Türkiye'de yaşanan olaylar...
 Ana Sayfalar
BELGENET 
ARŞİV
BELGELER
DOSYALAR
HUKUK
EKONOMİ
KİM KİMDİR
.İlgili Sayfalar
YASA METNİ
TASARI METNİ
TASARI GEREKÇESİ
TBMM GÖRÜŞMELERİ

TOPLUMA KAZANDIRMA YASA TASARISI...
Komisyon raporları...
7 Temmuz 2003
"Terör örgütleri tarafından kandırılarak toplumdan uzaklaştırılıp suç işlemeye yöneltilen bir kısım vatandaşları tekrar topluma kazandırmak" amacıyla 59. Hükümet tarafından hazırlanan ve kamuoyunda "Eve dönüş yasası" olarak adlandırılan "Topluma Kazandırma Yasası Tasarısı", 7 Temmuz 2003'de TBMM'ye sunuldu. Tasarı, 29 Temmuz 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi.
 
Yasa tasarısının, hükümetten gelen şekliyle 4. maddesi, Adalet Komisyonu'nun 17 Temmuz'daki toplantısında değiştirildi.

Bu madde 23 Temmuz'da TBMM Genel Kurulu'nda reddedildi. Maddenin redddedilmesi üzerine, Komisyon, Tasarıyı Genel Kurul'dan çekti.

Adalet Komisyonu, 24 Temmuz'da, reddedilen 4. madde hükümlerini 5. maddeye ekleyerek yeniden düzenledi.
 

Topluma Kazandırma Yasası Tasarısı'nın, 16 Temmuz 2003 tarihli İçişleri Komisyonu Raporu, 18 Temmuz 2003 tarihli Adalet Komisyonu Raporu ve 4. madde metni, 24 Temmuz 2003 tarihli Adalet Komisyonu Raporu ve tasarının 4. maddesinin yeniden düzenlenen şekli şöyle:
 

İçişleri Komisyonu Raporu


Türkiye Büyük Millet Meclisi
İçişleri Komisyonu
Esas No. : 1/649                16.7.2003
Karar No. : 41

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

İçişleri Bakanlığınca hazırlanarak, 7.7.2003 tarihinde Başkanlığınıza sunulan, “Topluma Kazandırma Yasası Tasarısı”, Başkanlığınızca, 8.7.2003 tarihinde esas komisyon olarak Adalet Komisyonuna; tali komisyon olarak da Komisyonumuza havale edilmiştir. Komisyonumuz, 16.7.2003 tarihli 16 ncı toplantısında, İçişleri ve Adalet Bakanlıkları temsilcilerinin de katılımıyla Tasarıyı inceleyip görüşmüştür.

Tasarı, terör örgütü üyelerinin topluma yeniden kazandırılması sağlamak amacını taşımaktadır.

Tasarının tümü üzerinde Komisyonumuzda yapılan görüşmeler sırasında Tasarının lehinde ve aleyhinde olmak üzere iki görüş ileri sürülmüştür :

1. Tasarının Lehindeki Görüşler

- Tasarı temel olarak iki ana amaç taşımaktadır. Bunların birincisi, yasadışı örgüt mensuplarına şefkat elinin uzatılması suretiyle toplumsal huzur ortamının sağlanması; ikincisi şehit annelerinin acılarının dindirilmesidir.

- Tasarı kısa ve açık düzenlemeler içermektedir ve uygulama yeteneği son derece yüksektir.

- Tasarıda takdir yetkisi son derece kısıtlanmış durumdadır ve bu nedenle de keyfiliğe izin vermemektedir.

- Tasarıyla getirilen düzenlemelerle sadece suç işlememiş olanlara ceza verilmemekte; suç işlemiş olanlara işledikleri suçla orantılı olarak ceza uygulanmaktadır. Böylece cezasız suç kalmamaktadır.

