Türkiye'de yaşanan olaylar...
 Ana Sayfalar
BELGENET 
ARŞİV
BELGELER
DOSYALAR
HUKUK
EKONOMİ
KİM KİMDİR
.İlgili Sayfalar
YASA METNİ (5302)
VETO EDİLEN MADDELER
TASARI METNİ
GENEL GEREKÇE
KOMİSYON RAPORLARI - 1
KOMİSYON RAPORLARI - 2
KOMİSYON RAPORLARI - 3
TBMM GENEL KURULU GÖRÜŞMELERİ

İL ÖZEL İDARELERİ YASA TASARISI
Madde gerekçeleri...
3 Mart 2004
İl özel idarelerinin yeniden yapılandırılmasını amaçlayan "İl Özel İdareleri Kanun Tasarısı", 59. Hükümet (Erdoğan Hükümeti) tarafından 3 Mart 2004'de TBMM'ye sunuldu.
 
Tasarı, kamu yönetiminin temel unsurlarından biri olan il özel idarelerinin günün şartlarına göre yeniden yapılandırılmasını amaçlıyor.
 
İl Özel İdareleri Kanun Tasarısı'nın Madde Gerekçeleri şöyle:
(3 Mart 2004)

MADDE GEREKÇELERİ

Madde 1. - Madde, kanunun amacının il özel idarelerinin hukukî statüsünün düzenlenmesi; kuruluşu, organları, yönetimi, görev, yetki ve sorumlulukları ile çalışma usul ve esaslarının açıklanması olduğunu belirtmektedir.

Madde 2. - Kanun, il özel idarelerini kapsamaktadır.

Madde 3. - Kanunun daha iyi anlaşılmasını sağlamak amacıyla Kanun metninde geçen bazı kavramlar açıklanmıştır.

Madde il özel idaresini ve il özel idaresinin organlarını tanımlamaktadır.

İl özel idaresinin tanımında geçen idarî ve malî özerklik kavramı sınırsız bir özerkliği kapsamamaktadır. İl özel idaresinin, Anayasanın 127 nci maddesinde ve diğer kanunlarda öngörülen esas ve sınırlar çerçevesinde mahallî müşterek ihtiyaçların karşılanması hususunda, karar organının alacağı kararla harekete geçebilen, harcama yapabilen, borçlanabilen ve her türlü hukukî ehliyete sahip bir kamu tüzel kişisi olduğunda hiçbir kuşku bulunmamaktadır.

İdarî ve malî özerklik, Anayasanın 123 üncü maddesinde düzenlenen idarenin bütünlüğü ilkesini ortadan kaldıracak veya zayıflatacak şekilde yorumlanamaz. Söz konusu kavramlar, mahallî idarelerin, mahallî müşterek ihtiyaçları karşılamak amacıyla yetkili organlarının kararı ile kanunlara uygun olarak serbestçe karar alma, teşkilâtlanma, personel istihdamı, borçlanma ve benzeri alanlardaki yetkilerini ifade etmektedir.

Madde 4. - Bir yerde özel idare teşkilâtı kurulabilmesi için o yerin öncelikle il statüsünü kazanması gerekmektedir. İl özel idareleri, ilin kurulmasına dair kanunla kurulmakta ve il statüsünün kaldırılmasıyla il özel idaresinin varlığına da son verilmiş olmaktadır.

Madde 5. - İl özel idaresinin görev alanı il sınırlarını kapsamaktadır. Ancak, kanunlarda belediyelerce yapılması öngörülen mahallî müşterek nitelikli hizmetler bu kapsamın dışındadır.

Madde 6. - İl özel idarelerinin görev ve yetkileri, Anayasanın 127 nci maddesi ile Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartında öngörülen ilkelere uygun olarak yeniden düzenlenmiştir. Maddede, özel idarenin görev ve yetkileri tek tek sayılmak yerine hizmet alanları belirtilmekte ve kanunlarla açıkça başka bir kurum ve kuruluşa verilmeyen mahallî müşterek nitelikli her türlü görev ve hizmetin özel idarelerce yapılması öngörülmektedir. Bununla birlikte il özel idaresinin hangi hizmet alanlarında bütün il genelinde, hangi hizmet alanlarında ise belediye hudutları dışında yetkili olacağı maddede ayrıca belirtilmiştir.

Madde ile il özel idarelerine verilen önemli bir görev de ilin çevre düzeni planını yapmaktır.

Bunlardan ayrı olarak özel idare hizmetlerinde yerindenlik ilkesi vurgulanmış ve kamu kuruluşları ve diğer mahallî idarelerle işbirliğine ilişkin hükümler getirilmiştir.

(6. maddenin TBMM görüşmeleri sırasında, önergeyle “4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu ile Sanayi ve Ticaret Bakanlığına ve organize sanayi bölgelerine tanınan yetki ve sorumluluklar bu kanun kapsamı dışındadır.” şeklinde bir fıkra eklenmiştir. Bu fıkranın gerekçesi de söyledir:)

Organize Sanayi Bölgeleri Kanununa göre kurularak, ülkemizin her köşesinde sanayiinin gelişmesi, üretim ve istihdamın artırılması, dolayısıyla yatırım ortamının iyileştirilmesinde önemli rolü bulunan OSB’ler, kuruluş kanunu gereğince birtakım yetkilerle donatılmış olarak Sanayi ve Ticaret Bakanlığının izni ve denetiminde faaliyet gösteren özel hukuk tüzelkişilikleridir.

Genellikle şehir dışında kurulan OSB’lerin büyük bir kısmı belediye mücavir alanları dışında, bazıları da belediye mücavir alanı içinde bulunmaktadır.

Türkiye Büyük Millet Meclisinde, OSB’ler ile belediyeler arasında herhangi bir yetki kargaşasına sebep olmaması amacıyla, 10.7.2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun 7 nci maddesine ve 7.12.2004 tarihli ve 5272 sayılı Belediye Kanununun 14 üncü maddesine teklif edilen hüküm benzeri bir hükümler eklenerek kabul edilmiştir.

