Kamu Yönetimi
Temel Kanunu Tasarısı'na ilişkin İçişleri Komisyonu, Plan ve Bütçe Komisyonu ve Anayasa Komisyonu Raporları şöyle:
(14-15 Ocak 2004)
İçişleri Komisyonu Raporu
Türkiye Büyük Millet Meclisi
İçişleri Komisyonu
14.1.2004
Esas No. : 1/731
Karar No. : 57
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ
Bakanlar Kurulunca hazırlanarak, 29.12.2003 tarihinde Başkanlığınıza
sunulan, "Kamu Yönetimi Temel Kanunu Tasarısı", Başkanlığınızca, 5.1.2003
tarihinde, esas komisyon olarak Anayasa Komisyonuna, tali komisyon olarak
da Plan ve Bütçe Komisyonu ile Komisyonumuza havale edilmiş ve Komisyonumuz
14.1.2004 tarihli 24 üncü toplantısında, Tasarıyı inceleyip görüşmüştür.
Komisyon toplantısının birinci oturumunda, çeşitli engellemeler nedeniyle,
toplantı düzeni sağlanamamış ve toplantıya ara verilmiştir. İkinci oturumdan
sonra da, düzen sağlanamayınca, TBMM İdare Amirlerinin müdahalesini sağlamak
amacıyla toplantı öğleden sonra saat 14.30'a ertelenmiştir. Bu oturumda
da İdare Amirlerinin müdahalesine rağmen toplantı düzeni sağlanamayınca,
Komisyon Üyeleri tarafından, İçtüzüğün 32 nci maddesine uygun olarak kapalı
oturum yapılmasını öngören bir önerge verilmiş ve bu önerge Komisyonumuzca
kabul edilmiştir. Tasarı, sözkonusu kapalı oturumda sonuçlandırılmıştır.
Tasarı ile ülkemizdeki merkezî idare ve mahallî idarelerin tâbi olacakları
esaslar yeniden düzenlenmekte; bu idareler arasındaki ilişkilerin çerçevesi
çizilmekte; ülkemizdeki kamu yönetimi, Avrupa ülkelerindeki standartlar
da dikkate alınarak reforma tâbi tutulmaktadır.
Tasarının tümü üzerindeki görüşmeler sırasında, Tasarı genel olarak
uygun bulunmuş, ancak bazı hususların yeniden gözden geçirilmesi gerektiği
dile getirilmiştir. Tasarının uygun olduğuna ilişkin görüşler şöyle özetlenebilir:
· Kanun Tasarısı katılımcı bir anlayışla hazırlanmıştır. Tasarıda birçok
valinin, belediye başkanının, ilçe belediye başkanlarının, Muhtarlar Federasyonunun
görüşleri alınmıştır. Yine hazırlık aşamasında Üniversitelerden, TÜSİAD,
Odalar Birliği, Ziraat Odası vb. kamu kurumu meslek kuruluşları ile sivil
toplum örgütlerinden görüş alınmıştır. Tasarı, özellikle TBMM'de grubu
bulunan muhalefet partisine uzun süre önce verilmiş ve katkı istendiği
ifade edilmiştir. Tasarı ayrıca Danıştay'ın görüşüne sunulmuştur.
· Tasarı üniter yapıya aykırı değildir; Anayasaya ve Cumhuriyetin temel
niteliklerine her yönüyle uygundur.
· Bu Kanun Tasarısıyla bütün bakanlıkların yapısı değiştirilmektedir
ve bir yıl içinde, bütün bakanlıkların teşkilat yasaları, bu yasada çizilen
çerçeveye uyarlanacaktır.
· Bu Yasa Avrupa Birliğine uygun yeni bir bakış açısı getirmektedir.
Tasarıda Avrupa Birliğindeki yönetim modeli alınmış; süratli, verimli,
şeffaf, vatandaş odaklı, sivil toplum örgütlerini yönetime katan bir yönetim
anlayışı egemen kılınmaya çalışılmıştır.
· Tasarı iktidar tarafından öngörülmüş olan 4 temel hedefin bir basamağıdır.
Bu hedefler şunlardır:
1. Ekonomik kalkınmayı sağlamak.
2. Mevcut hantal yönetimi AB normlarına uygun hale getirmek.
3. Siyasal sistemi, liberal ekonominin gerekleri doğrultusunda yeniden
düzenlemek.
4. Siyasal yapıyı istikrarlı bir hale getirmek.
· Tasarıyla merkezî yönetimin yetkilerinin önemli bir bölümü yerel yönetimlere
devredilmektedir. Devletin temel görevlerinden olan yönetim görevi, artık
önemli ölçüde yerel yönetimlere devredilmektedir.
Komisyon üyelerimiz tarafından, Tasarının, gözden geçirilmesi gerektiği
ileri sürülen hükümleri ise şöyle özetlenebilir:
· Ülkemizde denetimsizlik ortaya çıkmaması için, denetim işlevinin şu
anda olduğu gibi yürütülmesi uygun olacaktır. Sayılan İçişleri, Maliye,
Millî Eğitim Bakanlığı, Sağlık ve Sosyal, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlıkları
teftiş kurullarının yanına Sanayi ve Ticaret Bakanlığı teftiş kurulunun
da eklenmesi gerekir.
