İl Özel İdareleri Kanun Tasarısı'nın Madde Gerekçeleri şöyle:
(3 Mart 2004)
MADDE GEREKÇELERİ
Madde 1. - Madde, kanunun amacının il özel idarelerinin hukukî
statüsünün düzenlenmesi; kuruluşu, organları, yönetimi, görev, yetki ve
sorumlulukları ile çalışma usul ve esaslarının açıklanması olduğunu belirtmektedir.
Madde 2. - Kanun, il özel idarelerini kapsamaktadır.
Madde 3. - Kanunun daha iyi anlaşılmasını sağlamak amacıyla Kanun
metninde geçen bazı kavramlar açıklanmıştır.
Madde il özel idaresini ve il özel idaresinin organlarını tanımlamaktadır.
İl özel idaresinin tanımında geçen idarî ve malî özerklik kavramı sınırsız
bir özerkliği kapsamamaktadır. İl özel idaresinin, Anayasanın 127 nci maddesinde
ve diğer kanunlarda öngörülen esas ve sınırlar çerçevesinde mahallî müşterek
ihtiyaçların karşılanması hususunda, karar organının alacağı kararla harekete
geçebilen, harcama yapabilen, borçlanabilen ve her türlü hukukî ehliyete
sahip bir kamu tüzel kişisi olduğunda hiçbir kuşku bulunmamaktadır.
İdarî ve malî özerklik, Anayasanın 123 üncü maddesinde düzenlenen idarenin
bütünlüğü ilkesini ortadan kaldıracak veya zayıflatacak şekilde yorumlanamaz.
Söz konusu kavramlar, mahallî idarelerin, mahallî müşterek ihtiyaçları
karşılamak amacıyla yetkili organlarının kararı ile kanunlara uygun olarak
serbestçe karar alma, teşkilâtlanma, personel istihdamı, borçlanma ve benzeri
alanlardaki yetkilerini ifade etmektedir.
Madde 4. - Bir yerde özel idare teşkilâtı kurulabilmesi için
o yerin öncelikle il statüsünü kazanması gerekmektedir. İl özel idareleri,
ilin kurulmasına dair kanunla kurulmakta ve il statüsünün kaldırılmasıyla
il özel idaresinin varlığına da son verilmiş olmaktadır.
Madde 5. - İl özel idaresinin görev alanı il sınırlarını kapsamaktadır.
Ancak, kanunlarda belediyelerce yapılması öngörülen mahallî müşterek nitelikli
hizmetler bu kapsamın dışındadır.
Madde 6. - İl özel idarelerinin görev ve yetkileri, Anayasanın
127 nci maddesi ile Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartında öngörülen
ilkelere uygun olarak yeniden düzenlenmiştir. Maddede, özel idarenin görev
ve yetkileri tek tek sayılmak yerine hizmet alanları belirtilmekte ve kanunlarla
açıkça başka bir kurum ve kuruluşa verilmeyen mahallî müşterek nitelikli
her türlü görev ve hizmetin özel idarelerce yapılması öngörülmektedir.
Bununla birlikte il özel idaresinin hangi hizmet alanlarında bütün il genelinde,
hangi hizmet alanlarında ise belediye hudutları dışında yetkili olacağı
maddede ayrıca belirtilmiştir.
Madde ile il özel idarelerine verilen önemli bir görev de ilin çevre
düzeni planını yapmaktır.
Bunlardan ayrı olarak özel idare hizmetlerinde yerindenlik ilkesi vurgulanmış
ve kamu kuruluşları ve diğer mahallî idarelerle işbirliğine ilişkin hükümler
getirilmiştir.
(6. maddenin TBMM görüşmeleri sırasında, önergeyle “4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu ile Sanayi ve Ticaret Bakanlığına ve organize sanayi bölgelerine tanınan yetki ve sorumluluklar bu kanun kapsamı dışındadır.”
şeklinde bir fıkra eklenmiştir. Bu fıkranın gerekçesi de söyledir:)
Organize Sanayi Bölgeleri Kanununa göre kurularak, ülkemizin her köşesinde
sanayiinin gelişmesi, üretim ve istihdamın artırılması, dolayısıyla yatırım
ortamının iyileştirilmesinde önemli rolü bulunan OSB’ler, kuruluş kanunu
gereğince birtakım yetkilerle donatılmış olarak Sanayi ve Ticaret Bakanlığının
izni ve denetiminde faaliyet gösteren özel hukuk tüzelkişilikleridir.
Genellikle şehir dışında kurulan OSB’lerin büyük bir kısmı belediye
mücavir alanları dışında, bazıları da belediye mücavir alanı içinde bulunmaktadır.
Türkiye Büyük Millet Meclisinde, OSB’ler ile belediyeler arasında herhangi
bir yetki kargaşasına sebep olmaması amacıyla, 10.7.2004 tarihli ve 5216
sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun 7 nci maddesine ve 7.12.2004 tarihli
ve 5272 sayılı Belediye Kanununun 14 üncü maddesine teklif edilen hüküm
benzeri bir hükümler eklenerek kabul edilmiştir.
Bu defa, daha önce Belediye ve Büyükşehir Belediyesi Kanunlarına eklenen
hükmün İl Özel İdaresi Kanununa da eklenerek, uygulamada OSB’ler ile il
özel idareleri arasında yetki kargaşasının önlenmesi ve İl Özel İdaresi
Kanunu ile Belediye ve Büyükşehir Belediyesi Kanunları arasında paralellik
sağlanmaktadır.
4562 sayılı Kanunla, organize sanayi bölgelerine ve Sanayi ve Ticaret
Bakanlığına tanınmış görev, yetki ve sorumluluklar konusunda İl Özel İdaresi
Kanunu hükümlerinin uygulanamayacağı öngörülerek, sınırları belli OSB alanlarının
bu kanun kapsamı dışında olduğuna açıklık getirilmektedir.
Madde 7. - Kamu tüzel kişisi olarak özel idarelerin sahip olduğu
yetkiler imtiyazlar sayılmıştır.
Madde 8. - Kamu tüzel kişisi olarak özel idarenin yararlanacağı
muafiyetler belirlenmiştir.
