VERGİ USUL KANUNU, EMLAK VERGİSİ KANUNU VE HARÇLAR
KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KANUN
Kanun No. 4746
Kabul Tarihi : 7.3.2002
MADDE 1. - A) 4.1.1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun
mükerrer 49 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
Mükerrer Madde 49. - a) Maliye ve Bayındırlık ve İskan bakanlıkları
1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 29 uncu maddesi hükmü ile aynı Kanunun
31 inci maddesi uyarınca hazırlanan tüzük hükümlerine göre bina metrekare
normal inşaat maliyet bedellerini, uygulanacağı yıldan dört ay önce müştereken
tespit ve Resmî Gazete ile ilan eder.
Türkiye Ticaret, Sanayi, Deniz Ticaret Odaları ve Ticaret Borsaları
Birliği bu bedellere karşı Resmî Gazete ile ilanını izleyen onbeş gün içinde
Danıştayda dava açabilir.
b) Takdir komisyonlarının arsalara ve araziye ait asgari ölçüde birim
değer tespitine ilişkin dört yılda bir yapacakları takdirler, tarh ve tahakkuk
işleminin (Emlak Vergisi Kanununun 33 üncü maddesinin (8) numaralı fıkrasına
göre yapılacak takdirler dahil) yapılacağı sürenin başlangıcından en az
altı ay önce karara bağlanarak, arsalara ait olanlar takdirin ilgili bulunduğu
il ve ilçe merkezlerindeki ticaret odalarına, ziraat odalarına ve ilgili
mahalle ve köy muhtarlıkları ile belediyelere, araziye ait olanlar il merkezlerindeki
ticaret ve ziraat odalarına ve belediyelere imza karşılığında verilir.
Büyükşehir belediyesi bulunan illerde takdir komisyonu kararları, vali
veya vekalet vereceği memurun başkanlığında, defterdar veya vekalet vereceği
memur, vali tarafından görevlendirilecek tapu sicil müdürü ile ticaret
odası, serbest muhasebeci mali müşavirler odası ve esnaf ve sanatkarlar
odaları birliğince görevlendirilecek birer üyeden oluşan merkez komisyonuna
imza karşılığında verilir. Merkez komisyonu kendilerine tebliğ edilen kararları
onbeş gün içinde inceler ve inceleme sonucu belirlenen değerleri ilgili
takdir komisyonuna geri gönderir. Merkez komisyonunca farklı değer belirlenmesi
halinde bu değerler ilgili takdir komisyonlarınca yeniden takdir yapılmak
suretiyle dikkate alınır.
Takdir komisyonlarının bu kararlarına karşı kendilerine karar tebliğ
edilen daire, kurum, teşekküller ve ilgili mahalle ve köy muhtarlıkları
onbeş gün içinde ilgili vergi mahkemesi nezdinde dava açabilirler. Vergi
mahkemelerince verilecek kararlar aleyhine onbeş gün içinde Danıştaya başvurulabilir.
Kesinleşen asgari ölçüde arsa ve arazi birim değerleri, ilgili belediyelerde
ve muhtarlıklarda uygun bir yere asılmak suretiyle tarh ve tahakkukun yapıldığı
yılın başından Mayıs ayı sonuna kadar ilan edilir.
Bakanlar Kurulu bu fıkrada yer alan dört yıllık süreyi sekiz yıla kadar
artırmaya veya iki yıla kadar indirmeye yetkilidir.
c) Yukarıdaki fıkralara göre, Danıştay ve vergi mahkemelerinde dava
açılması halinde, davalının onbeş gün içinde vereceği tek savunma ile dosya
tekemmül etmiş sayılır. Danıştay ve vergi mahkemelerince bu davalar, dosyanın
tekemmül ettiği tarihten itibaren en geç bir ay içinde karara bağlanır.
d) (a) ve (b) fıkralarındaki bina metrekare normal inşaat maliyet bedelleri
ile arsalara ve araziye ait asgari ölçüde birim değer tespitlerine ilişkin
süreleri gerektiği ölçüde kısaltmaya Maliye Bakanlığı yetkilidir.