· Millî Eğitim Bakanlığının taşra teşkilatının kaldırılması ve yerel
yönetimlere devredilmesi doğru bir yaklaşımdır. Bu konuda Tasarıda geri
adım atılmış olması, yanlıştır.
· Genelkurmay ile Millî Savunma Bakanlığının da bu Kanun Tasarısından
istisna tutulmuş olması doğru değildir.
· Kanun Tasarısının 46 ncı maddesinin beşinci fıkrasında, müsteşar ve
genel müdürlerin görevleri sona ermesine rağmen, Millî Savunma Bakanlığı
müsteşarının görevde kalması yanlıştır.
· 48 inci maddede Millî Savunma Bakanlığına getirilen istisna da yanlıştır
ve kalkmalıdır.
· Emniyet Genel Müdürlüğünün 28 inci maddedeki düzenlemeye uyarlanması
güçtür. Polislik, bir disiplin mesleğidir ve hiyerarşik bir yapılanması
bulunmaktadır. Emniyet Teşkilatının, Millî Savunma Bakanlığı ve MİT'te
olduğu gibi yapılanması doğru olacaktır. Dolayısıyla istisnalar getirilecekse,
Emniyet Teşkilatının bu kendine özgü yapısının da dikkate alınması gerekir.
· İstisnalar çoğaldıkça, Kanun Tasarısının sorunları çözme yeteneği
de azalmaktadır. Bu nedenle, istisnaları olanaklı olduğu ölçüde az tutmakta
yarar vardır. Bu nedenle Emniyet Teşkilatına da istisna getirilmemelidir.
Komisyonumuz Tasarı üzerinde tali komisyon olarak belirlenmiş olduğundan,
İçtüzüğün 23 üncü maddesi uyarınca, belirtilen önerilerle birlikte, Komisyonumuzun
uygunluk görüşünün, esas komisyona bildirilmesiyle yetinilmesi kararlaştırılmıştır.
Raporumuz, Anayasa Komisyonuna sunulmak üzere arz olunur.
Başkan
Tevfik Ziyaeddin Akbulut
Tekirdağ
|
Başkanvekili
Ali Sezal
Kahramanmaraş
|
Sözcü
Ümmet Kandoğan
Denizli
|
Kâtip
Muharrem Tozçöken
Eskişehir
|
Üye
Ali Küçükaydın
Adana
|
Üye
Reyhan Balandı
Afyon
|
Üye
Şevket Orhan
Bursa
|
Üye
Ali Yüksel Kavuştu
Çorum
|
Üye
Mehmet Sait Armağan
Isparta
|
Üye
Nusret Bayraktar
İstanbul
|
Üye
Serpil Yıldız
İzmir
|
Üye
Sinan Özkan
Kastamonu
|
Üye
Selami Uzun
Sivas
|
Üye
Abdullah Veli Seyda
Şırnak
|
Üye
Şükrü Önder
Yalova
|
Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu
Türkiye Büyük Millet Meclisi
Plan ve Bütçe Komisyonu
15.1.2004
Esas No. : 1/731
Karar No. : 71
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
Bakanlar Kurulunca 29.12.2003 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına sunulan ve Başkanlıkça 6.1.2004 tarihinde esas komisyon olarak
Anayasa Komisyonuna, tali komisyon olarak da İçişleri Komisyonu ile Komisyonumuza
havale edilen "Kamu Yönetimi Temel Kanunu Tasarısı", Komisyonumuzun 14.1.2004
tarihinde Hükümeti temsilen Devlet Bakanı Mehmet Ali Şahin ile Maliye Bakanlığı,
İçişleri Bakanlığı, Devlet Planlama Teşkilâtı Müsteşarlığı ve Devlet Personel
Başkanlığı temsilcilerinin de katılımlarıyla yapmış olduğu 27 nci birleşiminde
incelenip, görüşülmüştür.
Bilindiği gibi; ülkemizde II. Mahmut döneminden bu yana reform çalışmaları
yapılagelmektedir. Cumhuriyetimizin de son elli yılı reformlar konusunda
yapılan tartışmalar ve çalışmalarla doludur. 1950'li yıllarda yabancılara
raporlar hazırlatılmış, daha sonra, 1960'lı yıllarda hazırlanan Merkezi
Hükümet Teşkilâtı Araştırma (MEHTAP) ve 1980'li yıllarda hazırlanan
Kamu Yönetimi Araştırma (KAYA) projeleriyle özellikle kamu yönetimi alanında
reform çalışmaları sürdürülmüştür. Kalkınma planlarında da bu konulara
öncelikli önem verilmiştir. Ancak, yapılan çalışmaların uygulamaya geçirilmesi
mümkün olmamış, Devletin örgütsel yapısı gittikçe büyüyerek hantallaşmış
ve hizmet sunma noktasında yetersiz hale gelmiştir.
Türkiye 1980 sonrasında ekonomi alanında gerçekleştirdiği serbestleşme
ve değişimi, uyum sorunları nedeniyle kamu yönetimi alanında gerçekleştirememiştir.
