Türkiye'de yaşanan olaylar...
 Ana Sayfalar
BELGENET 
ARŞİV
BELGELER
DOSYALAR
HUKUK
EKONOMİ
KİM KİMDİR
.İlgili Sayfalar
YASA METNİ
TASARI METNİ
TASARI GEREKÇESİ
TBMM GÖRÜŞMELERİ

BASIN YASASI...
Komisyon raporları
Nisan - Mayıs 2004
Basın Yasası Tasarısı, 14 Nisan 2004'de Avrupa Birliği Uyum Komisyonu'nda ele alındı ve tümüyle benimsendi. Adalet Komisyonu'nda 29 Nisan ve 13 Mayıs 2004 tarihlerinde görüşülen tasarı, bazı değişikliklerle kabul edildi.
 
Komisyonlardaki görüşmeler sırasında, Tasarının, 5680 sayılı Yasaya göre çok daha özgürlükçü, çok daha ileri nitelikte olduğu, ancak basında tekelleşme sorununa kalıcı bir çözüm getirme konusunda yetersiz kaldığı belirtildi.
 
Basın Yasa Tasarısı ile ilgili Komisyon Raporları...:
(Nisan - Mayıs 2004)

Avrupa Birliği Uyum Komisyonu Raporu

Türkiye Büyük Millet Meclisi
Avrupa Birliği Uyum Komisyonu
14.4.2004

Esas No. : 1/781
Karar No. : 9

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Bakanlar Kurulunca 24.3.2004 tarihinde Başkanlığınıza sunulan, “Basın Kanunu Tasarısı”, Bakanlığınızca 2.4.2004 tarihinde, esas Komisyon olarak Adalet Komisyonuna, tali komisyon olarak da Anayasa Komisyonu ile Komisyonumuza havale edilmiş olan “Basın Kanunu Tasarısı” Komisyonumuzun 14.4.2004 tarihli yirmi birinci toplantısında, Devlet Bakanı Beşir Atalay ile Avrupa Birliği Genel Sekreterliği ve ilgili Bakanlık temsilcilerinin de katılımıyla Tasarıyı inceleyip görüşmüştür.

Tasarı ile günümüz düşünce ve basın özgürlüğü kavramına ve Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelere uygun, gelişen ihtiyaçlara cevap verebilecek, basında hür iradeyi egemen kılacak yeni düzenlemeler getirilmiştir.

Komisyonumuzda Tasarının tümü üzerinde yapılan görüşmeler sırasında, şu görüşler ileri sürülmüştür.

1. Tasarının Lehindeki Görüşler

- 15.7.1950 tarihli 5680 sayılı ve halen yürürlükte bulunan Basın Kanunu, çok partili hayata geçişten sonra çıkarılmış ve günün şartlarına göre oldukça demokratik ve yenilikçi olmasına rağmen günümüze değin on yedi kez müdahaleye uğrayarak kanunun bütünlüğü ve sistematiği bozulmuştur.

- Daha önce Komisyonumuzda da görüşülerek yasalaşan Bilgi Edinme Hakkının anlam kazanabilmesi, ancak Basının önündeki engelleri kaldırarak ve özgürleştirilerek mümkün olabilecektir. Zira vatandaşın bilgi edinme hürriyeti basının işlevselleştirilmesi ile mümkün olabilecektir.

- Basın özgürlüğü kavramına bir netlik ve açıklık getirilirken, kavram yeni bir çerçeveye oturtulmaktadır. Avrupa Konseyi tarafından da tavsiye edilen, Avrupa İnsan Haklarının 10 uncu maddesi aynen tasarıya taşınmıştır.

- Basına, biçimsel eksiklikler nedeniyle verilen cezalar olabildiğince makul bir düzeye çekilmeye çalışılmıştır. Sadece, “düzeltme ve cevap” yazısının yayınlanmamasından dolayı uygulanan cezaların, yüksek düzeyde uygulanması öngörülmüştür.

- Kişilerin şeref ve haysiyetinin korunması ve halkın doğru bilgilendirilmesinin sağlanması yönünde büyük önem taşıyan “düzeltme ve cevap hakkı”, daha çabuk ve uygulanabilir hale getirilerek bu hak yeniden düzenlenmiştir.

- “Düzeltme ve cevabın yayımlanmaması” ve “Basılmış eserleri tahrip, bozma, engelleme” gibi suçlar dışında, tasarıda öngörülen diğer suçlar için; hükmedilen para cezalarının, “hürriyeti bağlayıcı cezaya” çevrilemeyeceği hükme bağlanmıştır.

- Haber kaynaklarının gizliliğinin, basın özgürlüğü yönünden taşıdığı önem göz önüne alınarak sadece eser sahibiyle sınırlı olarak değil, yayın sahibini, sorumlu müdürü ve yardımcısını da kapsayacak şekilde “haber kaynağını açıklamama hakkı” ayrı bir madde halinde düzenlenmiştir.

2. Tasarının Aleyhindeki Görüşler

- Tasarı, basında tekelleşme sorununa kalıcı bir çözüm getirme konusunda yetersiz kalmaktadır. Sadece Rekabet Yasasında mevcut hükümlerle değil, bu yeni tasarıda getirilecek yeni düzenlemelerle de sorunun giderilmesine çalışılmalıdır.

- Tasarı, siyasi görüşleri ve benzeri sebeplerle görevlerinden ayrılmak zorunda bırakılan basın mensuplarının haklarını korumaktan uzaktır.

- Tasarı, “kültürel çoğulculuk” ilkesi gereği; Türkçe dışında ülkemizde geçerli olan tüm ana dillerde, “basım-yayın-yayım” hakkını gerçekleştirme imkânını düzenlememektedir.

- Basın “etik kurallarına”, etkinlik ve yaptırım kazandıracak düzenlemeler tasarıda yer almamaktadır.

- Tasarı, yeterince derinliği olmayan bir tasarıdır.

Komisyonumuzda Tasarının tümü üzerinde yapılan görüşmelerden sonra, Tasarı ile gerekçesi benimsenmiş ve maddelerinin görüşülmesine geçilmesi kararlaştırılmıştır.

