Tasarının Genel Gerekçesi ile Madde Gerekçeleri şöyle:
(3 Mart 2004)
GENEL GEREKÇE
Birleşmiş Milletlerin 1995 yılında yayımladığı bir rapora göre nüfusu
5 milyonun üzerindeki kent sayısı 1957'de 7 ve bunların toplam nüfusu 42
milyon iken, 2015 yılında bu sayının 44 ve toplam nüfusun 282 milyon olacağı
belirtilmektedir. 1975'te dünya nüfusunun % 39'u kentlerde yaşamaktayken
bu durumun 2025 yılında % 63 olacağı tahmin edilmektedir.
Nüfusun kentlerde yoğunlaşması hizmet talebi ve maliyetleri artmıştır.
Milyonlarca insanın ve araçların oluşturduğu trafik, hizmet kalitesini
düşürmekte, zaman ve kaynak kaybına neden olmaktadır. Konut talebindeki
artış, arsa spekülasyonunu ve kaçak yapılaşmayı ve gecekondu benzeri yapılaşmayı
teşvik etmiş ve kent estetiği kaybolmuştur. Kentlerin etrafı yoksulluk
kuşağıyla çevrilmiş, sefalet bölgeleri ortaya çıkmış, sorunlar ulusal
düzeyde etkiler doğurmaya başlamıştır. Talep artışı karşısında hizmet yetersizliği
yozlaşmaya yol açmıştır. Dolayısıyla kentlerin sorunlarına kent düzeyinde
değil de ulusal düzeyde çözüm aramak zorunlu hale gelmiştir. Böylece, kimi
kentler için ulusal düzeyde çözüm aramak gerekmektedir.
Kentsel gelişme, doğurduğu sorunların yanında, kentsel toplumun iktisadi,
sosyal ve kültürel hayatında; alışkanlıkları ve davranış biçimleri ve düşünceleri
üzerinde de çok önemli etkiler yaratmaktadır. Kentleşme, özellikle 20.
yüzyılın ikinci yarısında insan hayatını değiştiren ve toplumsal yapılar
üzerinde önemli etkiler yapan başlıca sosyolojik değişimlerden biridir.
Kent, sadece konut, işyeri ve insanların yaşadığı bir alan değil, aynı
zamanda politik, ekonomik ve kültürel yaşamın merkezi olan ve bu faaliyetleri
kontrol eden bir yerdir. Kent bir yenilik merkezidir.
Kentler iş ve faaliyetlerin geliştiği alanlardır. Yabancı yatırım, uluslararası
ticaret, taşıma ve iletişimin ülkeye giren kısmının önemli bir bölümü
anakent merkezlerine akmaktadır. Küresel ve bölgesel bağlantı ağında yer
alan kentler yüksek oranda ulaşım ve iletişim ağına sahip durumdadırlar.
Kent altyapısındaki ulaşım, modern binalar, finansal bölgeler, haberleşme
ve benzeri alanlardaki ilerlemeler küreselleşme gerekleri ile beraber gitmektedir.
Kentler, iletişim hizmetlerinin en iyi sunulduğu yerlerdir. Kısaca kentler
yeni küresel ekonomide bir büyük pazar, ticaret merkezi ve ulusal ekonominin
motorudurlar.
Nüfus yığılmasının ülkenin nispeten gelişmiş birkaç kentinde olması
metropol kent, veya anakent adı verilen devasa merkezlerin ortaya çıkmasına
yol açmıştır. Bu merkezler hizmet yetersizliğinin yanında kendi büyüklüklerinin
doğurduğu bir dizi sorunla da karşı karşıyadır. Anakentler, gelişmiş veya
gelişmemiş bütün ülkelerde nüfus yığılmalarının sonucu olarak ortaya çıkan
bir olgudur.
Anakent, büyük bir kent ve onu çevreleyen birçok uydu kentlerden
oluşmaktadır. Bir merkezin etrafında toplanmış ve devamlı büyüyen
nüfusun geniş bir alanda toplanması anakentin temel niteliğidir.
Anakent, diğer kentlere göre daha geniştir, hatta bir havzayı kapsar. Bu
havzada anakentin dışında başka büyük kent bulunmaz. Anakentler, ekonomik,
toplumsal, siyasal ve kültürel olarak içinde bulundukları ülkenin küçük
bir örneğini oluştururlar.
Büyük kentlerde ortaya çıkan sorunlar gün geçtikçe ağırlaşmakta ve çözülmesi
de o oranda zorlaşmaktadır. Sorunların başında bu alanlardaki yönetim yetersizliği
gelmektedir. Sorunlar anakent alanının bütününden kaynaklanmakta iken bu
sorunların çözülmesi için gerekli yetki ve malî kaynaklar birden çok mahallî
idare birimi arasında paylaştırılmıştır. Nüfus artışı, sanayileşme, ulaşım,
çevre sorunları ve teknolojide meydana gelen gelişmeler, kamu hizmetlerini
kapsamını ve ölçek boyutlarını büyütmüştür. Bu durum, sorunların; çözümü,
anakent alanı içinde kurulan ve koordinasyon içinde olmayan çok sayıda
mahallî idarenin teşkilât yapısı, hizmet üretme kapasitesi ve yetersiz
malî kaynaklarıyla çözümünü imkânsız hale getirmektedir. Yönetimde etkinlik
ve verimliliği ortadan kaldırmaktadır. Anakent düzeyinde yürütülmesi gereken
hizmetlerin yapılmasında çok sayıda birimin yetkili olması nedeniyle planlama
ve koordinasyon ile ölçek etkinliği ortadan kalkmakta, kaynak israfına
yol açılmaktadır.
Türkiye bu olguya yabancı değildir. Ülkemizde kentleşme ve doğurduğu
sorunlar, yukarıda belirtilenlere benzer bir seyir izlemiştir. Sanayileşme
ile birlikte artan istihdam imkânları kırsal kesimdeki işsizlerin kentlere
yığılmasına yol açmıştır. Özellikle 1950'lerden itibaren hızlanan kırdan
kente göç olgusu, nüfus artışının üstünde bir kentleşmeye yol açmıştır.
Kentleşme, ülkenin özellikle batı bölgelerinde diğerlerine göre daha yüksek
bir hızda gerçekleşmiştir.
