Tasarının madde gerekçeleri şöyle:
(3 Mart 2004)
MADDE GEREKÇELERİ
Madde 1. - Madde, Kanunun amacının belediyelerin hukukî statüsünün
düzenlenmesi; kuruluşu, organları, yönetimi, görev, yetki ve sorumlulukları
ile çalışma usul ve esaslarının açıklanması olduğunu belirtmektedir.
Madde 2. - Kanun, belediyeleri kapsamaktadır.
Madde 3. - Kanunun daha iyi anlaşılmasını sağlamak amacıyla metinde
geçen bazı kavramlar açıklanmaktadır.
Belediyenin tanımında geçen idarî ve malî özerklik kavramı sınırsız
bir özerkliği kapsamamaktadır. Belediyelerin, Anayasanın 127 nci maddesinde
ve diğer kanunlarda öngörülen esas ve sınırlar çerçevesinde mahallî müşterek
ihtiyaçların karşılanması hususunda, karar organının alacağı kararla harekete
geçebilen, harcama yapabilen, borçlanabilen ve her türlü hukukî ehliyete
sahip bir kamu tüzel kişisi olduğunda hiçbir kuşku bulunmamaktadır.
İdarî ve malî özerklik, Anayasanın 123 üncü maddesinde düzenlenen idarenin
bütünlüğü ilkesini ortadan kaldıracak veya zayıflatacak şekilde yorumlanamaz.
Söz konusu kavramlar, mahallî idarelerin, mahallî müşterek ihtiyaçları
karşılamak amacıyla yetkili organlarının kararı ile kanunlara uygun olarak
serbestçe karar alma, teşkilâtlanma, personel istihdamı, borçlanma ve benzeri
alanlardaki yetkilerini ifade etmektedir.
Ayrıca, maddede belediyenin organları ile belde ve mahalle tanımları
yapılmaktadır.
Madde 4. - Belediye kurulmasında uygulanan nüfus şartı 2.000'den
5.000'e çıkarılmak suretiyle belediyelerde belirli bir ölçek büyüklüğü
sağlanmaktadır. Belediyenin kuruluşunda öngörülen nüfus ölçeğinin büyütülmesi
hizmetlerin etkili, verimli ve ekonomik bir şekilde yürütülmesini sağlayacak
böylece kaynak israfı da önlenecektir.
Yeni kurulacak bir belediyenin bir başka belediyenin meskun sahalarına
5.000 metreden daha yakın olamayacağı hüküm altına alınarak iç içe girmiş,
adeta cadde ve sokakların birbirinden ayırdığı belediye kurulmasına son
verilmektedir. Bu uygulama, vatandaşların hizmet talep edeceği belediye
veya aksayan hizmetlerin hesabını soracağı yetkilileri doğrudan tanımasına;
belediye hizmetlerinin etkili, verimli ve ekonomik olarak, koordinasyon
içerisinde yürütülmesine imkân sağlayacaktır. Ayrıca, içme ve kullanma
suyu havzalarıyla sit ve diğer koruma alanlarında belediye kurulması yasaklanmak
suretiyle bu alanların daha etkin bir şekilde korunması amaçlanmaktadır.
Köylerin veya köy kısımlarının birleşerek belediye kurabilmeleri için,
bu yerlerin belediye merkezî olarak kabul edilecek yere olan mesafeleri
500 metreden 1.000 metreye çıkarılarak belediyelerin belirli bir alan büyüklüğünü
kapsaması ve bir anlamda şehirleşme teşvik edilmektedir. Yerleşim yerleri
arasındaki mesafenin kuş uçuşu olarak ölçüleceği belirtilerek muhtemel
karışıklıklar önlenmektedir.
Belediye kurulmasında, 1580 sayılı Belediye Kanununda öngörülen usul
basitleştirilmiş ve herkesin anlayabileceği şekilde yeniden belirlenmiştir.
Bunlara ilave olarak, doğal afetler, göç ve benzeri sebeplerle oluşturulan
ve nüfusları 5000'den fazla olan yerleşim yerlerinde, İçişleri Bakanlığının
teklifi ve müşterek kararname ile belediye kurulması imkânı getirilmektedir.
Madde 5. - Belediye sınırlarının tespitindeki karmaşık ve uzun
usul basitleştirilmektedir.
Madde 6. - Belediye sınırlarının kesinleşmesi ile ilgili olarak
1580 sayılı Belediye Kanununda öngörülen 80.000'den az nüfuslu yerlerde
ilçe idare kurulunun görüşü ve il idare kurulunun onayı; 80.000'den fazla
nüfuslu yerlerde il idare kurulunun görüşü, valiliğin teklifi ve İçişleri
Bakanlığının onayı şeklindeki usulden vazgeçilmektedir.
Yeni düzenlemeyle belediye sınırları, belediye meclisinin kararı ve
valinin onayı ile kesinleşmektedir. İlçe içindeki belediyelerin sınırlarının
tespitinde kaymakamın görüşünün alınması da öngörülmektedir.
Kesinleşen sınırların valilikçe yerinde uygulanmak suretiyle taraflara
tebliği ve bu durumun bir tutanakla tespitinin yapılması da öngörülerek
muhtemel uyuşmazlıkların önüne geçilmesi amaçlanmaktadır.
Yeni sınır tespitine ilişkin olarak yapılan düzenlemeyle mevcuda göre
daha basit ve uygulanabilir nitelikler taşıyan bir sistem öngörülmüştür.
Madde 7. - Belediye sınırlarının onaylanmasında öngörülen usul,
sınır uyuşmazlıklarının çözümünde de esas alınmak suretiyle, prosedür basit
ve hızlı bir şekilde uygulanabilir hale getirilmektedir.
Madde 8. - Bir beldenin tamamının veya bazı kısımlarının komşu
bir belde ile birleşmesi, köylerin veya köy kısımlarının komşu bir beldenin
yerleşim yeri ile birleşmesi durumlarında uygulanan birleşme ve ayrılma
usul ve esasları basitleştirilmektedir.
Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartının 5 inci maddesinde öngörülen
sınır değişikliklerinde belde halkına önceden danışılması şartına istinaden,
birleşmek isteyen belde veya belde kısımları ile köy veya köy kısımlarında
halkın oyuna başvurulması ve yapılan oylamanın sonucuna göre dosyanın,
valilikçe iltihak olunacak belediyeye gönderilmesi, birleşmenin, belediye
meclisinin otuz gün içerisinde vereceği karar ile gerçekleşmesi öngörülmektedir.
Belediye meclisi birleşme talebini reddettiği takdirde, kararın tebliğinden
itibaren onbeş gün içinde talep sahiplerinin yapacakları itiraz üzerine,
dosya, İçişleri Bakanlığınca karara bağlanmak üzere valinin görüşüyle birlikte
Danıştaya gönderilecek ve talep hakkında, Danıştayın bildireceği görüşten
sonra 4 üncü maddedeki usule göre işlem tamamlanacaktır.
Birinci fıkranın (b) bendine göre yapılan birleşme ve ayrılmalarda esas
belde nüfusunun kuruluş şartı olan 5.000'den aşağı düşmemesi gerekmektedir.
Ayrıca, birleşme ve ayrılmalarda idareler arasındaki personel, kadro,
taşınır ve taşınmaz mal, hak ve borçların devrine ilişkin ayrıntılı düzenlemelerin
yapılması konusunda İçişleri Bakanlığına yönetmelik çıkarma yetkisi verilerek
uygulamada karşılaşılabilecek sorunların çözümü amaçlanmaktadır.
Madde 9. - Mahalle yönetimi yeniden düzenlenerek mahallenin ihtiyaçlarının
tespitinde katılımcı bir anlayış benimsenmekte, mahallenin ve muhtarlığın
ihtiyaçlarının mahalle halkının talepleri de dikkate alınmak suretiyle
belediyelerce imkânlar ölçüsünde karşılanması öngörülmektedir.
Mahalle muhtarının görev ve yetkileri yeniden tanımlanarak daha aktif
hale getirilmesi ve mahalle yönetiminin güçlendirilmesi amaçlanmaktadır.
Mahalle kurulmasına ilişkin usul ve esaslar basitleştirilmiştir. Mahallenin
belediye meclisinin kararı ve valinin onayı ile kurulması sağlanmaktadır.
İlçelerde mahalle kurulmasına dair işlemlerde kaymakamın görüşünü alması
esası benimsenmiştir.