Bu sorun 1990'lı yıllarda daha belirgin hale gelmiş ve bu alanda diğer
ülkelerin gerçekleştirdiği değişimin gerisinde kalınmıştır. Son zamanlarda
ekonomi ve yönetim teorisinde yaşanan değişim, özel sektörün rekabetçi
yapısı ve kaydettiği ilerlemeler, toplumsal eleştiri ve değişim talebi
ile sivil toplumun gelişimi alanlarında dünyada yaşanan hızlı ve çok yönlü
değişim, özellikle yönetim anlayışında ve bürokratik yapılarda köklü bir
yeniden yapılanma ihtiyacını gündeme getirmiştir. Toplumun taleplerine
karşı duyarlı, katılımcılığa önem veren, hedef ve önceliklerini netleştirmiş,
hesap veren, şeffaf, daha küçük ancak etkin bir kamuya duyulan özlem artmıştır.
Devlet olgusunda, halen Devletin üretimden çekilmesi, düzenleyici işlevinin
güçlendirilmesi, özel sektör ve toplumla ortaklık ilişkisinin geliştirilmesi
yönünde değişim yaşanmaktadır.
1990'lı yıllarda artan rekabet ortamında ülkemiz, yeniden yapılandırmasını
gerçekleştirerek potansiyelini kullanamamış, bunun sonucunda diğer ülkelere
nazaran konumunu koruyamamıştır. Verimsiz yönetim süreci çeşitli yozlaşma
ve yolsuzluk olaylarıyla birleşerek halkın yönetime olan güvenini aşırı
bir biçimde zedelemiştir. Giderek merkezileşen yönetim yapısı içinde, merkezi
birimler kendilerinden beklenen stratejik liderliği ve politika belirleme
özelliğini yitirerek gereksiz ayrıntılara ve kırtasiyeciliğe boğulmuş,
sağlıklı bir iş bölümünden ve görev tanımından yoksun yapılar birbiriyle
uyumsuz bir şekilde değişmiş ve büyümüş, performansa dayalı bir yönetim
anlayışı yerleştirilememiş, aynı alanda hizmet sunan kurumların sayısı
artmış, hizmet tekrarları kaçınılmaz hale gelmiş, kaynak israfı ve hizmet
kalitesi düşmüş, gelirleri aşan harcamalar nedeniyle bütçe açıkları artmış,
halkın beklenti ve ihtiyaçlarına cevap verecek kamu hizmeti üretimi nitelik
ve nicelik olarak gerilemiştir.
Yönetim yapısı nedeniyle yaşanan sorunların başlıca aktörlerinden
biri de kamu personel rejimidir. Bu çerçevede liyakat sistemi kurulamamış
ve gereği gibi işletilememiş, performansa dayalı bir ücret ve çalışma sistemi
kurulamamış, verimliliğe dayanmayan haksız ücret farklılıkları ortaya çıkmış,
dengesiz bir personel yapısı oluşmuş, hizmet içi eğitime gerekli önem verilmemiş
ve personel konusunda yapılan aşırı ve karmaşık mevzuat düzenlemeleri sorunlar
üreten bir mekanizmayı doğurmuştur.
Benzeri şekilde sayılabilecek pek çok olumsuzluk köklü bir reform çalışması
başlangıcını kaçınılmaz kılmıştır. Sürekli bir çaba olan reformları
gerçekleştirebilmek ve kalıcı çözümler getirmek amacıyla kamu yönetimi
alanında temel değişiklikler ve düzenlemeler öngören ve Devletin örgütlenme
şeklini değiştiren bu tasarı hazırlanmıştır.
Tasarı ve gerekçesi incelendiğinde;
- Pro - aktif ve gelecek yönelimli bir bakışı esas alan, katılımcı ve
paylaşımcı, girdi odaklı olmaktan, sonuç ve hedef odaklı olmaya yönelen
ve vatandaşı ön plana çıkaran bir yönetim zihniyeti oluşturulmasının,
- Şeffaf, katılımcı, düşük maliyetle çalışan, etkili, insan haklarına
saygılı, belirsizliği ve ayrımcılığı azaltacak biçimde hukuka dayanan bir
devlet anlayışının yerleştirilmesinin,
- Piyasaya saygılı ve mümkün olduğu ölçüde piyasa araçlarını kullanan,
hukukun güvencesi altında sivil toplum kuruluşlarına geniş bir alan tanıyan,
yerel ve yerinden yönetim yapılarını öne çıkaran, stratejik yönetim anlayışı
içinde öncelikli alanlara yoğunlaşan, performans ve kaliteye dayanan, bilgi
teknolojilerini yönetimin bütün süreçlerine yayan ve kullanan, mevzuatta
açıklık ve sadelikten yana olan, yatay organizasyon yapısı ve yetki devrini
gerektiren, katılımın genişlemesi için gerekli güvenli ortamı ve mekanizmaları
oluşturan, hesap verilebilirliği artıran, insan kaynaklarını geliştirmeye
ve güçlendirmeye çalışan yönetim yapılanması ve uygulamasının,
- Bütün kamu kurumlarının uyması gereken temel ilkelerin bir bütün olarak
ortaya konmasının,
- Bakanlıklar ve kuruluşlar arasındaki görev dağılımının netleştirilerek
mükerrerliklerin önlenmesinin,
- Gereksiz hale gelmiş kuruluşların veya işlevlerin tasfiye edilerek
uygun birimlere devredilmesinin,
- Merkezî idare ile mahallî idareler arasında yetki ve görev paylaşımını
netleştirerek, merkezî idarenin stratejik düzeyde etkinliğinin artırılmasının
ve mahalli idarelerin uygulama düzlemindeki esneklik ve kaynaklarının genişletilmesinin,
- Kamuda stratejik yönetim anlayışının benimsenmesinin ve kaynak tahsisi
mekanizmaları ile ilişkisinin kurulmasının,
- Denetim stratejisinin performans esaslı hale getirilmesinin ve iç
denetim boyutunun güçlendirilmesinin,
- Kamuoyu denetiminin güçlendirilmesi ve bu olayın bir parçası olarak
yerel yönetimlerde kamu denetçisi mekanizmasının kurulmasının,
öngörüldüğü anlaşılmaktadır.