Bu defa, daha önce Belediye ve Büyükşehir Belediyesi Kanunlarına eklenen hükmün İl Özel İdaresi Kanununa da eklenerek, uygulamada OSB’ler ile il özel idareleri arasında yetki kargaşasının önlenmesi ve İl Özel İdaresi Kanunu ile Belediye ve Büyükşehir Belediyesi Kanunları arasında paralellik sağlanmaktadır.

4562 sayılı Kanunla, organize sanayi bölgelerine ve Sanayi ve Ticaret Bakanlığına tanınmış görev, yetki ve sorumluluklar konusunda İl Özel İdaresi Kanunu hükümlerinin uygulanamayacağı öngörülerek, sınırları belli OSB alanlarının bu kanun kapsamı dışında olduğuna açıklık getirilmektedir.

Madde 7. - Kamu tüzel kişisi olarak özel idarelerin sahip olduğu yetkiler imtiyazlar sayılmıştır.

Madde 8. - Kamu tüzel kişisi olarak özel idarenin yararlanacağı muafiyetler belirlenmiştir.

Madde 9. - İl genel meclisinin, özel idarenin karar organı olduğu ve üyelerinin kanunlarda öngörülen usullere uygun olarak seçileceği; köy muhtarlarının kendi aralarından seçecekleri temsilciler ile kaymakamların, ildeki kamu kuruluşlarının amirlerinin, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının, üniversiteler ve sendikalar ile gündemdeki konularla ilgili sivil toplum örgütleri temsilcilerinin ihtisas komisyonu toplantılarına katılarak oy hakkı olmaksızın görüşlerini belirtebilecekleri hükme bağlanmaktadır.

Yeni kamu yönetimi anlayışına uygun olarak meclis çalışmalarında katılımcılık, saydamlık, hesap verebilirlik, hizmetten yararlananların ihtiyacına odaklılık, sivil toplum örgütlerinin önerilerinden yararlanma ve halkın bilgi edinme hakkını kullanması düşüncelerini hayata geçirecek bir sistem kurulması öngörülmüştür.

Madde 10. - İl genel meclisinin görev ve yetkileri maddeler halinde sayılarak il özel idaresinin karar organının meclis olduğu vurgulanmaktadır.

Madde 11. - İl özel idareleri ile ilgili olarak bu Tasarıyla yapılan en önemli değişikliklerden birisi de meclis başkanının meclis üyeleri arasından seçilmesidir. İl genel meclisi başkanlığı mevcut kanuna göre valilerce yürütülmektedir. Anayasanın 127 nci maddesine göre mahallî idarelerin karar organlarının kanunda gösterilen seçmenler tarafından seçilmesinde zorunluluk vardır. Ayrıca, Avrupa Yerel Yönetim Özerklik Şartının “Özerk Yerel Yönetim Kavramı”, başlıklı 3 üncü maddesinde mahallî idare meclislerinin seçimle işbaşına gelen üyelerden oluşacağı öngörülmektedir. 1913 yılında çıkarılan Kanunla il genel meclislerine valilerin başkanlık etmesi öngörülmekte ise de bu durumun devam ettirilmesinin hem Anayasa hem de Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı karşısında mümkün olmadığı tartışmasızdır. Bu sebeple, il genel meclislerine kendi üyeleri arasından seçilen kişilerin başkanlık etmesinde zorunluluk bulunmaktadır.

İl genel meclis başkanı, birinci ve ikinci başkan vekiliyle kâtip üyelerden oluşan meclis başkanlık divanının oluşumu ve seçimleri yeni esaslara bağlanmaktadır. İlk iki yıl için seçilenlerin görev süresi iki yıl, ikinci dönem için seçilenlerin görev süresi ise mahallî idareler seçimlerine kadar devam edecektir. Başkanlık divanı üyeleri meclis üyeleri arasından gizli oyla seçilmektedir.

Madde 12. - Tasarıyla, yılda iki defa yapılan olağan ve belirli şartların gerçekleşmesiyle yapılacak olağanüstü toplantı sisteminden vazgeçilerek, meclisin her ay olağan olarak toplanması öngörülmektedir. Yapılan değişiklik ile mahallî hizmetlerin katılımcı ve şeffaf bir anlayışla yürütülmesi ve meclis denetiminin daha etkin şekilde yapılması amaçlanmaktadır.

İl genel meclislerinin her ay toplanması sebebiyle olağanüstü toplantı yapılmasına gerek kalmadığından olağanüstü toplantı sistemine son verilmektedir.

Mahallî hizmetler ile ilgili olarak alınacak kararların halkın çıkarları doğrultusunda alınması ve Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartına uygunluğu sağlama açısından meclislerin sık sık toplanması ve mahallî hizmetleri kendi içerisinde müzakere etmesinde fayda görülmektedir.

Ayrıca, il genel meclisinin toplantı ve kararlarının aleni olduğu, kararların halka duyurulacağı öngörülmüştür. Yönetimde açıklık ilkesinin bir gereği olarak İl Özel İdaresi Kanununda yer alan “Gizli toplantı” kavramı yerine “Kapalı toplantı” kavramı getirilerek bu toplantıların, başkanın veya üyelerden herhangi birinin gerekçeli teklifi üzerine, toplantıya katılanların üçte iki çoğunluğunun kararıyla yapılabileceği öngörülmektedir.

Madde 13. - İl genel meclisinin gündeminin, meclis başkanı tarafından düzenlenmesi, meclis üyelerine en az üç gün önceden bildirilmesi ve ilanı öngörülerek meclis üyelerinin görüşmelere etkin ve hazırlıklı olarak katılmalarına imkân verilmektedir. Gündem tespitinde valinin de görüşü alınacaktır.

Ayrıca, il genel meclisi üyelerinin de gündemin belirlenmesi konusunda söz sahibi olmaları sağlanarak katılımcı bir yöntem öngörülmekte ve başkan dışındaki üyelere de halkın dilek ve şikayetlerini meclis gündemine getirme imkânı tanınmaktadır.

Madde 14. - İl genel meclisinin üye tam sayısının salt çoğunluğuyla toplanması ve katılanların çoğunluğuyla karar vermesi öngörülerek meclisin karar vermesi kolaylaştırılmaktadır. Ancak, meclisin bir konuda karar alabilmesi için gerekli olan sayı, üye tam sayısının dörtte birinden az olamayacaktır. Karar alma mekanizmasında bu şekilde bir baraj konulmak suretiyle kararların belirli bir katılım düzeyi ile alınması öngörülerek yönetimde meşruiyet ilkesi gözetilmektedir.