Tasarının bütün maddeleri Komisyonumuzca aynen kabul edilmiştir. Bu nedenle ayrı bir metin düzenlenmesine gerek görülmemiştir.

Raporumuz, Adalet Komisyonuna sunulmak üzere arz olunur.


BASIN KANUNU TASARISINA İLİŞKİN KARŞI OY YAZISI

Aşağıdaki gerekçelerle Basın Kanunu Tasarısına karşıyım:

1- Basında temel sorun olan tekelleşme olgusuna, Rekabet yasası çerçevesi dışında, bu Tasarıda da, konu “medya boyutunda” ele alınarak çözüm getirilmelidir.

2- “Medya-Siyaset-Ticaret” ilişkilerinde demokrasimizi de derinden yozlaşmayı giderecek düzenlemelerin medya ile ilişkin önlemlerine, RTÜK yasası ve ilgili tüm diğer yasalar da dikkate alınarak, bu Tasarıda yer verilmelidir.

3- “Bölgesel veya yerel süreli yayın”, muhtemel cezaların “yaygın süreli yayına” göre daha düşük tutulmasına ek olarak başka doğrudan enstrümanlarla desteklenmelidir.

4- Tasarının genel anlamda özgürlükçü yapısı ile uyumlu olarak, “kültürel çoğulculuk” ilkesi çerçevesinde Türkçe dışındaki ülkemizde geçerli olan tüm ana dillerde “basın-yayın-yayım” hakkının, kurallar içinde gerçekleştirilebileceği hükmü yasada yer almalıdır.

5- Basın etik kurallarına etkinlik ve yaptırım kazandıracak düzenlemeler bu yasada da yer almalıdır.

Saygılarımla;
14.4.2004

Algan Hacaloğlu
İstanbul


Adalet Komisyonu Raporu

Türkiye Büyük Millet Meclisi
Adalet Komisyonu
18.5.2004

Esas No.: 1/781
Karar No.: 53

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Başkanlığınızca 2.4.2004 tarihinde tali komisyon olarak Anayasa ve Avrupa Birliği Uyum Komisyonlarına, esas komisyon olarak da Komisyonumuza havale edilmiş olan ve Komisyonumuzun 29.4.2004 tarihli 44 üncü toplantısında görüşülen ve geneli üzerindeki görüşmeleri tamamlanarak maddelerine geçilmesi kabul edilen, ancak maddelerin ayrıntılı biçimde incelenerek düzenlenmesi için üç kişilik bir alt  komisyona havale edilen "Basın Kanunu Tasarısı (1/781)", Komisyonumuzun, 13.5.2004 tarihli 45 inci toplantısında, Devlet Bakanı Sayın Beşir Atalay'ın,  Adalet Bakanlığı, Başbakanlık Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü, Basın Konseyi Başkanlığı, Gazeteciler Federasyonu Başkanlığı, Gazeteciler Cemiyeti Başkanlığı, Türkiye Gazeteciler Sendikası ve Parlamento Muhabirleri Derneği temsilcilerinin de katılmalarıyla, alt komisyonun yaptığı çalışmalar sonucunda Komisyonumuza sunulan metin esas alınarak incelenip görüşülmüş, maddeler üzerindeki kabul, ilave ve değişiklikler sırasıyla aşağıda açıklanmıştır.

Tasarının 1 inci maddesi aynen kabul edilmiştir.

Tasarının 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendindeki "ajanslarını" ibaresi "ajansları yayınlarını" şeklinde değiştirilmiş, (d) bendindeki "basılan" ibaresinin başına açıklık getirmek amacıyla "aynı isimle" ibaresi eklenmiştir.

Tasarının 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesindeki "eleştirme" ibaresinden sonra "yorumlama" ibaresi eklenmiştir.

Tasarının 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasındaki "varsa yardımcısının" ibaresi  ile Tasarı metninin diğer maddelerinde geçen tüm "varsa yardımcısının" ve "veya yardımcısının" ibareleri sorumlu müdür yardımcılığı kabul edilmediğinden metinden çıkarılmıştır.

Tasarının 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin başına "T.C. vatandaşı olmayanlar için karşılıklılık koşulu aranmak kaydıyla," ibaresi eklenmiş, "ikametgâh" ibaresi "yerleşim yeri" olarak değiştirilmiş, eklenen (e) bendi ile sorumlu müdür olabilmek için "Yüz kızartıcı suçlardan mahkûm olmamak," şartı da madde kapsamına ilave edilmiş, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerine bir ayrıcalık tanınması uygun görülmeyerek son fıkra metinden çıkarılmıştır.

Tasarının 6 ncı maddesi aynen kabul edilmiştir.

Tasarının 7 nci maddesinin ikinci fıkrasındaki "ve varsa yardımcısının" ibaresi metinden çıkarılmıştır.

Tasarının 8 inci maddesinin birinci fıkrasındaki "bilgileri" kelimesi gereksiz görülerek, "veya yardımcısının" ibareleri metinden çıkarılmış, ikinci fıkradaki "Beyannamede yer alan unsurlarda" ibaresi  "Beyanname içeriğinde", "mercie" ibaresi "makama" şeklinde değiştirilmiş, son fıkradaki "veya yardımcısının" ibaresi metinden çıkarılmıştır.

Tasarının 9 uncu maddesinin birinci fıkrasındaki beş yıllık süre, 6/11/2003 tarihli ve 5000 sayılı Türk Patent Enstitüsü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun ile üç yıl olarak düzenlendiğinden, kanunlar arasında uyum sağlanması amacıyla üç yıla indirilmiştir. Türk Patent Enstitüsü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunun 31 inci maddesinde "Neşredilmeyen mevkutedeki marka korunma süresi" ile ilgili olarak, "Bu Kanunun yürürlük tarihinde 5680 sayılı yasa gereği mevkute neşredenler, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkındaki Kanun Hükmündeki Kararname hükümleri gereği mevkute neşretmekten alıkonulamazlar" hükmü yer aldığından, kanunlar arasında uyumsuzluk ve çelişki ortaya çıkmaması açısından, bu hükmün aynen Basın Kanununda da yer alması uygun görülerek ikinci fıkraya bu doğrultuda bir cümle ilave edilmiştir.

