Topluma Kazandırma Yasası Tasarısı'nın, 16 Temmuz 2003 tarihli İçişleri Komisyonu Raporu, 18 Temmuz 2003 tarihli
Adalet Komisyonu Raporu ve 4. madde metni, 24 Temmuz 2003 tarihli Adalet Komisyonu Raporu ve tasarının 4. maddesinin yeniden düzenlenen şekli şöyle:
İçişleri Komisyonu Raporu
Türkiye Büyük Millet Meclisi
İçişleri Komisyonu
Esas No. : 1/649
16.7.2003
Karar No. : 41
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
İçişleri Bakanlığınca hazırlanarak, 7.7.2003 tarihinde Başkanlığınıza
sunulan, “Topluma Kazandırma Yasası Tasarısı”, Başkanlığınızca, 8.7.2003
tarihinde esas komisyon olarak Adalet Komisyonuna; tali komisyon olarak
da Komisyonumuza havale edilmiştir. Komisyonumuz, 16.7.2003 tarihli 16
ncı toplantısında, İçişleri ve Adalet Bakanlıkları temsilcilerinin de katılımıyla
Tasarıyı inceleyip görüşmüştür.
Tasarı, terör örgütü üyelerinin topluma yeniden kazandırılması sağlamak
amacını taşımaktadır.
Tasarının tümü üzerinde Komisyonumuzda yapılan görüşmeler sırasında
Tasarının lehinde ve aleyhinde olmak üzere iki görüş ileri sürülmüştür
:
1. Tasarının Lehindeki Görüşler
- Tasarı temel olarak iki ana amaç taşımaktadır. Bunların birincisi,
yasadışı örgüt mensuplarına şefkat elinin uzatılması suretiyle toplumsal
huzur ortamının sağlanması; ikincisi şehit annelerinin acılarının dindirilmesidir.
- Tasarı kısa ve açık düzenlemeler içermektedir ve uygulama yeteneği
son derece yüksektir.
- Tasarıda takdir yetkisi son derece kısıtlanmış durumdadır ve bu nedenle
de keyfiliğe izin vermemektedir.
- Tasarıyla getirilen düzenlemelerle sadece suç işlememiş olanlara ceza
verilmemekte; suç işlemiş olanlara işledikleri suçla orantılı olarak ceza
uygulanmaktadır. Böylece cezasız suç kalmamaktadır.
- Bu Tasarı daha önceden çıkarılmış olan Pişmanlık Yasalarından farklıdır.
Herşeyden önce Tasarının adı farklıdır. Daha önceden çıkan yasaların adının
pişmanlık yasası olması, yasadan yararlananların sayısını azaltmıştır.
Çünkü terör örgütleri liderleri üyelerini “pişman mı oldunuz ki teslim
oluyorsunuz?” biçiminde telkinlerle yasadan yararlanmaktan vazgeçirmekteydiler.
Yasanın adının “topluma kazandırma” olmasıyla, anlayış farklılığı ortaya
konmuş olmakta ve bu telkinlerin önüne geçilmektedir. Amaç örgüt üyelerinin
ve ailelerinin topluma kazandırılmasıdır ki bu ad, söz konusu amaca uygun
düşmektedir.
- Bu yasanın kapsamı daha önce çıkarılan yasalardan çok daha geniştir.
Yasanın kapsamına girmeyen örgüt mensupları (1) En üst düzey yöneticiler,
(2) İfadelerini red eden ve yasadan yararlanmak istemediğini beyan edenler,
(3) Daha önceden benzeri yasadan yararlanan örgüt mensuplarıdır. Kapsamın
geniş olması dolayısıyla çok daha fazla örgüt mensubunun yasadan yararlanmak
isteyeceği umulmaktadır.
- Yasanın iki tür sonucu vardır : (1) Cezasızlık durumu ve (2) ceza
indirimi. Terör örgütü üyesi olma dışında başkaca bir suça karışmamış olanlar
ve mukavemet göstermeden teslim olanlar için cezasızlık durumu söz konusudur.
