Hükümet
Tezkeresi'nin metni şöyle:
(25 Şubat 2003)
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI'NA
Irak konusundaki endişe verici gelişmeler çok hızlı bir seyir izlemekte
ve kriz ortamı giderek ağırlaşmaktadır. Sorunun barışçı yollarla çözümü
yönündeki çabalar bugüne kadar ümit edilen sonuçları vermemiştir.
58 inci Cumhuriyet Hükümeti gelişmeleri başından beri yakından ve hassasiyetle
izlemiş, barışçı çözüme katkıda bulunmak amacıyla yoğun çaba harcamıştır.
Bu amaçla başta bölge ülkeleri olmak üzere ilgili tüm ülkelerle ve uluslararası
kuruluşlarla temas ve istişarelerde bulunmuştur.
Irak'a ilişkin gelişmeler 6 Şubat 2003 tarihli kapalı oturumda,TBMM
tarafından değerlendirilmiş ve her ihtimale karşı gerekli güvenlik tedbirlerinin
alınması ve hazırlıkların yapılması amacıyla Hükümete yetki verilmiştir.
TBMM, bu çercevede, Türkiye'deki askeri üs ve tesisler ile limanlarda gerekli
yenileştirme, geliştirme, inşaat ve tevsi çalışmaları ile alt yapı faaliyetlerinde
bulunmak amacıyla ABD'ye mensup teknik ve askeri personelin 3 ay süreyle
Türkiye'de bulunmasına, bununla ilgili düzenlemelerin Hükümet tarafından
yapılmasına Anayasa'nın 92 nci maddesi uyarınca izin verilmesini kararlaştırmıştır.
Hükümet gerekli hazırlıkları buna uygun olarak sürdürmüş ve bu faaliyetlerin
hukuki ve teknik çerçevesini belirleyen Mutabakat Muhtırası, ABD ile 8
Şubat 2003 tarihinde sonuçlandırılarak alt yapı çalışmaları başlatılmıştır.
Öte yandan, Türkiye için güvenlik riski oluşturan olumsuz gelişmelerin
yoğunluk kazanması üzerine NATO Andlaşmasının 4 üncü maddesi çerçevesinde
gerekli iştişareler başlatılmış ve NATO Savunma Planlama Komitesi 19 Şubat
tarihinde Türkiye'ye NATO desteği verilmesini kararlaştırmıştır.
Bu kapsamda, Türk hava sahasının bütünlüğünün korunması ve gözetimi
için savunma amaçlı olarak NATO havadan erken ihbar uçakları ile NATO harekat
alanı füze savunma sistemlerinin Türkiye'de konuşlandırılması ve kimyasal
ve biyolojik silahlara karşı koruma desteği sağlanması kararlaştırılmıştır.
Bugün gelinen noktada, bölgede hüküm süren krizin bir çatışmaya dönüşmesi
ihtimali giderek güçlenmektedir. Ağırlaşan ortam ve şartlar karşısında
Türkiye'nin güvenliğine yönelik tehdit ve risklerin ciddi boyutlar kazandığı
bir sürece girilmektedir.
Türkiye'nin milli birliğini ve toprak bütünlüğünü hedef alan terör unsurlarının
bölgede yuvalanmaları Irak'taki durumun Türkiye için teşkil ettiği güvenlik
tehdidinin çok önemli bir boyutunu oluşturmaktadır.
Aynı şekilde Irak'ta etnik, din ve mezhep temelinde bir parçalanmaya
yol açabilecek gelişmeler de çok ciddi bir endişe kaynağıdır.
Bunun yanı sıra geçmişte yaşanan müessif tecrübeler Kuzey Irak'tan ülkemize
toplu göç hareketi ihtimaline karşı da hassas ve hazırlıklı olunmasını
gerekli kılmaktadır. Bu amaçla sınır bölgelerimizde muhtemel yığılmaları
önlemek ve insani mülahazaları dikkate alarak bu göçün sınırlarımızın mümkün
olduğunca ilerisinde uygun bir bölgede durdurulmasını sağlamak için gereken
tedbirlerin alınması kaçınılmaz olacaktır. Bu konuda başlatılan hazırlıklar
sürdürülmektedir.
Türkiye, Irak'ın toprak bütünlüğünün ve milli birliğinin korunmasına
ve sorunun barışçı yollardan çözüme kavuşturulmasına büyük önem vermektedir.
Kuvvet kullanımı son çare olarak görülmelidir. Giderek tırmanan krizin
bir savaşa dönüşmeden çözümü için zaman giderek azalmaktadır. Savaşın önlenebilmesi
için Irak yönetiminin tam ve etkin silahsızlanma konusunda Birleşmiş Milletler
Güvenlik Konseyi kararlarında yer alan yükümlülüklerini tam icaplarıyla
yerine getirmesi kaçınılmaz hale gelmiştir.