Oylamada eşitlik çıkması halinde başkanının bulunduğu taraf çoğunluk sayılacağı hükme bağlanarak çözümsüzlük ve meclisin kilitlenmesi önlenmektedir. Gizli oylamada eşitlik çıkması durumunda ise doğal olarak oylamanın tekrarlanması, yapılacak yeni oylamada da eşitliğin bozulmaması durumunda yine meclisin kilitlenmesini önlemek maksadıyla kur’a çekilerek karar verilmesi sağlanmaktadır.

Maddedeki “Meclis toplantılarında toplantı yeter sayısı olan salt çoğunluk sağlanamadığı takdirde, başkan, gün ve saatini tespit ederek en geç üç gün içinde toplanmak üzere meclisi tatil eder. Gelecek toplantı, hazır bulunan üyelerle yapılır.” hükmüyle meclisin karar alma sürecinin kesintisiz olarak işlemesi öngörülmüştür.

Gizli oy kullanmaya fizikî bakımdan engeli bulunan herhangi bir üyenin, meclis üyeleri arasından tayin edeceği vekil eliyle oyunu kullanmasına imkân sağlanmaktadır.

Madde ile oylama usulleri de düzenlenerek oylamanın gizli, işaretle veya ad okunarak yapılabileceği hüküm altına alınmış, katılımı artırmak ve üyelerin bilgi sahibi olmasını sağlamak maksadıyla gelecek toplantıda meclis kararlarının meclis üyelerinin bilgisine sunulması sistemi getirilmektedir.

Madde 15. - Madde ile il genel meclisi kararlarının kesinleşmesi için öngörülen onay sistemine son verilmekte, ancak kararların valiye gönderilme zorunluluğu getirilmektedir. Valiye gönderilmeyen kararlar yürürlüğe giremeyecektir.

Valiye meclis kararlarının bir daha görüşülmesini isteme yetkisi verilmektedir. Vali tarafından tekrar görüşülmesi istenen kararlar, il genel meclisinde üye tam sayısının salt çoğunluğuyla kabul edildiği takdirde kesinleşmektedir. Vali, bu şekilde kesinleşen kararların iptali ve yürütülmesinin durdurulması için on gün içinde idarî yargı mercilerine başvurabilmektedir. Yeniden görüşülmesi istenilmeyen kararlar kendiliğinden kesinleşmiş olacaktır.

Madde ile getirilen bir başka yenilik de meclis kararlarının toplantıyı izleyen en geç yedi gün içinde halka duyurulmasıdır. Kararların halka duyurulması yoluyla kamuoyunun ve halkın denetimi artırılmaktadır.

Madde 16. - İhtisas komisyonları yeniden düzenlenerek bir taraftan toplumsal birikimin il özel idarelerine yansıtılması, diğer taraftan katılımın artırılması ve bu komisyonların etkililiğini sağlayacak bir yapıya kavuşturulması amaçlanmıştır. İhtisas komisyonları yoluyla kararların tartışılarak alınması, kararların mecliste görüşülmeden önce komisyonlarda olgunlaştırılması ve ilgili sivil toplum örgütlerinin görüşlerinin alınması sağlanmaktadır.

Eğitim, kültür ve sosyal hizmetler, imar ve bayındırlık, çevre ve sağlık, plan ve bütçe komisyonlarının kurulması zorunlu hale getirilmektedir. Komisyonlarının kurulması zorunlu hale getirilmektedir. Diğer komisyonların çalışma süreleri meclisin toplantı süresiyle sınırlı olmasına rağmen imar ve bayındırlık komisyonunun çalışmaları, süreye tâbi tutulmamış ve havale edilen işlerin, bir ay içinde sonuçlandırması öngörülerek işlerin aylarca sürüncemede kalmasının önlenmesi hedeflenmiştir. Ayrıca, komisyonların etkin ve verimli çalışmalarını temin için uzman kişilerden de faydalanma imkânı getirilerek kararların daha sağlıklı olarak alınması amaçlanmıştır.

Türkiye Büyük Millet Meclisi komisyonlarının çalışma sisteminde olduğu gibi ihtisas komisyonlarının görev alanına giren işlerin ilgili komisyonda görüşüldükten sonra il genel meclisinde karara bağlanması sistemi getirilmek suretiyle meclis üyelerinin kararlara etkin bir şekilde katılımı da sağlanmaktadır.

Meclis kararlarında olduğu gibi komisyon raporlarının halka duyurulması ve isteyenlere il genel meclisince tespit edilecek bedel karşılığında verilmesi öngörülerek halkın denetimi amaçlanmaktadır.

Madde 17. - Bu Kanun ile getirilen en önemli yeniliklerden biri de il özel idarelerinde, bir önceki yıl gelir ve giderleri ile hesap ve işlemlerin denetimini yapmak üzere denetim komisyonu kurulmasıdır. Böylece, meclis üyelerinin özel idare işleriyle ilgili olarak daha iyi bilgi edinmeleri ve bunun sonucunda elde edilen verilerle meclisin bilgi edinme ve denetim yollarının daha etkili bir şekilde işletilmesi de mümkün olabilecektir.

Komisyon il özel idare binası içinde vali tarafından tayin edilen yerde çalışır ve çalışmalarında uzman kişi ve kuruluşlardan yararlanabileceği gibi kamu kuruluşları personelinden de faydalanabilir.

Madde 18. - İl genel meclisinin, faaliyet raporunu değerlendirme, soru, genel görüşme ve gensoru yoluyla bilgi edinme ve denetim yetkisini kullanmasının şartları düzenlenmiş ve faaliyet raporunun reddedilmesi durumunda uygulanacak prosedür belirlenmiştir.

Madde 19. - İl genel meclisi başkanı ve meclis üyelerinin kendileriyle veya ikinci derece dahil kan ve kayın hısımlarıyla ilgili işlerin görüşüldüğü meclis toplantılarına katılamayacakları hüküm altına alınmak suretiyle meclis kararlarının objektif ve tarafsız bir şekilde alınmasına imkân sağlanmaktadır.