- Bu Tasarı daha önceden çıkarılmış olan Pişmanlık Yasalarından farklıdır. Herşeyden önce Tasarının adı farklıdır. Daha önceden çıkan yasaların adının pişmanlık yasası olması, yasadan yararlananların sayısını azaltmıştır. Çünkü terör örgütleri liderleri üyelerini “pişman mı oldunuz ki teslim oluyorsunuz?” biçiminde telkinlerle yasadan yararlanmaktan vazgeçirmekteydiler. Yasanın adının “topluma kazandırma” olmasıyla, anlayış farklılığı ortaya konmuş olmakta ve bu telkinlerin önüne geçilmektedir. Amaç örgüt üyelerinin ve ailelerinin topluma kazandırılmasıdır ki bu ad, söz konusu amaca uygun düşmektedir.

- Bu yasanın kapsamı daha önce çıkarılan yasalardan çok daha geniştir. Yasanın kapsamına girmeyen örgüt mensupları (1) En üst düzey yöneticiler, (2) İfadelerini red eden ve yasadan yararlanmak istemediğini beyan edenler, (3) Daha önceden benzeri yasadan yararlanan örgüt mensuplarıdır. Kapsamın geniş olması dolayısıyla çok daha fazla örgüt mensubunun yasadan yararlanmak isteyeceği umulmaktadır.

- Yasanın iki tür sonucu vardır : (1) Cezasızlık durumu ve (2) ceza indirimi. Terör örgütü üyesi olma dışında başkaca bir suça karışmamış olanlar ve mukavemet göstermeden teslim olanlar için cezasızlık durumu söz konusudur. Adları eylemlere karışmış olanlar da iki gruba ayrılmaktadır: (a) Kendiliğinden teslim olanlar, (b) Güvenlik güçleri tarafından ele geçirilenler. Bu kişiler bulundukları duruma göre farklı cezalara çarptırılacaklardır. Ancak ikinci grupta yer alanların, indirimden yararlanabilmeleri için mutlaka örgütte bulundukları konum ve karıştıkları eylemler hakkında bilgi vermeleri gerekir. Böylece bir taraftan örgüt mensupları topluma kazandırılırken diğer taraftan toplum vicdanını rahatlatacak biçimde cezalandırma yapılmaktadır.

- Yardım ve yataklık yapanlara da yardım eli uzatılmakta ve bunlar arasında da bir ayrım yapılmaktadır. Giyecek ve yiyecek sağlayanların durumu ile silâh ve mühimmat sağlayanlar arasında ayrım yapılarak cezalar buna göre düzenlenmektedir.

- Dolayısıyla Tasarı bütün dengeleri gözeterek, toplumsal huzurun tesisine olanak tanımaktadır.

2. Tasarının Aleyhindeki Görüşler

- Tasarı herhangi bir toplumsal gereksinimden kaynaklanmamaktadır.

- Tasarının mevcut sorunların çözümüne yönelik olduğu ya da sorunları çözeceği beklenemez.

- Şu an Ülkenin içinde bulunduğu altyapı bu tür bir düzenlemeye elverişli değildir.

- Bu tür aflarla sorunları çözmek mümkün değildir. Daha önceki yasalardan sadece 832 kişinin yararlanmış olması, bu düzenlemenin sorunları çözemeyeceğini ispatlamış bulunmaktadır.

- Tasarının adının farklı olması herhangi bir şeyi değiştirmeyecektir.

- Tasarı ihbarcılığı özendirmektedir ve insan onuruna aykırı düzenlemeler içermektedir.

- Düzenlemelerin caydırıcı olmadığı kesindir.

- Tasarıdaki düzenlemeler azınlık için çoğunluğu feda etmektedir.

Komisyon üyelerimizden bazıları, Tasarıdaki düzenlemeleri uygun bulmakla birlikte, bazı hükümlerin değiştirilmesi gerektiğini savunmuşlardır. Terör örgütü mensubu olarak dağlara çıkan kişiler, bu ülkenin çocukları ve kendi vatandaşlarımızdır. Bunların topluma kazandırılması son derece yerinde bir amaçtır. Ancak bu yasadan yararlanacak olanların, terör örgütü mensubu muamelesi görmeleri; bunların adi suçlulardan ayrı yerde bulundurulmaları yanlıştır. Topluma kazandırılan bu kişilerin adi suçlu muamelesi görmeleri gerekir. Bilgi vermeyle ilgili düzenlemelerin gözden geçirilmesi gerekir. Çünkü söz konusu kişilerin çoğunun, örgütte olan bitenden haberi bulunmamaktadır. Hatta bunlar yanlarındaki birkaç kişinin kod adı dışında bilgiye de sahip değildirler. Dolayısıyla bu kişilerden bilgi vermelerini beklemek doğru değildir. Yasanın kapsamını genişleterek belirli bir düzeye kadar yöneticilerin de yasadan yararlanmalarının sağlanması, yasanın amacına ulaşmasında etkili olacaktır.