B) 213 sayılı Kanunun 268 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
Madde 268. – Vergi değeri, bina ve arazinin Emlak Vergisi Kanununun
29 uncu maddesine göre tespit edilen değeridir.
MADDE 2. - A) 29.7.1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi
Kanununun 9 uncu maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
Bina vergisi mükellefiyeti;
a) 33 üncü maddenin (1) ila (7) numaralı fıkralarında yazılı vergi değerini
tadil eden sebeplerin doğması halinde bu değişikliklerin vuku bulduğu,
aynı maddenin (8) numaralı fıkrasında yazılı halde ise bu duruma bağlı
olarak takdir işleminin yapıldığı tarihi,
b) Dört yılda bir yapılan takdir işlemlerinde takdir işleminin yapıldığı
tarihi,
c) Muafiyetin sukut ettiği tarihi,
Takip eden bütçe yılından itibaren başlar.
B) 1319 sayılı Kanunun 11 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
Madde 11. – Bina vergisi, ilgili belediye tarafından;
a) Dört yılda bir defa olmak üzere takdir işlemlerinin yapıldığı yılı
takip eden bütçe yılının Ocak ve Şubat aylarında,
b) 33 üncü maddenin (1) ila (7) numaralı fıkralarında yazılı vergi değerini
tadil eden sebeplerle bildirim verilmesi icabeden hallerde, vergi değerini
tadil eden sebeplerin meydana geldiği bütçe yılını takip eden yılın Ocak
ayı içinde, vergi değerini tadil eden sebep yılın son üç ayı içinde vuku
bulmuş ve bildirim, vergi değerini tadil eden sebebin meydana geldiği bütçe
yılını takip eden yılda verilmiş ise bildirimin verildiği tarihte,
c) 33 üncü maddenin (8) numaralı fıkrasında yazılı hallerde, takdir
işlemlerinin yapıldığı bütçe yılını takip eden yılın Ocak ve Şubat aylarında,
29 uncu maddeye göre hesaplanan vergi değeri esas alınarak yıllık olarak
tarh olunur. Bildirim posta ile gönderilmiş ise vergi, bildirim verme süresinin
son gününü takip eden yedi gün içinde tarh olunur. Bu suretle tarh olunan
vergiler, tarh edilen tarihte tahakkuk etmiş sayılır ve mükellefe bir yazı
ile bildirilir.
Yapılan tarh ve tahakkuku takip eden yıllarda, 29 uncu maddeye göre
tespit edilen vergi değeri üzerinden hesaplanan bina vergisi, her bütçe
yılının başından itibaren o yıl için tahakkuk etmiş sayılır.
Bir il veya ilçe hududu içerisinde birden fazla belediye olması halinde,
belediye ve mücavir alan sınırları dışında bulunan binaya ait bina vergisini
tarha yetkili olacak belediye, ilgili valiler tarafından belirlenir.
C) 1319 sayılı Kanunun 19 uncu maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir.
Arazi vergisi mükellefiyeti;
a) 33 üncü maddenin (1) ila (7) numaralı fıkralarında yazılı vergi değerini
tadil eden sebeplerin doğması halinde bu değişikliklerin vuku bulduğu tarihi,
aynı maddenin (8) numaralı fıkrasında yazılı halde ise bu duruma bağlı
olarak takdir işleminin yapıldığı tarihi,
b) Dört yılda bir yapılan takdir işlemlerinde takdir işleminin yapıldığı
tarihi,
c) Muafiyetin sukut ettiği tarihi,
Takip eden bütçe yılından itibaren başlar.