Irak'ın, durumun vahametini idrak etmesi ve sorunun barış ortamı korunarak
çözümünün önünü açması için uluslararası toplumun kararlı tutumunu sürdürmesi
büyük önem taşımaktadır.
Avrupa Birliği üyesi ülkeler ile aday ülkelerin 17-18 Şubat 2003 tarihlerinde
Brüksel'de yaptığı ve Türkiye'nin de katıldığı zirve toplantısı ortak bildirisinde
de vurgulandığı üzere, bu konuda sergilenecek kararlılık ve dayanışmanın
yanı sıra somut ve fiili askeri caydırıcılık tedbirlerinin alınması, Irak'ın
bu konuda ikna edilebilmesinde çok etkili bir vasıta olacaktır.
58 inci Cumhuriyet Hükümeti bu olumsuz gelişmelerin karşımıza çıkarabileceği
bütün risklere ve ihtimallere karşı Türkiye'nin temel hak ve menfaatlerini
korumak amacıyla gereken bütün güvenlik tedbirlerini almakta ve uygulamaya
koymaktadır.
Irak'a karşı askeri caydırıcılık tedbirleri kapsamında yabancı silahlı
kuvvetler unsurlarının Türkiye'de geçici olarak konuşlandırılması için
TBMM'nin izin ve yetki vermesi; bugünkü kriz ortamında muazzam bir baskı
unsuru olarak çok önemli ve etkili bir fonksiyon icra edecektir.
Aynı şekilde, Türkiye Cumhuriyeti'nin en kötü ihtimale karşı hazırlıklı
olarak zamanında ve süratle hareket etmesini ve gerekli tedbirleri almasını
sağlamak bakımından Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yabancı ülkelere gönderilmesi
konusunda TBMM'nin izninin alınması hükümetin etkili bir siyaset izlemesini
sağlamak açısından büyük önem taşıyacaktır.
Bu kuvvetlerin, gelişmelerin seyrine göre gerektiğinde kullanılmaları
hükümetin belirleyeceği esaslara ve bu konuda yapılacak düzenlemelere bağlı
olacaktır.
Bu mülahazalarla; gereği, kapsamı, sınırı ve zamanı Hükümetçe belirlenecek
şekilde,
1- Türk Silahlı Kuvvetlerinin yabancı ülkelere gönderilmesine
ve bu kuvvetlerin gerektiğinde belirlenecek esaslar dairesinde kullanılmasına,
2- Uluslararası meşruiyet kuralları çerçevesinde en fazla 62.000
askeri personelin ve hava unsurları olarak 255 uçak ve 65 helikopteri aşmamak
kaydıyla yabancı silahlı kuvvetler unsurlarının Hükümetin tespit edeceği
mücavir bölgelerde geçici olarak konuşlandırılmak üzere 6 ay süreyle Türkiye'de
bulunmasına; bu amaçla Türkiye'ye gelecek yabancı kara kuvvetlerinden destek
unsurları dışındaki muharip unsurların geçici olarak konuşlandırıldıkları
bölgelerden Türkiye dışına intikallerinin en kısa sürede tamamlanması ve
yabancı hava ve deniz kuvvetleri ile özel kuvvetler unsurlarının muhtemel
bir harekatta kullanılmalarını sağlayacak şekilde konuşlanmaları ve yabancı
silahlı kuvvetlere mensup hava unsurlarının Türk hava sahasınını üst uçuş
amacıyla kullanmaları için gerekli düzenlemelerin yapılmasına; bu yabancı
silahlı kuvvetlerin Türkiye'ye gelişiyle ilgili hazırlıkların yürütülmesine,
Türkiye ülkesinde tabi olacakları statü ve Türk Silahlı Kuvvetleriyle işbirliği
esas ve usullerine ilişkin düzenlemelerin Hükümetin belirleyeceği esaslar
çerçevesinde yapılmasına,
Anayasa'nın 92'inci maddesi uyarınca Türkiye Büyük Millet Meclisi'nden
izin istenilmesi Bakanlar Kurulu'nun 24/2/2003 tarihli toplantısında kararlaştırılmıştır.
İzne dayanak olan Anayasa maddesi şöyle:
Madde 92
''Savaş hali ilanı ve silahlı kuvvet kullanılmasına izin verme''
''Milletlerarası hukukun meşru saydığı hallerde savaş hali ilanına ve
Türkiye'nin taraf olduğu milletlerarası andlaşmaların veya milletlerarası
nezaket kurallarının gerektirdiği haller dışında, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin
yabancı ülkelere gönderilmesine veya yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye'de
bulunmasına izin verme yetkisi Türkiye Büyük Millet Meclisi'nindir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi tatilde veya ara vermede iken ülkenin ani
bir silahlı saldırıya uğraması ve bu sebeple silahlı kuvvet kullanılmasına
karar verilmenin kaçınılmaz olması halinde Cumhurbaşkanı da Türk Silahlı
Kuvvetleri'nin kullanılmasına karar verebilir.''
|