Madde 20. - İl genel meclis üyelerinin, görevleri süresince ve görevlerinin sona ermesinden itibaren üç yıl süreyle belediye ve bağlı kuruluşlarından doğrudan veya dolaylı olarak iş alamaması, il özel idaresi nezdinde komisyonculuk ve temsilcilik yapamaması hükme bağlanarak nüfuz istismarının önlenmesi amaçlanmaktadır.

Madde 21. - İl genel meclisi üyeliğinin sona erme halleri düzenlenmektedir.

Madde 22. - Bu Tasarı ile getirilen yeniliklerden biri de il genel meclisinin feshini gerektiren sebeplerin sınırlandırılmasıdır. Böylece serbest seçimle oluşan il genel meclislerine rahat çalışma ortamının sağlanmasına öncelik verilmiştir.

Madde 23. - İl genel meclisinin herhangi bir sebeple görevini yapamaz duruma gelmesi hâlinde; yedek üyelerin getirilmesinden sonra meclis üye tam sayısının yarıdan aşağı düşmesi, Danıştay tarafından feshi veya meclis toplantılarının ertelenmesi, İçişleri Bakanı tarafından geçici olarak görevden uzaklaştırılması hallerinde, meclis çalışabilir duruma gelinceye veya yeni meclis seçimi yapılıncaya kadar, meclis görevinin il encümeninin memur üyeleri tarafından yürütülmesi öngörülmek suretiyle belediye hizmetlerinin kesintisiz olarak sürdürülmesine imkân sağlanmaktadır.

Madde 24. - Tasarı ile, il özel idarelerinin, merkezî idare tarafından yürütülen birçok görev ve hizmeti üstlenmesi öngörülmekte ve il genel meclislerine büyük sorumluluklar verilmektedir. Bu nedenle il genel meclisi üyelerine ödenen huzur hakkının hesabında esas alınan gösterge rakamı 400’den 2200’ e çıkarılmaktadır. Ayrıca meclis üyelerinin hastalık izinleri ve mazeret izinleri konusundaki boşluk doldurularak yeni esaslara bağlanmaktadır.

Madde 25. - İl encümeni, Kanunda öngörülen il özel idaresi teşkilât yapısına uygun olarak yeniden düzenlenmektedir. Yeni düzenlemeyle encümen idarî bir organ olarak düzenlenmekte; encümen üyelerinin uzmanlık niteliği güçlendirilerek yürütmeye ilişkin daha dinamik bir karar alma mekanizması öngörülmektedir. Ayrıca, il genel meclisince seçilecek beş üyenin de encümene katılması sağlanarak katılım ilkesinin güçlendirilmesi amaçlanmaktadır.

Madde 26. - Encümenin görev ve yetkileri yeniden düzenlenerek yürütme organı olma niteliği daha netleştirilmekte ve mevcut İl Özel İdaresi Kanununda öngörülen meclis yerine karar alma yetkisi bu Tasarıyla tümüyle kaldırılmaktadır. Sonuç olarak karar organı olan meclis ile yürütme organı olan encümen arasındaki ayırım netleştirilmiştir.

Madde 27. - Encümenin haftada birden az olmamak üzere önceden belirlenen gün ve saatte toplanması, valinin acil durumlarda encümeni toplantıya çağırması, encümenin üye tam sayısının çoğunluğuyla toplanması ve katılanların çoğunluğuyla karar alması, çekimser oy kullanılamaması, encümen gündeminin hazırlanması ve encümende vali tarafından havale edilmeyen konuların görüşülememesi gibi hususlar düzenlenmiştir. Ayrıca, encümene havale edilen konuların bir hafta içinde görüşülerek karara bağlanması zorunluluğu getirilerek sorunların sürüncemede bırakılması önlenmektedir.

Madde 28. - Encümen üyelerinin ödenekleri katsayı sistemine bağlanarak yeniden düzenlenmektedir. Böylece, ödenekler konusunda da bir standart sağlanmaktadır.

Madde 29. - Valinin il özel idaresinin başı olarak hukukî statüsü ve özel idareyi temsil yetkisi vurgulanmaktadır.

Madde 30. - Valinin görev ve yetkileri, Tasarı ile öngörülen diğer hükümlere uygun olarak ayrıntılı şekilde yeniden düzenlenmektedir.

Madde 31. - Yeni kamu yönetimi anlayışı doğrultusunda il özel idarelerinde stratejik yönetim uygulanmasına geçilmesi, stratejik planların seçimlerden hemen sonra yapılması ile gelecek yönelimli ve hizmetlerin sonucuna odaklı bir yönetim anlayışının oluşturulması öngörülmektedir.

Stratejik yönetimle şehirlerimizin geleceğinin altyapı, ulaşım, çevre gibi temel hizmetler açısından uzun vadeli olarak planlanması ve çalışma programlarının bu planlara göre yapılması öngörülmektedir.

Stratejik planların, ilde bulunan üniversitelerin, meslek odalarının ve konuyla ilgili sivil toplum örgütlerinin görüşleri de alınarak hazırlanması, böylece illerimizin geleceği hakkında halkımızın da söz sahibi olması imkânı getirilmektedir.

Madde 32. - Hizmetlerin aksamadan hızlı, verimli ve etkili yürütülmesi amacıyla yetki devri uygulaması kamu yönetiminde vazgeçilmez bir yöntemdir. Madde ile valilerin, yetkilerinden uygun gördüklerini il özel idare görevlileri ve kaymakamlara devretmesine imkân tanınmaktadır.

Madde 33. - Madde ile vali ve yakınlarının, il özel idaresi ile ihtilaflı olduğu durumlarda, özel idare adına valiye karşı dava açılması ve bu davada il özel idaresinin temsil edilmesine ilişkin hususlar düzenlenmektedir. Madde gereğince özel idarenin hakları valiye karşı bile güvence altına alınmakta, ayrıca temsil yetkisi verilen kişilerin görevlerini yapmamaları durumunda haklarında yapılacak cezai takibat ve yaptırımlar da bu maddede hükme bağlanmaktadır.