Madde 9. - İl genel meclisinin, özel idarenin karar organı olduğu
ve üyelerinin kanunlarda öngörülen usullere uygun olarak seçileceği; köy
muhtarlarının kendi aralarından seçecekleri temsilciler ile kaymakamların,
ildeki kamu kuruluşlarının amirlerinin, kamu kurumu niteliğindeki meslek
kuruluşlarının, üniversiteler ve sendikalar ile gündemdeki konularla ilgili
sivil toplum örgütleri temsilcilerinin ihtisas komisyonu toplantılarına
katılarak oy hakkı olmaksızın görüşlerini belirtebilecekleri hükme bağlanmaktadır.
Yeni kamu yönetimi anlayışına uygun olarak meclis çalışmalarında katılımcılık,
saydamlık, hesap verebilirlik, hizmetten yararlananların ihtiyacına odaklılık,
sivil toplum örgütlerinin önerilerinden yararlanma ve halkın bilgi edinme
hakkını kullanması düşüncelerini hayata geçirecek bir sistem kurulması
öngörülmüştür.
Madde 10. - İl genel meclisinin görev ve yetkileri maddeler halinde
sayılarak il özel idaresinin karar organının meclis olduğu vurgulanmaktadır.
Madde 11. - İl özel idareleri ile ilgili olarak bu Tasarıyla
yapılan en önemli değişikliklerden birisi de meclis başkanının meclis üyeleri
arasından seçilmesidir. İl genel meclisi başkanlığı mevcut kanuna göre
valilerce yürütülmektedir. Anayasanın 127 nci maddesine göre mahallî idarelerin
karar organlarının kanunda gösterilen seçmenler tarafından seçilmesinde
zorunluluk vardır. Ayrıca, Avrupa Yerel Yönetim Özerklik Şartının “Özerk
Yerel Yönetim Kavramı”, başlıklı 3 üncü maddesinde mahallî idare meclislerinin
seçimle işbaşına gelen üyelerden oluşacağı öngörülmektedir. 1913 yılında
çıkarılan Kanunla il genel meclislerine valilerin başkanlık etmesi öngörülmekte
ise de bu durumun devam ettirilmesinin hem Anayasa hem de Avrupa Yerel
Yönetimler Özerklik Şartı karşısında mümkün olmadığı tartışmasızdır. Bu
sebeple, il genel meclislerine kendi üyeleri arasından seçilen kişilerin
başkanlık etmesinde zorunluluk bulunmaktadır.
İl genel meclis başkanı, birinci ve ikinci başkan vekiliyle kâtip üyelerden
oluşan meclis başkanlık divanının oluşumu ve seçimleri yeni esaslara bağlanmaktadır.
İlk iki yıl için seçilenlerin görev süresi iki yıl, ikinci dönem için seçilenlerin
görev süresi ise mahallî idareler seçimlerine kadar devam edecektir. Başkanlık
divanı üyeleri meclis üyeleri arasından gizli oyla seçilmektedir.
Madde 12. - Tasarıyla, yılda iki defa yapılan olağan ve belirli
şartların gerçekleşmesiyle yapılacak olağanüstü toplantı sisteminden vazgeçilerek,
meclisin her ay olağan olarak toplanması öngörülmektedir. Yapılan değişiklik
ile mahallî hizmetlerin katılımcı ve şeffaf bir anlayışla yürütülmesi ve
meclis denetiminin daha etkin şekilde yapılması amaçlanmaktadır.
İl genel meclislerinin her ay toplanması sebebiyle olağanüstü toplantı
yapılmasına gerek kalmadığından olağanüstü toplantı sistemine son verilmektedir.
Mahallî hizmetler ile ilgili olarak alınacak kararların halkın çıkarları
doğrultusunda alınması ve Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartına uygunluğu
sağlama açısından meclislerin sık sık toplanması ve mahallî hizmetleri
kendi içerisinde müzakere etmesinde fayda görülmektedir.
Ayrıca, il genel meclisinin toplantı ve kararlarının aleni olduğu, kararların
halka duyurulacağı öngörülmüştür. Yönetimde açıklık ilkesinin bir gereği
olarak İl Özel İdaresi Kanununda yer alan “Gizli toplantı” kavramı yerine
“Kapalı toplantı” kavramı getirilerek bu toplantıların, başkanın veya üyelerden
herhangi birinin gerekçeli teklifi üzerine, toplantıya katılanların üçte
iki çoğunluğunun kararıyla yapılabileceği öngörülmektedir.
Madde 13. - İl genel meclisinin gündeminin, meclis başkanı tarafından
düzenlenmesi, meclis üyelerine en az üç gün önceden bildirilmesi ve ilanı
öngörülerek meclis üyelerinin görüşmelere etkin ve hazırlıklı olarak katılmalarına
imkân verilmektedir. Gündem tespitinde valinin de görüşü alınacaktır.
Ayrıca, il genel meclisi üyelerinin de gündemin belirlenmesi konusunda
söz sahibi olmaları sağlanarak katılımcı bir yöntem öngörülmekte ve başkan
dışındaki üyelere de halkın dilek ve şikayetlerini meclis gündemine getirme
imkânı tanınmaktadır.
Madde 14. - İl genel meclisinin üye tam sayısının salt çoğunluğuyla
toplanması ve katılanların çoğunluğuyla karar vermesi öngörülerek meclisin
karar vermesi kolaylaştırılmaktadır. Ancak, meclisin bir konuda karar alabilmesi
için gerekli olan sayı, üye tam sayısının dörtte birinden az olamayacaktır.
Karar alma mekanizmasında bu şekilde bir baraj konulmak suretiyle kararların
belirli bir katılım düzeyi ile alınması öngörülerek yönetimde meşruiyet
ilkesi gözetilmektedir.
Oylamada eşitlik çıkması halinde başkanının bulunduğu taraf çoğunluk
sayılacağı hükme bağlanarak çözümsüzlük ve meclisin kilitlenmesi önlenmektedir.
Gizli oylamada eşitlik çıkması durumunda ise doğal olarak oylamanın tekrarlanması,
yapılacak yeni oylamada da eşitliğin bozulmaması durumunda yine meclisin
kilitlenmesini önlemek maksadıyla kur’a çekilerek karar verilmesi sağlanmaktadır.