Komisyonumuzda, İçtüzüğün 63 üncü maddesi doğrultusunda usul üzerine
görüşme açılmış ve iki milletvekiline söz verilmiştir. Daha sonra, İçtüzüğün
23 üncü maddesi hükmü çerçevesinde, görüşmeler sonucunda Komisyonumuzun
tespitlerinin metin yapılmaksızın bir raporla Yüksek Başkanlığa sunulması,
verilen önerge doğrultusunda kararlaştırılmıştır.
Komisyonumuzda Tasarının tümü üzerinde yapılan görüşmelerde;
- Tasarının Anayasada yer alan idarenin bütünlüğü, kamu hizmeti, merkezden
yönetim ve yerinden yönetim düzenlemeleri ile Anayasaya uygunluğunun öncelikle
ele alınması gerektiği,
- Stratejik plan anlayışının önemli olduğu, ancak sonuçları itibarıyla
değerlendirme yapılması, raporlaştırılması ve tanımlarıyla birlikte hizmet
standartlarının oluşturulmasının gerektiği,
- Denetim birimi kurabilecekleri öngörülen bakanlıklarda, Devlet memurları
ve diğer kamu görevlileri hakkında yapılacak inceleme ve soruşturmaların,
bu konuda yeterli bilgi ve tecrübeye sahip denetim elemanları tarafından
yapılmasını teminen 18 inci maddenin yeniden ele alınması gerektiği,
- Kamu yönetiminin hantal yapısı nedeniyle reform ihtiyacının kaçınılmaz
olduğu, vatandaş odaklı hızlı, doğru ve kaliteli hizmet sunulmasının çağdaş
kamu yönetimi anlayışının bir gereği olduğu,
- Denetimle ilgili düzenlemelerin Tasarının bütünüyle uyumlu olmadığı,
getirilen iç ve dış denetim anlayışının hukuka uygunluk denetimi alanında
eksiklikler taşıdığı, hesap verme sorumluluğuyla sınırlanan denetim anlayışının
bazı sorunlara yol açacağı, dünya örnekleri gözönünde bulundurularak, yolsuzluk
ve suiistimalleri ortadan kaldıracak bir denetim mekanizmasının kurulmasının
uygun olacağı,
- Şahsa bağlı kadroların oluşturulması nedeniyle bazı unvanlarda aşırı
yığılmalar olacağı ve atıl kalacak bir kısım personele uygun görevlerin
bulunamayışı nedeniyle hukukî sorunların ortaya çıkabileceği,
- Köy hizmetleri ile ilgili görevlerin tümüyle mahallî idarelere aktarılması
nedeniyle, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nın adının ekli listelerde Tarım
Bakanlığı olarak değiştirilmesi gerektiği,
- Hizmetlerin illere aktarılması sonucunda illerde bu görevlerin kimler
tarafından yerine getirileceğinin açıklığa kavuşturulmasına ihtiyaç olduğu,
- Başbakan ve Başbakanlığın görevlerinin tadat edilmesi gerektirdiği,
- Emniyet Genel Müdürlüğünün 3201 sayılı Kanunla düzenlenmiş rütbe ve
terfi sistemine göre yapılandığı, ayrıca uluslararası standartlar
da göz önünde bulundurulduğunda 28 inci maddede tanınan istisna içinde
yer alması gerektiği,
- Kamu denetçiliği için aranan özelliklerin eğitim alanları itibarıyla
sınırlamaya tâbi tutulmasına gerek olmadığı,
- Tasarının amacı ve hedeflerinin önemli açılımlar sağlamakla birlikte
kanun tekniği, anlatımda açıklık, kavram birliği açılarından eksikliklerin
bulunduğu, tamamlanması gerektiği, görev tanımları ve hiyerarşik kademeler
arasında bulunan bazı çelişkilerin de giderilmesi gerektiği,
- Kamu yönetiminde e-devlet anlayışının egemen olması gerektiği, online
bir sistem yapısına ihtiyaç olduğu,
- Dürüst yönetim, açık toplum ilkelerinin hayata geçirilmesi ve zihniyet
değişiminin kaçınılmaz olduğu, ancak bunun uzun zaman gerektiren bilinçli
ve düzenli bir çabayı zorunlu kıldığı,
- Bazı görev unvanlarında müktesep hakların korunmamasının çok sayıda
dava açılmasına sebep olabileceği,
- Anayasa ile Sayıştaya verilen görev, yetki ve sorumluluk alanları
dikkate alındığında mevcut teşkilât, personel ve diğer özellikleri
itibarıyla uygulamada ciddi eksiklikler oluşabileceği,
- Tasarının, tıkanan merkezî idarenin önünü açacağı, yerel inisiyatifleri
ön plana çıkaran demokratik bir yaklaşımı geçerli kılacağı,
- Çeşitli kamu kurum ve kuruluşlarının görev, yetki ve sorumluluklarının
