Türkiye'de yaşanan olaylar...
 Ana Sayfalar
BELGENET 
ARŞİV
BELGELER
DOSYALAR
HUKUK
EKONOMİ
KİM KİMDİR
.İlgili Sayfalar
VETO GEREKÇESİ

DGM YASASI'NDA DEĞİŞİKLİK...
Yasa metni
14 Kasım 2001 - 6 Aralık 2001
Çete suçlarının DGM kapsamından çıkarılmasını öngören ve Cumhurbaşkanı Sezer tarafından veto edilen yasa, 6 Aralık'ta TBMM Genel Kurulu'nda aynen kabul edildi. Yasa, 13 Aralık 2001'de Resmi Gazete'de yayımlanarak kabul edildi.

Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in, yasanın iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvuru hakkı bulunuyor.
 

Bakanlar Kurulu'nca, 25 Ekim 2001'de TBMM Başkanlığı'na sunulan, "Devlet Güvenlik Mahkemelerinin Kuruluş ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun, 18.11.1992 Tarihli ve 3842 Sayılı Kanun ile Çıkar Amaçlı Suç Örgütleriyle Mücadele Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı", 8 Kasım 2001'de Adalet Komisyonu'nda görüşüldü. Komisyon'un, Bakanlar Kurulu'ndan gelen şekli ile aynen benimsediği tasarı, 14 Haziran 2001'de TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi.

Çete suçlarının DGM kapsamından çıkarılmasını öngören 4719 sayılı yasa, 28 Kasım 2001'de Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından "kısmen" veto edildi. TBMM Genel Kurulu, yasayı üzerinde hiçbir değişiklik yapmadan 6 Aralık 2001'de kabul etti. Anayasa uyarınca, Cumhurbaşkanı Sezer, yasayı onayladı. 4723 sayılı yasa, 13 Aralık 2001 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Cumhurbaşkanı Sezer, yasanın üzerinde hiçbir değişiklik yapılmadan Köşk'e iade edilmesine sert tepki gösterdi. Sezer'in, 11 Aralık'ta kabul ettiği Türk-İş yöneticilerine, "DGM yasasının bütçe görüşmelerinde araya sokulması olacak şey değil. Lafa gelince yolsuzlukla mücadele ediyorum diyeceksiniz, ama kolaylaştırıcı düzenleme yapacaksınız" dediği bildirildi.

Yasanın yürürlüğe girmesiyle, özellikle bankacılık suçlarından haklarında dava açılan bazı bankaların sahiplerinin yargılanmalarına Ağır Ceza Mahkemeleri'nde devam edilecek.

Anayasa'nın 89. maddesinde yapılan değişiklik ile (4709 sayılı yasa) Cumhurbaşkanları yasaları kısmen veya tamamen, tekrar görüşülmek üzere TBMM'ye iade edebiliyorlar.
 

DEVLET GÜVENLİK MAHKEMELERİNİN KURULUŞ VE YARGILAMA USULLERİ HAKKINDA KANUN, 18.11.1992 TARİHLİ VE 3842 SAYILI KANUN İLE ÇIKAR AMAÇLI SUÇ ÖRGÜTLERİYLE MÜCADELE KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN 


Kanun No : 4723
Kabul Tarihi : 6.12.2001
Resmi Gazete : 13.12.2001 - 24612

MADDE 1.- 16.6.1983 tarihli ve 2845 sayılı Devlet Güvenlik Mahkemelerinin Kuruluş ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanunun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde geçen "313, 314 üncü maddelerinde;" ibaresi metinden çıkarılmıştır.

MADDE 2.- 18.11.1992 tarihli ve 3842 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu ile Devlet Güvenlik Mahkemelerinin Kuruluş ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanunun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 31 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesindeki "4" numarası madde metninden çıkarılmıştır.

MADDE 3.- 30.7.1999 tarihli ve 4422 sayılı Çıkar Amaçlı Suç Örgütleriyle Mücadele Kanununun 1 inci maddesinin birinci fıkrasındaki "zor veya tehdit" ibaresi, "tehdit, baskı, cebir veya şiddet" şeklinde değiştirilmiş; aynı fıkradaki "veya kişileri kendilerine tâbi kılmaya zorlamak veya mensupları arasında her ne suretle olursa olsun açık veya gizli işbirliği yapmak" ibaresi metinden çıkarılmıştır.