2000 yılı Genel Nüfus Sayımına göre ülke nüfusunun yaklaşık yüzde sekseni
belediye yönetiminin olduğu ve bu nedenle temel kentsel hizmetlerin sunulduğu
yerleşim yerlerinde yaşamaktadır. Bu oranın önümüzdeki on yıl içinde yüzde
seksen beş dolayında istikrar kazanacağı tahmin edilmektedir.
Büyükşehirlerin sorunlarıyla başedebilmek buralarda farklı yönetim modellerinin
uygulanmasını gerektirmektedir. Büyük kentlerde iki düzeyli yönetim oluşturma
uygulaması bütün dünyada yaygınlık kazanmış bir yöntemdir. Ülkemizde de,
anakent alanlarında farklı yönetim yapıları kurma konusunda çeşitli araştırma
ve çalışmalar yapılmış; kanun tasarıları hazırlanmıştır. Beş yıllık kalkınma
planlarında ve kamuda yeniden yapılanma çalışma raporlarında başta
İstanbul olmak üzere büyük kentler için özel yönetim biçimleri gerekli
olduğu belirtilmiştir.
Aslında 1580 sayılı Belediye Kanununun İstanbul'da belediye ve il özel
idaresi için ortak yönetim getirmesi merkeziyetçi anlayış bir tarafa bırakılırsa
bu açıdan bir ilk uygulama sayılabilir. Anayasanın 127 nci maddesinde kanunla
büyük yerleşim yerleri için özel yönetim biçimleri getirilebileceği öngörülmektedir.
Ülkemizde anakent yönetimleriyle ilgili olarak ilk temel düzenleme 1984
yılında kanun hükmünde kararname olarak çıkarıldıktan sonra aynı yıl kanunlaşan
3030 sayılı Büyük Şehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun Hükmünde
Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanunla yapılmıştır.
3030 sayılı Kanun, büyükşehir belediyesi ve ilçe belediyesi olmak üzere
iki düzeyli ve merkezî bir anakent yönetim yapısı öngörmüştür. İdareler
arası ilişkilerde büyükşehir belediye meclisine ve başkanına koordinasyon
amaçlı vesayet yetkileri vermiştir. Belediyenin organları yine meclis,
encümen ve başkandan oluşmaktadır.
3030 sayılı Kanun, belediye sınırları içinde birden çok ilçesi olan
il merkez belediyelerinin büyükşehir belediyesi olmasını öngörmüştür. Ancak,
3030 sayılı Kanunla ek malî kaynaklar da sağlanmış olduğundan gelişmekte
olan birçok kentte büyükşehir statüsü kazanma eğilimleri ortaya çıkmıştır.
Bunun sonucunda daha sonra çıkarılan kanun hükmünde kararname veya kanunlarla
bu niteliğe sahip olmayan belediyeler de büyükşehir belediyesi haline getirilmiştir.
Bugün ülkemizde 16 büyükşehir belediyesi bulunmaktadır. Ülke nüfusunun
% 32'si, belediyeli nüfusun ise % 41,2'sini oluşturan 22 milyon insan 16
büyükşehirde yaşamaktadır.
Büyükşehir belediyesi uygulamasına tâbi alanlardaki mahallî müşterek
hizmetler, iki düzeyli bir örgütlenme yapısıyla yerine getirilmektedir.
Büyükşehir, ilçe ve ilk kademe belediyelerinden oluşan iki düzeyli büyük
kent yönetiminin yanında su, kanalizasyon ve ulaşım hizmetleri gibi alanlarda
kurulan ve büyükşehir belediyesinin bağlı kuruluşu olan özel nitelikli
örgütler bu hizmet yapısının diğer kısmını oluşturmaktadır.
Geçmişte tecrübesi bulunmayan ve ilk defa 1984 yılında 3030 sayılı Kanun
ile hayata geçirilen bir sistemin uygulamada bazı eksikliklerinin olması
ve bu alanda kimi sorunların yaşanması doğaldır. Görev ve yetkilerin paylaşılmasında
nesnel ölçütler bulunmadığı, yönetim kademeleri arasında işbirliği kurma
mekanizmalarının yeterli olmadığı, büyükşehir yönetiminin kesin bir hakimiyetinin
bulunduğu, büyükşehir çapında planlama ve koordinasyon yapılamadığı ve
belediye büyüklüklerinin çok farklı olduğu sorun olarak genel kabul gören
hususlardır.
Bu sorunların çözülmesi ve büyükşehir belediye yönetiminin daha etkin
işleyen bir duruma getirilmesi acil bir ihtiyaç olarak ortaya çıkmaktadır.
Diğer taraftan, kamu yönetiminde meydana gelen gelişmeler büyükşehir belediyelerinin
de yeniden yapılandırılmasını, bu idarelerin etkin, saydam, hesap verebilir
ve katılımcı bir yapıya kavuşturulmasını gerektirmektedir. Mahallî idarelerin
yeniden yapılandırılması çerçevesinde, bu amaçları gerçekleştirmek ve büyükşehir
belediyelerini de yeniden düzenlemek için bu Tasarı hazırlanmıştır.
Büyükşehir belediyeleri mahallî idare sisteminin dolayısıyla kamu yönetiminin
ayrılmaz bir parçası olarak, ülkenin iktisadi, sosyal ve siyasal yapısından
etkilenmektedir. Dolayısıyla büyükşehir alanlarındaki sorunlara yönelik
çözümler bu bütünlük içinde geliştirilmek zorundadır.
Tasarıyla büyükşehir, ilçe ve ilk kademe belediyelerinin kurulması,
organları, görev ve yetkileri, gelirleri, örgütlenmeleri ve belediyeler
arasındaki ilişkiler düzenlenmektedir. Büyükşehir ve onun altında ilçe
veya ilk kademe olmak üzere mevcut iki düzeyli yönetim yapısı korunmaktadır.
Büyükşehir kapsamındaki bütün belediyelerin ayrı tüzel kişilikleri, organları
ve teşkilâtları olacaktır. Yine büyükşehir çapında bazı hizmetleri yürütmek
için özel kanunlarla kurulan kurumlar varlıklarını devam ettirecekler
fakat büyükşehirin denetimi ve koordinasyonu bakımından bağlılıkları artacaktır.
