başlatılan
bu sürecin tüm etkili tedbirler alınarak ortak hedefler doğrultusunda ilerletilmesi
ve sonuçlandırılmasında kararlıdır.
Hükümetimizin Irak'taki duruma ve geçiş sürecinde yaşanan gelişmelere
bakış açısını şekillendiren temel düşünceler bunlardır. Bu sürecin mümkün
olacak en kısa sürede tamamlanması ve Irak'ta kalıcı bir güvenlik ve istikrar
ortamının tesisi Türkiye'nin temel çıkarlarının da bir icabı olarak görülmektedir.
İçinde yaşadığı hassas ve sorunlu bölgede barış ve güvenliğin hüküm
sürmesi için çok yönlü çaba sarfeden Türkiye'nin, istikrar unsuru bir bölge
ülkesi olarak kendi güvenliğini ve temel çıkarlarını da haleldar edecek
gelişmelere karşı kayıtsız ve ilgisiz kalması basiretli ve sorumlu bir
siyasi yaklaşım olmayacaktır.
Bu nedenlerle Türkiye'nin, Irak'ta güvenlik ve istikrar şartlarının
oluşturulması ve Irak'ın yeniden yapılandırılmasında üzerine düşen yardım,
katkı ve desteği vermesi kaçınılmaz bir milli sorumluluk olarak görülmelidir.
Bu düşüncelerle hareket eden 59'ncu Cumhuriyet Hükümeti, bu ilke ve
amaçlar doğrultusunda Türkiye'nin çokuluslu güçlerin bir parçası olarak
Irak'ta istikrar ve güvenlik harekatına askeri güç katkısında bulunmasının
yerinde ve gerekli olacağı sonucuna varmış ve bu amaçla Anayasa'nın 92'nci
maddesi uyarınca Yüce Meclisimizden izin istenmesini kararlaştırmıştır.
Yüce Meclisimizin bu konuda vereceği karara bağlı olarak, Irak'taki
İstikrar Gücü'ne fiili katkımızın askeri ve teknik diğer veçheleri ile
siyasi çerçevesinin belirlenmesi amacıyla başlatılmış olan temas ve çalışmalar
hükümetin vereceği görev ve yetki çerçevesinde ilgili kuruluşlarımızca
sonuçlandırılacak ve bu konulardaki gerekli düzenlemeler somut esaslara
bağlanacaktır.
Türk Silahlı Kuvvetleri, sorumluluk bölgesinde kendi milli komuta yapısı
içinde görev yapacaktır.
Bu konularda üzerinde mutabık kalınacak esaslar ışığında Türk Silahlı
Kuvvetleri'nin görevlendirilmesinin kararlaştırılması halinde, Irak'taki
geçici askeri mevcudiyetimizin amacı ve misyonu sadece güvenlik ve istikrara
katkı görevi ile sınırlı kalmayacaktır. İstikrar Gücü'ne katkımızın askeri
boyutunun yanı sıra önemli bir siyasi ve insani boyutu da olacaktır. Silahlı
Kuvvetlerimiz kamu düzeninin sağlanması, insani yardım ve ekonomik yapının
yeniden düzenlenmesi ve gelişmesine destek verme görevlerini de icra edecektir.
Bu çerçevede, Türk Silahlı Kuvvetleri unsurlarımız Irak'a güvenlik ve
istikrarın teminatı bir barış askeri olarak görev yapacaktır. Kardeş Irak
halkına barış, güvenlik, huzur ve hizmet götürmek için Irak'a gidecektir.
Etnik köken, din ve mezhep ve geçmiş siyasi eğilimler temelinde herhangi
bir ayırım yapmaksızın tüm Irak halkını bir bütün olarak kucaklayacaktır.
Silahlı Kuvvetlerimiz, ülkedeki işgal durumunun sürdürülmesine yardımcı
ve bu durumun bir aracı bir askeri unsur olarak Irak'a gitmeyecek, aksine
ülkede durumun süratle normalleşmesine ve güvenli ve istikrarlı bir ortamda
Irak halkının insani ihtiyaçlarının karşılanmasına faal katkı yapacak bir
unsur olacaktır. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Irak'taki bu anlayışla görev
yapması, ülkenin toprak bütünlüğünün, siyasi ve milli birliğinin teminatını
teşkil edecektir.
Irak'ın yeniden yapılanması sürecinde her alanda katkı yapmaya hazır
olan Türkiye'nin, İstikrar Gücü kapsamında Irak'taki geçici askeri mevcudiyetinin
amacı, fonksiyonu ve gerçekleştirmeye çalışacağı temel hedefler bu çerçeve
içinde kalacaktır. Türkiye'nin Irak'ta bunun dışında bir gündemi bulunmamaktadır.
Silahlı Kuvvetlerimizin Bosna, Kosova ve Afganistan'daki örnek başarıları,
feragat ve fedakarlıkla sergilediği üstün görev anlayışı, Irak'taki misyonunun
başarısının da güvencesi olarak görülmektedir.
59'ncu Cumhuriyet Hükümeti'nin Irak'a ilişkin siyasi vizyonu ışığında
İstikrar Gücü'ne fiili katkıda bulunulması konusundaki değerlendirmesine
yön veren temel mülahazalar bunlardır. Bölgemizde yaşanan gelişmeler karşısında
ve Irak'ın içinden geçmekte olduğu bu tarihi dönemeçte Türkiye'nin milli
çıkarlarını uzun vadeli bir perspektif içinde gözeten bir bakış açısı geliştirilmesinin
gerekli olduğuna inanan hükümetimiz, Irak'ta hüküm süren belirsizlik ortamı
ve olumsuz şartlar ile arazideki güvenlik risk ve tehlikelerine rağmen
bu konuda yaptığı çok yönlü ve mukayeseli değerlendirme ışığında askeri
katkıda bulunulmasının Türkiye'nin bölgesel bir güç olarak taşıdığı sorumlulukların
bir icabı olacağı sonucuna varmıştır.
Bu düşüncelerle gereği, kapsamı, sınırı ve zamanı hükümet tarafından
belirlenecek şekilde Türk Silahlı Kuvvetleri unsurlarının Irak'ta güvenlik
ve istikrara katkı yapmak amacıyla Irak'a gönderilmesine ve bu kuvvetlerin
görev ve kullanılmasına ilişkin gerekli düzenlemelerin hükümet tarafından
yapılmasına Anayasa'nın 92'nci maddesi uyarınca bir yıl süreyle izin verilmesini
arz ederim.
Recep Tayyip Erdoğan
Başbakan
İzne dayanak olan Anayasa maddesi şöyle:
Madde 92
''Savaş hali ilanı ve silahlı kuvvet kullanılmasına izin verme''
''Milletlerarası hukukun meşru saydığı hallerde savaş hali ilanına ve
Türkiye'nin taraf olduğu milletlerarası andlaşmaların veya milletlerarası
nezaket kurallarının gerektirdiği haller dışında, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin
yabancı ülkelere gönderilmesine veya yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye'de
bulunmasına izin verme yetkisi Türkiye Büyük Millet Meclisi'nindir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi tatilde veya ara vermede iken ülkenin ani
bir silahlı saldırıya uğraması ve bu sebeple silahlı kuvvet kullanılmasına
karar verilmenin kaçınılmaz olması halinde Cumhurbaşkanı da Türk Silahlı
Kuvvetleri'nin kullanılmasına karar verebilir.''
|