MADDE 4.- 4422 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında geçen "şüpheler" ve "şüphe" kelimeleri, "belirtiler" şeklinde değiştirilmiştir.

MADDE 5.- 4422 sayılı Kanunun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi yürürlükten kaldırılmıştır.

GEÇİCİ MADDE 1.- Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte Türk Ceza Kanununun 313 ve 314 üncü maddeleri kapsamına giren fiillerle ilgili olarak soruşturma, yargılama veya temyiz aşamasında bulunan dosyalar hakkında aşağıdaki işlemler yapılır:

1. Devlet güvenlik mahkemeleri Cumhuriyet başsavcılıklarınca yürütülmekte olan soruşturma dosyaları, bulundukları aşamada soruşturmaya devam edilmek ve gereği yapılmak üzere yetkili Cumhuriyet başsavcılıklarına gönderilir.

2. Devlet güvenlik mahkemelerinde görülmekte olan dava dosyaları, bulundukları aşamada yargılamaya devam edilmek ve/veya sonuçlandırılmak üzere görevli ve yetkili yargı mercilerine gönderilir.

3. Temyiz incelemesi için Yargıtayda bulunan dava dosyaları, karara bağlandıktan sonra bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte davaya bakmaya yetkili Devlet güvenlik mahkemesinin bulunduğu yerin yargı çevresindeki görevli ve yetkili yargı mercilerine gönderilir.

MADDE 6.- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 7.- Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür. 


GENEL GEREKÇE

Anayasanın "Devlet Güvenlik Mahkemeleri" kenar başlıklı 143 üncü maddesinin birinci fıkrasında, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü, hür demokratik düzen ve nitelikleri Anayasada belirtilen Cumhuriyet aleyhine işlenen ve doğrudan doğruya Devletin iç ve dış güvenliğini ilgilendiren suçlara bakma görevinin Devlet Güvenlik Mahkemelerine ait olduğu belirtilmektedir. Bu madde hükmünden de anlaşılacağı üzere, Devlet Güvenlik Mahkemelerinin görev alanına giren suçların kapsamı sınırlı tutulmuştur.

765 sayılı Türk Ceza Kanununun 313 üncü maddesi ile 4422 sayılı Çıkar Amaçlı Suç Örgütleriyle Mücadele Kanununun 1 inci maddesinde öngörülen teşekkül veya örgüt kurma suçları birbirine benzemekle birlikte; "yıldırma veya korkutma veya sindirme gücünü kullanarak suç işlemek için örgüt kuranlar" hakkında 4422 sayılı Kanun hükümleri uygulanmaktadır. Örneğin tehdit, gasp, yağma gibi suçları insanları yıldırma, korkutma veya sindirme gücünü kullanarak suç işlemek üzere örgüt kurulması, 4422 sayılı Kanunun 1 inci maddesine giren suçu olmuşturur. Eğer bu örgütler insanları yıldırma, korkutma veya sindirme gücü kullanmadan suç işlemek üzere kurulmuşsa failler hakkında TürkCeza Kanununa aykırı olarak yurt dışına insan taşımak amacıyla süreklilik gösteren biçimde bir araya gelerek teşekkül oluşturmak, Türk Ceza Kanununun 313 üncü maddesinde tanımlanan suçu oluşturur. 314 üncü madde ise, bu teşekküllere yardım ve yataklık suçunu düzenlemektedir.

Bünyesinde kural olarak insanları yıldırma, korkutma veya sindirme gücünü kullanma unsurları bulunmayan rüşvet, sahtecilik, dolandırıcılık, emniyeti suiistimal, ihaleye fesat karıştırmak gibi amaç suçları işleyen teşekküllere ilişkin görev uyuşmazlıkları konusunda Yargıtay Beşinci Ceza Dairesince son zamanlarda verilen kararlar birlikte değerlendirildiğinde uygulamada bazı sorunlar yaşandığı görülmektedir. Nitekim Yargıtay Beşinci Ceza Dairesinin, 4422 sayılı Kanun kapsamındaki örgütlerin gerçekleştirdiği amaç suçlar ile Türk Ceza Kanununun 313 üncü maddesi kapsamındaki teşekküllerin gerçekleştirdiği amaç suçların Devlet Güvenlik Mahkemelerinde ve asıl suç ile birlikte görülmesi konusunda farklılık arz eden kararları bulunmaktadır. (Örneğin Yargıtay Beşinci Ceza Dairesinin 14.6.2001 tarih ve E.2001/4093, K.2001/4234; 22.6.2001 tarih ve E.2001/4251, K.2001/4434 sayılı kararları.)Bu durum, gerek Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturmalarda, gerek Devlet Güvenlik Mahkemesince yapılan yargılamalarda duraksamalara ve farklı uygulamalara yol açmaktadır.