Tasarının 10 uncu maddesi aynen kabul edilmiştir.

Tasarının 11 inci maddesinin üçüncü fıkrasındaki "veya yardımcısı" ibareleri metinden çıkarılmıştır.

Tasarının 12 nci maddesinde yer alan "müdür yardımcısı" ibaresi metinden çıkarılmış, eser sahibi ibaresinden sonra açıklık getirmek üzere "bilgi ve belge dahil her türlü" ibaresi eklenmiştir.

Mevcut yasanın 17 nci maddesinde yer alan şirketler ve devirlerle ilgili kural, yaşanan sorunların yarattığı bir ihtiyaçtan doğmuştur. Uygulamadaki devirler veya birleşmeler nedeniyle kişilik haklarının korumasız kalması nedeniyle Tasarının 13 üncü maddesine, birinci fıkra hükmünün süreli ve süreli olmayan yayınlarda yayın sahibi, marka veya lisans sahibi, kiralayan, işleten veya herhangi bir sıfatla yayımlayan, yayımcı gibi hareket eden gerçek veya tüzelkişiler hakkında da uygulanacağına, tüzel kişi şirketse, anonim şirketlerde yönetim kurulu başkanı, diğer şirketlerde en üst yöneticinin, şirket ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağına dair ikinci fıkra, zararı doğuran fiilin işlenmesinden sonra yayının her ne surette olursa olsun devredilmesi, başka bir yayınla birleştirilmesi veya sahibi olan gerçek veya tüzelkişinin herhangi bir surette değişmesi halinde, yayını devir alan, birleşen ve her ne surette olursa olsun yayın sahibi gibi hareket eden gerçek ve tüzelkişiler ve anonim şirketlerde yönetim kurulu başkanı, diğer şirketlerde üst yöneticinin, bu fiil nedeniyle hükmedilecek tazminattan birinci ve ikinci fıkrada sayılanlarla birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağına ilişkin üçüncü fıkra ilave edilmiştir.

Tasarının 14 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki "varsa yardımcısı" ibaresi metinden çıkarılmış, maddedeki "mercii" ibareleri "Yetkili makam" olarak değiştirilmiştir.

Tasarının 15, 16 ve 17 nci maddelerinde redaksiyon yapılmış ve metinlerde yer alan "varsa yardımcısı" ve "veya yardımcısı" ibareleri metinden çıkarılmıştır.

Tasarının 18 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarındaki "veya yardımcısı" ibareleri metinden çıkarılmış, son fıkradaki "en yüksek tirajlı" ibaresi "tirajı yüz binin üzerinde olan" şeklinde değiştirilmiştir.

Tasarının 19 uncu maddesinin ikinci fıkrasındaki "Cumhuriyet savcısı," ibaresi metinden çıkarılmıştır.

Tasarının 20 nci maddesi aynen kabul edilmiştir.

Tasarının 21 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b)  bentleriyle ilk kez atıf yapılan kanunların tarihleri de ilave edilmiştir.

Tasarının 22 nci maddesinin başlığı "Basılmış eserleri engelleme, tahrip ve bozma" şeklinde değiştirilmiş, birinci fıkradaki "koparan," kelimesi gereksiz görülerek metinden çıkarılmıştır.

Tasarının 23 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki "yarısı oranında" ibaresi önerilen ceza az bulunarak "on misli" olarak değiştirilmiştir.

Tasarının 24 üncü maddesi aynen kabul edilmiştir.

Tasarının 25 inci maddesinin ikinci fıkrasında ilk kez atıfta bulunulan kanunların tarihleri de ilave edilmiştir.

Tasarının 26 ncı maddesinin ikinci fıkrasındaki Türk Ceza Kanununun 102 nci maddesine yapılan atıf "dava zamanaşımına ilişkin maddesinde" şeklinde değiştirilmiş, üçüncü fıkrasındaki "veya yardımcısı" ibareleri ile son fıkranın son cümlesi metinden çıkarılmıştır.

Tasarının 27 ve 28 inci maddeleri aynen kabul edilmiştir.

Tasarının 29 uncu maddesindeki "ve yardımcısının" ibaresi metinden çıkarılmış, "kanuni ikametgâhı" ibaresi "yerleşim yeri" olarak değiştirilmiştir.

Tasarının 30 uncu maddesinin kenar başlığı "Yürürlükten kaldırılan hükümler" şeklinde değiştirilmiştir.

Tasarının Geçici 1 inci maddesindeki "veya yardımcısı" ibareleri metinden çıkarılmış, geçici 2 nci maddesi aynen kabul edilmiştir.

Tasarının yürürlüğe ilişkin 31 ve yürütmeye ilişkin 32 nci maddeleri aynen kabul edilmiştir.

Raporumuz, Genel Kurulun onayına sunulmak üzere saygı ile arz olunur.

AYRIŞIK OY YAZISI

Komisyonda görüşülen Basın Kanunu Tasarısını, 5680 sayılı Basın Kanununa göre daha özgürlükçü ve ileri nitelikte görmekle beraber bu tasarının da aşağıda değineceğimiz eksikliklerinin olduğunu belirtmekte yarar vardır.

Yeni bir kanun hazırlanırken, elde var olan olanakların tümü kullanılarak olabildiğince eksiklerinden arındırılması gerekmektedir. Oysa tasarıda 5680 sayılı Yasadan bir adım ileride olmak yeterli görülmüş; çeşitli sebeplerle eksikliklerin giderilmesi doğrultusunda yaptığımız uyarılar dikkate alınmamıştır.

Uyarılarımızda belirttiğimiz gibi, tasarıyı 5680 sayılı Kanundan daha ileride ve daha özgürlükçü bulduğumuz için destekliyoruz. Bu anlamda oyumuzun rengi kabul doğrultusundadır. Ancak aşağıdaki eksiklikleri göstermek ve en kısa zamanda düzelmesini sağlamak amacıyla da ayrışık oy gerekçemizi sunuyoruz.