D) 1319 sayılı Kanunun 21 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
Madde 21. – Arazi vergisi, ilgili belediye tarafından;
a) Dört yılda bir defa olmak üzere takdir işlemlerinin yapıldığı yılı
takip eden yılın Ocak ve Şubat aylarında,
b) 33 üncü maddenin (1) ila (7) numaralı fıkralarında yazılı vergi değerini
tadil eden sebeplerle bildirim verilmesi icabeden hallerde, vergi değerini
tadil eden sebeplerin meydana geldiği bütçe yılını takip eden yılın Ocak
ayı içinde, vergi değerini tadil eden sebep bütçe yılının son üç ayı içinde
vuku bulmuş ve bildirim, vergi değerini tadil eden sebebin meydana geldiği
bütçe yılını takip eden yılda verilmiş ise bildirimin verildiği tarihte,
c) 33 üncü maddenin (8) numaralı fıkrasında yazılı hallerde, takdir
işlemlerinin yapıldığı bütçe yılını takip eden yılın Ocak ve Şubat aylarında,
29 uncu maddeye göre hesaplanan vergi değeri esas alınarak yıllık olarak
tarh olunur. Bildirim posta ile gönderilmiş ise vergi, bildirim verme süresinin
son gününü takip eden yedi gün içinde tarh olunur. Bu suretle tarh olunan
vergiler, tarh edilen tarihte tahakkuk etmiş sayılır ve mükellefe bir yazı
ile bildirilir.
Yapılan tarh ve tahakkuku takip eden yıllarda, 29 uncu maddeye göre
tespit edilen vergi değeri üzerinden hesaplanan arazi vergisi, her bütçe
yılının başından itibaren o yıl için tahakkuk etmiş sayılır.
Bir il veya ilçe sınırları içerisinde birden fazla belediye olması halinde,
belediye ve mücavir alan sınırları dışında bulunan araziye ait arazi vergisini
tarha yetkili olacak belediye, ilgili valiler tarafından belirlenir.
E) 1319 sayılı Kanunun 23 üncü maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir.
Bildirim verme ve süresi:
Madde 23. – Bu Kanunun 33 üncü maddesinde (8 numaralı fıkra hariç) yazılı
vergi değerini tadil eden nedenlerin bulunması halinde (geçici ve daimi
muafiyetten faydalanılması hali dahil) emlak vergisi bildirimi verilmesi
zorunludur. Devlete ait arazi için bildirim verilmez.
Bildirimler;
a) Yeni inşa edilen binalar için, inşaatın sona erdiği veya inşaatın
sona ermesinden evvel kısmen kullanılmaya başlanmış ise her kısmın kullanılmasına
başlandığı bütçe yılı içerisinde,
b) Bu Kanunun 33 üncü maddesinde (8 numaralı fıkra hariç) yazılı vergi
değerini tadil eden sebeplerin doğması halinde, değişikliğin vuku bulduğu
bütçe yılı içerisinde,
Emlakın bulunduğu yerdeki ilgili belediyeye verilir.
Yukarıdaki fıkralarda yazılı haller bütçe yılının son üç ayı içinde
vuku bulduğu takdirde bildirim, olayın vuku bulduğu tarihten itibaren üç
ay içinde verilir. Elbirliği mülkiyetinde mükellefler müşterek imzalı bir
bildirim verebilecekleri gibi, münferiden de bildirim verebilirler. Paylı
mülkiyet halinde ise bildirim münferiden verilir.
Elbirliği mülkiyetinde münferiden bildirim verildiği takdirde, gayrimenkule
ait vergi değeri üzerinden hissedarların adedine göre ayrı ayrı tarh ve
tahakkuk yapılır.
Bildirimlerin şekli ve kapsamı Maliye Bakanlığınca belirlenir.
F) 1319 sayılı Kanunun 29 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
Madde 29. – Vergi değeri;
a) Arsa ve araziler için, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun asgari ölçüde
birim değer tespitine ilişkin hükümlerine göre takdir komisyonlarınca arsalar
için her mahalle ve arsa sayılacak parsellenmemiş arazide her köy için
cadde, sokak veya değer bakımından farklı bölgeler (turistik bölgelerdeki
cadde, sokak veya değer bakımından farklı olanlar ilgili valilerce tespit
edilecek pafta, ada veya parseller), arazide her il veya ilçe için arazinin
cinsi (kıraç, taban, sulak) itibarıyla takdir olunan birim değerlere göre,
b) Binalar için, Maliye ve Bayındırlık ve İskan bakanlıklarınca müştereken
tespit ve ilan edilecek bina metrekare normal inşaat maliyetleri ile (a)
bendinde belirtilen esaslara göre bulunacak arsa veya arsa payı değeri
esas alınarak 31 inci madde uyarınca hazırlanmış bulunan tüzük hükümlerinden
yararlanılmak suretiyle,
Hesaplanan bedeldir.