Tasarı büyükşehir belediyeleri ve büyükşehir kapsamındaki ilçe ve ilk kademe
belediyelerinin kuruluş ve işleyiş bakımından diğer belediyelerden farklılaştığı
hususları da kapsamaktadır. Doğal olarak, bu Tasarı ile düzenlenmeyen konularda
Belediyeler Kanunu hükümleri geçerli olacaktır.
Bir yerde büyükşehir belediyesi kurulabilmesi için bir milyon nüfusa
sahip olma şartı öngörülerek bir ölçek de getirilmektedir. Görev bölüşümünde
ise ilçe veya ilk kademe belediye sınırları içinde yapılabilen veya etkileri
bu belediyelerin sınırlarını aşmayan mahallî müşterek görev ve hizmetler
ilçe ve ilk kademe belediyelerince yerine getirilme esası benimsenmiştir.
Büyükşehir çapında planlama ve koordinasyon gerektiren veya malî bakımdan
büyükşehir tarafından yapılması gereken görev ve hizmetler ise büyükşehir
belediyesince yapılacaktır. Bu ayrıca ilçe veya ilk kademe belediyelerince
de yapılabilecek ancak uygulamada uzlaşmazlıklara yol açacak olan hizmetler
de büyükşehir belediyesi tarafında yerine getirilecektir. Böyle bir bölüşüm,
uygulamada nesnelliği sağlamanın yanında yönetim düzeyleri arasında hizmetlerde
yerindenlik ilkesinin gerçekleşmesine de imkân verecektir.
Tasarıda büyükşehir belediyelerinin görevleri sayılarak belirtildiğinden
bu belediyeler bunların dışında bir görev ve hizmet üstlenemeyeceklerdir.
İlçe ve ilk kademe belediyeleri ise bu görev ve hizmetler dışında kalan
ve kanunlarla başka bir kuruluşa verilmeyen mahallî müşterek bütün görev
ve hizmetleri yapabilecektir.
Büyükşehir belediyesi, hizmetlerin yürütülmesi konusunda büyükşehir
çapında planlama ve koordinasyon yetkisine sahip olacaktır. Ayrıca ilçe
ve ilk kademe belediyelerini de kapsamak üzere yönlendirici kararlar alabilecektir.
Hizmetlerin büyükşehir çapında tespit edilen plan ve politikalara uygunluğunu
sağlamak için büyükşehir kapsamındaki bütün belediyelerin meclislerince
alınan kararlar büyükşehir belediye başkanına gönderilecek, başkan bunlardan
uygun görmediklerinin yeniden görüşülmesini isteyebilecektir.
Tasarı kanunlaştığında büyükşehir belediyelerinin karşı karşıya bulunduğu
sorunlar daha süratli bir şekilde çözüme kavuşturulacak, hizmetler etkili
ve verimli bir şekilde sunulacaktır.
MADDE GEREKÇELERİ
Madde 1. - Bu Tasarı ile, büyükşehir belediyelerinin hukukî statüleri
yeniden düzenlenerek hizmetlerin büyükşehir dahilinde daha etkili ve verimli
olarak ve koordinasyon içerisinde yürütülmesi amaçlanmaktadır.
Madde 2. - Bu Kanun, büyükşehir kapsamında bulunan büyükşehir
belediyesi, ilçe belediyesi ve ilk kademe belediyelerini kapsamaktadır.
Madde 3. - Tasarıda geçen ibareler tanımlanmıştır.
Büyükşehir belediyesi; en az üç ilçe veya ilk kademe belediyesinin bulunduğu,
bu belediyeler arasında koordinasyonu sağlayan; kanunlarda verilen görev
ve sorumlulukları yerine getiren; idarî ve malî özerkliğe sahip ve karar
organları seçimle işbaşına gelen kamu tüzel kişileri olarak tarif edilmektedir.
Tanımda geçen idarî ve malî özerklik kavramı sınırsız bir özerkliği
kapsamamaktadır. Büyükşehir belediyelerinin, Anayasanın 127 nci maddesinde
ve diğer kanunlarda öngörülen esas ve sınırlar çerçevesinde mahallî müşterek
ihtiyaçların karşılanması hususunda, karar organının alacağı kararla harekete
geçebilen, harcama yapabilen, borçlanabilen ve her türlü hukukî ehliyete
sahip bir kamu tüzel kişisi olduğunda hiçbir kuşku bulunmamaktadır.
İdarî ve malî özerklik, Anayasanın 123 üncü maddesinde düzenlenen idarenin
bütünlüğü ilkesini ortadan kaldıracak veya zayıflatacak şekilde yorumlanamaz.
Söz konusu kavramlar, mahallî idarelerin, mahallî müşterek ihtiyaçları
karşılamak amacıyla yetkili organlarının kararı ile kanunlara uygun olarak
serbestçe karar alma, teşkilâtlanma, personel istihdamı, borçlanma ve benzeri
alanlardaki yetkilerini ifade etmektedir.
Ayrıca, bu madde ile büyükşehir belediyesinin organları ile ilçe ve
ilk kademe belediyeleri tanımlanmaktadır.
Madde 4. - Büyükşehir belediyelerinin kuruluşu yeni esaslara
bağlanmaktadır. Anayasanın 127 nci maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesindeki
"Kanun, büyük yerleşim merkezleri için özel yönetim biçimleri getirebilir."
hükmüne istinaden nüfusu 1.000.000'u aşan illerde farklı bir belediye teşkilâtı
öngörülmektedir.
Bir il merkezinde büyükşehir belediye teşkilâtı kurulabilmesi için o
yerin nüfusunun, son nüfus sayımına göre en az 1.000.000 olması gerekmektedir.
Öngörülen nüfusun, belediye sınırları ve bu sınırlara en fazla 10.000 metre
uzaklıktaki yerleşim yerlerinde yaşayanlar olması gerekmektedir. Büyükşehir
belediye teşkilâtı kurulacak olan il merkez belediyesinin sınırından itibaren
10.000 metre yarıçaplı alan içinde kalan yerleşim yerlerinin nüfusları
bu sayıya dahil edilecektir. Ayrıca, o yerin fizikî yerleşim durumu ve
ekonomik gelişmişlik düzeyinin de büyükşehir belediyesi teşkilâtı kurulması
için uygun olması gerekmektedir.