Madde 34. - Madde ile mahallî idarelerin organlarının veya bu organların üyelerinin görevden uzaklaştırılması konusunda Anayasada öngörülen şartlara uygun ve ayrıntılı bir düzenleme getirilmektedir. Görevden uzaklaştırma işleminin üç ayda bir gözden geçirilmesi ve devamında kamu yararı bakımından fayda görülmeyen görevden uzaklaştırma tedbirinin sona erdirilmesi zorunlu hale getirilmektedir.

Görevden uzaklaştırma tedbirinin sona erdirilmesi hususunda, İçişleri Bakanına tanınan takdir yetkisi sınırlandırılarak objektif esaslara bağlanmaktadır. Yapılacak soruşturma veya kovuşturma sonunda görevden uzaklaştırılan il özel idaresi organları veya bu organların üyeleri hakkında; 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanuna göre soruşturma izni verilmemesi, takipsizlik, kamu davasının düşmesi veya beraat kararı verilmesi, davanın genel af ile ortadan kaldırılması veya görevden düşürülmeyi gerektirmeyen bir suçla mahkûm olunması halinde görevden uzaklaştırma tedbirinin kaldırılması zorunlu hale getirilmek suretiyle keyfi uygulamaların da önüne geçilmesi amaçlanmıştır.

Ülkemizin de imzalayarak kabul ettiği Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartına uygunluğu sağlamak ve mahallî idarelerin özerkliğini korumak maksadıyla merkezî idareye tanınan görevden uzaklaştırma yetkisinin uygulanma şartları ve devamı süresince uyulması gereken kurallar da bu madde ile düzenlenmektedir.

Madde 35. - İl özel idareleri için ihtiyaçlara göre değişebilen esnek bir teşkilât yapısı öngörülerek mahallî hizmetlerin etkili, verimli, hızlı, saydam ve vatandaş ihtiyaçlarına odaklı bir şekilde sunulması düşünülmüştür.

Madde ile özel idare teşkilâtının; ilin nüfusu, fizikî ve coğrafî yapısı, ekonomik, sosyal, kültürel özellikleri ile gelişme potansiyeline göre İçişleri Bakanlığınca belirlenecek norm kadro sistemine uygun olarak genel sekreterlik, daire başkanlıkları ve müdürlüklerden oluşması öngörülmektedir.

Birimlerin kaldırılması veya başka bir birim ile birleştirilmesi hususunda il genel meclisine yetki verilerek esnek ve gelişmeye açık bir teşkilât yapısının oluşturulabilmesi öngörülmektedir.

Genel sekreterlik kurumu, özel idarelerde de kurularak önemli sorumluluklar yüklenmekte, genel sekreterin valinin gözetim ve emri altında görev yapması ve vali adına il özel idare hizmetlerini yürütmesi öngörülmektedir.

Ayrıca, nüfusu 500.000’in üzerinde bulunan illerde, ihtiyaca göre en fazla iki genel sekreter yardımcılığı kadrosu ihdas edilmektedir.

Madde 36. - İl özel idarelerinin görevli ve yetkili olduğu hizmetlerin memurlar, diğer kamu görevleri ve işçiler eliyle yürütülmesi; kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilen memurların, kendilerinin ve kurumlarının muvafakatiyle il özel idaresinde uzun süreli olarak görevlendirilmesi imkânı getirilmektedir.

İl özel idaresinde, norm kadroya uygun olarak uzmanlık gerektiren çevre, sağlık, veterinerlik, teknik, hukuk, sosyal ve ekonomi, kültür ve sanat, bilişim ve iletişim, planlama, araştırma ve geliştirme, eğitim ve danışmanlık alanlarında tabip, uzman tabip, veteriner, avukat, mühendis, çözümleyici ve programcı, ebe, hemşire, teknisyen, tekniker ve benzeri uzman ve teknik elemanların sözleşmeli olarak çalıştırılmasına imkân sağlanmakta; bunlara ödenecek ücretlerin Bakanlar Kurulunca belirlenecek sınırlar çerçevesinde il genel meclisince kararlaştırılması öngörülmektedir.

Madde ile ayrıca, sözleşmeli ve işçi statüsünde çalışanlar hariç olmak üzere, özel idarede çalışan diğer memurlara, başarı durumlarına göre yılda iki defa ikramiye verilmesine imkân sağlayan bir hüküm getirilerek özel idarelerde nitelikli personel çalıştırılmasının özendirilebileceği düşünülmüştür.

Madde 37. - Yeni kamu yönetimi anlayışına uygun olarak, halen uygulanmakta olan ve işleyiş itibariyle etkinliği kalmayan denetim sistemi ve teknikleri değiştirilerek denetim yeniden düzenlenmektedir.

Öngörülen yeni denetim sistemi ile idarenin ve çalışanların hatalarını bulma yönünde yoğunlaşan denetim anlayışına son verilmektedir. Yapılacak denetim faaliyetleri ile muhtemel hata alanları tespit edilerek il özel idaresi yönetimi ve çalışanlar hata yapmadan önce eğitilecek ve uyarılacaktır. Denetim daha çok gelecek yönelimli ve hizmetlerin yürütülmesindeki süreçlerin kontrolü şeklinde olacaktır.

Denetim faaliyetlerinde öngörülen ikinci amaç ise, faaliyetlerin ve sonuçlarının mevzuata, kurumsal strateji ve başarı ölçütleriyle hedeflere; ulusal politika ve standartlara uygunluk açısından değerlendirilmesi ve raporlanmasıdır.

Denetim raporlarının kamuoyuna açıklanması öngörülerek meclis ve kamuoyu denetimi etkin hale getirilmektedir.

Madde 38. - Denetimin kapsam ve türlerini düzenleyen bu madde ile denetimin kapsamı iş ve işlemlerin hukuka uygunluğu, malî kontrol ve performans ölçümü olarak belirlenmektedir. Bu üç unsuru içeren denetim, iç denetim ve dış denetim olarak yapılacaktır.

İç denetim, vali veya görevlendireceği iç denetçiler dış denetim, Sayıştay tarafından yapılacaktır. Malî iş ve işlemler üzerinde İçişleri Bakanlığınca uygulanan mevcut denetim kaldırılmaktadır.