Madde 10. - 1580 sayılı Belediye Kanununda, belde adının değiştirilmesine
ilişkin olarak getirilen belediye meclisinin ve vilayet idare heyetinin
kararı, Danıştayın görüşü ve Bakanlar Kurulunun kararı şeklindeki usul
basitleştirilmekte ve belde adının belediye meclisi üye tam sayısının dörtte
üç çoğunluğunun kararı, valinin görüşü ve İçişleri Bakanlığının onayı ile
değiştirilmesi öngörülmektedir.
Madde 11. - 1930 yılından beri yürürlükte olan 1580 sayılı Belediye
Kanununda belediye tüzel kişiliğinin hangi hallerde sona ereceğine dair
açık bir düzenleme bulunmamakta idi. Bu nedenle, nüfusu 2.000' in altına
düşerek kuruluş şartlarını kaybeden bir çok belediye varlığını sürdürmüş
ve bunun neticesinde kaynaklar verimsiz bir şekilde kullanılmış, bu belediyeler
görevlerini yapmakta acze düşmüş, çarpık kentleşme ve gecekondulaşma ciddi
boyutlara ulaşmıştır. Nüfusu 2.000’in altına düşen belediyelerin, usulde
paralellik ilkesi gereği kuruluş işlemlerindeki usule uygun olarak tersine
işlemle kapatılabileceği düşünülse de bu yol hükümetlerce işletilememiştir.
Denizli ve Hatay illerimizde olduğu gibi bir çok belediye cadde ve sokaklarla
birbirinden ayrılmış, görev ve yetkilerin kullanımı ile hizmetlerin sunumunda
karmaşa yaşanmış, vatandaşlar karşılaştıkları sorunlarla ilgili olarak
hangi belediyeye başvuracaklarını şaşırmış, imar denetimleri ve kaçak yapılaşma
ile mücadele yeterince yapılamamış ve kentlerimiz hızla gecekondulaşmıştır.
Bu madde ile nüfusu 2000'in altına düşen belediyelerin tüzel kişiliğinin,
Danıştayın görüşü alınarak İçişleri Bakanlığının teklifi üzerine müşterek
kararname ile sona erdirilmesi imkânı getirilmektedir.
Ayrıca, bağlı olduğu il veya ilçe belediyesi ile nüfusu 50.000'in üzerinde
olan bir başka belediyenin sınırına 5.000 metreden daha yakın hale gelen
belediye ve köylerin; genel imar düzeni veya temel alt yapı hizmetlerinin
gerekli kılması durumunda, yine Danıştayın görüşü alınarak İçişleri Bakanlığının
teklifi üzerine müşterek kararname ile tüzel kişiliklerinin sona erdirilerek
ilgili belediyeye katılması öngörülmektedir.
Madde ile, belediye kuruluşu için 4 üncü maddede öngörülen 5.000 nüfus
şartıyla tutarlılık sağlanmakta, bununla birlikte sadece nüfusu 2.000'in
altına düşen belediyelerin kapatılması öngörülmekte, dolayısıyla nüfusu
2000-5000 arasındaki belediyelerin tüzel kişiliklerini devam ettirmelerine
imkân verilmektedir.
Madde 12. - Belediye kurulması, kurulu bir belediyeye katılma
veya belediye tüzel kişiliğinin sona erdirilmesine dair kararların uygulanma
zamanı ve seçimlerin bu yerlerin yeni durumlarına göre yapılması hususu
düzenlenmektedir.
Madde 13. - Hemşehri hukuku, katılımı ve açıklığı sağlayacak
şekilde yeniden düzenlenerek hemşehrilerin belediye kararlarına katılmaları
ve hizmetlerden yararlanmalarına ilişkin yeni esaslar benimsenmiştir.
Bu madde ile 1580 sayılı Kanundan farklı olarak hemşehrilerin haklarının
yanısıra sorumlulukları ve ödevleri de düzenlenerek, belediyenin kanunlara
dayanarak verdiği emirlere uyma ve belediye vergi, resim, harç ve aidatlarını
ödeme yükümlülüğü getirilmektedir.
Madde 14. - Anayasanın 127 nci maddesine göre mahallî idarelerin
görev ve yetki alanı mahallî müşterek ihtiyaçlardır. Anayasanın anılan
maddesi ile Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartının "Özerk Yerel Yönetimin
Kapsamı" başlıklı 4 üncü maddesinde öngörülen ilkelere ve çağdaş mahallî
idare vizyonuna uygun olarak belediyelerin görev ve sorumlulukları yeniden
düzenlenmektedir.
Maddede, belediyelerin görev ve yetkileri tek tek sayılmak yerine hizmet
alanları sayılmış ve kanunlarla açıkça başka bir kamu kurum ve kuruluşuna
verilmeyen "mahallî müşterek" nitelikteki her türlü görev ve hizmetin belediyelerce
yapılması esası benimsenmiştir.
Yeni kamu yönetimi anlayışında, mahallî idarelerin görev ve sorumluluk
alanlarına giren konularda çıkarılacak tüzük, yönetmelik ve benzeri düzenlemelerde,
mahallî idarelerin yetkilerini kısıtlayıcı, mahallî hizmetleri zayıflatıcı
ve yerinden yönetim ilkesine aykırı düzenleme yapılamaması esası benimsenerek
merkezî hükümetin kanunlar dışındaki düzenlemelerle belediyelerin görevlerine
müdahalesi önlenmektedir.
Belediyelerin, asli görevlerinin yanında, okul öncesi eğitim kurumları
açabileceği; Devlete ait her derecedeki okul binalarını yapabileceği veya
bunların bakım ve onarımları ile her türlü araç, gereç ve malzeme ihtiyacını
karşılayabileceği; sağlıkla ilgili her türlü tesisi açabileceği ve işletebileceği;
özürlü, yaşlı ve düşkünlerin kolayca hizmet almasını kolaylaştıran tedbirler
alacağı öngörülmektedir.
Madde 15. - Kamu tüzel kişisi olarak belediyelerin sahip olduğu
yetkiler ve imtiyazlar sayılmıştır.
Madde 16. - Kamu tüzel kişisi olarak belediyelerin yararlanacağı
muafiyetler belirlenmiştir.
Madde 17. - Belediye meclisinin, belediyenin karar organı olduğu
ve üyelerinin kanunlarda öngörülen usullere uygun olarak seçileceği; mahalle
muhtarlarının kendi aralarından seçecekleri temsilciler ile kamu kurumu
niteliğindeki meslek kuruluşlarının, üniversiteler ve sendikalar ile gündemdeki
konularla ilgili sivil toplum örgütleri temsilcilerinin meclis ve ihtisas
komisyonu toplantılarına katılarak oy hakkı olmaksızın görüşlerini belirtebilecekleri
hükme bağlanmaktadır.
Yeni kamu yönetimi anlayışına uygun olarak meclis çalışmalarında katılımcılık,
saydamlık, hesap verebilirlik, hizmetten yararlananların ihtiyacına odaklılık,
sivil toplum örgütlerinin önerilerinden yararlanma ve halkın bilgi edinme
hakkını kullanması düşüncelerini hayata geçirecek bir sistem kurulması
öngörülmüştür.
Madde 18. - Belediye meclisinin görev ve yetkileri maddeler halinde
sayılarak belediyelerin karar organının meclis olduğu vurgulanmaktadır.
Madde 19. - Belediyelerde, meclis birinci ve ikinci başkan vekiliyle
kâtip üyelerden oluşan meclis başkanlık divanının oluşumu ve seçimleri
yeni esaslara bağlanmaktadır. İlk iki yıl için seçilenlerin görev süresi
iki yıl, ikinci dönem için seçilenlerin görev süresi ise mahallî idareler
seçimlerine kadar devam edecektir. Başkanlık divanı üyeleri meclis üyeleri
arasından gizli oyla seçilmektedir.
Madde 20. - 1580 sayılı Kanunda öngörülen ve yılda üç defa yapılan
olağan ve belirli şartların gerçekleşmesiyle yapılacak olağanüstü toplantı
sisteminden vazgeçilerek, meclisin her ay olağan olarak toplanması öngörülmektedir.
Yapılan değişiklik ile mahallî hizmetlerin katılımcı ve şeffaf bir anlayışla
yürütülmesi ve meclis denetiminin daha etkin şekilde yapılması amaçlanmaktadır.
Belediye meclislerinin her ay toplanması sebebiyle olağanüstü toplantı
yapılmasına gerek kalmadığından olağanüstü toplantı sistemine son verilmektedir.