Madde ile, büyükşehir belediyesi kurulabilmesi için 1.000.000 nüfus
şartı getirilerek belirli bir büyüklük öngörülmektedir. 3030 sayılı Büyükşehir
Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek
Kabulü Hakkındaki Kanunda bir yerde büyükşehir belediyesi teşkilâtı kurulması
için nüfus şartı öngörülmemiştir. Herhangi bir nüfus şartı olmaması
nedeniyle önceki yıllarda, nüfusu çok az olan bazı illerde büyükşehir belediye
teşkilâtları kurulmuş ve bu durum, hizmetleri olumsuz etkilemiş, kaynakların
etkisiz ve verimsiz kullanımına yol açmış, büyükşehir belediyesi ile ilçe
ve ilk kademe belediyeleri arasında görev ve yetki kavgalarına sebep olmuştur.
200.000 nüfuslu bir ilde büyükşehir ve en az iki ilçe veya ilk kademe belediyesi
kurulması sonucunda koordinasyonsuzluk ve israf büyük boyutlara ulaşmıştır.
Bu durum, kamuoyu vicdanını rahatsız etmiştir.
Yapılan yeni düzenleme ile yukarıda belirtilen olumsuzlukların önlenmesi,
kaynakların etkili ve verimli bir şekilde kullanılması ve hizmetlerde daha
etkin bir koordinasyon sağlanması umulmaktadır.
Madde 5. - Büyükşehir belediyesinin sınırlarının adını aldıkları
şehrin belediye sınırları olması; ilçe belediyesi sınırlarının bu ilçelerin
büyükşehir belediyesi sınırları içinde kalan kısımlarından oluşması; ilk
kademe belediyelerinin sınırlarının ise sadece büyükşehir belediyesinin
sınırları içinde olması öngörülmektedir.
Madde 6. - 3030 sayılı Kanuna göre, büyükşehir belediyesinin
sınırları kuruluş kanununda gösterilmekte ve kanun dışında idarî işlemlerle
sınırların değiştirilmesine imkân bulunmamaktadır. Tasarı ile, büyükşehir
belediye sınırları çevresinde bulunan belediye ve köylerin maddede öngörülen
şartların gerçekleşmesi durumunda, Bakanlar Kurulu kararı ile büyükşehir
belediyesi sınırlarına katılmasına imkân sağlanmaktadır.
Hizmetlerin etkili, verimli ve koordinasyon içerisinde yürütülmesi açısından
bazı yerleşim yerlerinin büyükşehir belediye sınırları içine alınması gerekmekte;
ancak, kanun çıkarılamadığı için büyükşehir belediye sınırları değiştirilememekte
ve bu durum ciddi sorunlara yol açmaktadır.
Madde ile, Belediyeler Kanununun 8 inci maddesindeki usulün, büyükşehir
belediyesinde de uygulanmasına imkân sağlanarak, idarî işlem ile büyükşehir
belediye sınırlarının genişletilmesi öngörülmektedir.
Ayrıca, imar düzeni ve temel altyapı hizmetlerinin zorunlu kıldığı hallerde,
büyükşehir belediyesi çevresinde ve aynı il sınırları içinde bulunan belediye
ve köylerin, büyükşehir belediye meclisinin kararı ve İçişleri Bakanlığının
teklifi üzerine Bakanlar Kurulu kararı ile büyükşehir belediyesi sınırları
içerisine alınması da öngörülmektedir. Büyükşehir belediyesi sınırları
içine alınan ilçe belediyeleri ile nüfusu 50.000'in üzerindeki belediyeler,
ilçe ve ilk kademe belediyesi haline gelmekte; nüfusu 50.000'in altındaki
belediyeler ile köylerin tüzel kişilikleri kaldırılmaktadır. Belirli bir
nüfusun altındaki belediyelerin tüzel kişiliğinin kaldırılması öngörülmek
suretiyle, büyükşehir belediyesi kapsamı içerisinde küçük belediyelerin
bulunması önlenerek hizmetlerde etkin bir koordinasyon sağlanması amaçlanmaktadır.
Madde 7. - Büyükşehir belediyesinin görev, yetki ve sorumlulukları
Anayasanın 127 nci maddesindeki esaslar ve Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik
Şartında öngörülen esaslar çerçevesinde yeniden belirlenmektedir. Belediyeler
Kanunundaki düzenlemeden farklı olarak büyükşehir belediyeleri ile ilçe
ve ilk kademe belediyelerinin görevleri ayrıntılı şekilde düzenlenmektedir.
Görevlerin ayrıntılı olarak sayılmasının nedeni büyükşehir belediyesi ile
ilçe ve ilk kademe belediyeleri arasında çıkması muhtemel görev ve yetki
çatışmasını önlemektir.
Tasarı ile, 3030 sayılı Kanunda sayılan görev ve yetkilere ilave olarak;
- Nazım imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren iki
yıl içinde uygulama imar planı ve parselasyon planlarını yapmayan ilçe
ve ilk kademe belediyelerinin yerine bu planları yapmak veya yaptırmak,
- Kanunlarla büyükşehir belediyesine verilen görev ve hizmetlerle ilgili
her türlü imar uygulamasını yapmak ve ruhsatlandırmak,
- Coğrafî ve kent bilgi sistemini kurmak,
- Sağlık, eğitim ve kültür hizmetleri için binalar yapmak ve bu hizmetlerle
ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının binalarını onarmak ve malzeme desteği
sağlamak,
- Kültür ve tabiat varlıklarını korumak, bakım ve onarımını yapmak,
onarımı mümkün olmayanları aslına uygun olarak yeniden yapmak,
- Özel hal ve mezbaha açılmasına izin vermek,
- Merkezî ısıtma sistemleri kurmak,
gibi yeni görev ve yetkiler de büyükşehir belediyelerine verilmektedir.
Madde 8. - Altyapı Koordinasyon Merkezi ile Ulaşım Koordinasyon
Merkezi yeniden düzenlenmektedir. Ortak programa alınan altyapı ve ulaşım
hizmetlerine ilişkin olarak ilgili kurum bütçesinde yeterli ödenek bulunmadığı
takdirde, büyükşehir belediyesi veya belediyenin bağlı kuruluşunun söz
konusu yatırım için gereken ödeneği tahsis etmesi ve ilgili kamu kuruluşunun
harcanan miktarda ödeneği, yeniden değerleme katsayısını da dikkate alarak
takip eden yılda belediye hesabına aktarması imkânı getirilmektedir. Getirilen
yeni sistem ile kamu yatırımlarının bir bütünlük ve koordinasyon içerisinde
yapılması imkânı getirilmekte ve kaynak israfı önlenmektedir. Maddede,
ilgili kamu kuruluşunun borcunu ödemeden o büyükşehir belediyesi sınırları
içinde yeni yatırım yapamayacağı da öngörülmektedir.