Dış denetimin ikinci boyutu olan malî işlemler dışında kalan diğer idarî işlemler ise, idarenin bütünlüğüne, kalkınma planı ve stratejilere, merkezî idare tarafından belirlenen standart, ilke ve politikalara uygunluk açısından İçişleri Bakanlığı tarafından denetlenecektir.

Denetim sonuçlarının etkin bir şekilde takibini sağlamak için denetim raporlarının meclise sunulması ve kamuoyuna açıklanması sistemi getirilmektedir.

Madde 39. - Tasarı ile getirilen yeni bir denetim ve kontrol yöntemi de müdahale sistemidir. Halen merkezî idare tarafından yürütülen ve çıkarılacak kanunlarla il özel idarelerine devredilecek olan hizmetlerle diğer özel idare hizmetlerinin ciddi bir şekilde aksatıldığı ve bu aksamanın halkın sağlık, huzur ve esenliğini hayati derecede olumsuz etkilediğinin ilgili bakanlığın talebi üzerine yetkili hukuk hâkimince tespit edilmesi durumunda İçişleri Bakanlığına aşağıda belirtilen müdahale yetkisi verilmektedir. İçişleri Bakanlığı aksatılan hizmetin özelliğine göre makul bir süre vererek aksamanın giderilmesini ilgili özel idareden isteyecektir. Verilen bu süreye rağmen herhangi bir olumlu gelişme sağlanamadığı takdirde Bakanlık, belediyenin bulunduğu ilin valisini görevlendirerek aksayan hizmetin görülmesini isteyecek, vali öncelikle belediyenin ve ihtiyaca göre diğer kamu kurum ve kuruluşlarının imkânlarını kullanarak aksamayı ortadan kaldıracaktır.

Bu düzenlemenin amacı, mahallî hizmetlerde meydana gelebilecek aksamalardan dolayı halkın hayatının zorlaşmasını önlemek, kamu hizmetlerinin kesintisiz sunumunu sağlamak, hizmetlerde meydana gelecek aksamalar sebebiyle, merkezî idarenin harekete geçebilmesine imkân vermektir. Diğer taraftan müdahale, hizmetlerde meydana gelen aksamanın halkın sağlık, huzur ve esenliğini hayati ölçüde olumsuz etkilediğinin yetkili mahkemece tespit edilmesi şartına bağlanarak merkezî hükümetin siyasi sebeplerle özel idarelere müdahalesi önlenmektedir.

Madde 40. - Özel idarelerde uygulanan bir başka denetim sistemi de faaliyet raporları yoluyla yapılan denetimdir. Faaliyet raporlarının hazırlanması ve içeriği Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun 41 inci maddesinin dördüncü fıkrasında düzenlenmiştir. Buna göre faaliyet raporu; stratejik plan ve performans hedeflerine göre yürütülen faaliyetleri, belirlenmiş performans ölçütlerine göre hedef ve gerçekleşme durumu ile meydana gelen sapmaların nedenlerini açıklayacak şekilde hazırlanacaktır.

Hazırlanan faaliyet raporu mart ayı toplantısında vali tarafından meclise sunulur. Raporun bir örneği İçişleri Bakanlığına gönderilir ve kamuoyuna da açıklanır.

Madde 41. - Denetimin yapılması ve faaliyet raporunun hazırlanmasında bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu ve diğer kanunlarda öngörülen hükümlerin uygulanacağı belirtilerek ilgili kanunlara atıf yapılmaktadır.

Madde 42. - Bu Tasarı ile birlikte mahallî idarelerin yetkili ve görevli oldukları kamu hizmetlerinde önemli artışlar olmaktadır. Bu nedenle, Anayasanın 127 nci maddesi ve Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartının 9 uncu maddesinde getirilen ilkelere uygun olarak il özel idarelerine sorumlulukları ile orantılı gelir kaynakları sağlanmaktadır.

Bu maddede sayılan gelir kaynaklarının oran ve miktarları ise ilgili kanunlarda ayrıntılı olarak düzenlenmektedir.

Madde 43. - Madde ile özel idarenin giderleri tespit edilmekte ve gider çeşitleri ayrıntılı olarak sayılmaktadır. Yapılan düzenleme ile idarî ve malî özerkliği zedelemeyecek derecede esneklik sağlanmaktadır.

Madde 44. - Özel idare bütçesi, stratejik planlar ile orta ve uzun vadeli hedeflere uygun olarak hazırlanan ve özel idare hizmetleri için gerekli ödeneklerin tahsis edildiği yerleri gösteren önemli bir belgedir. Ayrıca, bütçe, özel idarelerde meclis denetimini sağlama yollarından birisidir. Bütçenin görüşülmesi ve kabulü aşamasında meclis özel idareyi denetleme imkânı bulmaktadır.

Madde ile, il özel idaresi bütçesi buna uygun olarak düzenlenmektedir.

Madde 45. - Özel idarenin bir yıllık faaliyetlerini ve her bir faaliyet için ne kadar ödenek tahsis edildiğini gösteren bütçe, vali tarafından stratejik planlara uygun olarak hazırlanacak, encümen ve mecliste görüşülerek kabul edilecektir.

Madde 46. - Özel idarelerde harcama yetkisinin kullanım şartları yeniden düzenlenerek hizmetlerin daha etkili, verimli ve hızlı sunumu için harcama yetkisinin diğer üst yöneticilere devredilmesi imkânı getirilmektedir.

Madde 47. - Kesin hesabın görüşülmesi ve karara bağlanmasının usul ve esasları belirtilmiştir.

Madde 48. - Özel idarelerde bütçe ve muhasebe sistemlerinin düzenlenmesine ilişkin usul ve esasların ayrıntılı bir şekilde açıklanmasını temin maksadıyla, İçişleri Bakanlığına yönetmelik çıkarma yetkisi verilmektedir.

Madde 49. - Doğal afet, meclisin feshi ve yenisinin seçilememesi gibi sebeplerle bütçe yapılamaz veya yapılmasına rağmen kesinleşmezse, özel idare hizmetlerinin aksamaması için geçen yıl bütçesinin devamına imkân tanınmaktadır.