Adları eylemlere karışmış olanlar da iki gruba ayrılmaktadır: (a) Kendiliğinden
teslim olanlar, (b) Güvenlik güçleri tarafından ele geçirilenler. Bu kişiler
bulundukları duruma göre farklı cezalara çarptırılacaklardır. Ancak ikinci
grupta yer alanların, indirimden yararlanabilmeleri için mutlaka örgütte
bulundukları konum ve karıştıkları eylemler hakkında bilgi vermeleri gerekir.
Böylece bir taraftan örgüt mensupları topluma kazandırılırken diğer taraftan
toplum vicdanını rahatlatacak biçimde cezalandırma yapılmaktadır.
- Yardım ve yataklık yapanlara da yardım eli uzatılmakta ve bunlar arasında
da bir ayrım yapılmaktadır. Giyecek ve yiyecek sağlayanların durumu ile
silâh ve mühimmat sağlayanlar arasında ayrım yapılarak cezalar buna göre
düzenlenmektedir.
- Dolayısıyla Tasarı bütün dengeleri gözeterek, toplumsal huzurun tesisine
olanak tanımaktadır.
2. Tasarının Aleyhindeki Görüşler
- Tasarı herhangi bir toplumsal gereksinimden kaynaklanmamaktadır.
- Tasarının mevcut sorunların çözümüne yönelik olduğu ya da sorunları
çözeceği beklenemez.
- Şu an Ülkenin içinde bulunduğu altyapı bu tür bir düzenlemeye elverişli
değildir.
- Bu tür aflarla sorunları çözmek mümkün değildir. Daha önceki yasalardan
sadece 832 kişinin yararlanmış olması, bu düzenlemenin sorunları çözemeyeceğini
ispatlamış bulunmaktadır.
- Tasarının adının farklı olması herhangi bir şeyi değiştirmeyecektir.
- Tasarı ihbarcılığı özendirmektedir ve insan onuruna aykırı düzenlemeler
içermektedir.
- Düzenlemelerin caydırıcı olmadığı kesindir.
- Tasarıdaki düzenlemeler azınlık için çoğunluğu feda etmektedir.
Komisyon üyelerimizden bazıları, Tasarıdaki düzenlemeleri uygun bulmakla
birlikte, bazı hükümlerin değiştirilmesi gerektiğini savunmuşlardır. Terör
örgütü mensubu olarak dağlara çıkan kişiler, bu ülkenin çocukları ve kendi
vatandaşlarımızdır. Bunların topluma kazandırılması son derece yerinde
bir amaçtır. Ancak bu yasadan yararlanacak olanların, terör örgütü mensubu
muamelesi görmeleri; bunların adi suçlulardan ayrı yerde bulundurulmaları
yanlıştır. Topluma kazandırılan bu kişilerin adi suçlu muamelesi görmeleri
gerekir. Bilgi vermeyle ilgili düzenlemelerin gözden geçirilmesi gerekir.
Çünkü söz konusu kişilerin çoğunun, örgütte olan bitenden haberi bulunmamaktadır.
Hatta bunlar yanlarındaki birkaç kişinin kod adı dışında bilgiye de sahip
değildirler. Dolayısıyla bu kişilerden bilgi vermelerini beklemek doğru
değildir. Yasanın kapsamını genişleterek belirli bir düzeye kadar yöneticilerin
de yasadan yararlanmalarının sağlanması, yasanın amacına ulaşmasında etkili
olacaktır.
Komisyonumuz, Tasarının tümü üzerindeki bu görüşmelerden sonra, Tasarı
ile gerekçesini uygun bulmuştur. Komisyonumuz Tasarı üzerinde tali komisyon
olarak belirlenmiş olduğundan İçtüzüğün 23 üncü maddesi uyarınca, Tasarının
tümü üzerindeki Komisyon görüşünün esas komisyona bildirilmesiyle yetinilmesi
kararlaştırılmıştır. Yapılan oylamada, esas komisyona, Tasarının tümü üzerindeki
Komisyonumuzun olumlu görüşünün bildirilmesi oyçokluğu ile kabul edilmiştir.