Mahallî hizmetler ile ilgili olarak alınacak kararların halkın çıkarları
doğrultusunda alınması ve Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartına uygunluğu
sağlama açısından meclislerin sık sık toplanması ve mahallî hizmetleri
kendi içerisinde müzakere etmesinde fayda görülmektedir.
Ayrıca, belediye meclisinin toplantı ve kararlarının aleni olduğu, kararların
halka duyurulacağı öngörülmüştür. Yönetimde açıklık ilkesinin bir gereği
olarak 1580 sayılı Kanunda var olan "Gizli toplantı" kavramı yerine "Kapalı
toplantı" kavramı getirilerek bu toplantıların başkanın veya üyelerden
herhangi birinin gerekçeli teklifi üzerine, toplantıya katılanların üçte
iki çoğunluğunun kararıyla yapılabileceği öngörülmektedir.
Madde 21. - Belediye meclisinin gündemi, belediye başkanı tarafından
düzenlenmektedir. Gündemin meclis üyelerine en az üç gün önceden bildirilmesi
ve ilanı öngörülerek meclis üyelerinin görüşmelere etkin ve hazırlıklı
olarak katılmalarına imkân verilmektedir.
Ayrıca, belediye meclis üyelerinin de gündemin belirlenmesi konusunda
söz sahibi olmaları sağlanarak katılımcı bir yöntem öngörülmekte ve başkan
dışındaki üyelere de halkın dilek ve şikayetlerini meclis gündemine getirme
imkânı tanınmaktadır.
Madde 22. - Belediye meclisinin üye tam sayısının salt çoğunluğuyla
toplanması ve katılanların çoğunluğuyla karar vermesi öngörülerek meclisin
karar vermesi kolaylaştırılmaktadır. Ancak, meclisin bir konuda karar alabilmesi
için gerekli olan sayı, üye tam sayısının dörtte birinden az olamayacaktır.
Karar alma mekanizmasında bu şekilde bir baraj konulmak suretiyle kararların
belirli bir katılım düzeyi ile alınması öngörülerek yönetimde meşruiyet
ilkesi gözetilmektedir.
Oylamada eşitlik çıkması halinde başkanının bulunduğu tarafın çoğunluk
sayılacağı hükme bağlanarak çözümsüzlük ve meclisin kilitlenmesi önlenmektedir.
Gizli oylamada eşitlik çıkması durumunda ise doğal olarak oylamanın tekrarlanması,
yapılacak yeni oylamada da eşitliğin bozulmaması durumunda yine meclisin
kilitlenmesini önlemek maksadıyla kur'a çekilerek karar verilmesi sağlanmaktadır.
Maddedeki "Meclis toplantılarında toplantı yeter sayısı olan salt çoğunluk
sağlanamadığı takdirde, başkan, gün ve saatini tespit ederek en geç üç
gün içinde toplanmak üzere meclisi tatil eder. Gelecek toplantı, hazır
bulunan üyelerle yapılır." hükmüyle meclisin karar alma sürecinin kesintisiz
olarak işlemesi öngörülmüştür.
Gizli oy kullanmaya fizikî bakımdan engeli bulunan herhangi bir üyenin,
meclis üyeleri arasından tayin edeceği vekil eliyle oyunu kullanmasına
imkân sağlanmaktadır.
Madde ile oylama usulleri de düzenlenerek oylamanın gizli, işaretle
veya ad okunarak yapılabileceği hüküm altına alınmış, katılımı arttırmak
ve üyelerin bilgi sahibi olmasını sağlamak maksadıyla gelecek toplantıda
meclis kararlarının meclis üyelerinin bilgisine sunulması sistemi getirilmektedir.
Madde 23. - Madde ile 1580 sayılı Belediye Kanununda belediye
meclisi kararlarının kesinleşmesi için öngörülen onay sistemine son verilerek
yeni yöntem benimsenmiştir. Belediye başkanı, hukuka aykırı gördüğü meclis
kararlarının bir daha görüşülmesini isteyebilecek, buna gerek görmemesi
durumunda karar kendiliğinden kesinleşecektir. Belediye başkanınca tekrar
görüşülmesi istenen herhangi bir karar, belediye meclisinde üye tam sayısının
salt çoğunluğuyla kabul edildiği takdirde kesinleşmektedir. Belediye başkanı,
bu şekilde kesinleşen kararların iptali ve yürütülmesinin durdurulması
için on gün içinde idarî yargı mercilerine başvurabilmektedir.
Belediye başkanından ayrı olarak ilde vali ve ilçede kaymakama hukuka
aykırı gördüğü meclis kararı aleyhine yargı merciine başvurma yetkisi verilmektedir.
Yeni getirilen sistem ile belediyeler üzerinde uygulanan önemli vesayet
uygulamalarından birisi olan meclis kararlarının mülki idare amirlerince
onayından vazgeçilmekte sadece bu kararların anılan makamlara gönderilmesi
öngörülmektedir.
Madde ile getirilen bir başka yenilik de meclis kararlarının özetlerinin
toplantıyı izleyen en geç yedi gün içinde halka duyurulmasıdır. Kararların
halka duyurulması yoluyla ülkemizde eksikliği hissedilen kamuoyu denetiminin
etkinleştirilmesi ve halkın yönetime katılmasının özendirilmesi amaçlanmaktadır.
Madde 24. - İhtisas komisyonları yeniden düzenlenerek bir taraftan
toplumsal birikimin belediyelerimize yansıtılması, diğer taraftan katılımın
artırılması ve bu komisyonların etkililiğini sağlayacak bir yapıya kavuşturulması
amaçlanmıştır. İhtisas komisyonları yoluyla kararların tartışılarak alınması,
kararların mecliste görüşülmeden önce komisyonlarda olgunlaştırılması ve
ilgili sivil toplum örgütlerinin görüşlerinin alınması sağlanmaktadır.
Ülkemizde imara ilişkin sorunların önem ve önceliğini koruduğu gözönünde
bulundurularak nüfusu 50.000'in üzerindeki belediyelerde imar komisyonlarının
kurulması zorunlu hale getirilmektedir. Diğer komisyonların çalışma süreleri
meclisin toplantı süresiyle sınırlı olmasına rağmen aynı düşünceyle imar
komisyonunun çalışmaları süreye tâbi tutulmamış ve havale edilen işlerin,
bir ay içinde sonuçlandırması öngörülerek işlerin aylarca sürüncemede kalmasının
önlenmesi hedeflenmiştir. Ayrıca, komisyonların etkin ve verimli çalışmalarını
temin için uzman kişilerden de faydalanma imkânı getirilerek kararların
daha sağlıklı olarak alınması amaçlanmıştır.
Türkiye Büyük Millet Meclisi komisyonlarının çalışma sisteminde olduğu
gibi ihtisas komisyonlarının görev alanına giren işlerin ilgili komisyonda
görüşüldükten sonra belediye meclisinde karara bağlanması sistemi getirilmek
suretiyle meclis üyelerinin kararlara etkin bir şekilde katılımı da sağlanmaktadır.
Meclis kararlarında olduğu gibi komisyon raporlarının halka duyurulması
ve isteyenlere belediye meclisince tespit edilecek bedel karşılığında verilmesi
öngörülerek halkın denetimi amaçlanmaktadır.
Madde 25. - Bu Kanun ile getirilen en önemli yeniliklerden biri
de nüfusu 10.000'in üzerindeki belediyelerde, bir önceki yıl gelir ve giderleri
ile hesap ve işlemlerin denetimini yapmak üzere denetim komisyonu kurulmasıdır.
Böylece, meclis üyelerinin özel idare işleriyle ilgili olarak daha iyi
bilgi edinmeleri ve bunun sonucunda elde edilen verilerle meclisin bilgi
edinme ve denetim yollarının daha etkili bir şekilde işletilmesi de mümkün
olabilecektir.
Komisyon belediye binası içinde belediye başkanı tarafından tayin edilen
yerde çalışır ve çalışmalarında uzman kişi ve kuruluşlardan yararlanabileceği
gibi kamu kuruluşları personelinden de faydalanabilir.
Madde 26. - Belediye meclisinin, faaliyet raporunu değerlendirme,
denetim komisyonu, soru, genel görüşme ve gensoru yoluyla bilgi edinme
ve denetim yetkisini kullanmasının şartları düzenlenmiş ve faaliyet raporunun
reddedilmesi durumunda uygulanacak prosedür belirlenmiştir.
Madde 27. - Belediye başkanı ve meclis üyelerinin kendileriyle
veya ikinci derece dahil kan ve kayın hısımlarıyla ilgili işlerin görüşüldüğü
meclis toplantılarına katılamayacakları hüküm altına alınmak suretiyle
meclis kararlarının objektif ve tarafsız bir şekilde alınmasına imkân sağlanmaktadır.