Vergi değeri, mükellefiyetin başlangıç yılını takip eden yıldan itibaren
her yıl, bir önceki yıl vergi değerinin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümleri
uyarınca aynı yıl için tespit edilen yeniden değerleme oranının yarısı
nispetinde artırılması suretiyle bulunur.
33 üncü maddeye (8 numaralı fıkra hariç) göre mükellefiyet tesisi gereken
hallerde vergi değerinin hesaplanmasında, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun
mükerrer 49 uncu maddesinin (b) fıkrasına göre belirlenen arsa ve arazi
birim değerleri, takdir işleminin yapıldığı yılı takip eden ikinci yıldan
başlamak suretiyle her yıl, bir önceki yıl birim değerinin, 213 sayılı
Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca aynı yıl için tespit edilen yeniden
değerleme oranının yarısı nispetinde artırılması suretiyle dikkate alınır.
Vergi değerinin hesabında on milyon liraya kadar olan kesirler dikkate
alınmaz.
Bakanlar Kurulu, bu maddede belirtilen artış oranını sıfıra kadar indirmeye
veya yeniden değerleme oranına kadar artırmaya yetkilidir. Bakanlar Kurulu
bu yetkisini, 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun 95 inci maddesi
uyarınca belirlenen belediye grupları itibarıyla farklı oranlar tespit
etmek suretiyle de kullanabilir.
G) 1319 sayılı Kanunun 32 nci maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir.
Bildirim verilmemesi halinde yapılacak işlemler:
Madde 32. – Bildirimin süresinde verilmemesi halinde, vergi idarece
tarh edilir. İdarece tarhiyatta her yıla ilişkin vergi değeri, 29 uncu
madde hükmü dikkate alınarak hesaplanır.
MADDE 3.- 1319 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.
EK MADDE 2. – a) Emlak vergisi mükellefleri tarafından en son verilmiş
bulunan emlak vergisi beyannameleri belediyelerce muhafaza edilir ve bu
Kanuna göre ilgili belediyelerce yapılacak tarhiyat sırasında, bina veya
araziye ilişkin olarak bu beyannamelerde yer alan bilgiler dikkate alınır.
b) Köylerde bulunan bina ve araziye ilişkin olarak 1998 yılı genel beyan
döneminde muhtarlar tarafından doldurulup belediyelere teslim edilen köy
kıymet beyanı defterleri ilgili belediyelerce muhafaza edilir. Köy kıymet
beyanı defterlerinde kayıtlı bina ve arazilerin vergi değerlerinin tespiti
gereken hallerde belediyeler, 29 uncu maddeye göre gerekli tespiti yapar
ve ilgililere bildirir.
MADDE 4. - 1319 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici maddeler eklenmiştir.
GEÇİCİ MADDE 20. – a) Emlak vergisi mükellefleri, 2001 yılı bina, arsa
ve arazi vergisi tarhına esas olan vergi matrahlarının aynı yıla ait yeniden
değerleme oranında artırılması sonucu bulunacak tutarlar üzerinden, 8 ve
18 inci maddelerde yazılı vergi oranlarına göre hesaplanan tutarın yarısı
kadar tahakkuk ettirilecek emlak vergisini, 2002 yılına ait bina, arsa
ve arazi vergisinin birinci taksiti olarak, aynı yılın Mart, Nisan ve Mayıs
ayları içinde öderler.
2001 yılında ortaya çıkan ve vergi değerini tadil eden nedenlerle mükellefiyeti
2002 yılında başlayan mükellefler ise 1998 yılı genel beyan dönemine ilişkin
olarak asgari ölçüde takdir olunan arsa ve arazi birim metrekare değerleri
ile 2001 yılına ait bina metrekare normal inşaat maliyet bedeli dikkate
alınarak bulunan asgari beyan değerinin 2001 yılına ait yeniden değerleme
oranında artırılmış tutarları üzerinden, 8 ve 18 inci maddelerde yazılı
vergi oranlarına göre hesaplanan tutarın yarısı kadar tahakkuk ettirilecek
emlak vergisini, 2002 yılına ait emlak vergisinin birinci taksiti olarak
aynı yılın Mart, Nisan ve Mayıs ayları içinde öderler.