Tasarıda gördüğümüz önemli eksiklikler şunlardır:

a) Tasarı; basın çalışanlarının durumunun iyileştirilmesi doğrultusunda hiçbir hüküm içermemektedir. Her ne kadar basın çalışanlarının durumu başka yasayla düzenlemiş olsa da bu yasada onların durumunu iyileştirecek bir kısım düzenleme başlıklarının yer alması, daha doğru olurdu.

b) Tasarı, basında taşeronlaşmayı engellememektedir. Kimi gazeteler haberciliğin en temel unsuru muhabir olmasına rağmen hiç muhabir çalıştırmadan, grup gazetelerine gelen ve başka gazetelerin muhabirlerinin haberlerini kendi yayın politikalarına uygun hale getirerek, yani biçim değiştirerek kullanmaktadırlar. Bu durum önemli hukukî sorunlar ve haksızlıklar yaratmaktadır. Tasarı bu konuyla ilgili düzenlemeler taşımamaktadır.

c) Basın özgürlüğünün önündeki iki temel engelden birisi kamu otoritesidir. Diğeri ise tekelleşme olgusudur. Basın özgürlüğü kavramının düşünce ve ifade özgürlüğünün bir türevi olduğunu ve bundan kaynaklandığını dikkate aldığımızda tekelleşme olgusunun günümüzde kamu otoritesinden daha çok basın özgürlüğünü engeller nitelikte olduğunu görmekteyiz. Tasarıda tekelleşme olgusunu sınırlandıran ve disipline eden hükümlerin bulunmaması önemli bir eksiklik olarak gözükmektedir.

d) Tasarıda, basın etik kurallarına etkinlik ve işlerlik kazandıracak hükümler bulunmamaktadır. Bugün pek çok gazetede basın etik kuralları yerine şirket kuralları geçerlidir. Basın etik kurallarının etkin kılınabilmesi için gerekli düzenlemeler ve bu doğrultudaki yaptırımlar tasarıda yer almamıştır.

e) Demokrasimize ve çoğulculuğa önemli boyutlar ekleyen ve ulusal meselelerde çoğu kez yaygın basından da daha duyarlı davranan, yerel basın tasarıyla yeterli ölçüde desteklenmemiştir. Bu noktada tasarı önemli eksiklikler içermektedir. Yerel basını hem güç odaklarının hem de kamu otoritesinin ezmesine engel olacak hükümler yoktur.

f) Genel olarak tasarı özgürlükçü olmasına rağmen, buna paralel olarak kültürel çoğulculuk hükümlerinin yasa tasarısında yer almaması eksiklik teşkil etmektedir.

g) Medya-siyaset-ticaret ilişkisi düzenlenmemiştir. Esas itibariyle ülkemizde demokrasimizin ve yönetimin yozlaşmasının önemli sebeplerinden biri de budur. Tasarının bu konuda hükümler içermemesi önemli bir eksikliktir.

h) Ceza hükmünü taşıyan 19 uncu ve 20 nci maddelerde düzenlenen hususlar, Türk Ceza Kanunu Tasarısında da yer almasına rağmen, bu nokta dikkate alınmamıştır. Bir fiile iki ayrı ceza düzenlenmesi burada da yapılmıştır. Esas itibariyle ceza hükmü taşıyan maddelerin ceza kanununda yer alması daha doğru bir yaklaşımdır. Ceza hükümlü maddelerin bölük pörçük değişik kanunlara serpiştirilmesi hem temel ceza kanunuyla çelişkinin ortaya çıkmasına sebep olmaktadır. Hem de mevzuatın uygulanmasında ve ceza teorisinin gelişmesinde de zorluğa neden olmaktadır. Bu açıdan 19 uncu ve 20 nci maddelerin tasarıda yer almaması daha doğru olurdu.

i) Tasarının 28 inci maddesinde yer alan para cezalarını, hürriyeti bağlayıcı cezaya çevirme yasağına ilişkin madde ise tamamen ceza kanununun ve ceza hukukunun genel hükümlerine aykırı bir düzenlemedir. Uygulamada çok önemli sorunların ortaya çıkmasına neden olabilecektir. Hukuka saygılı kişilerin cezalandırılması, hukuka uygun müesseselerin cezalandırılması, ancak hukuka saygısız ve korsan kişi ve kuruluşların cezalandırılmaması sonucunu doğurabileceği gibi kanuna karşı hileyi de teşvik edici niteliktedir.

Genel hatlarına ve bütününe katıldığımız yasa tasarını eksikliklerini ve hatalarını göstermek amacıyla yazmış olduğumuz ayrışık oy yazısını arz ederim.

Orhan Eraslan
Niğde


ADALET KOMİSYONUNUN KABUL ETTİĞİ METİN

BASIN KANUNU TASARISI

Amaç ve kapsam

MADDE 1. - Tasarının 1 inci maddesi Komisyonumuzca aynen kabul edilmiştir.

Tanımlar

MADDE 2. - Bu Kanunun uygulanmasında;

a) Basılmış eser: Yayımlanmak üzere her türlü basım araçları ile basılan veya diğer araçlarla çoğaltılan yazı, resim ve benzeri eserler ile haber ajansı yayınlarını,

b) Yayım: Basılmış eserin herhangi bir şekilde kamuya sunulmasını,

c) Süreli yayın: Belli aralıklarla yayımlanan gazete, dergi gibi basılmış eserler ile haber ajansları yayınlarını,

d) Yaygın süreli yayın: Tek bir basın-yayın kuruluşu tarafından aynı isimle basılan ve her coğrafi bölgede en az bir ilde olmak üzere, ülkenin en az yüzde yetmişinde yayımlanan süreli yayın ile haber ajanslarının yayınlarını,

e) Bölgesel süreli yayın: Tek bir basın-yayın kuruluşu tarafından basılan ve en az üç komşu ilde veya en az bir coğrafi bölgede yayımlanan süreli yayını,

f) Yerel süreli yayın: Tek bir yerleşim biriminde yayımlanan süreli yayınlar ile haftada bir veya daha uzun aralıklarla yayımlanan yaygın ve bölgesel yayınları,

g) Yayın türü: Süreli yayınların yaygın, bölgesel ve yerel yayın türlerinden hangisinin kapsamında olduğunu,

h) Süresiz yayın: Belli aralıklarla yayımlanmayan kitap, armağan gibi basılmış eserleri,