765 sayılı Türk Ceza Kanununun 313 ve 314 üncü maddelerinde yer alan suçların soruşturma ve kovuşturmaları 2845 sayılı Kanunun kapsamından çıkartılarak uygulamadan kaynaklanan sorunların giderilmesi amaçlanmıştır.

Ayrıca, Ceza Mahkemeleri Usulü Kanununda değişiklik yapan 3842 sayılı Kanunun 31 inci maddesinden "4" numarası çıkartılmak suretiyle, 2845 sayılı Kanun kapsamına giren suçlarda da "tutuklama nedenleri" hakkında Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 104 üncü maddesinin uygulanması olanaklı hale getirilmiştir.

Öte yandan, 4422 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasında çıkar amaçlı suç örgütü hakkındaki tanımda yer alan soyut ve kapsamı belirsiz bazı ibareler, suç ve cezaların kanuniliği ilkesine uygun olarak, uygulamada herhangi bir duraksamaya yer vermeyecek ve söz konusu tanımı daha açık bir hale getirecek şekilde yeniden düzenlenmiş; aynı biçimde Kanunun 6 ncı maddesinin 1 inci fıkrasında geçen "şüpheler" ve "şüphe" kelimeleri değiştirilerek Kanunun 2 nci maddesiyle uyumlu hale getirilmiştir.

4422 sayılı Kanun kapsamına giren suçların çoğu zaman bölge veya ülke çapında, hatta uluslararası nitelikte olmak üzere başka yerlerdeki olaylarla veya kişilerle bağlantılı olduğu görülmektedir. Her bir Devlet güvenlik mahkemesinin yargı çevresine giren illerin sayısı, görev alanına giren suçların mahiyeti, sanık sayısının çokluğu ve dava dosyalarının hacmi nedeniyle, 4422 sayılı Kanun kapsamına giren suçlardan dolayı açılan davalara bakmakla görevli (1) numaralı Devlet güvenlik mahkemelerinin iş yükünün arttığı dikkati çekmektedir. Buysa, Devlet güvenlik mahkemelerinin görev alanına giren suçlarla ilgili yargılamaların etkin, sür’atli ve verimli bir biçimde yürütülmesini olumsuz yönde etkilemekte ve mahkemeler arasında iş dağılımı yönünden farklılık yaratmaktadır. Kaldı ki, Devlet güvenlik mahkemelerinin zaten bir uzmanlık mahkemesi olduğu dikkate alınırsa, kendi içinde ayrı bir uzmanlaşmaya gerek olmadığı anlaşılır.

4422 sayılı Kanunun 11 inci maddesinde yapılan değişiklikle bu Kanun kapsamına giren suçlarda bir yerde birden fazla Devlet güvenlik mahkemesinin kurulmuş olması halinde bunların hepsinin yetkili olması olanağı getirilerek bu suçların kovuşturulmasında (1) numaralı Devlet güvenlik mahkemelerindeki iş yığılmasının azaltılması, böylece kovuşturmanın daha etkin ve sür’atli yapılması amaçlanmıştır.

Ayrıca bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte Türk Ceza Kanununun 313 ve 314 üncü maddeleriyle ilgili olarak Devlet güvenlik mahkemeleri Cumhuriyet başsavcılıklarınca yürütülen soruşturma dosyaları, Devlet güvenlik mahkemelerinde görülmekte olan davalar ve temyiz incelemesi için Yargıtayda bulunan dosyalar hakkında yargı mercilerince yapılacak işlemlere açıklık getirilmiştir.
 



(28 KASIM 2001)
Geri
sayfa başı
Geldiğiniz sayfaya dönüş

© 2001 BELGEnet
belgenet.com sitesindeki metin, resim ve diğer içeriğin hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.