Madde 28. - Belediye başkanı ve belediye meclis üyelerinin, görevleri
süresince ve görevlerinin sona ermesinden itibaren üç yıl süreyle belediye
ve bağlı kuruluşlarından doğrudan veya dolaylı olarak iş alamaması, belediye
nezdinde komisyonculuk ve temsilcilik yapamaması hükme bağlanarak nüfuz
istismarının önlenmesi amaçlanmaktadır.
Madde 29. - Belediye meclisi üyeliğinin sona erme halleri düzenlenmektedir.
Madde 30. - Bu Tasarı ile getirilen yeniliklerden biri de belediye
meclisinin feshini gerektiren sebeplerin sınırlandırılmasıdır. Böylece
serbest seçimle oluşan belediye meclislerine rahat çalışma ortamının sağlanmasına
öncelik verilmiştir.
Madde 31. - Belediye meclisinin herhangi bir sebeple görevini
yapamaz duruma gelmesi hâlinde; yedek üyelerin getirilmesinden sonra meclis
üye tam sayısının yarıdan aşağı düşmesi, Danıştay tarafından feshi veya
meclis toplantılarının ertelenmesi, İçişleri Bakanı tarafından geçici olarak
görevden uzaklaştırılması hallerinde, meclis çalışabilir duruma gelinceye
veya yeni meclis seçimi yapılıncaya kadar, meclis görevinin belediye encümeni
tarafından yürütülmesi öngörülmek suretiyle belediye hizmetlerinin kesintisiz
olarak sürdürülmesine imkân sağlanmaktadır.
Madde 32. - Belediyenin karar organı olarak önemli görev ve sorumluluklar
verilen belediye meclisinin üyelerine, İçişleri Bakanlığınca belirlenecek
üst sınırları aşmamak şartıyla, meclislerce belirlenecek miktarda huzur
hakkı verilmesi imkânı getirilmektedir. Ayrıca meclis üyelerinin hastalık
izinleri ve mazeret izinleri konusundaki boşluk doldurularak yeni esaslara
bağlanmaktadır.
Madde 33. - Belediye encümeni, Kanunda öngörülen belediye teşkilât
yapısına uygun olarak yeniden düzenlenmektedir. Yeni düzenlemeyle encümen
idarî bir organ olarak düzenlenmekte; encümenin uzmanlık niteliği güçlendirilerek
yürütmeye ilişkin daha dinamik bir karar alma mekanizması öngörülmektedir.
Ayrıca, belediye meclisince seçilmiş üyelerin de encümene katılması sağlanarak
katılım ilkesinin güçlendirilmesi amaçlanmaktadır.
Madde 34. - Encümenin görev ve yetkileri yeniden düzenlenerek
yürütme organı olma niteliği daha netleştirilmekte ve belediye meclisine
ilişkin hükümlerle tutarlılık içinde, 1580 sayılı Kanunla öngörülen meclis
yerine karar alma yetkisi tümüyle kaldırılmaktadır. Sonuç olarak karar
organı olan meclis ile yürütme organı olan encümen arasındaki ayırım netleştirilmiştir.
Madde 35. - Encümenin haftada birden az olmamak üzere önceden
belirlenen gün ve saatte toplanması, belediye başkanının acil durumlarda
encümeni toplantıya çağırması, encümenin üye tam sayısının çoğunluğuyla
toplanması ve katılanların çoğunluğuyla karar alması, çekimser oy kullanılamaması,
encümen gündeminin hazırlanması ve encümende belediye başkanı tarafından
havale edilmeyen konuların görüşülememesi gibi hususlar düzenlenmiştir.
Ayrıca, encümene havale edilen konuların bir hafta içinde görüşülerek karara
bağlanması zorunluluğu getirilerek sorunların sürüncemede bırakılması önlenmektedir.
Madde 36. - Encümen üyelerinin ödenekleri katsayı sistemine bağlanarak
yeniden düzenlenmektedir. Böylece, ödenekler konusunda da bir standart
sağlanmaktadır.
Madde 37. - Belediye idaresinin başı olarak belediye başkanının
hukukî statüsü tanımlanmaktadır.
Düzenleme ihtiyaç duyulan bazı yenilikleri de içermektedir. Belediye
başkanı hakkında düşürülme kararı verildiği taktirde bir sonraki seçimde
aday olamaması bunlardan birisidir. Keza belediye başkanlarının profesyonel
spor klüplerinde başkanlık veya yöneticilik yapması engellenmek suretiyle
sadece başkanlık görevine yoğunlaşmaları amaçlanmaktadır.
Madde 38. - Belediye başkanının görev ve yetkileri, Tasarı ile
öngörülen diğer hükümlere uygun olarak ayrıntılı şekilde yeniden düzenlenmektedir.
Madde 39. - Belediye başkanlarının ödenekleri konusundaki belirsizlik
giderilerek başkan ödeneği, belediyelerin nüfus gruplarına göre katsayı
sistemine bağlanarak başkanlar için günün şartlarına uygun adil ve dengeli
bir ücret sistemi kurulmaktadır.
Ayrıca, belediye başkanının hastalık nedeniyle veya görevli ve izinli
ayrılışlarında ödeneğinin ödenmesi; sosyal hakları ve belediye başkanlığına
seçilenlerin sosyal güvenlik kurumlarıyla ilişkilendirilmesi ve emekliliklerine
açıklık getirilmektedir.
Madde 40. - Belediye başkan vekilinin seçilmesi, yetkileri ve
başkan vekili ödeneği yeniden düzenlenmektedir.
Madde 41. - Yeni kamu yönetimi anlayışı doğrultusunda belediyelerimizde
stratejik yönetim uygulanmasına geçilmesi, stratejik planların seçimlerden
hemen sonra yapılması ile gelecek yönelimli ve hizmetlerin sonucuna odaklı
bir yönetim anlayışının oluşturulması öngörülmektedir.
Stratejik yönetimle şehirlerimizin geleceğinin altyapı, ulaşım, çevre
gibi temel hizmetler açısından uzun vadeli olarak planlanması ve çalışma
programlarının bu planlara göre yapılması öngörülmektedir.
Stratejik planların, beldede bulunan üniversitelerin, meslek odalarının
ve konuyla ilgili sivil toplum örgütlerinin görüşleri de alınarak hazırlanması,
böylece kentlerimizin geleceği hakkında halkımızın da söz sahibi olması
imkânı getirilmektedir.
Madde 42. - Hizmetlerin aksamadan hızlı, verimli ve etkili yürütülmesi
amacıyla yetki devri uygulaması kamu yönetiminde vazgeçilmez bir yöntemdir.
Madde ile belediye başkanlarının, yetkilerinden uygun gördüklerini başkan
yardımcılarına ve diğer yöneticilere devretmesine imkân tanınmaktadır.
Madde 43. - Madde ile belediye başkanı ve yakınlarının, belediye
ile ihtilaflı olduğu durumlarda, belediye adına başkana karşı dava açılması
ve bu davada belediyenin temsil edilmesine ilişkin hususlar düzenlenmektedir.
1580 sayılı Kanunun önemli bir eksiği olan belediyenin kendi başkanına
veya yakınlarına karşı temsili konusundaki belirsizlik ve bunun neden olduğu
sakıncalar ortadan kaldırılmaktadır. Madde gereğince belediyenin hakları
başkana karşı bile güvence altına alınmakta, ayrıca temsil yetkisi verilen
kişilerin görevlerini yapmamaları durumunda haklarında yapılacak cezai
takibat ve yaptırımlar da bu maddede hükme bağlanmaktadır.
Madde 44. - Belediye başkanlığı görevinin sona ermesiyle bunun
nedenlerine ilişkin hususlar ve bu durumda uygulanacak usul düzenlenmektedir.
Madde 45. - Belediye başkanlığının herhangi bir sebeple boşalması,
tutuklanma ve görevden uzaklaştırma hallerinde, meclisin başkan veya başkan
vekili seçmesi ve bunun usulü düzenlenmektedir.
Başkan veya başkan vekili seçimine ilişkin olarak en fazla dört tur
oylama yapılması ve dördüncü turun sonunda başkanın seçilmesini temin edecek,
mecliste kilitlenme ve gruplaşmayı önleyerek uzlaşmayı teşvik edecek bir
seçim sistemi öngörülmektedir.