Raporumuz Adalet Komisyonuna sunulmak üzere arz olunur.
Adalet Komisyonu Raporu
Türkiye Büyük Millet Meclisi
Adalet Komisyonu
Esas No. : 1/640 18.7.2003
Karar No. : 33
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
Başkanlığınızca 8.7.2003 tarihinde tali komisyon olarak İçişleri Komisyonuna,
esas komisyon olarak da Komisyonumuza havale edilmiş olan "Topluma Kazandırma
Yasası Tasarısı", Adalet Bakanı Sayın Cemil Çiçek ve İçişleri Bakanı
Sayın Abdülkadir Aksu ile Adalet ve İçişleri bakanlıkları, Emniyet Genel
Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı temsilcilerinin de katılmalarıyla
Komisyonumuzun 17.7.2003 tarihli 27 nci toplantısında İçişleri Komisyonunun
olumlu görüşünü belirten raporu da dikkate alınarak incelenip görüşülmüş,
gerekçesi uygun görülerek maddelerine geçilmesi kabul edilmiştir.
Tasarının 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ile (c) bendinin
1 ve 2 numaralı bentleri, bu maddede sayılan suçlara karşılık hükmolunan
cezalar arasında orantı sağlamak, daha ağır suça daha ağır ceza, daha hafif
suça daha hafif ceza verilmesini temin etmek amacıyla yeniden düzenlenmiştir.
Tasarının diğer maddeleri, Bakanlar Kurulundan gelen şekli ile aynen
kabul edilmiştir.
Raporumuz, Genel Kurulun onayına sunulmak üzere saygı ile arz olunur.
MUHALEFET ŞERHİ
21. Yüzyıl, insan hakları, hukuk ve demokrasi değerleri; barış, güvenlik
ve refah ortamının temelini oluşturmaktadır. Irak’ta ki son gelişmeler
ve Türkiye’nin Avrupa Birliği (AB) adaylık sürecinde alacağı yol ile önümüzde
tarihi fırsatlar bulunmaktadır. Bunların en başında da barış ve güvenlik
ortamının sağlanması gelmektedir. Şu anda ülkenin içinde bulunduğu alt
yapı, toplumsal barış ve millî dayanışmayı her zamankinden daha fazla gerekli
kılmaktadır.
Gelinen noktada artık beyaz bir sayfanın açılmasının zamanı gelmiştir.
Bunun ilk adımı, ayırımsız ve koşulsuz genel bir siyasal affın yürürlüğe
konulmasıdır.
Türkiye Cumhuriyeti tarihinde “siyasal af” ların birçok örneği vardır.
Cumhuriyetin kuruluşunda dahi, “devlete karşı işlenen suçlar” için af çıkartılmıştır.
Mevcut yasa tasarısı bir af niteliğinde olmadığı gibi, infazda ceza
indirimi de değildir. Ve bu düzenlemenin caydırıcı bir özelliği de bulunmamaktadır.
Bu tasarı ihbarcılığı da özendirmekte ve bu durumun yeni gerilimlere yol
açacağı unutulmamalıdır. Tasarının adının farklı olması, geçmişte uygulanan
fakat sonuç vermeyen pişmanlık yasalarından daha farklı bir yasa olduğunu
göstermez.
Mevcut yasa tasarısını, taşıdığı ağır uygulama şartları nedeniyle uygulanabilirlilik
kabiliyeti yok denecek kadar azdır.
Bu nedenle tasarının amaca yeterince hizmet etmeyeceği anlaşıldığından
muhalifim.