ı) Eser sahibi: Süreli veya süresiz yayının içeriğini oluşturan yazıyı veya haberi yazanı, çevireni veya resmi ya da karikatürü yapanı,

j) Yayımcı: Bir eseri basılmış eser durumuna getirip yayımlayan gerçek veya tüzel kişiyi,

k) Basımcı: Bir eseri basım araçları ile basan veya diğer araçlarla çoğaltan gerçek veya tüzel kişiyi,

l) Tüzel kişi temsilcisi: Yayın sahibi veya yayımcının tüzel kişi olması halinde bu tüzel kişiliğin yetkili organı tarafından, yöneticiler arasından belirlenen gerçek kişiyi veya kamu kurum ve kuruluşlarınca belirlenen gerçek kişiyi,

ifade eder.

Basın özgürlüğü

MADDE 3. - Basın özgürdür. Bu özgürlük, bilgi edinme, yayma, eleştirme, yorumlama ve eser yaratma haklarını içerir.

Basın özgürlüğünün kullanılması ancak demokratik bir toplumun gereklerine uygun olarak; başkalarının şöhret ve haklarının, toplum sağlığının ve ahlakının, milli güvenlik, kamu düzeni, kamu güvenliği ve toprak bütünlüğünün korunması, Devlet sırlarının açıklanmasının veya suç işlenmesinin önlenmesi, yargı gücünün otorite ve tarafsızlığının sağlanması amacıyla sınırlanabilir.

Zorunlu bilgiler

MADDE 4. - Her basılmış eserde, basıldığı yer ve tarih, basımcının ve varsa yayımcının adları, varsa ticari unvanları ve işyeri adresleri gösterilir. İlan, tarife, sirküler ve benzerleri hakkında bu hüküm uygulanmaz.

Haber ajansı yayınları hariç her türlü süreli yayında, ayrıca yönetim yeri, sahibinin, varsa temsilcisinin, sorumlu müdürün adları ve yayının türü gösterilir.

Sorumlu müdür

MADDE 5. - Her süreli yayının bir sorumlu müdürü bulunur. Sorumlu müdür, birden fazla ise her birinin sorumlu olduğu bölüm belirtilir.

Sorumlu müdür olabilmek için;

a) Onsekiz yaşını bitirmiş olmak,

b) T.C. Vatandaşı olmayanlar için karşılıklılık koşulu aranmak kaydıyla Türkiye'de yerleşim yeri sahibi olmak ve devamlı oturmak,

c) En az ortaöğretim veya dengi bir eğitim kurumundan mezun olmak,

d) Kısıtlı veya kamu hizmetlerinden yasaklı olmamak,

e) Yüz kızartıcı suçlardan mahkûm olmamak,

gerekir.

Süreli yayın sahibi

MADDE 6. - Tasarının 6 ncı maddesi Komisyonumuzca aynen kabul edilmiştir.

Beyanname verilmesi

MADDE 7. - Süreli yayınların çıkarılması için, kaydedilmek üzere yönetim yerinin bulunduğu yer Cumhuriyet başsavcılığına bir beyanname verilmesi yeterlidir. Cumhuriyet başsavcılığı tarafından düzenlenen kayıtlar alenidir.

Kayıt için verilen ve yayın sahibi, sahibin küçük veya tüzel kişi olması halinde temsilcisi ile sorumlu müdür tarafından imzalanan beyannamede yayının adı ve mahiyeti, hangi aralıklarla yayımlanacağı, yönetim yeri, sahibinin, varsa temsilcisinin, sorumlu müdürün ad ve adresleri ile yayının türü gösterilir.

Beyannameye, 5 inci ve 6 ncı maddelerde yazılı şartların varlığını gösteren belgeler ile yayın sahibi tüzel kişi ise tüzüğünün veya ana sözleşmesinin veya vakıf senedinin bir sureti eklenir.

Cumhuriyet başsavcılığı tarafından beyanname ve eklerinin teslim edildiğini gösteren bir alındı belgesi verilir.

Beyannamenin incelenmesi

MADDE 8. - Beyannamenin ve eklerinin gerekli veya gerçek bilgileri içermemesi veya yayın sahibinin veya temsilcisinin veya sorumlu müdürün 5 inci ve 6 ncı maddelerde yazılı şartlara sahip olmaması halinde, Cumhuriyet başsavcılığı beyannamenin verilmesinden itibaren bir hafta içinde eksikliğin giderilmesini veya gerçeğe aykırı bilgilerin düzeltilmesini yayın sahibinden ister. Bu istemin tebliği tarihinden itibaren bir hafta içerisinde yerine getirilmemesi halinde, Cumhuriyet başsavcılığı yayımın durdurulmasını asliye ceza mahkemesinden talep eder. Mahkeme en geç bir hafta içinde karar verir. Bu karara karşı acele itiraz yoluna başvurulabilir.

Beyanname içeriğinde meydana gelen her değişiklik, bir hafta içinde, gerekli belgelerle birlikte yeni bir beyanname ile aynı makama bildirilir.

Birinci fıkra hükmü, değişikliğe ilişkin beyannameler hakkında da uygulanır.

Sorumlu müdürün bu görevden ayrılması halinde, yenisi tayin edilinceye kadar sorumluluk yayın sahibine veya temsilcisine aittir.

Süreli yayın sahibinin hakkını kaybetmesi

MADDE 9. - Süreli yayın sahibinin beyanname verdiği tarihten itibaren bir sene içinde süreli yayın yayımlanmaz veya yayımlandıktan sonra yayıma üç yıl müddetle ara verilirse beyanname hükümsüz kalır ve sağladığı hak ortadan kalkar.

556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümleri saklıdır. Ancak, bu Kanunun yürürlük tarihinde 5680 sayılı Basın Kanunu gereği mevkute neşredenler, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümleri gereği mevkute neşretmekten alıkonulamazlar.