Ayrıca, belediye başkanı veya başkan vekili seçiminin en geç on beş
gün içinde tamamlanması zorunlu hale getirilerek seçim yapılamadığı takdirde
belediye meclisinin kendisine kanunla verilen görevleri yapmamasına ilişkin
hükümlerin uygulanması öngörülerek başkan veya başkan vekili seçiminin
bir an önce yapılması amaçlanmaktadır.
Madde 46. - Madde ile belediye başkanlığının herhangi bir sebeple
boşalması ve belediye meclisinin yeni belediye başkanını veya başkan vekilini
seçememesi durumunda belediye başkanlığına, seçim yapılıncaya kadar büyükşehir
ve il belediyelerinde İçişleri Bakanı, diğer belediyelerde vali tarafından
görevlendirme yapılması öngörülmektedir. Belediye başkanlığına görevlendirileceklerin
ilgili kanunla getirilen belediye başkanı seçilme yeterliğini taşıması
gerektiği de ayrıca hükme bağlanmaktadır.
Madde 47. - Maddeyle mahallî idarelerin organlarının veya bu
organların üyelerinin görevden uzaklaştırılması konusunda Anayasada öngörülen
şartlara uygun ve ayrıntılı bir düzenleme getirilmektedir. Görevden uzaklaştırma
işleminin üç ayda bir gözden geçirilmesi ve devamında kamu yararı bakımından
fayda görülmeyen görevden uzaklaştırma tedbirinin sona erdirilmesi zorunlu
hale getirilmektedir.
Görevden uzaklaştırma tedbirinin sona erdirilmesi hususunda, İçişleri
Bakanına tanınan takdir yetkisi sınırlandırılarak objektif esaslara bağlanmaktadır.
Yapılacak soruşturma veya kovuşturma sonunda görevden uzaklaştırılan belediye
organları veya bu organların üyeleri hakkında; 4483 sayılı Memurlar ve
Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanuna göre soruşturma
izni verilmemesi, takipsizlik, kamu davasının düşmesi veya beraat kararı
verilmesi, davanın genel af ile ortadan kaldırılması veya görevden düşürülmeyi
gerektirmeyen bir suçla mahkûm olunması halinde görevden uzaklaştırma tedbirinin
kaldırılması zorunlu hale getirilmek suretiyle keyfi uygulamaların da önüne
geçilmesi amaçlanmıştır.
Ülkemizin de imzalayarak kabul ettiği Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik
Şartına uygunluğu sağlamak ve mahallî idarelerin özerkliğini korumak maksadıyla
merkezî idareye tanınan görevden uzaklaştırma yetkisinin uygulanma şartları
ve devamı süresince uyulması gereken kurallar da bu madde ile düzenlenmektedir.
Bunlara ilave olarak, memurlarda olduğu gibi görevden uzaklaştırılan
belediye başkanına, görevine iade edilinceye kadar, almakta olduğu aylık
ödeneğin üçte ikisinin ödenmesi ve diğer sosyal hak ve yardımlardan faydalanması
hüküm altına alınmıştır.
Madde 48. - Belediyeler için ihtiyaçlara göre değişebilen esnek
bir teşkilât yapısı öngörülerek mahallî hizmetlerin etkili, verimli, hızlı,
saydam ve vatandaş ihtiyaçlarına odaklı bir şekilde sunulması düşünülmüştür.
Madde ile belediye teşkilâtının; beldenin nüfusu, fizikî ve coğrafî
yapısı, ekonomik, sosyal ve kültürel özellikleri ile İçişleri Bakanlığınca
belirlenecek norm kadro sistemine uygun olarak kurulması öngörülmektedir.
Yazı işleri, malî hizmetler, fen işleri ve zabıta birimlerinin her belediyede
zorunlu olarak kurulması; sağlık, itfaiye, imar, insan kaynakları ve hukuk
işleri birimleri ile ihtiyaç duyulan diğer birimlerin belediye meclisinin
kararı ile kurulmasına imkân tanınmaktadır.
Ayrıca, kurulmuş birimlerin kaldırılması veya başka bir birim ile birleştirilmesi
hususunda belediye meclislerine yetki verilerek esnek ve gelişmeye açık
bir teşkilât yapısının oluşturulabilmesi öngörülmektedir.
Madde 49. - Belediyelerin görevli ve yetkili olduğu hizmetlerin
memurlar, diğer kamu görevleri ve işçiler eliyle yürütülmesi; kamu kurum
ve kuruluşlarında istihdam edilen memurların, kendilerinin ve kurumlarının
muvafakatiyle belediyede uzun süreli olarak görevlendirilmesi imkânı getirilmektedir.
Belediyede, norm kadroya uygun olarak uzmanlık gerektiren çevre, sağlık,
veterinerlik, teknik, hukuk, sosyal ve ekonomi, kültür ve sanat, bilişim
ve iletişim, planlama, araştırma ve geliştirme, eğitim ve danışmanlık alanlarında
tabip, uzman tabip, veteriner, avukat, mühendis, çözümleyici ve programcı,
ebe, hemşire, teknisyen, tekniker ve benzeri uzman ve teknik elemanların
sözleşmeli olarak çalıştırılmasına imkân sağlanmakta; bunlara ödenecek
ücretlerin Bakanlar Kurulunca belirlenecek sınırlar çerçevesinde belediye
meclislerince kararlaştırılması öngörülmektedir.
Yıllık toplam personel giderleri toplamının, gerçekleşen en son yıl
bütçe gelirlerine oranlanması ve bu miktarın her yıl yeniden değerleme
katsayısı oranında artırılması sonucu bulunacak miktarın nüfusu on binin
altında olan belediyelerde % 40'ını diğerlerinde ise % 30'unu aşmaması
ilkesi benimsenerek personel giderlerinin artışının önlenmesi amaçlanmıştır.
Meclis üyeleri arasından başkan yardımcılığı kadrolarına görevlendirme
yapma uygulaması da yeniden düzenlenerek devam ettirilmektedir.
Madde ile ayrıca, sözleşmeli ve işçi statüsünde çalışanlar hariç olmak
üzere, belediye çalışanlarına, başarı durumlarına göre yılda iki defa ikramiye
verilmesine imkân sağlayan bir hüküm getirilerek belediyelerimizde nitelikli
personel çalıştırılmasının özendirilebileceği düşünülmüştür.
Madde 50. - Beldelerde, belediyelerce sunulan mahallî hizmetlere
ilişkin olarak esenlik, sağlık, huzur ve düzeni sağlamak, belediye karar
organlarınca alınan kararları, emirleri ve yasakları uygulamak üzere belediye
zabıtası kurulması öngörülmektedir. Doğaldır ki belediye zabıtasına tanınan
yetkiler genel asayiş ve güvenliğe ilişkin olarak alınacak tedbirleri kapsamamaktadır.
Zabıta teşkilâtının görev ve yetkileri, memurluğa alınması için taşımaları
gereken nitelikler, alacakları meslek içi eğitim, görevde yükselme, meslekten
çıkarılma, giyecekleri kıyafet ve savunma amaçlı olarak kullanacakları
aletler ile itfaiye teşkilâtında hizmet gereklerine göre oluşturulacak
birimlerin, İçişleri Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenmesi
öngörülmektedir
Madde 51. - İtfaiye teşkilâtının kurulması da norm kadro sistemine
uygun olarak yapılacaktır.
İtfaiye çalışanlarının; görev ve yetkileri, memurluğa alınması için
taşımaları gereken nitelikler, alacakları meslek içi eğitim, görevde yükselme,
meslekten çıkarılma, giyecekleri kıyafet ve savunma amaçlı olarak kullanacakları
aletler ile itfaiye teşkilâtında hizmet gereklerine göre oluşturulacak
birimlerin, İçişleri Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenmesi
öngörülmektedir. Çalışma koşulları dikkate alınarak itfaiye personelinden
yangın söndürme işlerinde fiilen çalışanlara belediye meclisi tarafından
belirlenecek üst sınırı aşmamak şartıyla fazla çalışma ücreti ödenmesi
imkânı getirilmektedir.
Madde 52. - Deprem, su baskını, yangın ve diğer benzeri doğal
afetlerden korunmak veya bunların zararlarını azaltmak konusunda merkezî
idarenin tek başına yeterli olamayacağı kabul edilmelidir. Nitekim 17 Ağustos
1999 tarihinde meydana gelen Marmara Depremi mahallî idarelerimizin acil
durum yönetim kapasitelerinin artırılması ve özel idarelerle birlikte belediyelerimize
yeni sorumluluklar verilmesi gereğini açıkça ortaya koymuştur. Bu düşüncelerden
hareketle belediyelerin afet ve acil durum planlarını yapması, bu amaçla
bütçelerine ödenek koyması, gerekli ekip ve donanımı hazırlaması ve personelini
eğitmesi zorunlu hale getirilmektedir. Madde ile belediyelerin görev alanı
dışında meydana gelen afetlere yardım ve destek sağlaması da hükme bağlanmıştır.