Esat Canan
Hakkâri
MUHALEFET ŞERHİM
Topluma kazandırma Yasa Tasarısı ile Kuzey Irak’ta bulunan silahlı terör
unsurlarının etkisiz kılınması yerine Türkiye’ye tahliyesi, ihracı sağlanmak
istenmektedir. Bu itibarla terör ithali anlamına gelecek ve dış güçlerin
istemi doğrultusundaki tasarıya karşıyım.
Adı topluma kazandırma yasası olsa da esas itibariyle bir pişmanlık
yasası ve af yasası melezi olan bu yasanın benzerleri daha önceleri beş
altı defa çıkarılmıştır. Beklenen yararı sağlaması bir yana bu tür önlemler
terörü genişleme eğilimini taşımakta ve teröre cesaret vermektedir. Kaldı
ki konjonktürel koşullar böyle bir yasanın çıkması için uygun değildir.
Ülkemizde çok sayıda insanımız terör mağdurudur. Çok sayıda insanımız
yakınlarını kaybetmiş, çok sayıda insanımız şehit olmuştur. Böyle bir yasa
tasarısı terör mağdurlarını rencide edici nitelikte olduğu gibi toplumsal
vicdanı da kanatacak niteliktedir.
Yasa hiçbir şekilde sosyal boyut içermemektedir. Terör yüzünden evlerini,
köylerini terk ederek büyük kentlerin varoşlarına sığınan terör mağdurlarını
koruyucu hiçbir hüküm taşımamaktadır. Köye dönüş projesinin hızlandırılması
ile ilgili bir hüküm bulunamamaktadır. Teröre kaynak olan işsizliğe çare
bulunmamıştır. Dolayısıyla sosyal yönü ve rehabilite edici hiçbir özelliği
olmayan yasayla teröre karşı mücadele etme olanağı yoktur.
Yasa tasarısı şimdiye kadar çıkarılmış en kapsamlı tasarıdır. Örtülü
af niteliğindedir. Herhangi Avrupa Birliği ülkesinde bu kadar sık çıkarılmış
af yoktur. Bu yasa tasarısıyla ayrıca PKK-KADEK örgütü mensupları yanı
sıra, insanları domuz bağıyla bağlayarak evlerin zeminine diri diri gömmek
suretiyle tüyler ürpertici vahşi cinayetler işleyen Hizbullah örgütü mensupları
da, ülkemizin seçkin aydınlarını Sivas’ta topluca cayır cayır yakan katliam
sanıkları da affedilmektedir.
Yasanın tümüne muhalifim.
Orhan Eraslan
Niğde
Yasa tasarısının Adalet Komisyonu'nun 18 Temmuz 2003 tarihli raporuyla düzenlenen 4. maddesi:
Uygulama şartları ve esasları
MADDE 4. - Terör örgütü mensubu olup da;
a) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra silâhlı mukavemet göstermeksizin
kendiliklerinden veya vasıtalı teslim olan yahut kendiliklerinden örgütten
çekildiği anlaşılanlardan bu Kanundan yararlanmak istediğini beyan eden
ve terör örgütü tarafından işlenen suçlara iştirak etmeyenlere ceza verilmez.
Bu bent kapsamında kalan şahıslar hakkında tutuklama kararı verilemez.
b) Bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce terör örgütü tarafından işlenen
suçlara iştirak eden, ancak bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra
silâhlı mukavemet göstermeksizin kendiliklerinden veya vasıtalı teslim
olanlar yahut kendiliklerinden örgütten çekildiği anlaşılanlardan bu Kanundan
yararlanmak istediğini beyan ederek terör örgütü içindeki konum ve faaliyetleriyle
uyumlu şekilde terör örgütünün yapısı, faaliyetleri, işlenen suçlar ve
diğer failler hakkında bilgi verenlere, vermiş oldukları bu bilgilerin
doğruluğunun tespit edilmesi durumunda, işlemiş oldukları suçun vasıf ve
mahiyetine göre, idam cezasından dönüştürülmüş müebbet ağır hapis cezası
yerine dokuz yıl, müebbet ağır hapis cezası yerine altı yıl ağır hapis
cezası verilir ve diğer cezalar yedide bire indirilerek hükmolunur.
c) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra yakalanmak suretiyle
ele geçirilip, bu Kanundan yararlanmak istediğini beyan ederek, terör örgütü
içindeki konum ve faaliyetiyle uyumlu şekilde bilgi vermek suretiyle; terör
örgütünün dağılmasına veya meydana çıkarılmasına yardım edenlerden veya
verecekleri bilgi ve belgelerle veya bizzat gösterecekleri çaba ile terör
örgütünün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanlardan, bu bilgileri;
1. Hüküm kesinleşmeden önce verenler hakkında işlemiş oldukları suçun
vasıf ve mahiyetine göre, idam cezasından dönüştürülmüş müebbet ağır hapis
cezası yerine onbeş yıl, müebbet ağır hapis cezası yerine on yıl ağır hapis
cezası verilir ve diğer cezalar dörtte bire indirilerek hükmolunur.
2. Hüküm kesinleştikten sonra verenler hakkında işlemiş oldukları suçun
vasıf ve mahiyetine göre, idam cezasından dönüştürülmüş müebbet ağır hapis
cezası yerine yirmi yıl, müebbet ağır hapis cezası yerine onbeş yıl ağır
hapis cezası verilir ve diğer cezalar üçte bire indirilerek hükmolunur.
Bu madde hükümleri, terör örgütü mensubu olmayıp da; terör örgütü mensuplarına
silah veya cephane tedarik edenler hakkında da uygulanır. Ancak, maddenin
birinci fıkrası kapsamına giren terör örgütü mensuplarına sadece barınacak
yer gösteren veya erzak tedarik eden yahut başka yollardan yardım edenlere
ceza verilmez.
Adalet Komisyonu'nun 24 Temmuz 2003 tarihli raporu şöyle:
Adalet Komisyonu Raporu
Türkiye Büyük Millet Meclisi
Adalet Komisyonu
Esas No. : 1/640 24.7.2003
Karar No. : 35
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
Komisyonumuzun 18.7.2003 tarihli 33 karar nolu raporu ile sonuçlandırdığı
235 Sıra Sayılı "Topluma Kazandırma Yasası Tasarısı", Genel Kurulun
23.7.2003 tarihli 110 ncu birleşiminde görüşülmekte iken 5 inci ve devamı
maddelerinin yeniden değerlendirilmesi amacıyla İçtüzüğün 88 inci maddesi
gereğince Komisyonumuzca geri çekilmiştir.
Tasarının anılan maddeleri, Komisyonumuzun 24.7.2003 tarihli 28 inci
toplantısında Adalet ve İçişleri bakanlıkları, Emniyet Genel Müdürlüğü
ve Jandarma Genel Komutanlığı temsilcilerinin de katılmalarıyla incelenip
görüşülmüştür.
Tasarının 5 inci maddesi, "Ceza indirimleri, kötü niyetli açıklama ve
tekerrür" başlığı altında yeniden düzenlenmiş ve 4 üncü madde olarak kabul
edilmiştir.
Tasarının 6 ncı maddesi 5, 7 inci maddesi 6, 8 inci maddesi 7 inci madde
olarak aynen kabul edilmiştir.
Tasarının Geçici 1 nci maddesinde, maddede yer alan "vasıtalı" sözcüğü
metinden çıkarılarak redaksiyon yapılmıştır.
Tasarının yürürlüğe ilişkin 9 uncu maddesinde, Tasarının 4 üncü maddesinin
birinci ve son fıkrası dışındaki fıkralarının yürürlükte kalmasını temin
etmek amacıyla değişiklik yapılmış ve 8 inci madde olarak kabul edilmiştir.
Tasarının yürütmeye ilişkin 10 uncu maddesi 9 uncu madde olarak aynen
kabul edilmiştir.