Ulaşım Koordinasyon Merkezinin 3030 sayılı Kanunda sayılan görevleri
artırılarak trafik hizmetlerini plânlama, taksi durağı ve araç park yerlerini
belirleme gibi yetki ve görevler verilmektedir. Ayrıca, bu Kanun ile verilen
görev ve yetkilerin uygulanmasında, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun
bu Kanuna aykırı hükümlerinin uygulanmayacağı belirtilmektedir.
Altyapı ve Ulaşım Koordinasyon Merkezlerinin çalışma esas ve usullerinin
İçişleri Bakanlığınca çıkarılacak bir yönetmelik ile belirlenmesi; Altyapı
Yatırım Hesabının kullanılması, ödenek tahsisi ve aktarılmasına dair hususların
Maliye Bakanlığı ile Devlet Planlama Teşkilâtı Müsteşarlığının görüşünün
alınarak hazırlanması öngörülmektedir.
Madde 9. - Kamu tüzel kişisi olarak büyükşehir belediyeleri ile
ilçe ve ilk kademe belediyelerinin, Belediyeler Kanunu ve diğer kanunların
belediyelere tanıdığı yetki, imtiyaz ve muafiyetlere sahip olması öngörülmektedir.
Madde 10. - 3030 sayılı Kanunda, büyükşehir belediyesi ile ilçe
ve ilk kademe belediyeleri arasındaki imar yetkilerinin paylaşımı konusunda
açıklık bulunmamakta; büyükşehir belediyelerine kaçak yapılaşma ile mücadele
konusunda etkin ve uygulanabilir yetkiler de verilmemektedir. Bu nedenle,
özellikle seçim dönemlerinde ilçe ve ilk kademe belediyeleri imar denetim
yetkilerini kullanmamış, bunun sonucunda şehirlerimizde kaçak yapılar çığ
gibi büyümüştür.
Yapılan yeni düzenleme ile büyükşehir belediyelerine etkin, kullanılabilir
ve kendiliğinden harekete geçerek gerekli tedbirleri alma gibi önemli denetim
yetkileri verilmektedir.
Büyükşehir belediyesi tarafından yapılan denetim sonucunda tespit edilen
aykırılıkların giderilmesi için, ilgili belediyeye altı ayı geçmemek üzere
süre verilmesi, verilen süre içinde aykırılıklar giderilmediği takdirde,
büyükşehir belediyesinin re'sen harekete geçerek İmar Kanununun belediyelere
tanıdığı her türlü yetkiyi kullanmak suretiyle aykırılıkları gidermesi
imkânı da getirilmektedir.
Madde 11. - Bu Tasarı ile getirilen en önemli yeniliklerden birisi
de büyükşehir belediye meclisi üyelerinin seçimine ilişkin usulün değiştirilmesidir.
3030 sayılı Kanunda öngörülen ilçe belediye meclisleri üye sayısının beşte
biri oranında üyenin büyükşehir belediye meclisini oluşturması şeklindeki
sistemden vazgeçilerek, büyükşehir belediye meclislerinin doğrudan seçilen
üyelerden oluşması öngörülmektedir.
Halen uygulanan sistemde, ilçe ve ilk kademe belediye meclislerinden
gelen üyeler; büyükşehir belediye meclislerinde blok halinde hareket etmekte,
istedikleri zaman siyasi sebeplerle meclisi çalıştırmamakta, kendi ilçelerinin
sorunlarını büyükşehir belediye meclisine taşımakta, büyükşehirin genelini
ilgilendiren sorunların çözümünde duyarsız davranmakta, ilçe ve ilk kademe
belediye meclislerinde alınan imara ilişkin kararların büyükşehir belediyesi
meclisinde görüşülmesi sırasında objektiflikten uzak hareket etmektedirler.
Bu aksaklıkları önlemek amacıyla büyükşehir belediye meclisi üyelerinin
doğrudan halk tarafından seçilmesi öngörülmektedir.
Ayrıca, katılımı artırmak maksadıyla gündemdeki konularla ilgili kişi
veya kurum temsilcileriyle kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları,
üniversitelerin ilgili bölümlerinin, sendikalar (oda üst kuruluşu bulunan
yerlerde üst kuruluşun, sendika konfederasyonunun bulunduğu yerde konfederasyonun)
ve uzmanlaşmış sivil toplum örgütlerinin temsilcilerinin, oy hakkı olmaksızın
meclis toplantılarına katılmasına ve görüş bildirmesine imkân sağlanmaktadır.
Madde 12. - 3030 sayılı Kanunda öngörülen ve yılda üç defa yapılan
olağan ve belirli şartların gerçekleşmesiyle yapılacak olağanüstü toplantı
sisteminden vazgeçilerek, meclisin her ay olağan olarak toplanması öngörülmektedir.
Yapılan değişiklik ile mahallî hizmetlerin katılımcı ve şeffaf bir anlayışla
yürütülmesi ve meclis denetiminin daha etkin şekilde yapılması amaçlanmaktadır.
Belediye meclislerinin her ay toplanması sebebiyle olağanüstü toplantı
yapılmasına gerek kalmadığından olağanüstü toplantı sistemine son verilmektedir.
Mahallî hizmetler ile ilgili olarak alınacak kararların halkın çıkarları
doğrultusunda alınması ve Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartına uygunluğu
sağlama açısından meclislerin sık sık toplanması ve mahallî hizmetleri
kendi içerisinde müzakere etmesinde fayda görülmektedir.
Madde 13. - Madde ile, büyükşehir belediye başkanına, gerekçesini
de belirterek hukuka aykırı gördüğü meclis kararlarının tekrar görüşülmesini
isteme yetkisi verilmektedir. Tekrar görüşülmesi istenen kararlar, mecliste
üye tam sayısının salt çoğunluğu ile tekrar kabul edildiği takdirde kesinleşmektedir.