il özel idarelerine devredilmesinin bir sonucu olarak, vali atamalarının
çeşitli kaynaklardan beslenmesi gerektiği,
- Türk Silâhlı Kuvvetlerinin modernizasyonu ve millî savunma sanayiinin
gelişimi amacıyla kurulmuş olan Savunma Sanayi Müsteşarlığının, Millî
Savunma Bakanlığına bağlı bir müsteşarlık olarak mevcut yapısı ile hizmetine
devam etmesini teminen gerekli düzenlemelerin yapılması gerektiği,
- Yürüttüğü tüm denetim görevlerinin % 85 - 90'a yakınının piyasaya
yönelik denetimlerle ilgili olması nedeniyle, Sanayi ve Ticaret Bakanlığının
da 18 inci maddede yer alan rehberlik ve denetim kurabilme imkânı tanınan
bakanlıklar arasına dahil edilmesi gerektiği,
şeklindeki görüş ve eleştirileri müteakip Hükümet adına yapılan tamamlayıcı
açıklamalarda ise;
- Kamu yönetiminde yeniden yapılanma çalışmalarının 1930'lu yıllardan
itibaren tüm Hükümetlerce ele alındığı, ancak konuya ilişkin
ciddî adımların atılamadığı,
- Başta TESEV olmak üzere sivil toplum kuruluşlarının, çeşitli kurum
ve kuruluşların ve üniversitelerin katılımlarıyla Tasarının hazırlandığı,
- Sadece altı bakanlığın taşra teşkilâtının kaldığı, Devlet Bakanlıklarının
sayısının sekiz olarak sınırlandırıldığı,
- Mevcut dikey örgütlenmenin yatay örgütlenmeye dönüştürülmesi,
ayrıca unvan ve hiyerarşik kademelerin azaltılması sonucu, bütçede personel
giderlerinden ciddî anlamda tasarruf sağlanacağı,
- Başbakanlığa bağlı bazı kuruluşların icracı bakanlıklara devredilmesi
sonucunda, Başbakanlığın koordinatör niteliğinin ağırlık kazanacağı ve
bu suretle etkin ve verimli bir yapıya kavuşturulacağı,
- Kamu hizmetlerinde vatandaşın memnuniyetinin esas alınması ile huzur
ve güvenin artacağı,
- Kamu Malî Yönetimi Kanunu, Kamu Yönetimi Temel Kanunu Tasarısı ve
hazırlıkları devam eden mahallî idareler ve personele yönelik çıkarılacak
kanunlarla çağdaş, demokratik norm ve standartların hayata geçirileceği,
- Tasarıda yer alan düzenlemelerin Anayasaya uygun bir şekilde hazırlandığı,
herhangi bir aykırılık taşımadığı,
ifade edilmiştir.
Raporumuz, esas komisyon olan Anayasa Komisyonu Başkanlığına sunulmak
üzere Yüksek Başkanlığa saygı ile arz olunur.
Başkan
Sait Açba
Afyon
|
Başkanvekili
M. Altan Karapaşaoğlu
Bursa
|
Sözcü
Sabahattin Yıldız
Muş
|
Kâtip
Mehmet Sekmen
İstanbul
|
Üye
Mahmut Göksu
Adıyaman
|
Üye
Mehmet Melik Özmen
Ağrı
|
Üye
Ruhi Açıkgöz
Aksaray
|
Üye
Mehmet Zekai Özcan
Ankara
|
Üye
Yakup Kepenek
Ankara
(İmzada bulunamadı)
|
Üye
Mehmet Mesut Özakcan
Aydın
(İmzada bulunamadı)
|
Üye
Ali Osman Sali
Balıkesir
|
Üye
Ali Kemal Deveciler
Balıkesir
(İmzada bulunamadı)
|
Üye
Aziz Akgül
Diyarbakır
|
Üye
Nurettin Canikli
Giresun
|
Üye
Mustafa Zeydan
Hakkâri
|
Üye
M. Emin Murat Bilgiç
Isparta
|
Üye
Nazım Ekren
İstanbul
|
Üye
Birgen Keleş
İstanbul
(İmzada bulunamadı)
|
Üye
Ali Kemal Kumkumoğlu
İstanbul
(İmzada bulunamadı)
|
Üye
Kemal Kılıçdaroğlu
İstanbul
(İmzada bulunamadı)
|
Üye
M. Mustafa Açıkalın
İstanbul
|
Üye
Hakkı Akalın
İzmir
(İmzada bulunamadı)
|
Üye
Mehmet Ceylan
Karabük
|
Üye
Y. Selahattin Beyribey
Kars
|
Üye
Taner Yıldız
Kayseri
|
Üye
Mustafa Ünaldı
Konya
|
Üye
Ali Er
Mersin
|
Üye
Gürol Ergin
Muğla
(İmzada bulunamadı)
|
Üye
Kazım Türkmen
Ordu
(İmzada bulunamadı)
|
Üye
Abdülkadir Kart
Rize
|
Üye
Erol Aslan Cebeci
Sakarya
|
Üye
Musa Uzunkaya
Samsun
|
Üye
Faruk Nafiz Özak
Trabzon
|
Üye
Mehmet Akif Hamzaçebi
Trabzon
(İmzada bulunamadı)
|
Üye
Osman Coşkunoğlu
Uşak
(İmzada bulunamadı)
|
|
Anayasa Komisyonu Raporu
Türkiye Büyük Millet Meclisi
Anayasa Komisyonu
16.1.2004
Esas No. : 1/731
Karar No. : 18
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
Başkanlığınızca 6.1.2004 tarihinde Tali olarak İçişleri, Plan ve Bütçe;
Esas olarak Anayasa Komisyonuna havale edilen "Kamu Yönetimi Temel Kanunu
Tasarısı (1/731)", Komisyonumuzun 15.1.2004 tarihli toplantısında görüşülmüştür.