Madde 53. - Yeni kamu yönetimi anlayışına uygun olarak, halen
uygulanmakta olan ve işleyiş itibariyle etkinliği kalmayan denetim sistemi
ve teknikleri değiştirilerek denetim yeniden düzenlenmektedir.
Öngörülen yeni denetim sistemi ile idarenin ve çalışanların hatalarını
bulma yönünde yoğunlaşan denetim anlayışına son verilmektedir. Yapılacak
denetim faaliyetleri ile muhtemel hata alanları tespit edilerek belediye
yönetimi ve çalışanlar hata yapmadan önce eğitilecek ve uyarılacaktır.
Denetim daha çok gelecek yönelimli ve hizmetlerin yürütülmesindeki süreçlerin
kontrolü şeklinde olacaktır.
Denetim faaliyetlerinde öngörülen ikinci amaç ise, faaliyetlerin ve
sonuçlarının mevzuata, kurumsal strateji ve başarı ölçütleriyle hedeflere;
ulusal politika ve standartlara uygunluk açısından değerlendirilmesi ve
raporlanmasıdır.
Denetim raporlarının kamuoyuna açıklanması öngörülerek meclis ve kamuoyu
denetimi etkin hale getirilmektedir.
Madde 54. - Denetimin kapsam ve türlerini düzenleyen bu madde
ile denetimin kapsamı iş ve işlemlerin hukuka uygunluğu, malî kontrol ve
performans ölçümü olarak belirlenmektedir. Bu üç unsuru içeren denetim,
iç denetim ve dış denetim olarak yapılacaktır.
İç denetim, belediye başkanı veya görevlendireceği iç denetçiler; dış
denetim, Sayıştay tarafından yapılacaktır. Malî iş ve işlemler üzerinde
İçişleri Bakanlığınca uygulanan mevcut denetim kaldırılmaktadır.
Dış denetimin ikinci boyutu olan malî işlemler dışında kalan diğer idarî
işlemler ise, idarenin bütünlüğüne, kalkınma planı ve stratejilere, merkezî
idare tarafından belirlenen standart, ilke ve politikalara uygunluk açısından
İçişleri Bakanlığı tarafından denetlenecektir.
Denetim sonuçlarının etkin bir şekilde takibini sağlamak için denetim
raporlarının meclise sunulması ve kamuoyuna açıklanması sistemi getirilmektedir.
Madde 55. - Belediyelerde uygulanan bir başka denetim sistemi
de faaliyet raporları yoluyla yapılan denetimdir. Faaliyet raporlarının
hazırlanması ve içeriği Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun 41 inci
maddesinin dördüncü fıkrasında düzenlenmiştir. Buna göre faaliyet raporu;
stratejik plan ve performans hedeflerine göre yürütülen faaliyetleri, belirlenmiş
performans ölçütlerine göre hedef ve gerçekleşme durumu ile meydana gelen
sapmaların nedenlerini açıklayacak şekilde hazırlanacaktır.
Hazırlanan faaliyet raporu mart ayı toplantısında belediye başkanı tarafından
meclise sunulur. Raporun bir örneği İçişleri Bakanlığına gönderilir ve
kamuoyuna da açıklanır.
Madde 56. - Tasarı ile getirilen yeni bir denetim ve kontrol
yöntemi de müdahale sistemidir. Halen merkezî idare tarafından yürütülen
ve çıkarılacak kanunlarla belediyelere devredilecek olan hizmetlerle diğer
belediye hizmetlerinin ciddi bir şekilde aksatıldığı ve bu aksamanın halkın
sağlık, huzur ve esenliğini hayati derecede olumsuz etkilediğinin ilgili
bakanlığın talebi üzerine yetkili hukuk hâkimince tespit edilmesi durumunda
İçişleri Bakanlığına aşağıda belirtilen müdahale yetkisi verilmektedir.
İçişleri Bakanlığı aksatılan hizmetin özelliğine göre makul bir süre vererek
aksamanın giderilmesini ilgili belediyeden isteyecektir. Verilen bu süreye
rağmen herhangi bir olumlu gelişme sağlanamadığı takdirde Bakanlık, belediyenin
bulunduğu ilin valisini görevlendirerek aksayan hizmetin görülmesini isteyecek,
vali öncelikle belediyenin ve ihtiyaca göre diğer kamu kurum ve kuruluşlarının
imkânlarını kullanarak aksamayı ortadan kaldıracaktır.
Bu düzenlemenin amacı, mahallî hizmetlerde meydana gelebilecek aksamalardan
dolayı halkın hayatının zorlaşmasını önlemek, kamu hizmetlerinin kesintisiz
sunumunu sağlamak, hizmetlerde meydana gelecek aksamalar sebebiyle, merkezî
idarenin harekete geçebilmesine imkân vermektir. Diğer taraftan müdahale,
hizmetlerde meydana gelen aksamanın halkın sağlık, huzur ve esenliğini
hayati ölçüde olumsuz etkilediğinin yetkili mahkemece tespit edilmesi şartına
bağlanarak merkezî hükümetin siyasi sebeplerle belediyelere müdahalesi
önlenmektedir.
Madde 57. - Denetimin yapılması ve faaliyet raporunun hazırlanmasında
bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu
ve diğer kanunlarda öngörülen hükümlerin uygulanacağı belirtilerek ilgili
kanunlara atıf yapılmaktadır.
Madde 58. - Bu Tasarı ile birlikte mahallî idarelerin yetkili
ve görevli oldukları kamu hizmetlerinde önemli artışlar olmaktadır, Bu
nedenle, Anayasanın 127 nci maddesi ve Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik
Şartının 9 uncu maddesinde getirilen ilkelere uygun olarak belediyelere
sorumlulukları ile orantılı gelir kaynakları sağlanmaktadır.
Bu maddede sayılan gelir kaynaklarının oran ve miktarları ise ilgili
kanunlarda ayrıntılı olarak düzenlenmektedir.
Madde 59. - Madde ile belediyenin giderleri tespit edilmekte
ve gider çeşitleri ayrıntılı olarak sayılmaktadır. Yapılan düzenleme ile
idarî ve malî özerkliği zedelemeyecek derecede esneklik sağlanmaktadır.
Madde 60. - Belediye bütçesi, stratejik planlar ile orta ve uzun
vadeli hedeflere uygun olarak hazırlanan ve belediye hizmetleri için gerekli
ödeneklerin tahsis edildiği yerleri gösteren önemli bir belgedir. Ayrıca,
bütçe, belediyelerde meclis denetimini sağlama yollarından birisidir. Bütçenin
görüşülmesi ve kabulü aşamasında meclis belediye yönetimini denetleme imkânı
bulmaktadır.
Madde ile, belediye bütçesi buna uygun olarak düzenlenmektedir.
Madde 61. - Belediyenin bir yıllık faaliyetlerini ve her bir
faaliyet için ne kadar ödenek tahsis edildiğini gösteren bütçe, belediye
başkanı tarafından stratejik planlara uygun olarak hazırlanacak, encümen
ve mecliste görüşülerek kabul edilecektir. 1580 sayılı Belediye Kanununda
bütçenin kesinleşmesi için öngörülen kaymakam ve valinin onayına ise bu
maddede yer verilmemektedir.
Madde 62. - Belediyelerdeki harcama yetkisinin kullanım şartları
yeniden düzenlenerek hizmetlerin daha etkili, verimli ve hızlı sunumu için
bu harcama yetkisinin diğer üst yöneticilere devredilmesi imkânı getirilmektedir.
Madde 63. - Kesin hesabın görüşülmesi ve karara bağlanmasının
usul ve esasları belirtilmiştir.
Madde 64. - Belediyelerde bütçe ve muhasebe sistemlerinin düzenlenmesine
ilişkin usul ve esasların daha ayrıntılı bir şekilde açıklanmasını temin
maksadıyla İçişleri Bakanlığına yönetmelik çıkarma yetkisi verilmektedir.
Madde 65. - Doğal afet, meclisin feshi ve yenisinin seçilememesi
gibi sebeplerle bütçe yapılamaz veya yapılmasına rağmen kesinleşmezse,
belediye hizmetlerinin aksamaması için geçen yıl bütçesinin devamına imkân
tanınmaktadır.