Maddedeki “Meclis toplantılarında toplantı yeter sayısı olan salt çoğunluk
sağlanamadığı takdirde, başkan, gün ve saatini tespit ederek en geç üç
gün içinde toplanmak üzere meclisi tatil eder. Gelecek toplantı, hazır
bulunan üyelerle yapılır.” hükmüyle meclisin karar alma sürecinin kesintisiz
olarak işlemesi öngörülmüştür.
Gizli oy kullanmaya fizikî bakımdan engeli bulunan herhangi bir üyenin,
meclis üyeleri arasından tayin edeceği vekil eliyle oyunu kullanmasına
imkân sağlanmaktadır.
Madde ile oylama usulleri de düzenlenerek oylamanın gizli, işaretle
veya ad okunarak yapılabileceği hüküm altına alınmış, katılımı artırmak
ve üyelerin bilgi sahibi olmasını sağlamak maksadıyla gelecek toplantıda
meclis kararlarının meclis üyelerinin bilgisine sunulması sistemi getirilmektedir.
Madde 15. - Madde ile il genel meclisi kararlarının kesinleşmesi
için öngörülen onay sistemine son verilmekte, ancak kararların valiye gönderilme
zorunluluğu getirilmektedir. Valiye gönderilmeyen kararlar yürürlüğe giremeyecektir.
Valiye meclis kararlarının bir daha görüşülmesini isteme yetkisi verilmektedir.
Vali tarafından tekrar görüşülmesi istenen kararlar, il genel meclisinde
üye tam sayısının salt çoğunluğuyla kabul edildiği takdirde kesinleşmektedir.
Vali, bu şekilde kesinleşen kararların iptali ve yürütülmesinin durdurulması
için on gün içinde idarî yargı mercilerine başvurabilmektedir. Yeniden
görüşülmesi istenilmeyen kararlar kendiliğinden kesinleşmiş olacaktır.
Madde ile getirilen bir başka yenilik de meclis kararlarının toplantıyı
izleyen en geç yedi gün içinde halka duyurulmasıdır. Kararların halka duyurulması
yoluyla kamuoyunun ve halkın denetimi artırılmaktadır.
Madde 16. - İhtisas komisyonları yeniden düzenlenerek bir taraftan
toplumsal birikimin il özel idarelerine yansıtılması, diğer taraftan katılımın
artırılması ve bu komisyonların etkililiğini sağlayacak bir yapıya kavuşturulması
amaçlanmıştır. İhtisas komisyonları yoluyla kararların tartışılarak alınması,
kararların mecliste görüşülmeden önce komisyonlarda olgunlaştırılması ve
ilgili sivil toplum örgütlerinin görüşlerinin alınması sağlanmaktadır.
Eğitim, kültür ve sosyal hizmetler, imar ve bayındırlık, çevre ve sağlık,
plan ve bütçe komisyonlarının kurulması zorunlu hale getirilmektedir. Komisyonlarının
kurulması zorunlu hale getirilmektedir. Diğer komisyonların çalışma süreleri
meclisin toplantı süresiyle sınırlı olmasına rağmen imar ve bayındırlık
komisyonunun çalışmaları, süreye tâbi tutulmamış ve havale edilen işlerin,
bir ay içinde sonuçlandırması öngörülerek işlerin aylarca sürüncemede kalmasının
önlenmesi hedeflenmiştir. Ayrıca, komisyonların etkin ve verimli çalışmalarını
temin için uzman kişilerden de faydalanma imkânı getirilerek kararların
daha sağlıklı olarak alınması amaçlanmıştır.
Türkiye Büyük Millet Meclisi komisyonlarının çalışma sisteminde olduğu
gibi ihtisas komisyonlarının görev alanına giren işlerin ilgili komisyonda
görüşüldükten sonra il genel meclisinde karara bağlanması sistemi getirilmek
suretiyle meclis üyelerinin kararlara etkin bir şekilde katılımı da sağlanmaktadır.
Meclis kararlarında olduğu gibi komisyon raporlarının halka duyurulması
ve isteyenlere il genel meclisince tespit edilecek bedel karşılığında verilmesi
öngörülerek halkın denetimi amaçlanmaktadır.
Madde 17. - Bu Kanun ile getirilen en önemli yeniliklerden biri
de il özel idarelerinde, bir önceki yıl gelir ve giderleri ile hesap ve
işlemlerin denetimini yapmak üzere denetim komisyonu kurulmasıdır. Böylece,
meclis üyelerinin özel idare işleriyle ilgili olarak daha iyi bilgi edinmeleri
ve bunun sonucunda elde edilen verilerle meclisin bilgi edinme ve denetim
yollarının daha etkili bir şekilde işletilmesi de mümkün olabilecektir.
Komisyon il özel idare binası içinde vali tarafından tayin edilen yerde
çalışır ve çalışmalarında uzman kişi ve kuruluşlardan yararlanabileceği
gibi kamu kuruluşları personelinden de faydalanabilir.
Madde 18. - İl genel meclisinin, faaliyet raporunu değerlendirme,
soru, genel görüşme ve gensoru yoluyla bilgi edinme ve denetim yetkisini
kullanmasının şartları düzenlenmiş ve faaliyet raporunun reddedilmesi durumunda
uygulanacak prosedür belirlenmiştir.
Madde 19. - İl genel meclisi başkanı ve meclis üyelerinin kendileriyle
veya ikinci derece dahil kan ve kayın hısımlarıyla ilgili işlerin görüşüldüğü
meclis toplantılarına katılamayacakları hüküm altına alınmak suretiyle
meclis kararlarının objektif ve tarafsız bir şekilde alınmasına imkân sağlanmaktadır.
Madde 20. - İl genel meclis üyelerinin, görevleri süresince ve
görevlerinin sona ermesinden itibaren üç yıl süreyle belediye ve bağlı
kuruluşlarından doğrudan veya dolaylı olarak iş alamaması, il özel idaresi
nezdinde komisyonculuk ve temsilcilik yapamaması hükme bağlanarak nüfuz
istismarının önlenmesi amaçlanmaktadır.