Toplantımıza Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Sayın Mehmet
Ali Şahin ile Başbakanlık, İçişleri, Millî Savunma, Maliye, Çevre-Orman,
Sağlık, Bayındırlık ve İskân Bakanlığı, Sayıştay’dan yetkililer katılmışlardır.
Kamu Yönetimi Temel Kanunu Tasarısı ; katılımcı, saydam, hesap verebilir,
insan hak ve özgürlüklerini esas alan bir kamu yönetiminin oluşturulması;
kamu hizmetlerinin adil, süratli, kaliteli, etkili ve verimli bir şekilde
yerine getirilmesi için merkezî idare ile mahallî idarelerin görev, yetki
ve sorumluluklarının belirlenmesi; merkezî idare teşkilatının yeniden yapılandırılması
ve kamu hizmetlerine ilişkin temel ilke ve esasları düzenlemek amacına
yönelik hükümler öngörmektedir.
Küreselleşme ve sanayi toplumundan, bilgi toplumuna geçiş ve bunun sonucu
halkın artan ve çeşitlenen taleplerinin kamuda yeni bir yapılanmayı zorunlu
kıldığı, Tasarının gerekçesinde vurgulanmaktadır. Bu tasarı ile,
merkezî idare ve mahallî idareler reformu için gerekli hukukî alt yapının
oluşturulmasının amaçlandığı, bu çerçevede merkezî idare ile mahallî idareler
arasında işbölümünün netleştirildiği, ayrıca ifade edilmektedir.
Tasarının Tali olarak havale edildiği; İçişleri, Plan ve Bütçe
Komisyonlarının raporları Komisyonumuzca değerlendirilmiştir. Her iki Komisyon
Tasarının kendilerini ilgilendiren yönleriyle ilgili olarak uygun görüşlerini
Komisyonumuza bildirmişlerdir.
Komisyon Başkanı, Tasarıyı sunuş konuşmasında bugünkü yönetim zihniyetinin
değişmesi konusunda herkesin hemfikir olduğunu; kamuda şeffaf, hesap verebilir,
etkili ve verimli bir yapılanmaya ihtiyaç duyulduğunu belirtmiş; kamuda
kırtasiyecilikten kurtulmuş, hantal olmayan, liyakata, katılımcılığa dayanan
bir yapılanmanın amaçlandığını ifade etmiştir.
Hükümeti temsilen Başbakan Yardımcısı Sayın Mehmet Ali Şahin Tasarı
üzerinde şu görüşleri dile getirmiştir:
- 1930'lu yıllardan beri Türkiye'de çalışılan bir konu olan Kamuda
yeniden yapılanmanın tasarılaşmış şekli şu an gündemimizdedir. Kamunun
yeniden yapılandırılması hep ülkemizin gündeminde olmuş; Cumhuriyet Hükümetlerinin
programlarında yer almıştır.Bu konudaki ihtiyaç 1990'lardan sonra en üst
düzeyde hissedilmiştir. MEHTAP ve KAYA projeleri bu çalışmaların sonucudur.
- Bu Tasarı uzun bir sürede hazırlanmıştır. Siyasî partilerin, sivil
toplum örgütlerinin, üniversitelerin kısaca her kesimin önerilerinden
yararlanılmıştır. Bakanlar Kurulunda imzalandıktan sonra dahi kamuoyundan
gelen eleştiriler dikkate alınmış ve önemli değişiklikler yapılmıştır.
- Dünyada hızlı bir değişim ve dönüşüm söz konusudur. Bu durum kamu
yönetimini de etkilemektedir. Liberal ekonominin uygulanır hale gelmesinden
sonra kamu yönetiminin eski anlayışla sürdürülmesinin imkânı bulunmamaktadır.
Yönetimde merkezin ağırlıkta olduğu bir anlayışla ekonomide başarılı olunamaz.
Kamu yönetiminde de liberal anlayışı hâkim kılmak gereklidir. Bu Tasarı,
merkezde toplanan görev, yetki ve sorumlulukların belli bir bölümünün Mahallî
İdarelere aktarılmasını öngörmektedir. Bununla amaçlanan vatandaşın kendisine
en yakın noktadan hizmet almasını sağlamaktır. Vatandaşın aldığı hizmetin
kalitesini yükseltmek, rahat etmesini gerçekleştirmek hedeftir.