Büyükşehir belediye başkanı bu şekilde kesinleşen kararların iptali ve
yürütülmesinin durdurulması için yargı mercilerine başvurabilecektir.
Getirilen sistem ile belediye başkanı ve meclis arasında bir denge kurularak,
kararların meclislerde katılımcı bir anlayışla ele alınması sağlanmakta
ve meclisin kilitlenmesini önleyecek tedbirler getirilmektedir. İlçe ve
ilk kademe belediyelerinin imara ilişkin kararların kesinleşmesi için farklı
bir düzenleme öngörülmekte ve bunların doğrudan büyükşehir belediye meclisi
gündemine getirilerek aynen veya tadilen kabul etme yetkisi verilmektedir.
Büyükşehir belediye meclisi kararlarının kesinleşmesinden sonra en geç
yedi gün içerisinde valiye gönderilmesi ve valinin hukuka aykırı gördüğü
kararlar için on gün zarfında idarî yargı mercilerine başvuru imkânı getirilmektedir.
Böylece, daha önce onay şeklinde uygulanan vesayet uygulamasına son verilerek
yargı mercilerine başvuru şeklinde bir vesayet uygulaması öngörülmektedir.
Madde 14. - İhtisas komisyonları yeniden düzenlenerek katılımı
ve etkinliği sağlayacak bir yapıya kavuşturulmaktadır. Sorunların mecliste
görüşülmeden önce ihtisas komisyonlarında tartışılması ve ilgili sivil
toplum örgütlerinin görüşleri de alındıktan sonra karara bağlanması öngörülmektedir.
Büyükşehir belediyelerinde imar ve bayındırlık, çevre ve sağlık, plan
ve bütçe, eğitim, kültür, gençlik ve spor ile ulaşım komisyonunun kurulması
zorunlu hale getirilmektedir. Özellikle imar sorunlarının ilgili kişi ve
kuruluşların da görüşleri alınmak suretiyle karara bağlanması için imar
komisyonunun diğer komisyonlardan farklı olarak çalışmaları, süreye tâbi
tutulmamıştır. Ayrıca, havale edilen işlerin, bir ay içinde sonuçlandırması
öngörülerek işlerin aylarca bekletilmesi önlenmektedir.
Ayrıca, katılımı artırmak maksadıyla gündemdeki konularla ilgili kişi
veya kurum temsilcileriyle kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları,
üniversitelerin ilgili bölümlerinin, sendikalar (oda üst kuruluşu bulunan
yerlerde üst kuruluşun, sendika konfederasyonunun bulunduğu yerde konfederasyonun)
ve uzmanlaşmış sivil toplum örgütlerinin temsilcilerinin, oy hakkı olmaksızın
ihtisas komisyonu toplantılarına katılmasına ve görüş bildirmesine imkân
sağlanmaktadır.
Türkiye Büyük Millet Meclisi komisyonlarının çalışma sisteminde olduğu
gibi ihtisas komisyonlarının görev alanına giren işlerin ilgili komisyonda
görüşüldükten sonra belediye meclisinde karara bağlanması sistemi getirilmek
suretiyle meclis üyelerinin kararlara etkin bir şekilde katılımı da sağlanmaktadır.
Madde 15. - Büyükşehir belediye meclisinin feshine sebep olan
eylem ve işlemlere katılan büyükşehir ilçe ve ilk kademe belediye başkanlarının
görevlerinin de sona ermesi öngörülmektedir.
Anayasanın 127 nci maddesinin dördüncü fıkrasına uygun olarak, büyükşehir
meclisinin feshine sebep olan eylem işlemlere katılan belediye başkanlarının
görevleri Danıştay kararı ile sona erecektir.
Madde 16. - Encümen, 3030 sayılı Kanunda öngörülen büyükşehir
belediyesinin teşkilât yapısına uygun olarak yeniden düzenlenmektedir.
Yeni düzenlemeyle encümen idarî bir organ olarak düzenlenmekte; encümenin
uzmanlık niteliği güçlendirilerek yürütmeye ilişkin daha dinamik bir karar
alma mekanizması öngörülmektedir. Ayrıca, büyükşehir belediye meclisi tarafından
seçilecek beş üyenin de encümene katılması sağlanarak katılım ilkesinin
güçlendirilmesi amaçlanmaktadır.
Encümen üyelerine, yaptıkları işin önemine istinaden 15.000 gösterge
rakamının memur maaş katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarda ödenek
verilerek büyük sorumluluk üstlenen bu görevlilerin teşvik edilmesi öngörülmektedir.
Madde 17. - Büyükşehir belediye başkanının belediye idaresinin
başı olarak hukukî statüsü ve belediyeyi temsil yetkisi vurgulanmaktadır.
Başkan vekilinin Belediyeler Kanunundaki usule göre belirleneceği, büyükşehir
belediye meclisinin doğal üyesi olan ilçe ve ilk kademe belediye başkanlarının
büyükşehir belediye başkan vekili olamayacakları hükme bağlanarak büyükşehir
belediye başkanlığı ile ilçe veya ilk kademe belediye başkanlığının bir
şahsın uhdesinde birleşmesi önlenmektedir.
Ayrıca, belediye başkanlarının profesyonel spor klüplerinde başkanlık
veya yöneticilik yapması engellenmek suretiyle belediye kaynaklarının amaç
dışında kullanılmasının önüne geçilmektedir.
Madde 18. - Büyükşehir belediyesinin en üst amiri olarak büyükşehir
belediye başkanının görev ve yetkileri ayrıntılı olarak sayılmaktadır.
Belediye başkanının görev ve yetkileri tespit edilirken stratejik yönetim,
yönetimin etkili, verimli, şeffaf, hesap verebilir ve kendi içinde uyumlu
olma gibi ilkelere ağırlık verilmektedir.
Madde 19. - Büyükşehir belediye başkanlarının seçimle işbaşına
gelen yöneticiler olması ve üstlendikleri görevlerin niteliğinden dolayı
uzman kişilerden yararlanmasında zorunluluk bulunmaktadır. Bu sebeple,
belediye başkanlarının görev süresi ile sınırlı olmak ve memuriyete geçiş
için kazanılmış hak teşkil etmemek üzere nüfusu iki milyonu aşan büyükşehir
belediyelerinde on, diğer büyükşehir belediyelerinde beşi geçmemek üzere
başkan danışmanı görevlendirilebilmesi ve danışman olarak görevlendirileceklerin
en az dört yıllık yüksek öğrenim kurumlarından mezun olması öngörülmektedir.
