|
DEVLET GÜVENLİK MAHKEMELERİNİN KURULUŞ VE YARGILAMA USULLERİ
HAKKINDA KANUN, 18.11.1992 TARİHLİ VE 3842 SAYILI KANUN İLE ÇIKAR AMAÇLI
SUÇ ÖRGÜTLERİYLE MÜCADELE KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN
Kanun No : 4723
Kabul Tarihi : 6.12.2001
Resmi Gazete : 13.12.2001 - 24612
MADDE 1.- 16.6.1983 tarihli ve 2845 sayılı Devlet Güvenlik Mahkemelerinin
Kuruluş ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanunun 9 uncu maddesinin birinci
fıkrasının (a) bendinde geçen "313, 314 üncü maddelerinde;" ibaresi metinden
çıkarılmıştır.
MADDE 2.- 18.11.1992 tarihli ve 3842 sayılı Ceza Muhakemeleri
Usulü Kanunu ile Devlet Güvenlik Mahkemelerinin Kuruluş ve Yargılama Usulleri
Hakkında Kanunun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun
31 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesindeki "4" numarası
madde metninden çıkarılmıştır.
MADDE 3.- 30.7.1999 tarihli ve 4422 sayılı Çıkar Amaçlı Suç Örgütleriyle
Mücadele Kanununun 1 inci maddesinin birinci fıkrasındaki "zor veya tehdit"
ibaresi, "tehdit, baskı, cebir veya şiddet" şeklinde değiştirilmiş; aynı
fıkradaki "veya kişileri kendilerine tâbi kılmaya zorlamak veya mensupları
arasında her ne suretle olursa olsun açık veya gizli işbirliği yapmak"
ibaresi metinden çıkarılmıştır.
MADDE 4.- 4422 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında
geçen "şüpheler" ve "şüphe" kelimeleri, "belirtiler" şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 5.- 4422 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının
ikinci cümlesi yürürlükten kaldırılmıştır.
GEÇİCİ MADDE 1.- Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte Türk Ceza
Kanununun 313 ve 314 üncü maddeleri kapsamına giren fiillerle ilgili olarak
soruşturma, yargılama veya temyiz aşamasında bulunan dosyalar hakkında
aşağıdaki işlemler yapılır:
1. Devlet güvenlik mahkemeleri Cumhuriyet başsavcılıklarınca yürütülmekte
olan soruşturma dosyaları, bulundukları aşamada soruşturmaya devam edilmek
ve gereği yapılmak üzere yetkili Cumhuriyet başsavcılıklarına gönderilir.
2. Devlet güvenlik mahkemelerinde görülmekte olan dava dosyaları, bulundukları
aşamada yargılamaya devam edilmek ve/veya sonuçlandırılmak üzere görevli
ve yetkili yargı mercilerine gönderilir.
3. Temyiz incelemesi için Yargıtayda bulunan dava dosyaları, karara
bağlandıktan sonra bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte davaya bakmaya
yetkili Devlet güvenlik mahkemesinin bulunduğu yerin yargı çevresindeki
görevli ve yetkili yargı mercilerine gönderilir.
MADDE 6.- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 7.- Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
GENEL GEREKÇE
Anayasanın "Devlet Güvenlik Mahkemeleri" kenar başlıklı 143 üncü maddesinin
birinci fıkrasında, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü, hür
demokratik düzen ve nitelikleri Anayasada belirtilen Cumhuriyet aleyhine
işlenen ve doğrudan doğruya Devletin iç ve dış güvenliğini ilgilendiren
suçlara bakma görevinin Devlet Güvenlik Mahkemelerine ait olduğu belirtilmektedir.
Bu madde hükmünden de anlaşılacağı üzere, Devlet Güvenlik Mahkemelerinin
görev alanına giren suçların kapsamı sınırlı tutulmuştur.
765 sayılı Türk Ceza Kanununun 313 üncü maddesi ile 4422 sayılı Çıkar
Amaçlı Suç Örgütleriyle Mücadele Kanununun 1 inci maddesinde öngörülen
teşekkül veya örgüt kurma suçları birbirine benzemekle birlikte; "yıldırma
veya korkutma veya sindirme gücünü kullanarak suç işlemek için örgüt kuranlar"
hakkında 4422 sayılı Kanun hükümleri uygulanmaktadır. Örneğin tehdit, gasp,
yağma gibi suçları insanları yıldırma, korkutma veya sindirme gücünü kullanarak
suç işlemek üzere örgüt kurulması, 4422 sayılı Kanunun 1 inci maddesine
giren suçu olmuşturur. Eğer bu örgütler insanları yıldırma, korkutma veya
sindirme gücü kullanmadan suç işlemek üzere kurulmuşsa failler hakkında
TürkCeza Kanununa aykırı olarak yurt dışına insan taşımak amacıyla süreklilik
gösteren biçimde bir araya gelerek teşekkül oluşturmak, Türk Ceza Kanununun
313 üncü maddesinde tanımlanan suçu oluşturur. 314 üncü madde ise, bu teşekküllere
yardım ve yataklık suçunu düzenlemektedir.