b) 2002 yılında yapılacak genel beyana esas olmak üzere 2001 yılında
yapılmış olan arsa ve arazilere ait asgari ölçüde birim değer tespitlerine
ilişkin takdir kararları, takdir komisyonlarınca bu maddenin yürürlüğe
girdiği tarihten itibaren otuz gün içinde incelenerek, arsa ve arazilerin
takdir işleminin yapıldığı tarihteki asgari ölçüde birim değerleri yeniden
takdir edilmek suretiyle karara bağlanır. Bu kararlar hakkında, Büyükşehir
belediyesi bulunan illerde 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 49
uncu maddesinin (b) fıkrasının ikinci bendi hükmü uygulanır.
Takdir kararlarından; arsalara ait olanlar, takdirin ilgili bulunduğu
il ve ilçe merkezlerindeki ticaret odalarına, ziraat odalarına ve ilgili
mahalle ve köy muhtarlıkları ile belediyelere, araziye ait olanlar ise
il merkezlerindeki ticaret ve ziraat odaları ile belediyelere imza karşılığında
verilir. Kendilerine karar tebliğ edilmiş bulunan daire, kurum, teşekkül
ve ilgili mahalle ve köy muhtarlıkları otuz gün içinde ilgili vergi mahkemesi
nezdinde dava açabilirler. Vergi mahkemeleri nezdinde açılan davalar hakkında
213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 49 uncu maddesinin (b) ve (c)
fıkraları uygulanır.
c) 2002 yılına ait emlak vergisi, mükellefler tarafından belediyelere
en son verilmiş bulunan emlak vergisi beyannamelerinde yer alan bilgiler
ile 2002 yılı genel beyan dönemi için (b) fıkrasına göre takdir komisyonlarınca
tespit edilerek kesinleşen arsa ve arazi birim metrekare değerleri ve bu
yıla ait bina metrekare normal inşaat maliyet bedelleri dikkate alınarak
29 uncu maddeye göre bulunan vergi değeri üzerinden, ilgili belediyelerce
2002 yılının Kasım ayı içinde hesaplanan vergiden, (a) fıkrasına göre birinci
taksit olarak tahakkuk ettirilen vergi mahsup edilerek, kalan kısım 2002
yılının Kasım ayı içinde tarh edilir ve ikinci taksit olarak ödenir. 2002
yılı için hesaplanan emlak vergisi, birinci taksit olarak tahakkuk ettirilen
vergiden az ise aradaki fark, verginin ödenmiş olması halinde mükellefin
diğer vergi borçlarına mahsup edilir, vergi borcunun bulunmaması halinde
ise mükellefe red ve iade olunur. Vergi ödenmemişse tahakkuktan terkin
edilir.
Bu madde hükmüne göre tarh olunan vergiler mükellefe tebliğ olunmaz
ve tahakkuk eden vergiler mükellefe bir yazı ile bildirilir.
Bu maddenin yürürlük tarihinden önce 2002 yılı genel beyan dönemi ile
ilgili olarak emlak vergisi beyannamesi vermek suretiyle adlarına vergi
tahakkuk ettirilen mükelleflerin vergileri, bu madde hükmüne göre tahakkuk
ettirilecek vergiler dikkate alınarak düzeltilir.
Bu maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye
Bakanlığı yetkilidir.
GEÇİCİ MADDE 21. – 1.1.2002 tarihinden önceki dönemlerde meydana gelen
vergiyi doğuran olaylar nedeniyle bu tarihe kadar mükellefiyetini tesis
ettirmemiş bulunan bina ve arazi vergisi mükelleflerinin bildirimde bulunmak
suretiyle mükellefiyetlerini tesis ettirmeleri ve 1998-2001 yıllarına ilişkin
olarak idarece tarh ve tahakkuk ettirilecek vergilerini her yıl için ayrı
ayrı % 50 fazlasıyla 2002 yılı Mayıs ayı sonuna kadar ödemeleri halinde,
1998 yılından önceki vergilendirme dönemlerine ait emlak vergileri aranmaz,
1998-2001 yıllarına ilişkin olarak yapılan tarhiyatlar hakkında vergi cezası
kesilmez ve gecikme faizi uygulanmaz. Bu maddede belirtilen süre içinde
bildirim vermeyen ve ödemelerini tam yapmayan mükellefler bu madde hükmünden
yararlanamazlar.