Madde 66. - Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa uygun olarak
birden fazla yıla sarkan park, bahçe ve havuz bakımı; araç kiralama, temizlik
ve yemek hizmetleri; bilgisayar, faks, fotokopi gibi teknolojik ürünlerin
bakım ve onarımı gibi işlerde, süresi ilk mahallî idareler genel seçimlerini
izleyen üçüncü ayın sonunu geçmemek üzere gelecek yıllara yaygın yüklenme
imkânı getirilerek hizmetlerin etkili, verimli ve ekonomik olarak sunulması
imkânı getirilmektedir.
Madde 67. - Borçlanma ve tahvil ihracı günümüzde belediyelerin
önemli gelir kaynaklarından biri haline gelmiştir. Demokratik gelişmeler
ve refah artışı belediyelerin yapmakla görevli oldukları hizmetlerin miktar,
nitelik ve niceliğinde önemli değişikliklere yol açmıştır.
Belediyeler artan hizmet taleplerini vergi ve benzeri malî yükümlülükler
koyarak karşılayamadığından kimi zaman borçlanma zorunlu hale gelmektedir.
Diğer taraftan temel alt yapı hizmetleri gibi büyük projeleri mevcut kaynaklarla
gerçekleştirmek imkânsız olup bunun uzun vadeli kredilerle gerçekleştirilmesi
yoluna gidilmektedir.
Ancak, belediyelerin borçlanması ve bu borçların geri ödemesinin ulusal
ekonomi üzerinde yaratacağı etkiler ve ülkemizin uluslararası piyasalardaki
itibarı da dikkate alınarak borçlanmanın bazı sınırlamalara tâbi tutulmasında
zorunluluk görülmektedir. Bu tür sınırlamalara çağdaş demokrasilerde de
yaygın olarak başvurulmaktadır.
Bu madde ile, belediyelerin dış borçlanması ve tahvil ihracı sadece
yatırım programında yer alan projelerle sınırlandırılmakta; iç borçlanmaya
karar verme yetkisi bütçe gelirine bağlanarak bütçe gelirinin % 10'una
kadar olan iç borçlanmaların meclis kararı, % 10'un üzerindeki borçlanmaların
ise meclisin üçte iki çoğunlukla vereceği kararın İçişleri Bakanlığınca
onayı ile yapılması öngörülmektedir.
Belediye ve bağlı kuruluşlarının iç ve dış borç stokunun ana para ve
faiz tutarı, en son kesinleşmiş bütçe gelirleri toplamının Vergi Usul Kanununda
belirlenen yeniden değerleme oranında artırımı sonucu bulunacak miktarın
iki katını aşması durumunda yeni borçlanmaya izin verilmemektedir.
Madde 68. - Madde ile belediyelerin düzenli kentleşmeyi sağlamak,
beldenin konut, sanayi ve ticaret alanı ihtiyacını karşılamak amacıyla
imarlı ve alt yapılı arsalar üretmesine; toplu konut yapmasına, satmasına
ve bu amaçlarla arazi satın almasına ve kamulaştırmasına imkân tanınmaktadır.
Ayrıca, belediyelerin üretilen arsaları bireylere ve kooperatiflere
satması veya takas etmesi, bu amaçla kamu kurum ve kuruluşları ve bankalarla
işbirliği yapması, işletme kurması, kurulmuş veya kurulacak yapı ortaklıklarına
katılması, üretilen arsa ve konutların satışı hususlarında önemli düzenlemeler
getirilmektedir.
Madde 69. - Madde ile bir taraftan belediyelerin hizmetlerini
daha etkili, verimli ve ekonomik şartlarda sunmasına ve kaynak yaratmalarına
yardımcı olmak amacıyla sermaye ortaklığı kurmasına izin verilmekte; diğer
taraftan kurulacak ortaklığın belediyenin görev alanıyla ilgili olması
şartı getirilerek şirket kuruluşunun disiplin altına alınması ve belediyelerin
haksız rekabete yol açmalarının önüne geçilmesi amaçlanmıştır.
Doğal olarak, madde hükmü gereğince belediyelerin kurdukları veya ortak
oldukları şirketlerden, belediyenin görev alanıyla ilgili olmayan şirketleri
tasfiye etmesi veya ortaklıktan çekilmesi gerekecektir.
Madde 70. - Belediyelerin özelliği bulunan su, toplu taşıma hizmetleri,
toplu konut uygulaması gibi özel gelir ve gideri bulunan hizmetleri, İçişleri
Bakanlığının izniyle bütçe içinde işletme kurmak suretiyle yapmasına imkân
getirilmektedir.
Madde 71. - Belediyeler ile merkezî idare kuruluşları arasındaki
alacak borç ilişkileri, genellikle merkezî idare lehine düzenlenmiştir.
Merkezî idare belediyelere olan borçları için faiz ödemediği halde, belediyelerden
olan alacakları için yüksek oranlarda faiz almaktadır. Bu uygulama mahallî
hizmetlerin aksamasına ve haksızlığa sebep olmaktadır.
Yaşanan bu sorunu kısmen de olsa çözmek amacıyla mahsup sistemi getirilerek
mahallî idarelerin uğradığı mağduriyet önlenmektedir. Ayrıca, bu maddenin
uygulanmasına ilişkin usul ve esaslarının düzenleneceği yönetmeliğin hazırlanmasında
İçişleri Bakanlığının olumlu görüşünün alınması zorunluluğu getirilmektedir.
Madde 72. - Sağlıksız ve hızlı kentleşme ülkemizin önemli sorunlarının
başında gelmektedir. Kentlerimiz özellikle ülkemizin batı bölgelerinde
aşırı şekilde büyümüş, fakat buna uygun sosyal imkânlarla donatılamamıştır.
Büyük kentlerde trafik, hava kirliliği, yetersiz konut, çarpık yapılaşma,
alt yapı hizmetleri ve benzeri sorunlar acilen çözüm beklemektedir.
Bu düşünceden hareketle büyükşehir belediyeleri ve nüfusu 100.000'in
üzerindeki belediyelerin kentin gelişimine uygun konut alanları, ticaret
alanları, teknoloji parkları ve sosyal donatılar oluşturmak; kentin tarihi
ve kültürel dokusunu korumak ve restore etmek amacıyla kentsel gelişim
alanları ilan etme ve uygulayabilmelerine imkân vermek kaçınılmaz hale
gelmiştir. Madde bu amaçla düzenlenmiştir.
Kentsel gelişim projesi ilan edilecek yerin belediye veya belediye mücavir
alan sınırları içinde bulunması ve en az 100.000 metrekare olması öngörülmektedir.
Ayrıca, bu alanların, imar görmemiş alanlardan seçilmesi esas olmakla birlikte
imar görmüş alanlarda da belirli şartlar dahilinde uygulanma imkânı bulunmaktadır.
Kentsel gelişim projesi uygulamaların sürüncemede kalmaması için uygulama
ile ilgili olarak açılacak davaların, mahkemelerde öncelikle görüşülmesi
ve üç ay içerisinde karara bağlanması öngörülmektedir.
Madde 73. - Uluslararası gelişmeler ve ülkemizin Avrupa Birliği
perspektifi ile birlikte belediyelerimizin uluslararası teşekküllere üye
olması ve yabancı ülke belediyeleriyle ortak proje gerçekleştirebilmeleri
için yeni açılımlarda bulunmak kaçınılmaz hale gelmiştir. Özellikle ülke
sınırları dışına taşan bazı çevre sorunlarının çözümü, sınır ötesi işbirliğini
ve ortak projelerin uygulanmasını zorunlu kılmaktadır.
Yukarıda belirtilen gerekçelerle belediyelerin uluslararası teşekkül
ve organizasyonlara katılması veya kurucu üye olmasında uygulanan prosedür
basitleştirilerek İçişleri Bakanlığının iznine bağlanmaktadır. Belediyelerin
yürüteceği uluslararası ilişkilerin, ülkenin ulusal dış politikası ile
uyumunu sağlamak açısından izin zorunluluğu getirilmektedir.
Madde 74. - Belediye hizmetlerinin etkili, verimli, ekonomik,
hızlı ve uyum içerisinde yürütülebilmesi için belediyelerin diğer mahallî
idareler ve merkezî idare kuruluşları ile ortak proje gerçekleştirebilmesi
ve bu amaçla kaynak aktarımında bulunma; bina, tesis, araç ve personel
tahsis etme; süresi yirmi beş yılı geçmemek üzere taşınmaz mal tahsis etme
imkânı getirilmektedir.