Komisyonumuz, Tasarının tümü üzerindeki bu görüşmelerden sonra, Tasarı ile gerekçesini uygun bulmuştur. Komisyonumuz Tasarı üzerinde tali komisyon olarak belirlenmiş olduğundan İçtüzüğün 23 üncü maddesi uyarınca, Tasarının tümü üzerindeki Komisyon görüşünün esas komisyona bildirilmesiyle yetinilmesi kararlaştırılmıştır. Yapılan oylamada, esas komisyona, Tasarının tümü üzerindeki Komisyonumuzun olumlu görüşünün bildirilmesi oyçokluğu ile kabul edilmiştir.

Raporumuz Adalet Komisyonuna sunulmak üzere arz olunur.


Adalet Komisyonu Raporu

Türkiye Büyük Millet Meclisi
Adalet Komisyonu
Esas No.  : 1/640       18.7.2003
Karar No. : 33

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Başkanlığınızca 8.7.2003 tarihinde tali komisyon olarak İçişleri Komisyonuna, esas komisyon olarak da Komisyonumuza havale edilmiş olan "Topluma Kazandırma Yasası Tasarısı", Adalet Bakanı Sayın Cemil Çiçek  ve İçişleri Bakanı Sayın Abdülkadir Aksu ile Adalet ve İçişleri bakanlıkları, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı temsilcilerinin de katılmalarıyla Komisyonumuzun 17.7.2003 tarihli 27 nci toplantısında İçişleri Komisyonunun olumlu görüşünü belirten raporu da dikkate alınarak incelenip görüşülmüş, gerekçesi uygun görülerek maddelerine geçilmesi kabul edilmiştir.

Tasarının 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ile (c) bendinin 1 ve 2 numaralı bentleri, bu maddede sayılan suçlara karşılık hükmolunan cezalar arasında orantı sağlamak, daha ağır suça daha ağır ceza, daha hafif suça daha hafif ceza verilmesini temin etmek amacıyla yeniden düzenlenmiştir.

Tasarının diğer maddeleri, Bakanlar Kurulundan gelen şekli ile aynen kabul edilmiştir.

Raporumuz, Genel Kurulun onayına sunulmak üzere saygı ile arz olunur.


MUHALEFET ŞERHİ

21. Yüzyıl, insan hakları, hukuk ve demokrasi değerleri; barış, güvenlik ve refah ortamının temelini oluşturmaktadır. Irak’ta ki son gelişmeler ve Türkiye’nin Avrupa Birliği (AB) adaylık sürecinde alacağı yol ile önümüzde tarihi fırsatlar bulunmaktadır. Bunların en başında da barış ve güvenlik ortamının sağlanması gelmektedir. Şu anda ülkenin içinde bulunduğu alt yapı, toplumsal barış ve millî dayanışmayı her zamankinden daha fazla gerekli kılmaktadır.

Gelinen noktada artık beyaz bir sayfanın açılmasının zamanı gelmiştir. Bunun ilk adımı, ayırımsız ve koşulsuz genel bir siyasal affın yürürlüğe konulmasıdır.

Türkiye Cumhuriyeti tarihinde “siyasal af” ların birçok örneği vardır. Cumhuriyetin kuruluşunda dahi, “devlete karşı işlenen suçlar” için af çıkartılmıştır.