Danışmanlara ödenecek ücretin, büyükşehir belediyesi genel sekreterine
ödenen aylık miktarının % 90'ını geçmemek üzere belediye meclisince belirlenmesi
öngörülerek, bu kadrolarda istihdam edilecek uzman kişilere niteliklerine
uygun bir ücret ödenmesi sağlanmaktadır.
Madde 20. - Büyükşehir belediyelerinde ihtiyaçlara göre değiştirilebilen
esnek bir teşkilât yapısı öngörülerek mahallî hizmetlerin etkili, verimli,
hızlı, şeffaf ve vatandaş ihtiyaçlarına odaklı bir şekilde sunulması amaçlanmaktadır.
Madde ile büyükşehir belediye teşkilâtının genel sekreterlik, daire
başkanlıkları ve müdürlüklerden oluşması öngörülmektedir.
Teşkilâtın kurulmasına ilişkin olarak 3030 sayılı Kanunda öngörülen
İçişleri Bakanlığının onayı sisteminden vazgeçilerek Avrupa Yerel Yönetimler
Özerklik Şartının 4 üncü maddesine paralellik sağlanmaktadır. Birimlerin
kurulması, kaldırılması veya başka bir birim ile birleştirilmesi, Belediyeler
Kanunundaki hükme istinaden, büyükşehir belediye meclisinin yetkisine bırakılarak
ihtiyaç ve hizmetlere göre sürekli gelişen ve değişen bir teşkilât yapısının
oluşması sağlanmaktadır.
Genel sekreterlik kurumu, önemli sorumluluklar yüklenmekte, genel sekreterin
belediye başkanının gözetim ve emri altında görev yapması ve başkan adına
belediye hizmetlerini yürütmesi öngörülmektedir.
Ayrıca, nüfusu 5 milyondan fazla olan yerlerde beş, diğerlerinde ise
en fazla üç genel sekreter yardımcısı çalıştırılması öngörülmektedir.
Madde 21. - Belediyelerin görevli ve yetkili olduğu hizmetlerin
memurlar, diğer kamu görevleri ve işçiler eliyle yürütülmesi; kamu kurum
ve kuruluşlarında istihdam edilen memurların, istekleri ve kurumlarının
muvafakatiyle büyükşehir belediyelerinde uzun süreli olarak görevlendirilmesi
imkânı getirilmektedir.
Sözleşmeli ve işçi statüsünde çalışanlar hariç olmak üzere, diğer memurlara,
başarı durumlarına göre yılda iki defa ikramiye verilmesi imkânı getirilmektedir.
Ayrıca; büyükşehir belediyesi ile bağlı kuruluş, müessese ve işletme
kadrolarının, İçişleri Bakanlığının belirlediği norm kadro sistemine uygun
olarak ihdas, iptal ve değiştirilmesi meclis kararı ile yapılacaktır. Bu
Kanun ile 190 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede
değişiklik yapılarak belediyeler ve bunların kurdukları birlik, müessese
ve işletmeler bu Kararname kapsamından çıkarılmaktadır. Yapılan bu değişiklikten
sonra büyükşehir belediyelerinin memur ve işçi kadrolarının ihdas, iptal
ve değiştirilmesindeki izin, onay ve vize sistemi sona ermektedir.
Madde 22. - Büyükşehir belediyelerine Anayasanın 127 nci maddesi
ve Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartının 9 uncu maddesinde öngörülen
ilkelere uygun olarak, görevleri ile orantılı gelir kaynakları sağlanmaktadır.
Bu maddede öngörülen vergi, resim ve harçların oran ve miktarları ilgili
kanunlarda düzenlenmektedir.
3030 sayılı Kanundaki düzenlemeden farklı olarak büyükşehir, ilçe ve
ilk kademe belediyelerinin topladıkları vergilerden birbirlerine ödemeleri
gereken payları zamanında yatırmadıkları takdirde ilgili belediyenin talebi
üzerine, söz konusu miktarın, İller Bankası tarafından, yükümlü belediyenin
genel bütçe vergi gelirleri payından kesilerek alacaklı belediyenin hesabına
aktarılması imkânı getirilmektedir. Yapılan bu düzenleme ile büyükşehir,
ilçe ve ilk kademe belediyelerinin birbirlerinden icra yoluyla alacak tahsil
etme uygulamasına son verilerek kamuoyu nezdinde meydana gelen olumsuz
görüntü ortadan kaldırılmaktadır.
Madde 23. - Madde ile büyükşehir belediyesinin giderleri tespit
edilmekte ve gider çeşitleri ayrıntılı olarak sayılmaktadır. Ayrıca, giderler
sayılmakla birlikte idarî ve malî özerkliği zedelemeyecek şekilde esneklik
de sağlanmaktadır
Madde 24. - 3030 sayılı Kanunda, büyükşehir, ilçe ve ilk kademe
belediye bütçelerinin kesinleşmesinde öngörülen ve en önemli vesayet uygulamalarından
biri niteliğindeki bütçelerin vali tarafından onaylanması sistemine son
verilmektedir.
Büyükşehir belediye bütçesi doğrudan, ilçe ve ilk kademe belediye bütçeleri
ise, yatırım ve hizmetlerde bütünlüğü sağlayacak şekilde aynen veya tadilen
büyükşehir belediye meclisince kabul edilmesi öngörülmekte, madde ile büyükşehir
belediye meclisinin ilçe ve ilk kademe belediye bütçelerini kabul ederken
kullanacağı yetkiler de sınırlandırılmaktadır.
Büyükşehir belediye meclisi, ilçe ve ilk kademe belediye bütçelerini
kabul ederken;
- Bütçe metnindeki kanuna aykırı ibareleri çıkarma ve değiştirme,
- İlçe veya ilk kademe belediyesinin kanunen tahsile yetkili olmadığı
gelirleri çıkarma, kanunî sınırların üstünde ve altında konulan vergi,
resim ve harç miktar ve oranlarını kanunî sınırlarına çekme,
- Kesinleşmiş belediye borçları için ödenek konulmamış ise ödenek ekleme,
- Ortak yatırım programına alınan yatırımlar için ödenek konulmamış
ise bu ödeneği ekleme,
hususlarında yetkilidir.