Raporumuz, Genel Kurulun onayına sunulmak üzere saygı ile arz olunur.
Adalet Komisyonu'nun 24 Temmuz 2003 tarihli raporuyla düzenlenen 4. maddesi (eski 5)şöyle:
Ceza indirimleri, kötüniyetli açıklama ve tekerrür
MADDE 4.- Terör örgütü mensubu olup da;
a) Terör örgütü tarafından işlenen suçlara iştirak etmemiş ve
bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra silâhlı mukavemet göstermeksizin teslim olmuş veya
kendiliklerinden
örgütten çekildiği anlaşılmış olanlardan, bu Kanundan yararlanmak istediğini
beyan edenler hakkında ceza verilmez.
b) Bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce terör örgütü tarafından
işlenen suçlara iştirak etmiş, ancak bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten
sonra silâhlı mukavemet göstermeksizin teslim olmuş veya kendiliklerinden örgütten
çekildiği anlaşılmış olanlar
hakkında, bu Kanundan yararlanmak istediğini beyan etmeleri ve terör örgütü
içindeki konum ve faaliyetleriyle uyumlu şekilde terör örgütünün yapısı,
faaliyetleri, işlenen suçlar ve diğer failler hakkında doğru bilgi verdiğinin
tespit edilmesi halinde, işlemiş oldukları suçun vasıf ve mahiyetine göre,
idam cezasından dönüştürülmüş müebbet ağır hapis cezası yerine oniki yıl,
müebbet ağır hapis cezası yerine dokuz yıl ağır hapis cezası verilir ve
diğer cezalar beşte bire indirilerek hükmolunur.
c) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce suç işlemiş olup bu Kanunun
yürürlüğe girdiği tarihten sonra yakalanmış olanlardan, bu Kanundan yararlanmak
istediğini beyan etmeleri ve terör örgütü içindeki konum ve faaliyetiyle
uyumlu şekilde bilgi vermek suretiyle; terör örgütünün dağılmasına veya
meydana çıkarılmasına yardım etmeleri ya da verecekleri bilgi ve belgelerle
yahut bizzat gösterecekleri çaba ile terör örgütünün amaçladığı suçun işlenmesine
engel olmaları halinde, bu bilgileri;
1) Hüküm kesinleşmeden önce verenler hakkında işlemiş oldukları
suçun vasıf ve mahiyetine göre, idam cezasından dönüştürülmüş müebbet ağır
hapis cezası yerine onaltı yıl, müebbet ağır hapis cezası yerine ondört
yıl ağır hapis cezası verilir ve diğer cezalar üçte bire indirilerek hükmolunur.
2) Hüküm kesinleştikten sonra verenler hakkında işlemiş oldukları suçun
vasıf ve mahiyetine göre, idam cezasından dönüştürülmüş müebbet ağır hapis
cezası yerine yirmiiki yıl, müebbet ağır hapis cezası yerine ondokuz yıl
ağır hapis cezası verilir ve diğer cezalar yarısına indirilerek hükmolunur.
Bu Kanun hükümlerinden yararlanmak amacıyla yapılan açıklamaların,
kötü niyetle yapıldığı veya delillerin uydurulduğunun anlaşılması halinde,
fiil başka bir suç oluştursa bile fail ayrıca beş yıldan az olmamak üzere
ağır hapis cezasıyla cezalandırılır ve bu Kanun hükümlerinden yararlandırılmaz.
Bu Kanundan yararlandıktan sonra Türk Ceza Kanununun 81 inci maddesinde
öngörülen süreler içinde bu Kanun kapsamına giren suçları yeniden işleyenler
hakkında verilecek cezalar yarı oranında artırılarak hükmolunur.
Bu madde hükümleri, terör örgütü mensuplarına, hal ve sıfatlarını bilerek barınacak yer gösteren
veya erzak veya silah ya da cephane tedarik eden yahut başka yollardan yardım
edenler hakkında da uygulanır.
|