Mevcut yasa tasarısı bir af niteliğinde olmadığı gibi, infazda ceza indirimi de değildir. Ve bu düzenlemenin caydırıcı bir özelliği de bulunmamaktadır. Bu tasarı ihbarcılığı da özendirmekte ve bu durumun yeni gerilimlere yol açacağı unutulmamalıdır. Tasarının adının farklı olması, geçmişte uygulanan fakat sonuç vermeyen pişmanlık yasalarından daha farklı bir yasa olduğunu göstermez.

Mevcut yasa tasarısını, taşıdığı ağır uygulama şartları nedeniyle uygulanabilirlilik kabiliyeti yok denecek kadar azdır.

Bu nedenle tasarının amaca yeterince hizmet etmeyeceği anlaşıldığından muhalifim.

Esat Canan
Hakkâri
 

MUHALEFET ŞERHİM

Topluma kazandırma Yasa Tasarısı ile Kuzey Irak’ta bulunan silahlı terör unsurlarının etkisiz kılınması yerine Türkiye’ye tahliyesi, ihracı sağlanmak istenmektedir. Bu itibarla terör ithali anlamına gelecek ve dış güçlerin istemi doğrultusundaki tasarıya karşıyım.

Adı topluma kazandırma yasası olsa da esas itibariyle bir pişmanlık yasası ve af yasası melezi olan bu yasanın benzerleri daha önceleri beş altı defa çıkarılmıştır. Beklenen yararı sağlaması bir yana bu tür önlemler terörü genişleme eğilimini taşımakta ve teröre cesaret vermektedir. Kaldı ki konjonktürel koşullar böyle bir yasanın çıkması için uygun değildir.

Ülkemizde çok sayıda insanımız terör mağdurudur. Çok sayıda insanımız yakınlarını kaybetmiş, çok sayıda insanımız şehit olmuştur. Böyle bir yasa tasarısı terör mağdurlarını rencide edici nitelikte olduğu gibi toplumsal vicdanı da kanatacak niteliktedir.

Yasa hiçbir şekilde sosyal boyut içermemektedir. Terör yüzünden evlerini, köylerini terk ederek büyük kentlerin varoşlarına sığınan terör mağdurlarını koruyucu hiçbir hüküm taşımamaktadır. Köye dönüş projesinin hızlandırılması ile ilgili bir hüküm bulunamamaktadır. Teröre kaynak olan işsizliğe çare bulunmamıştır. Dolayısıyla sosyal yönü ve rehabilite edici hiçbir özelliği olmayan yasayla teröre karşı mücadele etme olanağı yoktur.

Yasa tasarısı şimdiye kadar çıkarılmış en kapsamlı tasarıdır. Örtülü af niteliğindedir. Herhangi Avrupa Birliği ülkesinde bu kadar sık çıkarılmış af yoktur. Bu yasa tasarısıyla ayrıca PKK-KADEK örgütü mensupları yanı sıra, insanları domuz bağıyla bağlayarak evlerin zeminine diri diri gömmek suretiyle tüyler ürpertici vahşi cinayetler işleyen Hizbullah örgütü mensupları da, ülkemizin seçkin aydınlarını Sivas’ta topluca cayır cayır yakan katliam sanıkları da affedilmektedir.

Yasanın tümüne muhalifim.

Orhan Eraslan
Niğde


Yasa tasarısının Adalet Komisyonu'nun 18 Temmuz 2003 tarihli raporuyla düzenlenen 4. maddesi:

Uygulama şartları ve esasları

MADDE 4. - Terör örgütü mensubu olup da;

a) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra silâhlı mukavemet göstermeksizin kendiliklerinden veya vasıtalı teslim olan yahut kendiliklerinden örgütten çekildiği anlaşılanlardan bu Kanundan yararlanmak istediğini beyan eden ve terör örgütü tarafından işlenen suçlara iştirak etmeyenlere ceza verilmez. Bu bent kapsamında kalan şahıslar hakkında tutuklama kararı verilemez.

b) Bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce terör örgütü tarafından işlenen suçlara iştirak eden, ancak bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra silâhlı mukavemet göstermeksizin kendiliklerinden veya vasıtalı teslim olanlar yahut kendiliklerinden örgütten çekildiği anlaşılanlardan bu Kanundan yararlanmak istediğini beyan ederek terör örgütü içindeki konum ve faaliyetleriyle uyumlu şekilde terör örgütünün yapısı, faaliyetleri, işlenen suçlar ve diğer failler hakkında bilgi verenlere, vermiş oldukları bu bilgilerin doğruluğunun tespit edilmesi durumunda, işlemiş oldukları suçun vasıf ve mahiyetine göre, idam cezasından dönüştürülmüş müebbet ağır hapis cezası yerine dokuz yıl, müebbet ağır hapis cezası yerine altı yıl ağır hapis cezası verilir ve diğer cezalar yedide bire  indirilerek hükmolunur.

c) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra yakalanmak suretiyle ele geçirilip, bu Kanundan yararlanmak istediğini beyan ederek, terör örgütü içindeki konum ve faaliyetiyle uyumlu şekilde bilgi vermek suretiyle; terör örgütünün dağılmasına veya meydana çıkarılmasına yardım edenlerden veya verecekleri bilgi ve belgelerle veya bizzat gösterecekleri çaba ile terör örgütünün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanlardan, bu bilgileri;

1. Hüküm kesinleşmeden önce verenler hakkında işlemiş oldukları suçun vasıf ve mahiyetine göre, idam cezasından dönüştürülmüş müebbet ağır hapis cezası yerine onbeş yıl, müebbet ağır hapis cezası yerine on yıl ağır hapis cezası verilir ve diğer cezalar dörtte bire indirilerek hükmolunur.

2. Hüküm kesinleştikten sonra verenler hakkında işlemiş oldukları suçun vasıf ve mahiyetine göre, idam cezasından dönüştürülmüş müebbet ağır hapis cezası yerine yirmi yıl, müebbet ağır hapis cezası yerine onbeş yıl ağır hapis cezası verilir ve diğer cezalar üçte bire  indirilerek hükmolunur.

Bu madde hükümleri, terör örgütü mensubu olmayıp da; terör örgütü mensuplarına silah veya cephane tedarik edenler hakkında da uygulanır. Ancak, maddenin birinci fıkrası kapsamına giren terör örgütü mensuplarına sadece barınacak yer gösteren veya erzak tedarik eden yahut başka yollardan yardım edenlere ceza verilmez.
 


Adalet Komisyonu'nun 24 Temmuz 2003 tarihli raporu şöyle:
 

Adalet Komisyonu Raporu

Türkiye Büyük Millet Meclisi
Adalet Komisyonu
Esas No.  : 1/640       24.7.2003
Karar No. : 35

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Komisyonumuzun 18.7.2003 tarihli 33 karar nolu raporu ile sonuçlandırdığı 235 Sıra Sayılı "Topluma Kazandırma Yasası Tasarısı",  Genel Kurulun 23.7.2003 tarihli 110 ncu birleşiminde görüşülmekte iken 5 inci ve devamı maddelerinin yeniden değerlendirilmesi amacıyla İçtüzüğün 88 inci maddesi gereğince Komisyonumuzca geri çekilmiştir.

Tasarının anılan maddeleri, Komisyonumuzun 24.7.2003 tarihli 28 inci toplantısında Adalet ve İçişleri bakanlıkları, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı temsilcilerinin de katılmalarıyla incelenip görüşülmüştür.

Tasarının 5 inci maddesi, "Ceza indirimleri, kötü niyetli açıklama ve tekerrür" başlığı altında yeniden düzenlenmiş ve 4 üncü madde olarak kabul edilmiştir.

Tasarının 6 ncı maddesi 5, 7 inci maddesi 6, 8 inci maddesi 7 inci madde olarak aynen kabul edilmiştir.

Tasarının Geçici 1 nci maddesinde, maddede yer alan "vasıtalı" sözcüğü metinden çıkarılarak redaksiyon yapılmıştır.

Tasarının yürürlüğe ilişkin 9 uncu maddesinde, Tasarının 4 üncü maddesinin birinci ve son fıkrası dışındaki fıkralarının yürürlükte kalmasını temin etmek amacıyla değişiklik yapılmış ve 8 inci madde olarak kabul edilmiştir.