Büyükşehir belediye meclisi, yukarıda belirtilen hususlar dışında ilçe
ve ilk kademe belediye bütçelerinde, idarî ve malî özerkliği zedeleyecek
ve bütçenin denkliğini bozacak değişiklik yapamaz.
Büyükşehir belediye meclisinin, ilçe ve ilk kademe belediye bütçelerinde
yaptığı değişikliklere karşı yapılacak itirazlar idarî yargı mercilerinde
karara bağlanacaktır.
Madde 25. - Madde ile bir taraftan büyükşehir belediyelerinin
hizmetlerini daha etkili, verimli ve ekonomik şartlarda sunmasına ve kaynak
yaratmalarına yardımcı olmak amacıyla sermaye ortaklığı kurmasına izin
verilmekte; diğer taraftan kurulacak ortaklığın belediyenin görev alanıyla
ilgili olması şartı getirilerek şirket kuruluşunun disiplin altına alınması
ve belediyelerin haksız rekabete yol açmalarının önüne geçilmesi amaçlanmıştır.
Doğal olarak, madde hükmü gereğince belediyelerin kurdukları veya ortak
oldukları şirketlerden, belediyenin görev alanıyla ilgili olmayan şirketleri
tasfiye etmesi veya ortaklıktan çekilmesi gerekecektir.
Madde 26. - Büyükşehir belediyelerine, büyükşehir kapsamında
yürütülen mahallî müşterek hizmetlerin uyum ve koordinasyon içerisinde
yürütülmesini sağlama görevi verilmektedir. Hizmetlerin yürütümü ile ilgili
olarak büyükşehir, ilçe ve ilk kademe belediyeleri arasında çıkacak ihtilafların
çözümü konusunda, yönlendirici ve düzenleyici kararlar alma yetkisi ise
büyükşehir belediye meclisine verilmektedir. 3030 sayılı Kanunda ihtilafları
çözme konusunda büyükşehir belediye encümenine verilen yetki, büyükşehir
belediye encümenin atanmış kişilerden oluşması da dikkate alınarak kaldırılmaktadır.
Büyükşehir belediyesine ve meclisine tanınan hizmetlerde koordinasyonu
sağlama ve belediyeler arasında çıkacak ihtilaflar hususunda, yönlendirici
ve düzenleyici karar alma yetkisi, ilçe ve ilk kademe belediyeleri açısından
mutlaka uyulması zorunlu kararlar değildir. Bu kararlar, hizmetlerde koordinasyon
ve bütünlüğü sağlayıcı nitelikte olup, ilçe ve ilk kademe belediyelerinin
idarî ve malî özerkliğini zedeleyici nitelikte olamazlar.
Madde ile büyükşehir belediyelerinin hizmetleri, nüfus ve hizmet alanlarını
da dikkate alarak belediyeler arasında dengeli olarak yürütmesi, ilçe ve
alt kademe belediyelerine proje karşılığı yardım yapması, ortak proje ve
yatırım gerçekleştirilmesi, ilçe ve ilk kademe belediyelerinin sorumlu
oldukları hizmetlerin bedeli ödenmek şartıyla büyükşehir belediyelerince
yürütülmesi imkânı getirilmektedir.
Ayrıca, büyükşehir belediyesi ile bağlı kuruluşları arasında faizsiz
ödünç para verme sistemi getirilerek belediyenin veya bağlı kuruluşunun,
kısa süreli nakit ihtiyaçlarını, altı ay içinde geri ödemek üzere birbirlerinden
karşılamaları sağlanmaktadır.
Madde 27. - Bu Kanun büyükşehir, ilçe ve ilk kademe belediyeleri
hakkında;
- Kuruluş ve sınırlar,
- Görev, yetki ve sorumluluklar,
- Organlar, teşkilât ve personel,
- Malî konular,
ile ilgili hükümler içermektedir. Bu Kanunda özel hüküm veya düzenleme
bulunmayan diğer hususlarda, Belediyeler Kanunu ve diğer kanunlardaki hükümler
büyükşehir, ilçe ve ilk kademe belediyeleri hakkında da uygulanacaktır.
Madde 28. - Madde ile 3030 sayılı Kanun ve bu Kanunun ek ve değişiklikleri
ile 2972 sayılı Mahallî İdareler ile Mahalle Muhtarlıkları ve İhtiyar Heyetleri
Seçimi Hakkında Kanunun 24 üncü maddesi yürürlükten kaldırılmaktadır.
Madde 29. - 2972 sayılı Kanunun 4 ve 6 ncı maddeleri değiştirilmektedir.
Büyükşehir belediye meclisi üyelerinin doğrudan halk tarafından seçilmesi
yönündeki düzenlemeden sonra 4 üncü maddede değişiklik yapılarak büyükşehir
belediye meclis üyelerinin seçim çevreleri ilçe ve ilk kademe belediyeleri
olarak belirlenmektedir.
2972 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinde yapılan değişiklik ile de, büyükşehir
belediye meclis üyelerinin, ilçe ve ilk kademe belediye meclis üyelerinin
beşte biri oranında her seçim çevresinden doğrudan halk tarafından seçilmesi
imkânı getirilmektedir.
Geçici Madde 1. - 7 nci maddede büyükşehir belediyesi ve mücavir
alan sınırları içinde nazım imar planının büyükşehir belediyesince yapılacağı,
nazım imar planının yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl içerisinde,
uygulama imar planı ve parselasyon planlarının ilçe ve ilk kademe belediyelerince
yaptırılacağı; bu süre içerisinde yapılmadığı takdirde, bu planların da
büyükşehir belediyesi tarafından yapılacağı veya yaptırılacağı hükme bağlanmaktadır.
Büyükşehirlerde düzenli kentleşmeyi sağlamak, alt ve üst ölçekli planların
eş zamanlı ve uyum içerisinde yapılmasını ve uygulanmasını temin etmek,
kaçak yapılaşmayı önlemek ve mahallî idare yöneticilerinin yapmakla sorumlu
oldukları plânların süratle yapılmasını sağlamak amacıyla nazım imar planın
yapılmasında süre öngörülmektedir.
Madde 30. - Yürürlük maddesidir.
Madde 31. - Yürütme maddesidir.
|