Madde 50. - Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa uygun olarak birden fazla yıla sarkan park, bahçe ve havuz bakımı; araç kiralama, temizlik ve yemek hizmetleri; bilgisayar, faks, fotokopi gibi teknolojik ürünlerin bakım ve onarımı gibi işlerde, süresi ilk mahallî idareler genel seçimlerini izleyen üçüncü ayın sonunu geçmemek üzere gelecek yıllara yaygın yüklenme imkânı getirilerek hizmetlerin etkili, verimli ve ekonomik olarak sunulması imkânı getirilmektedir.

Madde 51. - Borçlanma ve tahvil ihracı günümüzde mahallî idarelerin önemli gelir kaynaklarından biri haline gelmiştir. Demokratik gelişmeler, refah artışı ve verilen yeni görevler özel idarelerin yapmakla görevli oldukları hizmetlerin miktar, nitelik ve niceliğinde önemli değişikliklere yol açmıştır.

Özel idarelerin borçlanması ve bu borçların geri ödemesinin ulusal ekonomi üzerinde yaratacağı etkiler ve ülkemizin uluslararası piyasalardaki itibarı da dikkate alınarak borçlanmanın bazı sınırlamalara tâbi tutulması çağdaş demokrasilerde çoğunlukla kullanılan bir yöntemdir.

Bu madde ile, özel idarelerin dış borçlanması ve tahvil ihraçları sadece yatırım programında yer alan projelerle sınırlandırılmakta; iç borçlanmaya karar verme yetkisi bütçe gelirine bağlanarak bütçe gelirinin % 10’una kadar olan iç borçlanmaların meclis kararı, % 10’un üzerindeki borçlanmaların ise meclisin üçte iki çoğunlukla vereceği kararın İçişleri Bakanlığınca onayı ile yapılması öngörülmektedir.

İl özel idaresi ve bağlı kuruluşlarının iç ve dış borç stokunun ana para ve faiz tutarı, en son kesinleşmiş bütçe gelirleri toplamının Vergi Usul Kanununda belirlenen yeniden değerleme oranında artırımı sonucu bulunacak miktarın iki katını aşması durumunda yeni borçlanmaya izin verilmemektedir.

Madde 52. - Madde ile bir taraftan özel idarelerin hizmetlerini daha etkili, verimli ve ekonomik şartlarda sunmasına ve kaynak yaratmalarına yardımcı olmak amacıyla sermaye ortaklığı kurmasına izin verilmekte; diğer taraftan kurulacak ortaklığın özel idarenin görev alanıyla ilgili olması şartı getirilerek şirket kuruluşunun disiplin altına alınması ve özel idarelerin haksız rekabete yol açmalarının önüne geçilmesi amaçlanmıştır.

Doğal olarak, madde hükmü gereğince özel idarelerin kurdukları veya ortak oldukları şirketlerden, il özel idaresinin görev alanıyla ilgili olmayan şirketleri tasfiye etmesi veya ortaklıktan çekilmesi gerekecektir.

Madde 53. - İl özel idarelerinin özelliği bulunan su, toplu taşıma hizmetleri, toplu konut uygulaması gibi özel gelir ve gideri bulunan hizmetleri, İçişleri Bakanlığının izniyle bütçe içinde işletme kurmak suretiyle yapmasına imkân getirilmektedir.

Madde 54. - İl özel idareleri ile merkezî idare kuruluşları arasındaki alacak borç ilişkileri, genellikle merkezî idare lehine düzenlenmiştir. Merkezî idare özel idareye olan borçları için faiz ödemediği halde, özel idareden olan alacakları için yüksek oranlarda faiz almaktadır. Bu uygulama mahallî hizmetlerin aksamasına ve haksızlığa sebep olmaktadır.

Yaşanan bu sorunu kısmen de olsa çözmek amacıyla mahsup sistemi getirilerek mahallî idarelerin uğradığı mağduriyet önlenmektedir. Ayrıca, bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslarının düzenleneceği yönetmeliğin hazırlanmasında İçişleri Bakanlığının olumlu görüşünün alınması zorunluluğu getirilmektedir.

Madde 55. - Belediye ve mücavir alan sınırları dışında il özel idarelerinin görevli ve yetkili olduğu hususlarda, il genel meclislerinin kanunlara uygun olarak aldığı ve usulüne göre ilan ettiği emir ve yasaklarına aykırı hareket edenlere uygulanacak cezalar düzenlenmiştir.

Madde 56. - 55 inci maddede öngörülen cezaların il encümeni tarafından verileceği, vali ve kaymakamların da maddede öngörülen cezaları vermeye yetkili oldukları belirtilmektedir.

Madde 57. - Cezaların verilebilmesi için suçun işlendiği yer ve zaman ile ilgili mevzuatın gösterildiği tespit tutanağı düzenlenmesi zorunluluğu getirilmektedir.

Tutanağın eylemin olduğu yerde düzenlenmesi ve bir suretinin ilgiliye verilmesi ve bunun tebliğ yerine geçeceği öngörülmektedir.

Ayrıca, vali ve kaymakamlarca suç işlendiğinin tespiti halinde tutanak düzenlenmeden ceza vermelerine imkân sağlanarak özel idare emir ve yasaklarının etkili bir şekilde uygulanması imkânı getirilmektedir.

Madde 58. - Tespit tutanaklarına tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde il özel idarelerine itiraz edilmesi, ilçelerde itirazın kaymakamlıklar vasıtasıyla yapılmasına imkân sağlanmaktadır.

Ayrıca, tutanakların on beş gün içinde karara bağlanması, vali ve kaymakamlarca verilen cezalara ise genel hükümlere göre idarî yargı mercilerine itiraz edilmesi öngörülmektedir.

Madde 59. - Ceza kararlarının tebliği ve yapılacak itirazların cezaların uygulanmasını durdurmayacağı hüküm altına alınmaktadır.

Madde 60. - Cezaların tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içersinde özel idare hesabına yatırılması ve bu süre içerisinde yatırılmadığı takdirde uygulanacak sistem öngörülmektedir.