Tasarının yürütmeye ilişkin 10 uncu maddesi 9 uncu madde olarak aynen kabul edilmiştir.

Raporumuz, Genel Kurulun onayına sunulmak üzere saygı ile arz olunur.
 


Adalet Komisyonu'nun 24 Temmuz 2003 tarihli raporuyla düzenlenen 4. maddesi (eski 5)şöyle:

Ceza indirimleri, kötüniyetli açıklama ve tekerrür

MADDE 4.- Terör örgütü mensubu olup da;

a) Terör örgütü tarafından işlenen suçlara iştirak etmemiş ve bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra silâhlı mukavemet göstermeksizin teslim olmuş veya kendiliklerinden örgütten çekildiği anlaşılmış olanlardan, bu Kanundan yararlanmak istediğini beyan edenler hakkında ceza verilmez.

b) Bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce terör örgütü tarafından işlenen suçlara iştirak etmiş, ancak bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra silâhlı mukavemet göstermeksizin teslim olmuş veya kendiliklerinden örgütten çekildiği anlaşılmış olanlar hakkında, bu Kanundan yararlanmak istediğini beyan etmeleri ve terör örgütü içindeki konum ve faaliyetleriyle uyumlu şekilde terör örgütünün yapısı, faaliyetleri, işlenen suçlar ve diğer failler hakkında doğru bilgi verdiğinin tespit edilmesi halinde, işlemiş oldukları suçun vasıf ve mahiyetine göre, idam cezasından dönüştürülmüş müebbet ağır hapis cezası yerine oniki yıl, müebbet ağır hapis cezası yerine dokuz yıl ağır hapis cezası verilir ve diğer cezalar beşte bire indirilerek hükmolunur.

c) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce suç işlemiş olup bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra yakalanmış olanlardan, bu Kanundan yararlanmak istediğini beyan etmeleri ve terör örgütü içindeki konum ve faaliyetiyle uyumlu şekilde bilgi vermek suretiyle; terör örgütünün dağılmasına veya meydana çıkarılmasına yardım etmeleri ya da verecekleri bilgi ve belgelerle yahut bizzat gösterecekleri çaba ile terör örgütünün amaçladığı suçun işlenmesine engel olmaları halinde, bu bilgileri;

1) Hüküm kesinleşmeden önce verenler hakkında işlemiş oldukları suçun vasıf ve mahiyetine göre, idam cezasından dönüştürülmüş müebbet ağır hapis cezası yerine onaltı yıl, müebbet ağır hapis cezası yerine ondört yıl ağır hapis cezası verilir ve diğer cezalar üçte bire indirilerek hükmolunur.

2) Hüküm kesinleştikten sonra verenler hakkında işlemiş oldukları suçun vasıf ve mahiyetine göre, idam cezasından dönüştürülmüş müebbet ağır hapis cezası yerine yirmiiki yıl, müebbet ağır hapis cezası yerine ondokuz yıl ağır hapis cezası verilir ve diğer cezalar yarısına indirilerek hükmolunur.


Bu Kanun hükümlerinden yararlanmak amacıyla yapılan açıklamaların, kötü niyetle yapıldığı veya delillerin uydurulduğunun anlaşılması halinde, fiil başka bir suç oluştursa bile fail ayrıca beş yıldan az olmamak üzere ağır hapis cezasıyla cezalandırılır ve bu Kanun hükümlerinden yararlandırılmaz.

Bu Kanundan yararlandıktan sonra Türk Ceza Kanununun 81 inci maddesinde öngörülen süreler içinde bu Kanun kapsamına giren suçları yeniden işleyenler hakkında verilecek cezalar yarı oranında artırılarak hükmolunur.

Bu madde hükümleri, terör örgütü mensuplarına, hal ve sıfatlarını bilerek barınacak yer gösteren veya erzak veya silah ya da cephane tedarik eden yahut başka yollardan yardım edenler hakkında da uygulanır.
 


(31 TEMMUZ 2003)
Geri
sayfa başı
Geldiğiniz sayfaya dönüş

© 2003 BELGEnet
belgenet.com sitesindeki metin, resim ve diğer içeriğin hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.