Madde 21. - İl genel meclisi üyeliğinin sona erme halleri düzenlenmektedir.
Madde 22. - Bu Tasarı ile getirilen yeniliklerden biri de il
genel meclisinin feshini gerektiren sebeplerin sınırlandırılmasıdır. Böylece
serbest seçimle oluşan il genel meclislerine rahat çalışma ortamının sağlanmasına
öncelik verilmiştir.
Madde 23. - İl genel meclisinin herhangi bir sebeple görevini
yapamaz duruma gelmesi hâlinde; yedek üyelerin getirilmesinden sonra meclis
üye tam sayısının yarıdan aşağı düşmesi, Danıştay tarafından feshi veya
meclis toplantılarının ertelenmesi, İçişleri Bakanı tarafından geçici olarak
görevden uzaklaştırılması hallerinde, meclis çalışabilir duruma gelinceye
veya yeni meclis seçimi yapılıncaya kadar, meclis görevinin il encümeninin
memur üyeleri tarafından yürütülmesi öngörülmek suretiyle belediye hizmetlerinin
kesintisiz olarak sürdürülmesine imkân sağlanmaktadır.
Madde 24. - Tasarı ile, il özel idarelerinin, merkezî idare tarafından
yürütülen birçok görev ve hizmeti üstlenmesi öngörülmekte ve il genel meclislerine
büyük sorumluluklar verilmektedir. Bu nedenle il genel meclisi üyelerine
ödenen huzur hakkının hesabında esas alınan gösterge rakamı 400’den 2200’
e çıkarılmaktadır. Ayrıca meclis üyelerinin hastalık izinleri ve mazeret
izinleri konusundaki boşluk doldurularak yeni esaslara bağlanmaktadır.
Madde 25. - İl encümeni, Kanunda öngörülen il özel idaresi teşkilât
yapısına uygun olarak yeniden düzenlenmektedir. Yeni düzenlemeyle encümen
idarî bir organ olarak düzenlenmekte; encümen üyelerinin uzmanlık niteliği
güçlendirilerek yürütmeye ilişkin daha dinamik bir karar alma mekanizması
öngörülmektedir. Ayrıca, il genel meclisince seçilecek beş üyenin de encümene
katılması sağlanarak katılım ilkesinin güçlendirilmesi amaçlanmaktadır.
Madde 26. - Encümenin görev ve yetkileri yeniden düzenlenerek
yürütme organı olma niteliği daha netleştirilmekte ve mevcut İl Özel İdaresi
Kanununda öngörülen meclis yerine karar alma yetkisi bu Tasarıyla tümüyle
kaldırılmaktadır. Sonuç olarak karar organı olan meclis ile yürütme organı
olan encümen arasındaki ayırım netleştirilmiştir.
Madde 27. - Encümenin haftada birden az olmamak üzere önceden
belirlenen gün ve saatte toplanması, valinin acil durumlarda encümeni toplantıya
çağırması, encümenin üye tam sayısının çoğunluğuyla toplanması ve katılanların
çoğunluğuyla karar alması, çekimser oy kullanılamaması, encümen gündeminin
hazırlanması ve encümende vali tarafından havale edilmeyen konuların görüşülememesi
gibi hususlar düzenlenmiştir. Ayrıca, encümene havale edilen konuların
bir hafta içinde görüşülerek karara bağlanması zorunluluğu getirilerek
sorunların sürüncemede bırakılması önlenmektedir.
Madde 28. - Encümen üyelerinin ödenekleri katsayı sistemine bağlanarak
yeniden düzenlenmektedir. Böylece, ödenekler konusunda da bir standart
sağlanmaktadır.
Madde 29. - Valinin il özel idaresinin başı olarak hukukî statüsü
ve özel idareyi temsil yetkisi vurgulanmaktadır.
Madde 30. - Valinin görev ve yetkileri, Tasarı ile öngörülen
diğer hükümlere uygun olarak ayrıntılı şekilde yeniden düzenlenmektedir.
Madde 31. - Yeni kamu yönetimi anlayışı doğrultusunda il özel
idarelerinde stratejik yönetim uygulanmasına geçilmesi, stratejik planların
seçimlerden hemen sonra yapılması ile gelecek yönelimli ve hizmetlerin
sonucuna odaklı bir yönetim anlayışının oluşturulması öngörülmektedir.
Stratejik yönetimle şehirlerimizin geleceğinin altyapı, ulaşım, çevre
gibi temel hizmetler açısından uzun vadeli olarak planlanması ve çalışma
programlarının bu planlara göre yapılması öngörülmektedir.
Stratejik planların, ilde bulunan üniversitelerin, meslek odalarının
ve konuyla ilgili sivil toplum örgütlerinin görüşleri de alınarak hazırlanması,
böylece illerimizin geleceği hakkında halkımızın da söz sahibi olması imkânı
getirilmektedir.
Madde 32. - Hizmetlerin aksamadan hızlı, verimli ve etkili yürütülmesi
amacıyla yetki devri uygulaması kamu yönetiminde vazgeçilmez bir yöntemdir.
Madde ile valilerin, yetkilerinden uygun gördüklerini il özel idare görevlileri
ve kaymakamlara devretmesine imkân tanınmaktadır.
Madde 33. - Madde ile vali ve yakınlarının, il özel idaresi ile
ihtilaflı olduğu durumlarda, özel idare adına valiye karşı dava açılması
ve bu davada il özel idaresinin temsil edilmesine ilişkin hususlar düzenlenmektedir.
Madde gereğince özel idarenin hakları valiye karşı bile güvence altına
alınmakta, ayrıca temsil yetkisi verilen kişilerin görevlerini yapmamaları
durumunda haklarında yapılacak cezai takibat ve yaptırımlar da bu maddede
hükme bağlanmaktadır.
Madde 34. - Madde ile mahallî idarelerin organlarının veya bu
organların üyelerinin görevden uzaklaştırılması konusunda Anayasada öngörülen
şartlara uygun ve ayrıntılı bir düzenleme getirilmektedir. Görevden uzaklaştırma
işleminin üç ayda bir gözden geçirilmesi ve devamında kamu yararı bakımından
fayda görülmeyen görevden uzaklaştırma tedbirinin sona erdirilmesi zorunlu
hale getirilmektedir.