- Devlet Bakanlarının sayısı sekizle sınırlandırılmaktadır. Böylece
çeşitli dönemlerde Devlet Bakanı sayısının artmasına yol açan uygulamaların
önüne geçilecektir.
- Ombudsmanlık konusunda ilk adım atılmaktadır. Halk denetçisi
bu alanda bir örnek olması amacıyla getirilmektedir. Böylece yargıya intikal
etmeden, vatandaşla idare arasındaki pek çok sorun giderilebilecektir.
- Kamu yönetiminin her kesiminde mutlaka uyulması gereken genel ilkeler
belirlenmektedir.
- Bilgi edinme hakkına azami özen gösterilerek, vatandaşın memnuniyetinin
ön planda tutulması önemlidir.
- Kamu Kuruluşları sürekli değişim ve gelişim içinde, vatandaşa hizmet
konusunda sürekli yarış halinde olmalıdır.
- Bu Tasarı çerçeve bir Kanunu getirmektedir. Tek başına bir anlamı
yoktur. Bunu tamamlayacak tasarılar önemlidir. Mahallî idarelerle ilgili
tasarılar henüz taslak halindedir. Kamuoyunun tartışmasına açılmıştır.
- Bu Tasarı Kamuda yapılanmayla ilgili uzun bir sürecin başıdır.
Tasarıyla ilgili olarak Komisyon üyelerimiz aleyhte şu görüşleri dile
getirmişlerdir;
- Devletin laik,demokratik sosyal bir hukuk devleti olduğu ilkeleri
korunarak teknik devlet yapısı geliştirilmelidir. Bu konuda yerleşmiş evrensel
hukuk normlarından yararlanılmalıdır.
- Getirilen Tasarı ile denetim mekanizmaları yok edilmekte ya da etkisiz
hale getirilmektedir. Sistemin içinin boşaltılması süreci, idarî, adlî,
yasama denetimi kısaca her alanda başlamıştır. Kurum ve kuralların içi
boşaltılarak rejimi değiştirme amacına hizmet edilmekte, dışa bağımlılık
artırılmaktadır.
- Tasarının adından başlayarak yetki bölüşümü Anayasanın 126 ve 127
nci maddelerine aykırılık taşımaktadır. Bu maddelerin tartışılması ayrı
bir konudur, ancak, yürürlükte olduğu sürece bağlayıcıdır.
- Merkezî idarenin denetim gücünün sınırlandığı ortaya çıkmaktadır.
Sayıştay'ın nereye kadar denetim yapacağı, bu denetimin Anayasaya ne kadar
uyacağı
tartışmalıdır. Sayıştay'a tüm idare birimleri üzerinde denetim yetkisi
vermek Türkiye Büyük Millet Meclisi adına görev yapan kuruluş aracılığıyla
yasamanın yürütme üzerinde baskı kurmasına yol açabilecektir.
- Kamu hizmetlerinin üretim ve sunumunun özel sektöre açılmasını sağlayan
düzenlemeler Anayasanın açık hükmüne (128. Md.) ve bu konudaki Anayasa
Mahkemesi kararlarına aykırılık içermektedir.
-Tasarı, kamu çalışanlarının iş güvencesi açısından tehditler içermekte,
kamu çalışanları bakımından siyasallaşmaya açık bir yapı ortaya koymaktadır.
- Kamu denetçiliği hususunda yargıyla iç içe geçmeler söz konusudur.Bunların
yargıya intikalinde sıkıntılar yaşanabilecektir.
Tasarının aleyhindeki bu görüşlere cevaben kollektif ve katılımcı bir
yaklaşımla Tasarının hazırlandığı ve buna uygun bir yapı oluşturulduğu
ifade edilmiştir.
Tasarının tümü üzerindeki görüşmeler sırasında verilen kifayeti müzakere
önergesinin kabulü ile görüşmeler tamamlanmış ve oy çokluğu ile maddelerine
geçilmesi kararlaştırılmıştır.
Verilen önergelerle;
Tasarının 28 inci maddesinin başlığı "Hiyerarşik kademeler ve
birim unvanları" şeklinde değiştirilmiş; son fıkrasına istisnalar arasına
"Emniyet Genel Müdürlüğü" ibaresi eklenmiştir. Emniyet Genel Müdürlüğü
teşkilat ve kadro unvanları açısından maddede öngörülen düzenlemeye uygun
düşmediği için istisnalar içine alınması, Komisyonumuzca uygun görülmüştür.
Madde bu çerçevede kabul edilmiştir.
Tasarının 40 ıncı maddesine ikinci fıkradan sonra gelmek üzere yeni
fıkra ilave edilmiş; Mahallî İdareler, bunların bağlı kuruluşları, işletmeleri
ile Mahallî İdare birliklerinin malî işlemler dışında kalan diğer idarî
işlemlerinin İçişleri Bakanlığı tarafından da denetlenmesi hükmü getirilmiştir.