MADDE 5. - 2.7.1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununun 63
üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
Madde 63. – Bu Kanunda sözü edilen "kayıtlı değer" veya " emlak vergisi
değeri" deyimi; 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 29 uncu maddesine göre
belirlenen vergi değerini ifade eder.
Tapu ve kadastro harcı, vergi değeri ile mükellef tarafından beyan edilmiş
olan değerlerden yüksek olanı üzerinden hesaplanır.
Mükelleflerin vergi değerinden daha düşük beyanda bulunmaları halinde,
harcın hesabında vergi değeri esas alınır. Aradaki farka isabet eden harç,
213 sayılı Vergi Usul Kanununa göre hesaplanan vergi ziyaı cezası % 25
oranında uygulanmak suretiyle ikmalen tarh edilir.
Harcın hesabında on milyon liraya kadar olan matrah kesirleri dikkate
alınmaz.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları tespite Maliye Bakanlığı
yetkilidir.
MADDE 6. - A) 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 74 üncü maddesinin
(b) ve (c) fıkralarında yer alan "20 nci maddesinin ikinci fıkrası" ibareleri
"29 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi" şeklinde,
B) 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun;
a) 3 ve 13 üncü maddelerinin ikinci fıkralarında yer alan “müşterek
mülkiyet” ibarelerinin “paylı mülkiyet”, “iştirak halinde mülkiyette” ibarelerinin
“elbirliği mülkiyette” şeklinde,
b) 40 ıncı maddesinde yer alan “beyan dışı” ibaresinin “bildirimde bulunulmadığının”
şeklinde,
C) 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı (4) sayılı tarifenin:
I - Tapu işlemleri başlıklı bölümünün;
a) (13.a) bendinin üçüncü paragrafında yer alan "Emlak Vergisi Beyannamesinin"
ibaresi "Emlak Vergisi Bildiriminin" şeklinde,
b) (20.a) bendinde yer alan ''gayrimenkulün devir ve iktisap bedelinden"
ibaresi ''gayrimenkulün beyan edilen devir ve iktisap bedelinden'' şeklinde,
II - Kadastro ve tapulama işlemleri başlıklı bölümünün sonunda yer alan
"emlak vergisi beyannamesi verilmesini gerektirenlerin 1319 sayılı Emlak
Vergisi Kanununun 27 nci maddesinde yazılı ek süre'' ibaresi ''emlak vergisi
bildirimi verilmesini gerektirenlerin 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununda
yazılı bildirim verme süresi'' şeklinde,
Değiştirilmiştir.
MADDE 7. - a) 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 352 nci maddesinin
üçüncü fıkrasının (1) numaralı bendinin sonunda yer alan parantez içi hükmü,
b) 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 10, 20, 24, 25, 26, 27,
28 ve 36 ncı maddeleri,
Yürürlükten kaldırılmıştır.
GEÇİCİ MADDE 1. - 2001 Mali Yılı Bütçe Kanunu ile Belediyeler
Fonu adına ayrılan ve emanet hesaplarına alınan bütçe ödeneği, İller Bankasının
2001 yılı Ocak ila Haziran aylarına ait olmak üzere altı aylık dönem içinde
tahakkuk eden mülga Belediyeler Fonu borcuna mahsup edilir.
Ankara, Mersin ve İzmit Büyükşehir Belediyelerinin İller Bankasına olan
borçları, 27.6.1984 tarihli ve 3030 sayılı Büyükşehir Belediyelerinin Yönetimi
Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun
gereğince bu belediyeler adına her ay tahakkuk eden paylardan Bakanlar
Kurulunca tespit edilecek esaslar dahilinde kesilerek İller Bankasının
mülga belediyeler fonuna olan borcuna mahsuben Hazine hesaplarına intikal
ettirilir.