Görevden uzaklaştırma tedbirinin sona erdirilmesi hususunda, İçişleri
Bakanına tanınan takdir yetkisi sınırlandırılarak objektif esaslara bağlanmaktadır.
Yapılacak soruşturma veya kovuşturma sonunda görevden uzaklaştırılan il
özel idaresi organları veya bu organların üyeleri hakkında; 4483 sayılı
Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanuna göre
soruşturma izni verilmemesi, takipsizlik, kamu davasının düşmesi veya beraat
kararı verilmesi, davanın genel af ile ortadan kaldırılması veya görevden
düşürülmeyi gerektirmeyen bir suçla mahkûm olunması halinde görevden uzaklaştırma
tedbirinin kaldırılması zorunlu hale getirilmek suretiyle keyfi uygulamaların
da önüne geçilmesi amaçlanmıştır.
Ülkemizin de imzalayarak kabul ettiği Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik
Şartına uygunluğu sağlamak ve mahallî idarelerin özerkliğini korumak maksadıyla
merkezî idareye tanınan görevden uzaklaştırma yetkisinin uygulanma şartları
ve devamı süresince uyulması gereken kurallar da bu madde ile düzenlenmektedir.
Madde 35. - İl özel idareleri için ihtiyaçlara göre değişebilen
esnek bir teşkilât yapısı öngörülerek mahallî hizmetlerin etkili, verimli,
hızlı, saydam ve vatandaş ihtiyaçlarına odaklı bir şekilde sunulması düşünülmüştür.
Madde ile özel idare teşkilâtının; ilin nüfusu, fizikî ve coğrafî yapısı,
ekonomik, sosyal, kültürel özellikleri ile gelişme potansiyeline göre İçişleri
Bakanlığınca belirlenecek norm kadro sistemine uygun olarak genel sekreterlik,
daire başkanlıkları ve müdürlüklerden oluşması öngörülmektedir.
Birimlerin kaldırılması veya başka bir birim ile birleştirilmesi hususunda
il genel meclisine yetki verilerek esnek ve gelişmeye açık bir teşkilât
yapısının oluşturulabilmesi öngörülmektedir.
Genel sekreterlik kurumu, özel idarelerde de kurularak önemli sorumluluklar
yüklenmekte, genel sekreterin valinin gözetim ve emri altında görev yapması
ve vali adına il özel idare hizmetlerini yürütmesi öngörülmektedir.
Ayrıca, nüfusu 500.000’in üzerinde bulunan illerde, ihtiyaca göre en
fazla iki genel sekreter yardımcılığı kadrosu ihdas edilmektedir.
Madde 36. - İl özel idarelerinin görevli ve yetkili olduğu hizmetlerin
memurlar, diğer kamu görevleri ve işçiler eliyle yürütülmesi; kamu kurum
ve kuruluşlarında istihdam edilen memurların, kendilerinin ve kurumlarının
muvafakatiyle il özel idaresinde uzun süreli olarak görevlendirilmesi imkânı
getirilmektedir.
İl özel idaresinde, norm kadroya uygun olarak uzmanlık gerektiren çevre,
sağlık, veterinerlik, teknik, hukuk, sosyal ve ekonomi, kültür ve sanat,
bilişim ve iletişim, planlama, araştırma ve geliştirme, eğitim ve danışmanlık
alanlarında tabip, uzman tabip, veteriner, avukat, mühendis, çözümleyici
ve programcı, ebe, hemşire, teknisyen, tekniker ve benzeri uzman ve teknik
elemanların sözleşmeli olarak çalıştırılmasına imkân sağlanmakta; bunlara
ödenecek ücretlerin Bakanlar Kurulunca belirlenecek sınırlar çerçevesinde
il genel meclisince kararlaştırılması öngörülmektedir.
Madde ile ayrıca, sözleşmeli ve işçi statüsünde çalışanlar hariç olmak
üzere, özel idarede çalışan diğer memurlara, başarı durumlarına göre yılda
iki defa ikramiye verilmesine imkân sağlayan bir hüküm getirilerek özel
idarelerde nitelikli personel çalıştırılmasının özendirilebileceği düşünülmüştür.
Madde 37. - Yeni kamu yönetimi anlayışına uygun olarak, halen
uygulanmakta olan ve işleyiş itibariyle etkinliği kalmayan denetim sistemi
ve teknikleri değiştirilerek denetim yeniden düzenlenmektedir.
Öngörülen yeni denetim sistemi ile idarenin ve çalışanların hatalarını
bulma yönünde yoğunlaşan denetim anlayışına son verilmektedir. Yapılacak
denetim faaliyetleri ile muhtemel hata alanları tespit edilerek il özel
idaresi yönetimi ve çalışanlar hata yapmadan önce eğitilecek ve uyarılacaktır.
Denetim daha çok gelecek yönelimli ve hizmetlerin yürütülmesindeki süreçlerin
kontrolü şeklinde olacaktır.
Denetim faaliyetlerinde öngörülen ikinci amaç ise, faaliyetlerin ve
sonuçlarının mevzuata, kurumsal strateji ve başarı ölçütleriyle hedeflere;
ulusal politika ve standartlara uygunluk açısından değerlendirilmesi ve
raporlanmasıdır.
Denetim raporlarının kamuoyuna açıklanması öngörülerek meclis ve kamuoyu
denetimi etkin hale getirilmektedir.
Madde 38. - Denetimin kapsam ve türlerini düzenleyen bu madde
ile denetimin kapsamı iş ve işlemlerin hukuka uygunluğu, malî kontrol ve
performans ölçümü olarak belirlenmektedir. Bu üç unsuru içeren denetim,
iç denetim ve dış denetim olarak yapılacaktır.
İç denetim, vali veya görevlendireceği iç denetçiler dış denetim, Sayıştay
tarafından yapılacaktır. Malî iş ve işlemler üzerinde İçişleri Bakanlığınca
uygulanan mevcut denetim kaldırılmaktadır.
Dış denetimin ikinci boyutu olan malî işlemler dışında kalan diğer idarî
işlemler ise, idarenin bütünlüğüne, kalkınma planı ve stratejilere, merkezî
idare tarafından belirlenen standart, ilke ve politikalara uygunluk açısından
İçişleri Bakanlığı tarafından denetlenecektir.