Teslim yükümlülüğü

MADDE 10. - Tasarının 10 uncu maddesi Komisyonumuzca aynen kabul edilmiştir.

Cezai sorumluluk

MADDE 11. - Basılmış eserler yoluyla işlenen suç yayım anında oluşur.

Süreli yayınlar ve süresiz yayınlar yoluyla işlenen suçlardan eser sahibi sorumludur.

Süreli yayınlarda eser sahibinin belli olmaması veya yayım sırasında ceza ehliyetine sahip bulunmaması ya da yurt dışında bulunması nedeniyle Türkiye'de yargılanamaması veya verilecek cezanın eser sahibinin diğer bir suçtan dolayı kesin hükümle mahkûm olduğu cezaya etki etmemesi hallerinde, sorumlu müdür sorumlu olur. Ancak bu eserin sorumlu müdürün karşı çıkmasına rağmen yayımlanması halinde, bundan doğan sorumluluk yayımlatana aittir.

Süresiz yayınlarda eser sahibinin belli olmaması veya yayım sırasında ceza ehliyetine sahip bulunmaması ya da yurt dışında olması nedeniyle Türkiye'de yargılanamaması veya verilecek cezanın eser sahibinin diğer bir suçtan dolayı kesin hükümle mahkûm olduğu cezaya etki etmemesi hallerinde yayımcı; yayımcının belli olmaması veya basım sırasında ceza ehliyetine sahip bulunmaması ya da yurt dışında olması nedeniyle Türkiye'de yargılanamaması hallerinde ise basımcı sorumlu olur.

Yukarıdaki hükümler, süreli yayınlar ve süresiz yayınlar için bu Kanunda aranan şartlara uyulmaksızın yapılan yayınlar hakkında da uygulanır.

Haber kaynağı

MADDE 12. - Süreli yayın sahibi, sorumlu müdür ve eser sahibi, bilgi ve belge dahil her türlü haber kaynaklarını açıklamaya ve bu konuda tanıklık yapmaya zorlanamaz.

Hukuki sorumluluk

MADDE 13. - Basılmış eserler yoluyla işlenen fiillerden doğan maddi ve manevi zararlardan dolayı süreli yayınlarda, eser sahibi ile yayın sahibi ve varsa temsilcisi, süresiz yayınlarda ise eser sahibi ile yayımcı, yayımcının belli olmaması halinde ise basımcı müştereken ve müteselsilen sorumludur.

Bu hüküm, süreli veya süreli olmayan yayınlarda yayın sahibi, marka veya lisans sahibi, kiralayan, işleten veya herhangi bir sıfatla yayımlayan, yayımcı gibi hareket eden gerçek veya tüzelkişiler hakkında da uygulanır. Tüzel kişi şirketse, anonim şirketlerde yönetim kurulu başkanı, diğer şirketlerde en üst yönetici, şirket ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.

Zararı doğuran fiilin işlenmesinden sonra yayının her ne surette olursa olsun devredilmesi, başka bir yayınla birleştirilmesi veya sahibi olan gerçek veya tüzelkişinin herhangi bir surette değişmesi halinde, yayını devir alan, birleşen ve her ne surette olursa olsun yayın sahibi gibi hareket eden gerçek ve tüzelkişiler ve anonim şirketlerde yönetim kurulu başkanı, diğer şirketlerde üst yönetici, bu fiil nedeniyle hükmedilecek tazminattan birinci ve ikinci fıkrada sayılanlarla birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.

Düzeltme ve cevap

MADDE 14. - Süreli yayınlarda kişilerin şeref ve haysiyetini ihlal edici veya kişilerle ilgili gerçeğe aykırı yayım yapılması halinde, bundan zarar gören kişinin yayım tarihinden itibaren iki ay içinde göndereceği suç unsuru içermeyen, üçüncü kişilerin hukuken korunan menfaatlerine aykırı olmayan düzeltme ve cevap yazısını; sorumlu müdür hiçbir düzeltme ve ekleme yapmaksızın, günlük süreli yayınlarda yazıyı aldığı tarihten itibaren en geç üç gün içinde, diğer süreli yayınlarda yazıyı aldığı tarihten itibaren üç günden sonraki ilk nüshada, ilgili yayının yer aldığı sayfa ve sütunlarda, aynı puntolarla ve aynı şekilde yayımlamak zorundadır.

Düzeltme ve cevapta, buna neden olan eser belirtilir. Düzeltme ve cevap, ilgili yazıdan uzun olamaz. Düzeltme ve cevaba neden olan eserin yirmi satırdan az yazı veya resim veya karikatür olması hallerinde düzeltme ve cevap otuz satırı geçemez.

Süreli yayının birden fazla yerde basılması halinde, düzeltme ve cevap yazısı, düzeltme ve cevap hakkının kullanılmasına sebebiyet veren eserin yayımlandığı bütün baskılarda yayımlanır.

Düzeltme ve cevabın birinci fıkrada belirlenen süreler içinde yayımlanmaması halinde yayım için tanınan sürenin bitiminden itibaren, birinci fıkra hükümlerine aykırı şekilde yayımlanması halinde ise yayım tarihinden itibaren on beş gün içinde cevap ve düzeltme talep eden kişi, bulunduğu yer sulh ceza hâkiminden yayımın yapılmasına veya bu Kanun hükümlerine uygun olarak yapılmasına karar verilmesini isteyebilir. Sulh ceza hâkimi bu istemi üç gün içerisinde, duruşma yapmaksızın, karara bağlar.

Sulh ceza hâkiminin kararına karşı acele itiraz yoluna gidilebilir. Yetkili makam üç gün içinde itirazı inceleyerek karar verir. Yetkili makamın kararı kesindir.

Düzeltme ve cevabın yayımlanmasına hâkim tarafından karar verilmesi halinde, birinci fıkradaki süreler, sulh ceza hâkiminin kararına itiraz edilmemişse kararın kesinleştiği tarihten, itiraz edilmişse yetkili makamın kararının tebliği tarihinden itibaren başlar.