Bu mahsup işlemlerinden sonra kalan borç İller Bankasınca bu Kanunun
yürürlüğe girdiği tarihi takip eden aydan başlamak üzere oniki ayda eşit
taksitler halinde Hazine hesaplarına aktarılır.
İller Bankasının bu borcuna faiz uygulanmaz.
MADDE 8. - Bu Kanunun;
a) 1 inci maddesinin (B) fıkrası, 2 nci maddesinin (A), (C) ve
(F) fıkraları ile 5 inci maddesi ve 6 ncı maddesinin (C) fıkrasının (I)
numaralı bendinin (b) alt bendi 1.1.2002 tarihinden geçerli olmak üzere
yayımı tarihinde,
b) Diğer hükümleri yayımı tarihinde,
Yürürlüğe girer.
MADDE 9. - Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
GENEL GEREKÇE
Dünyanın bütün ülkelerinde olduğu gibi ülkemizde de Osmanlı İmparatorluğu
döneminden beri emlak üzerinden, emlak vergisi veya başka adlarla vergi
alınmaktadır.
Emlak üzerinden alınmakta olan bu verginin en önemli sorunu değerleme,
başka bir ifadeyle emlakın vergiye tâbi tutulacak kıymetinin belirlenmesi
olmuştur.
Emlak vergisinde beyan sisteminin uygulandığı 1972 yılından bu yana
mükellefler genellikle gayrimenkullerin değerlerini rayicine nazaran düşük
gösterme eğilimi içine girmişlerdir. Bu durum, vergi hasılatını azaltmış
ve vergide adalet ilkesini zayıflatmıştır.
Beyan sisteminde görülen aksaklıklar dikkate alınarak emlak vergisinde
bina, arsa ve araziler için asgari beyan sistemine geçilmiş ve mükelleflerin
bina, arsa ve arazileri için beyan edecekleri değerin idarece tespit edilen
miktardan az olmaması sağlanmıştır. Ancak, bugüne kadar yapılan uygulama
göstermiştir ki genelde mükelleflerin beyan ettikleri rayiç değerleri,
ilan edilen asgari metrekare değerler ile asgari bina inşaat birim metrekare
maliyet bedelleri esas alınarak asgari beyan değeri civarında kalmıştır.
Dolayısıyla, çok sınırlı sayıdaki mükellef grubu sahip olduğu taşınmazların
gerçek değerleri üzerinden vergi öderken, mükelleflerin büyük bir bölümünün
asgari beyan değeri üzerinden vergi ödemeleri adaletsizliklere yol açmıştır.
Ayrıca, büyük bir kısmını emekli, ücretli, dar ve orta gelir grubuna
mensup kişilerin oluşturduğu emlak vergisi mükelleflerinden dört yılda
bir beyanname alınması bu mükellefler için külfet oluşturmaktadır.
Emlak vergisi uygulaması sonucunda görülen bu olumsuzlukları ortadan
kaldırmak ve vergilemede kolaylığın ve basitliğin sağlanması amacıyla dört
yılda bir alınmakta olan beyan esasının kaldırılması ve sadece vergi değerini
tadil eden nedenlerin bulunması halinde mükelleflerden bildirim alınmasını
sağlamaya yönelik değişikler yapılmaktadır.
Ayrıca, vergilendirmede basitliği sağlamak amacıyla “rayiç bedel” yerine
takdir komisyonlarınca takdir edilecek arsa ve araziye ilişkin olarak tespit
edilen birim değerleri ile bina metrekare normal inşaat maliyet bedelleri
esas alınmak suretiyle bulunacak “vergi değeri”nin emlak vergisi tarhına
esas alınmasını sağlayacak düzenlemeler yapılmış bulunmaktadır.
Öte yandan, 2002 yılı genel beyan dönemi için takdir komisyonlarınca
tespit edilen arsa birim metrekare değerleri, 1998 yılı birim metrekare
değerleri ile mukayese edildiğinde, haksız ve adaletsiz durumların bulunduğu
ileri sürülmektedir. Tasarıyla bu haksızlıkların giderilmesine de imkân
sağlanmaktadır. |