Denetim sonuçlarının etkin bir şekilde takibini sağlamak için denetim
raporlarının meclise sunulması ve kamuoyuna açıklanması sistemi getirilmektedir.
Madde 39. - Tasarı ile getirilen yeni bir denetim ve kontrol
yöntemi de müdahale sistemidir. Halen merkezî idare tarafından yürütülen
ve çıkarılacak kanunlarla il özel idarelerine devredilecek olan hizmetlerle
diğer özel idare hizmetlerinin ciddi bir şekilde aksatıldığı ve bu aksamanın
halkın sağlık, huzur ve esenliğini hayati derecede olumsuz etkilediğinin
ilgili bakanlığın talebi üzerine yetkili hukuk hâkimince tespit edilmesi
durumunda İçişleri Bakanlığına aşağıda belirtilen müdahale yetkisi verilmektedir.
İçişleri Bakanlığı aksatılan hizmetin özelliğine göre makul bir süre vererek
aksamanın giderilmesini ilgili özel idareden isteyecektir. Verilen bu süreye
rağmen herhangi bir olumlu gelişme sağlanamadığı takdirde Bakanlık, belediyenin
bulunduğu ilin valisini görevlendirerek aksayan hizmetin görülmesini isteyecek,
vali öncelikle belediyenin ve ihtiyaca göre diğer kamu kurum ve kuruluşlarının
imkânlarını kullanarak aksamayı ortadan kaldıracaktır.
Bu düzenlemenin amacı, mahallî hizmetlerde meydana gelebilecek aksamalardan
dolayı halkın hayatının zorlaşmasını önlemek, kamu hizmetlerinin kesintisiz
sunumunu sağlamak, hizmetlerde meydana gelecek aksamalar sebebiyle, merkezî
idarenin harekete geçebilmesine imkân vermektir. Diğer taraftan müdahale,
hizmetlerde meydana gelen aksamanın halkın sağlık, huzur ve esenliğini
hayati ölçüde olumsuz etkilediğinin yetkili mahkemece tespit edilmesi şartına
bağlanarak merkezî hükümetin siyasi sebeplerle özel idarelere müdahalesi
önlenmektedir.
Madde 40. - Özel idarelerde uygulanan bir başka denetim sistemi
de faaliyet raporları yoluyla yapılan denetimdir. Faaliyet raporlarının
hazırlanması ve içeriği Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun 41 inci
maddesinin dördüncü fıkrasında düzenlenmiştir. Buna göre faaliyet raporu;
stratejik plan ve performans hedeflerine göre yürütülen faaliyetleri, belirlenmiş
performans ölçütlerine göre hedef ve gerçekleşme durumu ile meydana gelen
sapmaların nedenlerini açıklayacak şekilde hazırlanacaktır.
Hazırlanan faaliyet raporu mart ayı toplantısında vali tarafından meclise
sunulur. Raporun bir örneği İçişleri Bakanlığına gönderilir ve kamuoyuna
da açıklanır.
Madde 41. - Denetimin yapılması ve faaliyet raporunun hazırlanmasında
bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu
ve diğer kanunlarda öngörülen hükümlerin uygulanacağı belirtilerek ilgili
kanunlara atıf yapılmaktadır.
Madde 42. - Bu Tasarı ile birlikte mahallî idarelerin yetkili
ve görevli oldukları kamu hizmetlerinde önemli artışlar olmaktadır. Bu
nedenle, Anayasanın 127 nci maddesi ve Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik
Şartının 9 uncu maddesinde getirilen ilkelere uygun olarak il özel idarelerine
sorumlulukları ile orantılı gelir kaynakları sağlanmaktadır.
Bu maddede sayılan gelir kaynaklarının oran ve miktarları ise ilgili
kanunlarda ayrıntılı olarak düzenlenmektedir.
Madde 43. - Madde ile özel idarenin giderleri tespit edilmekte
ve gider çeşitleri ayrıntılı olarak sayılmaktadır. Yapılan düzenleme ile
idarî ve malî özerkliği zedelemeyecek derecede esneklik sağlanmaktadır.
Madde 44. - Özel idare bütçesi, stratejik planlar ile orta ve
uzun vadeli hedeflere uygun olarak hazırlanan ve özel idare hizmetleri
için gerekli ödeneklerin tahsis edildiği yerleri gösteren önemli bir belgedir.
Ayrıca, bütçe, özel idarelerde meclis denetimini sağlama yollarından birisidir.
Bütçenin görüşülmesi ve kabulü aşamasında meclis özel idareyi denetleme
imkânı bulmaktadır.
Madde ile, il özel idaresi bütçesi buna uygun olarak düzenlenmektedir.
Madde 45. - Özel idarenin bir yıllık faaliyetlerini ve her bir
faaliyet için ne kadar ödenek tahsis edildiğini gösteren bütçe, vali tarafından
stratejik planlara uygun olarak hazırlanacak, encümen ve mecliste görüşülerek
kabul edilecektir.
Madde 46. - Özel idarelerde harcama yetkisinin kullanım şartları
yeniden düzenlenerek hizmetlerin daha etkili, verimli ve hızlı sunumu için
harcama yetkisinin diğer üst yöneticilere devredilmesi imkânı getirilmektedir.
Madde 47. - Kesin hesabın görüşülmesi ve karara bağlanmasının
usul ve esasları belirtilmiştir.
Madde 48. - Özel idarelerde bütçe ve muhasebe sistemlerinin düzenlenmesine
ilişkin usul ve esasların ayrıntılı bir şekilde açıklanmasını temin maksadıyla,
İçişleri Bakanlığına yönetmelik çıkarma yetkisi verilmektedir.
Madde 49. - Doğal afet, meclisin feshi ve yenisinin seçilememesi
gibi sebeplerle bütçe yapılamaz veya yapılmasına rağmen kesinleşmezse,
özel idare hizmetlerinin aksamaması için geçen yıl bütçesinin devamına
imkân tanınmaktadır.