Düzeltme ve cevap hakkına sahip olan kişinin ölmesi halinde bu hak, mirasçılardan biri tarafından kullanılabilir. Bu durumda, birinci fıkradaki iki aylık düzeltme ve cevap hakkı süresine bir ay ilave edilir.

Zorunlu bilgileri göstermeme

MADDE 15. - 4 üncü maddeye göre basılmış eserlerde gösterilmesi öngörülen hususların gösterilmemesi veya gerçeğe aykırı olarak gösterilmesi halinde, süreli yayınlarda sorumlu müdür, süresiz yayınlarda yayımcı ve adını ve adresini göstermeyen veya yanlış gösteren basımcı beş yüz milyon liradan yirmi milyar liraya kadar ağır para cezasıyla cezalandırılır. Bu ceza, bölgesel süreli yayınlarda iki milyar liradan, yaygın süreli yayınlarda beş milyar liradan az olamaz.

Durdurulan yayının yayımına devam etme

MADDE 16. - 8 inci maddeye göre mahkeme kararıyla durdurulan yayına, usulüne uygun beyanname vermeden veya değişiklikleri bildirmeden devam edilmesi halinde yayın sahibi ve sorumlu müdür bir milyar liradan on beş milyar liraya kadar ağır para cezasıyla cezalandırılır. Bu ceza, bölgesel süreli yayınlarda beş milyar liradan, yaygın süreli yayınlarda on milyar liradan az olamaz.

Teslim yükümlülüğüne uymama

MADDE 17. - 10 uncu maddeye göre teslim yükümlülüğünü yerine getirmeyen basımcı, üç yüz milyon liradan bir milyar liraya kadar ağır para cezasıyla cezalandırılır.

Düzeltme ve cevabın yayımlanmaması

MADDE 18. - Düzeltme ve cevabın yayımlanmasına ilişkin kesinleşmiş hâkim kararlarına uymayan sorumlu müdür, on milyar liradan yüzelli milyar liraya kadar ağır para cezasıyla cezalandırılır. Ağır para cezası, bölgesel süreli yayınlarda yirmi milyar liradan, yaygın süreli yayınlarda elli milyar liradan az olamaz.

Sorumlu müdür hakkında verilen ağır para cezasının ödenmesinden yayın sahibi, sorumlu müdür ile birlikte müteselsilen sorumlu olur.

Düzeltme ve cevap yazısının yayımlanmaması veya 14 üncü maddenin birinci fıkrasında belirtilen şartlara uyulmaksızın yayımlanması hallerinde hâkim ayrıca, masraflar yayın sahibi tarafından karşılanmak üzere, bu yazının tirajı yüzbinin üzerinde olan iki gazetede ilan şeklinde yayımlanmasına da karar verir.

Yargıyı etkileme

MADDE 19. - Hazırlık soruşturmasının başlamasından takipsizlik kararı verilmesine veya kamu davasının açılmasına kadar geçen süre içerisinde, Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme işlemlerinin ve soruşturma ile ilgili diğer belgelerin içeriğini yayımlayan kimse, iki milyar liradan elli milyar liraya kadar ağır para cezasıyla cezalandırılır. Bu ceza, bölgesel süreli yayınlarda on milyar liradan, yaygın süreli yayınlarda yirmi milyar liradan az olamaz.

Görülmekte olan bir dava kesin kararla sonuçlanıncaya kadar, bu dava ile ilgili hâkim veya mahkeme işlemleri hakkında mütalaa yayımlayan kişiler hakkında da birinci fıkrada yer alan cezalar uygulanır.

Cinsel saldırı, cinayet ve intihara özendirme

MADDE 20. - Tasarının 20 nci maddesi Komisyonumuzca aynen kabul edilmiştir.

Kimliğin açıklanmaması

MADDE 21. - Süreli yayınlarda;

a) 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanununa göre evlenmeleri yasaklanmış olan kimseler arasındaki cinsel ilişkiyle ilgili haberlerde bu kişilerin,

b) 1/3/1926 tarihli ve 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 414, 415, 416, 421, 423, 429, 430, 435 ve 436 ncı maddelerinde yazılı cürümlere ilişkin haberlerde mağdurların,

c) Onsekiz yaşından küçük olan suç faili veya mağdurlarının,

kimliklerini açıklayacak ya da tanınmalarına yol açacak şekilde yayın yapanlar bir milyar liradan yirmi milyar liraya kadar ağır para cezasıyla cezalandırılır. Bu ceza bölgesel süreli yayınlarda iki milyar liradan, yaygın süreli yayınlarda on milyar liradan az olamaz.

Basılmış eserleri engelleme, tahrip ve bozma

MADDE 22. - Kanuna uygun olarak basılmış eserleri, bunların yayımını veya dağıtımını veya satışını önlemek amacıyla tahrip eden veya bozan kimse, fiili daha ağır bir suç teşkil etmediği takdirde, bir yıla kadar hapis ve bir milyar liradan beş milyar liraya kadar ağır para cezasıyla cezalandırılır.

Kanunun aradığı şartlara uyulmasına rağmen süreli ve süresiz yayınların basılmasını, yayımını, dağıtımını veya satışını şiddet veya tehditle engelleyen kimse, fiili daha ağır bir suç teşkil etmediği takdirde, iki yıla kadar hapis ve iki milyar liradan on milyar liraya kadar ağır para cezası ile cezalandırılır.

Yukarıdaki fıkralarda öngörülen fiiller, umumi mahalde veya matbaanın veya umuma satış yapan veya dağıtım yapan yerlerde birden fazla kişi tarafından işlendiği takdirde verilecek ceza yarıya kadar artırılır.

Süreli yayınların dağıtımı

MADDE 23. - Süreli yayınların dağıtımını yapan kişiler, kendilerinden dağıtımı istenen yayınları, dağıtımını yaptıkları diğer yayınlar için aldıkları, satış fiyatı, tiraj ve sayfa sayısına göre belirlenen dağıtım ücretini aşmayacak bir bedel karşılığında, dağıtmakla yükümlüdürler. Bu yükümlülüğe aykırı davrananlar, dağıtımından kaçındıkları yayının toplam bedelinin on misli ağır para cezası ile cezalandırılırlar.