İşyeri kapatma cezasının ceza süresince işyerinin mühürlenerek; ticaret, sanat ve meslekten men cezasının ise ticaret, sanat ve mesleğin uygulanmasına dair yetki belgesi niteliğindeki evrakın ceza süresince geri alınarak uygulanacağı hükme bağlanmaktadır.

Madde 61. - İl özel idaresi tarafından satışı ve kullanımı yasaklanan maddelerin toplattırılması, yapılacak inceleme sonucunda sağlığa zararlı olduğu tespit edilenlerin imhası ve diğerlerinin sahiplerine iadesi öngörülmektedir.

Ayrıca, il özel idaresine ait tesislere zarar verilmesi halinde, idarenin gerekli tamirat ve yenilemeyi yaparak sorumlulardan % 30 fazlasıyla tahsili öngörülmektedir. Bu düzenleme ile özel idare mal ve tesislerine verilecek zararların önlenmesi ve idarenin uğrayacağı zararların % 30 fazlasıyla tahsiline imkân sağlanmaktadır.

Madde 62. - Uluslararası gelişmeler ve ülkemizin Avrupa Birliği perspektifi ile birlikte il özel idarelerinin uluslararası teşekküllere üye olması ve yabancı ülke belediyeleriyle ortak proje gerçekleştirebilmeleri için yeni açılımlarda bulunmak kaçınılmaz hale gelmiştir. Özellikle ülke sınırları dışına taşan bazı çevre sorunlarının çözümü, sınır ötesi işbirliğini ve ortak projelerin uygulanmasını zorunlu kılmaktadır.

Yukarıda belirtilen gerekçelerle belediyelerin uluslararası teşekkül ve organizasyonlara katılması veya kurucu üye olmasında uygulanan prosedür basitleştirilerek İçişleri Bakanlığının iznine bağlanmaktadır. İl özel idarelerinin yürüteceği uluslararası ilişkilerin, ülkenin ulusal dış politikası ile uyumunu sağlamak açısından izin zorunluluğu getirilmektedir.

Madde 63. - İl özel idare hizmetlerinin ilçelerde yürütülmesi görevi ve sorumluluğu kaymakamlara verilerek ilave bir teşkilât kurmadan hizmetlerin yürütülmesi öngörülmektedir. Ayrıca; kaymakamlara yürüttükleri bu mahallî görev ve hizmetler için belirli bir miktarda ödenek verilerek özel idare hizmetlerine gereken hassasiyet ve özeni göstermeleri temin edilmektedir.

Madde 64. - İl özel idaresi hizmetlerinin etkili, verimli, ekonomik, hızlı ve uyum içerisinde yürütülebilmesi için özel idarelerinin diğer mahallî idareler ve merkezî idare kuruluşları ile ortak proje gerçekleştirebilmesi ve bu amaçla kaynak aktarımında bulunma; bina, tesis, araç ve personel tahsis etme; süresi yirmi beş yılı geçmemek üzere taşınmaz mal tahsis etme imkânı getirilmektedir.

Madde 65. - Maddede sayılan değişik sosyal hizmetlerin yapılmasında dayanışma ve katılım; hizmetlerde etkinlik, tasarruf ve verimliliğin sağlanması amacıyla gönüllü kişilerin bu hizmetlere katılmasına ilişkin mekanizmaların oluşturulması ve buna ilişkin hususların İçişleri Bakanlığınca çıkarılacak bir yönetmelikle düzenlenmesi öngörülmektedir.

Madde 66. - İl özel idareleri halen yazışmalarını valilik ve kaymakamlıklar aracılığıyla yürütmekte, bu durum gereksiz zaman kaybına ve hizmet sunumunda gecikmelere yol açmaktadır. Madde ile özel idarelerin bütün kamu kurum ve kuruluşlarıyla doğrudan yazışma yapmasına imkân sağlanarak hizmetlere hız kazandırılabilecektir.

Madde 67. - Avukatlık ücretinin dağıtılmasına ilişkin düzenlemeler getirilmektedir.

Madde 68. - Kanunda öngörülen parasal miktarların her yıl enflasyon oranında artmasını sağlamak ve para cezalarının zaman içerisinde etkisini yitirmesini önlemek amacıyla, bu miktarların, Vergi Usul Kanununda belirtilen yeniden değerleme katsayısı oranında artırılması imkânı getirilmektedir.

Madde 69. - Deprem, su baskını, yangın ve diğer benzeri doğal afetlerden korunmak veya bunların zararlarını azaltmak konusunda merkezî idarenin tek başına yeterli olamayacağı kabul edilmelidir. Nitekim 17 Ağustos 1999 tarihinde meydana gelen Marmara Depremi mahallî idarelerimizin acil durum yönetim kapasitelerinin artırılması ve belediyelerle birlikte özel idarelere de yeni sorumluluklar verilmesi gereğini açıkça ortaya koymuştur. Bu düşüncelerden hareketle özel idarelerin afet ve acil durum planlarını yapması, bu amaçla bütçelerine ödenek koyması, gerekli ekip ve donanımı hazırlaması ve personelini eğitmesi zorunlu hale getirilmektedir. Madde ile özel idarelerin görev alanı dışında meydana gelen afetlere yardım ve destek sağlaması da hükme bağlanmıştır.

Madde 70. - Bu Kanun ile özel idarelere verilen yetkilerin etkili bir şekilde kullanımını temin, hizmetlerin halkın ihtiyaç ve taleplerine uygun olarak sunumunu sağlama, görev ve yetki uyuşmazlıklarını önleme amacıyla maddede sayılan kanunların, İl Özel İdareleri Kanunu ile düzenlenen hususlara aykırı hükümlerinin özel idareler bakımından uygulanmayacağı hüküm altına alınmaktadır.

Madde 71. - 13 Mart 1329 tarihli İl Özel İdaresi Kanunu ile ek ve değişiklikleri yürürlükten kaldırılmaktadır.

Madde 72. - Yürürlük maddesidir.

Madde 73. - Yürütme maddesidir.
 


(7 AĞUSTOS 2004)
Geri
sayfa başı
Geldiğiniz sayfaya dönüş

© 2004 BELGEnet
belgenet.com sitesindeki metin, resim ve diğer içeriğin hakları saklıdır. İzinsiz kullanılamaz.