Madde 50. - Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa uygun olarak
birden fazla yıla sarkan park, bahçe ve havuz bakımı; araç kiralama, temizlik
ve yemek hizmetleri; bilgisayar, faks, fotokopi gibi teknolojik ürünlerin
bakım ve onarımı gibi işlerde, süresi ilk mahallî idareler genel seçimlerini
izleyen üçüncü ayın sonunu geçmemek üzere gelecek yıllara yaygın yüklenme
imkânı getirilerek hizmetlerin etkili, verimli ve ekonomik olarak sunulması
imkânı getirilmektedir.
Madde 51. - Borçlanma ve tahvil ihracı günümüzde mahallî idarelerin
önemli gelir kaynaklarından biri haline gelmiştir. Demokratik gelişmeler,
refah artışı ve verilen yeni görevler özel idarelerin yapmakla görevli
oldukları hizmetlerin miktar, nitelik ve niceliğinde önemli değişikliklere
yol açmıştır.
Özel idarelerin borçlanması ve bu borçların geri ödemesinin ulusal ekonomi
üzerinde yaratacağı etkiler ve ülkemizin uluslararası piyasalardaki itibarı
da dikkate alınarak borçlanmanın bazı sınırlamalara tâbi tutulması çağdaş
demokrasilerde çoğunlukla kullanılan bir yöntemdir.
Bu madde ile, özel idarelerin dış borçlanması ve tahvil ihraçları sadece
yatırım programında yer alan projelerle sınırlandırılmakta; iç borçlanmaya
karar verme yetkisi bütçe gelirine bağlanarak bütçe gelirinin % 10’una
kadar olan iç borçlanmaların meclis kararı, % 10’un üzerindeki borçlanmaların
ise meclisin üçte iki çoğunlukla vereceği kararın İçişleri Bakanlığınca
onayı ile yapılması öngörülmektedir.
İl özel idaresi ve bağlı kuruluşlarının iç ve dış borç stokunun ana
para ve faiz tutarı, en son kesinleşmiş bütçe gelirleri toplamının Vergi
Usul Kanununda belirlenen yeniden değerleme oranında artırımı sonucu bulunacak
miktarın iki katını aşması durumunda yeni borçlanmaya izin verilmemektedir.
Madde 52. - Madde ile bir taraftan özel idarelerin hizmetlerini
daha etkili, verimli ve ekonomik şartlarda sunmasına ve kaynak yaratmalarına
yardımcı olmak amacıyla sermaye ortaklığı kurmasına izin verilmekte; diğer
taraftan kurulacak ortaklığın özel idarenin görev alanıyla ilgili olması
şartı getirilerek şirket kuruluşunun disiplin altına alınması ve özel idarelerin
haksız rekabete yol açmalarının önüne geçilmesi amaçlanmıştır.
Doğal olarak, madde hükmü gereğince özel idarelerin kurdukları veya
ortak oldukları şirketlerden, il özel idaresinin görev alanıyla ilgili
olmayan şirketleri tasfiye etmesi veya ortaklıktan çekilmesi gerekecektir.
Madde 53. - İl özel idarelerinin özelliği bulunan su, toplu taşıma
hizmetleri, toplu konut uygulaması gibi özel gelir ve gideri bulunan hizmetleri,
İçişleri Bakanlığının izniyle bütçe içinde işletme kurmak suretiyle yapmasına
imkân getirilmektedir.
Madde 54. - İl özel idareleri ile merkezî idare kuruluşları arasındaki
alacak borç ilişkileri, genellikle merkezî idare lehine düzenlenmiştir.
Merkezî idare özel idareye olan borçları için faiz ödemediği halde, özel
idareden olan alacakları için yüksek oranlarda faiz almaktadır. Bu uygulama
mahallî hizmetlerin aksamasına ve haksızlığa sebep olmaktadır.
Yaşanan bu sorunu kısmen de olsa çözmek amacıyla mahsup sistemi getirilerek
mahallî idarelerin uğradığı mağduriyet önlenmektedir. Ayrıca, bu maddenin
uygulanmasına ilişkin usul ve esaslarının düzenleneceği yönetmeliğin hazırlanmasında
İçişleri Bakanlığının olumlu görüşünün alınması zorunluluğu getirilmektedir.
Madde 55. - Belediye ve mücavir alan sınırları dışında il özel
idarelerinin görevli ve yetkili olduğu hususlarda, il genel meclislerinin
kanunlara uygun olarak aldığı ve usulüne göre ilan ettiği emir ve yasaklarına
aykırı hareket edenlere uygulanacak cezalar düzenlenmiştir.
Madde 56. - 55 inci maddede öngörülen cezaların il encümeni tarafından
verileceği, vali ve kaymakamların da maddede öngörülen cezaları vermeye
yetkili oldukları belirtilmektedir.
Madde 57. - Cezaların verilebilmesi için suçun işlendiği yer
ve zaman ile ilgili mevzuatın gösterildiği tespit tutanağı düzenlenmesi
zorunluluğu getirilmektedir.
Tutanağın eylemin olduğu yerde düzenlenmesi ve bir suretinin ilgiliye
verilmesi ve bunun tebliğ yerine geçeceği öngörülmektedir.
Ayrıca, vali ve kaymakamlarca suç işlendiğinin tespiti halinde tutanak
düzenlenmeden ceza vermelerine imkân sağlanarak özel idare emir ve yasaklarının
etkili bir şekilde uygulanması imkânı getirilmektedir.
Madde 58. - Tespit tutanaklarına tebliğ tarihinden itibaren on
beş gün içinde il özel idarelerine itiraz edilmesi, ilçelerde itirazın
kaymakamlıklar vasıtasıyla yapılmasına imkân sağlanmaktadır.
Ayrıca, tutanakların on beş gün içinde karara bağlanması, vali ve kaymakamlarca
verilen cezalara ise genel hükümlere göre idarî yargı mercilerine itiraz
edilmesi öngörülmektedir.
Madde 59. - Ceza kararlarının tebliği ve yapılacak itirazların
cezaların uygulanmasını durdurmayacağı hüküm altına alınmaktadır.
Madde 60. - Cezaların tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içersinde
özel idare hesabına yatırılması ve bu süre içerisinde yatırılmadığı takdirde
uygulanacak sistem öngörülmektedir.