Süreli yayınları perakende olarak satışa sunan gerçek veya tüzel kişiler, aynı anda diledikleri kadar dağıtım şirketiyle anlaşıp diledikleri yayınları satabilirler. Hiç kimse, bu kişilere, rakip yayınları satmama yükümlülüğü getiremez ve bu yayınları satmama koşuluna bağlı olan veya bu sonucu doğuracak edimlerde bulunamaz.

Yeniden yayım

MADDE 24. - Tasarının 24 üncü maddesi Komisyonumuzca aynen kabul edilmiştir.

El koyma, dağıtım ve satış yasağı

MADDE 25. - Soruşturma için sübut vasıtası olarak her türlü basılmış eserin en fazla üç adedine Cumhuriyet savcısı, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kolluk el koyabilir.

Soruşturma veya kovuşturmanın başlatılmış olması şartıyla 25.7.1951 tarihli ve 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanunda, Anayasanın 174 üncü maddesinde yer alan inkılap kanunlarında, 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 146 ncı maddesinin ikinci fıkrasında, 153 üncü maddesinin birinci ve dördüncü fıkralarında, 155 inci maddesinde, 311 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında, 312 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkralarında, 312/a maddesinde ve 12.4.1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 7 nci maddesinin ikinci ve beşinci fıkralarında öngörülen suçlarla ilgili olarak basılmış eserlerin tamamına hâkim kararıyla el konulabilir.

Hangi dilde olursa olsun Türkiye dışında basılan süreli veya süresiz yayın ve gazetelerin ikinci fıkrada belirtilen suçları içerdiklerine dair kuvvetli delil bulunması halinde, bunların Türkiye'de dağıtılması veya satışa sunulması, Cumhuriyet başsavcılığının talebi üzerine sulh ceza hâkiminin kararı ile yasaklanabilir. Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet başsavcılığının kararı yeterlidir. Bu karar en geç yirmidört saat içinde hâkimin onayına sunulur. Kırksekiz saat içinde hâkim tarafından onaylanmaması halinde Cumhuriyet başsavcılığının kararı hükümsüz kalır.

Yukarıdaki fıkra uyarınca yasaklanmış yayın veya gazeteleri bilerek dağıtanlar veya satışa sunanlar bu yayınlar yoluyla işlenen suçlardan eser sahibi gibi sorumludurlar.

Dava süreleri

MADDE 26. - Basılmış eserler yoluyla işlenen veya bu Kanunda öngörülen diğer suçlarla ilgili ceza davalarının günlük süreli yayınlar yönünden üç ay, diğer basılmış eserler yönünden altı ay içinde açılması zorunludur.

Bu süreler basılmış eserlerin Cumhuriyet başsavcılığına teslim edildiği tarihten başlar. Basılmış eserlerin Cumhuriyet başsavcılığına teslim edilmemesi halinde yukarıdaki sürelerin başlama tarihi, suçu oluşturan fiilin Cumhuriyet başsavcılığı tarafından öğrenildiği tarihtir. Ancak bu süreler, Türk Ceza Kanununun dava zaman aşımına ilişkin maddesinde öngörülen süreleri aşamaz.

Sorumlu müdürün karşı çıkmasına rağmen yayımlatıldığı iddia edilen eserden dolayı yayımlatan aleyhine açılacak dava yönünden süre, sorumlu müdür hakkında verilecek beraat kararının kesinleşmesinden itibaren başlar.

Sorumlu müdürün yayımlanan eserin sahibini bildirmesi durumunda, eser sahibi aleyhine açılacak davada süre, bildirim tarihinden itibaren başlar.

Kovuşturulması şikâyete bağlı suçlarda dava açma süreleri, suç için kanunun öngördüğü dava zaman aşımı süresini aşmamak şartıyla, suçun işlendiğinin öğrenildiği tarihten başlar.

Kamu davasının açılması izin veya karar alınmasına bağlı olan suçlarda, izin veya karar için gerekli başvurunun yapılmasıyla dava açma süresi durur. Durma süresi iki ayı geçemez.

Görevli mahkemeler ve yargılama usulü

MADDE 27. - Tasarının 27 nci maddesi Komisyonumuzca aynen kabul edilmiştir.

Hürriyeti bağlayıcı cezaya çevirme yasağı

MADDE 28. - Tasarının 28 inci maddesi Komisyonumuzca aynen kabul edilmiştir.

Tebligat

MADDE 29. - Süreli yayının yönetim yeri, tebligat işlemleri yönünden, yayın sahibinin ve temsilcisinin, görevi devam ettiği sürece sorumlu müdürün yerleşim yeri sayılır.

Yürürlükten kaldırılan hükümler

MADDE 30. - 15.7.1950 tarihli ve 5680 sayılı Basın Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır.

GEÇİCİ MADDE 1. - Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce yayımlanmakta olan süreli yayınların sahibi, sorumlu müdürü, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren otuz gün içinde yayınlarının türünü yönetim yerinin bulunduğu yer Cumhuriyet başsavcılığına bildirmek zorundadır. Bu süre içerisinde bildirim yükümlülüğüne uyulmaması halinde yayın sahibi, sorumlu müdür, beşyüz milyon liradan yirmi milyar liraya kadar ağır para cezasıyla cezalandırılır. Bu ceza bölgesel süreli yayınlarda iki milyar liradan, yaygın süreli yayınlarda beş milyar liradan az olamaz.

GEÇİCİ MADDE 2. -  Tasarının  Geçici 2 nci maddesi Komisyonumuzca aynen kabul edilmiştir.

Yürürlük

MADDE 31. - Tasarının 31 inci maddesi Komisyonumuzca aynen kabul edilmiştir.

Yürütme

MADDE 32. - Tasarının 32 nci maddesi Komisyonumuzca aynen kabul edilmiştir.
 
 


(10 TEMMUZ 2004)
Geri
sayfa başı
Geldiğiniz sayfaya dönüş

© 2004 BELGEnet
belgenet.com sitesindeki metin, resim ve diğer içeriğin hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.