Bünyesinde kural olarak insanları yıldırma, korkutma veya sindirme gücünü
kullanma unsurları bulunmayan rüşvet, sahtecilik, dolandırıcılık, emniyeti
suiistimal, ihaleye fesat karıştırmak gibi amaç suçları işleyen teşekküllere
ilişkin görev uyuşmazlıkları konusunda Yargıtay Beşinci Ceza Dairesince
son zamanlarda verilen kararlar birlikte değerlendirildiğinde uygulamada
bazı sorunlar yaşandığı görülmektedir. Nitekim Yargıtay Beşinci Ceza Dairesinin,
4422 sayılı Kanun kapsamındaki örgütlerin gerçekleştirdiği amaç suçlar
ile Türk Ceza Kanununun 313 üncü maddesi kapsamındaki teşekküllerin gerçekleştirdiği
amaç suçların Devlet Güvenlik Mahkemelerinde ve asıl suç ile birlikte görülmesi
konusunda farklılık arz eden kararları bulunmaktadır. (Örneğin Yargıtay
Beşinci Ceza Dairesinin 14.6.2001 tarih ve E.2001/4093, K.2001/4234; 22.6.2001
tarih ve E.2001/4251, K.2001/4434 sayılı kararları.)Bu durum, gerek Devlet
Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturmalarda,
gerek Devlet Güvenlik Mahkemesince yapılan yargılamalarda duraksamalara
ve farklı uygulamalara yol açmaktadır.
765 sayılı Türk Ceza Kanununun 313 ve 314 üncü maddelerinde yer alan
suçların soruşturma ve kovuşturmaları 2845 sayılı Kanunun kapsamından çıkartılarak
uygulamadan kaynaklanan sorunların giderilmesi amaçlanmıştır.
Ayrıca, Ceza Mahkemeleri Usulü Kanununda değişiklik yapan 3842 sayılı
Kanunun 31 inci maddesinden "4" numarası çıkartılmak suretiyle, 2845 sayılı
Kanun kapsamına giren suçlarda da "tutuklama nedenleri" hakkında Ceza Muhakemeleri
Usulü Kanununun 104 üncü maddesinin uygulanması olanaklı hale getirilmiştir.
Öte yandan, 4422 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasında
çıkar amaçlı suç örgütü hakkındaki tanımda yer alan soyut ve kapsamı belirsiz
bazı ibareler, suç ve cezaların kanuniliği ilkesine uygun olarak, uygulamada
herhangi bir duraksamaya yer vermeyecek ve söz konusu tanımı daha açık
bir hale getirecek şekilde yeniden düzenlenmiş; aynı biçimde Kanunun 6
ncı maddesinin 1 inci fıkrasında geçen "şüpheler" ve "şüphe" kelimeleri
değiştirilerek Kanunun 2 nci maddesiyle uyumlu hale getirilmiştir.
4422 sayılı Kanun kapsamına giren suçların çoğu zaman
bölge veya ülke
çapında, hatta uluslararası nitelikte olmak üzere başka yerlerdeki olaylarla
veya kişilerle bağlantılı olduğu görülmektedir. Her bir Devlet güvenlik
mahkemesinin yargı çevresine giren illerin sayısı, görev alanına giren
suçların mahiyeti, sanık sayısının çokluğu ve dava dosyalarının hacmi nedeniyle,
4422 sayılı Kanun kapsamına giren suçlardan dolayı açılan davalara bakmakla
görevli (1) numaralı Devlet güvenlik mahkemelerinin iş yükünün arttığı
dikkati çekmektedir. Buysa, Devlet güvenlik mahkemelerinin görev alanına
giren suçlarla ilgili yargılamaların etkin, sür’atli ve verimli bir biçimde
yürütülmesini olumsuz yönde etkilemekte ve mahkemeler arasında iş dağılımı
yönünden farklılık yaratmaktadır. Kaldı ki, Devlet güvenlik mahkemelerinin
zaten bir uzmanlık mahkemesi olduğu dikkate alınırsa, kendi içinde ayrı
bir uzmanlaşmaya gerek olmadığı anlaşılır.
4422 sayılı Kanunun 11 inci maddesinde yapılan değişiklikle bu Kanun
kapsamına giren suçlarda bir yerde birden fazla Devlet güvenlik mahkemesinin
kurulmuş olması halinde bunların hepsinin yetkili olması olanağı getirilerek
bu suçların kovuşturulmasında (1) numaralı Devlet güvenlik mahkemelerindeki
iş yığılmasının azaltılması, böylece kovuşturmanın daha etkin ve sür’atli
yapılması amaçlanmıştır.
Ayrıca bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte Türk Ceza Kanununun 313
ve 314 üncü maddeleriyle ilgili olarak Devlet güvenlik mahkemeleri Cumhuriyet
başsavcılıklarınca yürütülen soruşturma dosyaları, Devlet güvenlik mahkemelerinde
görülmekte olan davalar ve temyiz incelemesi için Yargıtayda bulunan dosyalar
hakkında yargı mercilerince yapılacak işlemlere açıklık getirilmiştir.
|