İşyeri kapatma cezasının ceza süresince işyerinin mühürlenerek; ticaret,
sanat ve meslekten men cezasının ise ticaret, sanat ve mesleğin uygulanmasına
dair yetki belgesi niteliğindeki evrakın ceza süresince geri alınarak uygulanacağı
hükme bağlanmaktadır.
Madde 61. - İl özel idaresi tarafından satışı ve kullanımı yasaklanan
maddelerin toplattırılması, yapılacak inceleme sonucunda sağlığa zararlı
olduğu tespit edilenlerin imhası ve diğerlerinin sahiplerine iadesi öngörülmektedir.
Ayrıca, il özel idaresine ait tesislere zarar verilmesi halinde, idarenin
gerekli tamirat ve yenilemeyi yaparak sorumlulardan % 30 fazlasıyla tahsili
öngörülmektedir. Bu düzenleme ile özel idare mal ve tesislerine verilecek
zararların önlenmesi ve idarenin uğrayacağı zararların % 30 fazlasıyla
tahsiline imkân sağlanmaktadır.
Madde 62. - Uluslararası gelişmeler ve ülkemizin Avrupa Birliği
perspektifi ile birlikte il özel idarelerinin uluslararası teşekküllere
üye olması ve yabancı ülke belediyeleriyle ortak proje gerçekleştirebilmeleri
için yeni açılımlarda bulunmak kaçınılmaz hale gelmiştir. Özellikle ülke
sınırları dışına taşan bazı çevre sorunlarının çözümü, sınır ötesi işbirliğini
ve ortak projelerin uygulanmasını zorunlu kılmaktadır.
Yukarıda belirtilen gerekçelerle belediyelerin uluslararası teşekkül
ve organizasyonlara katılması veya kurucu üye olmasında uygulanan prosedür
basitleştirilerek İçişleri Bakanlığının iznine bağlanmaktadır. İl özel
idarelerinin yürüteceği uluslararası ilişkilerin, ülkenin ulusal dış politikası
ile uyumunu sağlamak açısından izin zorunluluğu getirilmektedir.
Madde 63. - İl özel idare hizmetlerinin ilçelerde yürütülmesi
görevi ve sorumluluğu kaymakamlara verilerek ilave bir teşkilât kurmadan
hizmetlerin yürütülmesi öngörülmektedir. Ayrıca; kaymakamlara yürüttükleri
bu mahallî görev ve hizmetler için belirli bir miktarda ödenek verilerek
özel idare hizmetlerine gereken hassasiyet ve özeni göstermeleri temin
edilmektedir.
Madde 64. - İl özel idaresi hizmetlerinin etkili, verimli, ekonomik,
hızlı ve uyum içerisinde yürütülebilmesi için özel idarelerinin diğer mahallî
idareler ve merkezî idare kuruluşları ile ortak proje gerçekleştirebilmesi
ve bu amaçla kaynak aktarımında bulunma; bina, tesis, araç ve personel
tahsis etme; süresi yirmi beş yılı geçmemek üzere taşınmaz mal tahsis etme
imkânı getirilmektedir.
Madde 65. - Maddede sayılan değişik sosyal hizmetlerin yapılmasında
dayanışma ve katılım; hizmetlerde etkinlik, tasarruf ve verimliliğin sağlanması
amacıyla gönüllü kişilerin bu hizmetlere katılmasına ilişkin mekanizmaların
oluşturulması ve buna ilişkin hususların İçişleri Bakanlığınca çıkarılacak
bir yönetmelikle düzenlenmesi öngörülmektedir.
Madde 66. - İl özel idareleri halen yazışmalarını valilik ve
kaymakamlıklar aracılığıyla yürütmekte, bu durum gereksiz zaman kaybına
ve hizmet sunumunda gecikmelere yol açmaktadır. Madde ile özel idarelerin
bütün kamu kurum ve kuruluşlarıyla doğrudan yazışma yapmasına imkân sağlanarak
hizmetlere hız kazandırılabilecektir.
Madde 67. - Avukatlık ücretinin dağıtılmasına ilişkin düzenlemeler
getirilmektedir.
Madde 68. - Kanunda öngörülen parasal miktarların her yıl enflasyon
oranında artmasını sağlamak ve para cezalarının zaman içerisinde etkisini
yitirmesini önlemek amacıyla, bu miktarların, Vergi Usul Kanununda belirtilen
yeniden değerleme katsayısı oranında artırılması imkânı getirilmektedir.
Madde 69. - Deprem, su baskını, yangın ve diğer benzeri doğal
afetlerden korunmak veya bunların zararlarını azaltmak konusunda merkezî
idarenin tek başına yeterli olamayacağı kabul edilmelidir. Nitekim 17 Ağustos
1999 tarihinde meydana gelen Marmara Depremi mahallî idarelerimizin acil
durum yönetim kapasitelerinin artırılması ve belediyelerle birlikte özel
idarelere de yeni sorumluluklar verilmesi gereğini açıkça ortaya koymuştur.
Bu düşüncelerden hareketle özel idarelerin afet ve acil durum planlarını
yapması, bu amaçla bütçelerine ödenek koyması, gerekli ekip ve donanımı
hazırlaması ve personelini eğitmesi zorunlu hale getirilmektedir. Madde
ile özel idarelerin görev alanı dışında meydana gelen afetlere yardım ve
destek sağlaması da hükme bağlanmıştır.
Madde 70. - Bu Kanun ile özel idarelere verilen yetkilerin etkili
bir şekilde kullanımını temin, hizmetlerin halkın ihtiyaç ve taleplerine
uygun olarak sunumunu sağlama, görev ve yetki uyuşmazlıklarını önleme amacıyla
maddede sayılan kanunların, İl Özel İdareleri Kanunu ile düzenlenen hususlara
aykırı hükümlerinin özel idareler bakımından uygulanmayacağı hüküm altına
alınmaktadır.
Madde 71. - 13 Mart 1329 tarihli İl Özel İdaresi Kanunu ile ek
ve değişiklikleri yürürlükten kaldırılmaktadır.
Madde 72. - Yürürlük maddesidir.
Madde 73. - Yürütme maddesidir.
|