Madde 75. - Kentte yaşayanlar arasında hemşehrilik bilinci, kent
vizyonunun geliştirilmesi, kent hak ve hukukunun korunması, sürdürülebilir
kalkınma, çevreye duyarlılık, sosyal yardımlaşma ve dayanışma, saydamlık,
hesap sorma ve hesap verme, katılım ve yerinden yönetim ilkelerini hayata
geçirebilmek amacıyla sivil bir danışma forum ve danışma mekanizması oluşturulmasının
yararlı olacağı düşünülmüştür. Kent konseylerinin sivil bir yapı olma niteliği
konusunda gösterilen titizlik nedeniyle maddede ayrıntılı düzenlemeden
kaçınılmış ve genel ilkeler konulmakla yetinilmiştir.
Madde 76. - Maddede sayılan değişik sosyal hizmetlerin yapılmasında
dayanışma ve katılım; hizmetlerde etkinlik, tasarruf ve verimliliğin sağlanması
amacıyla gönüllü kişilerin bu hizmetlere katılmasına ilişkin mekanizmaların
oluşturulması ve buna ilişkin hususların İçişleri Bakanlığınca çıkarılacak
bir yönetmelikle düzenlenmesi öngörülmektedir.
Madde 77. - Belediyeler halen yazışmalarını valilik ve kaymakamlıklar
aracılığıyla yürütmekte, bu durum gereksiz zaman kaybına ve hizmet sunumunda
gecikmelere yol açmaktadır. Madde ile belediyelerin bütün kamu kurum ve
kuruluşlarıyla doğrudan yazışma yapmasına imkân sağlanarak hizmetlere hız
kazandırılabilecektir.
Madde 78. - Belediye sınırları içerisinde bulunan ve diğer kişi
ve kurumların tasarrufu altında bulunmayan yerler belediyelerin tasarrufuna
bırakılmak suretiyle mahallî hizmetlerin sunumunda kolaylık sağlamaktadır.
Ancak, maddede sayılan yerlerle ilgili olarak diğer kanunlarla getirilen
hükümler saklı tutulmaktadır.
Madde 79. - Şehirlerarası yolcu taşıma hizmetlerinin başlangıç
noktası olan ve ülkemizin sosyal hayatında önemli bir yeri bulunan otobüs
terminallerinin yapılması, işletilmesi ve şehiriçi toplu taşıma ile uyumlu
bir şekilde yürütülmesi hizmetleri de belediyelerin sorumluluğuna verilmektedir.
Ayrıca, gerçek ve tüzel kişilerin şehirlerarası özel otobüs terminali kurması
ve işletmesine de belediyeler izin verecektir. Bu yetki büyükşehir belediyesi
bulunan yerlerde sadece büyükşehir belediyelerince kullanılacaktır.
Madde 80. - Madde ile cadde, sokak, park, tesis ve benzeri yerlere
ad verilmesi veya adlarının değiştirilmesiyle amblem, flama ve benzerlerinin
belirlenmesi yetkisi belediyelere verilmektedir. Ancak, bu yetkinin kullanılması
sınırsız olmayıp, konulacak isimlerin genel ahlâka, Türk kültürüne ve Devletin
takip ettiği dış politikaya uygun olarak kullanılması gerektiği açıktır.
Diğer taraftan bu ad veya sembollerin konjonktüre veya başkanlara bağlı
olarak sık sık değiştirilmesini de hoş karşılamak mümkün değildir. Bu nedenle
değişiklik gerektiren meclis kararlarında ağırlıklı çoğunluk aranması ve
ayrıca mülki idare amirinin onayının alınması da madde ile hüküm altına
alınmıştır.
Madde 81. - Avukatlık ücretinin dağıtılmasına ilişkin düzenlemeler
getirilmektedir.
Madde 82. - Kanunda öngörülen parasal miktarların her yıl enflasyon
oranında artmasını sağlamak ve para cezalarının zaman içerisinde etkisini
yitirmesini önlemek amacıyla, bu miktarların, Vergi Usul Kanununda belirtilen
yeniden değerleme katsayısı oranında artırılması imkânı getirilmektedir.
Madde 83. - Bu Kanun ile belediyelere verilen yetkilerin etkili
bir şekilde kullanımını temin, hizmetlerin halkın ihtiyaç ve taleplerine
uygun olarak sunumunu sağlama, görev ve yetki uyuşmazlıklarını önleme amacıyla
maddede sayılan kanunların, bu Kanuna aykırı hükümlerinin belediyeler bakımından
uygulanmayacağı hüküm altına alınmaktadır.
Madde 84. - Belediye başkanlarının emekliliklerinde uygulanacak
ek gösterge, zam ve tazminatlar objektif kriterlere ve eşdeğer görev olarak
kabul edilen makam ve unvanlara bağlanmak suretiyle emekli olan belediye
başkanlarının mağduriyetleri giderilmektedir. Bu amaçla 5434 sayılı Türkiye
Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununda değişiklik yapılmaktadır.
Madde 85. - Bu Kanun ile belediye hizmetlerinin etkili ve verimli
bir şekilde sunulmasını temin maksadıyla bazı kanunlar veya bazı kanunların
bir kısım maddeleri yürürlükten kaldırılmaktadır. Belediyeler Genel Kadro
ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararname kapsamından çıkarılmaktadır.
Yapılan bu düzenleme ile birlikte belediyeler ile belediyeye bağlı kuruluş,
müessese ve işletmelerin kadrolarının; ihdas, iptal ve değiştirilmesi İçişleri
Bakanlığının belirlediği norm kadro sistemine uygun olarak meclis kararı
ile yapılacaktır. Diğer taraftan belediyelerin memur ve işçi kadrolarının
ihdas, iptal ve değiştirilmesindeki izin, onay ve vize sistemi sona ermektedir.
Bunlara ilaveten belediye bütçelerinden sosyal yardımlaşma ve dayanışma
vakıflarına % 2, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğüne ayrılan % 1 ve Sosyal
Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumuna % 1 pay ayrılmasına dair hükümler
de kaldırılmaktadır.
Geçici Madde 1. - Mera, yaylak, otlak, kışlak gibi yerler; kamu
hizmetlerinde kullanılan veya özel mevzuatı gereğince kişilere tahsisli
yerler; Orman Kanunu hükümleri dışına çıkarılan yerler ile Orman Köylerinin
Desteklenmesi Hakkında Kanun hükümlerine tâbi olarak Orman Bakanlığı emrine
geçen yerler dışında kalan ve 1/5000 ölçekli nazım imar planı içinde kalan
hazine arazi ve arsaları, belediye ve mücavir alan sınırları içinde belediyelere,
10.000 metrekarenin üzerindeki yerler büyükşehirlerde büyükşehir belediyelerine
bedelsiz devredilecektir.
Belediye ve mücavir alan sınırları içindeki Hazineye ait arazi ve arsaların
belediyelere devri ile mahallî hizmetlerin yürütülmesi sırasında belediyelerin
ihtiyaç duyduğu arsa ihtiyacı da karşılanmış olacaktır. Diğer taraftan
belediye ve mücavir alan sınırları içinde bulunan ve 1/5000 ölçekli nazım
imar planı yapılmış olan yerlerdeki hazine arazi ve arsaları, belediyelere
devredilmek suretiyle bu arazi ve arsalar üzerindeki kaçak yapılaşma önlenecek,
mevcut kaçak yapıların tasfiyesi kolaylaşacaktır.
Belediyelerin bu yerleri kamu hizmetlerinin kullanımı dışında üçüncü
kişilere satması durumunda elde edilen gelirin üçte birinin Hazineye aktarılması
öngörülmektedir.
Geçici Madde 2. - Madde ile bu Kanunun 49 uncu maddesinde, personel
giderleriyle ilgili olarak öngörülen sınırlar ve oranlar tutturuluncaya
kadar, yeni personel İçişleri Bakanlığının iznine bağlanmaktadır.
Geçici Madde 3. - Bu Kanunun ilgili maddesi ile belediyeler,
190 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararname kapsamından
çıkarılmakta ve kadro ihdas, iptal ve değişiklikleri belediye meclislerine
bırakılmakta olduğundan norm kadro sisteminin belediyelerde uygulamasına
başlayıncaya kadar, kadro ihdas ve iptal yetkisinin İçişleri Bakanlığının
onayına bağlanması öngörülmektedir.
Madde 86. - Yürürlük maddesidir.
Madde 87. - Yürütme maddesidir.
|