Bu düzenleme ile Tasarının Mahallî İdarelere yönelik olmak üzere İçişleri
Bakanlığında denetim birimi kurulabileceğini belirten 18 inci maddesine
paralellik sağlamakta; belirsizlik giderilmektedir. Madde Komisyonumuzca
bu önerge doğrultusunda değiştirilerek kabul edilmiştir.
Tasarının Mahallî İdareler halk denetçisi kenar başlıklı 42 nci maddesi
üzerinde 5 adet önerge verilmiş, bu önergeler;
Halk denetçisi olabilmek için en az dört yıllık yükseköğretim kurumlarından
mezun olmak, alan gözetmeksizin yeterli görülmüş,
- İkinci fıkrasından sonra bir fıkra eklenerek; denetçinin tarafsızlığını
sağlamak amacıyla seçildikten sonra varsa siyasî partisi ile ilişiğinin
kesilmiş sayılması hükmü getirilmiş,
- Halk denetçisinin kendisi seçen Meclis huzurunda yemin etmesinin daha
doğru olacağı gerekçesiyle üçüncü fıkrasında geçen, "Asliye Hukuk Mahkemesinde"
ibaresi, "İl Genel Meclisi önünde" şeklinde değiştirilmiş,
- Halk denetçisinin kamu görevlileri arasından seçilmesi durumunda,
kurumundan aylıksız izinli olmasının sağlanması amacıyla beşinci fıkrasına
"kurumundan" ibaresinden sonra gelmek üzere "aylıksız" ibaresi eklenmiş,
- Özellikle meslek kıdeminin önem arz ettiği görevlerde çalışanların,
halk denetçiliği görevini tercih etmelerini teşvik etmek ve cazip hale
getirilmesini sağlamak amacıyla, beşinci fıkrasının ikinci cümlesinden
sonra gelmek üzere "izinli oldukları sürece memuriyetleri ile ilgili özlük
hakları devam ettiği gibi, bu süreler terfi ve emekliliklerinde hesaba
katılır, terfileri başkaca bir işleme gerek kalmadan süresinde yapılır"düzenlenmesi
yapılmış,
- Yedinci fıkrasının son cümlesine, denetçinin raporlarının Bilgi Edinme
Kanununun çizdiği yasal çerçeve dahilinde kamuoyuna açık olduğu yönünde
ilave yapılmıştır.
- 42 nci madde kabul edilen önergeler doğrultusunda değiştirilerek,
Komisyonumuzca kabul edilmiştir.
Tasarının geçici 1 inci maddesi üzerinde verilen bir önergenin kabulüyle,
Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Çevre ve Orman Bakanlığının taşra teşkilatlarının
bütün olarak il özel idarelerine, taşra teşkilatları dışındaki bazı birim
ve unsurlarının ise belediye sınırları içinde belediyelere devrini sağlamak
üzere (b) ve (c) bentleri değiştirilmiştir. Bu şekilde uygulamada doğabilecek
yetki karmaşalarının önlenmesi amaçlanmaktadır. Madde bu değişiklik doğrultusunda
kabul edilmiştir.
Tasarının geçici 7 nci maddesi üzerinde verilen bir önergenin kabulüyle;
kamu yönetiminde uygulama birliği sağlama açısından Çevre ve Orman Bakanlığı,
Kültür ve Turizm Bakanlığı, SSK, Bağ-Kur kurumlarının teşkilat kanunlarında
uygulamanın aynı olması sağlanmış, bu amaca yönelik olarak personelin
atama ve malî haklarıyla ilgili düzenlemeler yapılmıştır. Geçici 7 nci
madde bu önerge doğrultusunda yeniden düzenlenerek kabul edilmiştir.
Ayrıca sözlü önergelerin kabulü ile; Tasarının 36 ncı maddesinin (a)
bendinin başında geçen "yapma, yaptırma" ibaresi yerine "bakanlığın ihtiyacı
olan her türlü yapım", ibaresi getirilmiştir. Bu ifadenin Kanun tekniğine
daha uygun düşeceği belirtilmiştir. Madde bu değişiklikle, Komisyonumuzca
kabul edilmiştir. Bunun yanı sıra aynı şekilde geçici madde 1’in (a) bendine
"hastaneler" ibaresinden sonra uygulamada açıklık sağlaması amacıyla "ve
donatım müdürlükleri" eklenmiştir.
Tasarının diğer maddeleri tek tek görüşülmüş, oya sunulmuş ve Komisyonumuzca
aynen kabul edilmiştir.
Komisyonumuza redaksiyon yetkisi verilmesi ve Tasarının tümü oya sunulmuş
ve Komisyonumuzca kabul edilmiştir.
Raporumuz, Genel Kurulun onayına arz edilmek üzere Yüksek Başkanlığa
saygı ile sunulur.
Başkan
Burhan Kuzu
İstanbul
|
Başkanvekili
Atilla Koç
Aydın
|
Sözcü
Mehmet Ali Bulut
Kahramanmaraş
|
Kâtip
Ayhan Sefer Üstün
Sakarya
|
Üye
Uğur Aksöz
Adana
(Muhalefet şerhi eklidir)
(Son oylamada bulunmadı)
|
Üye
Abdullah Torun
Adana
|
Üye
F. Hüsrev Kutlu
Adıyaman
|
Üye
İbrahim Hakkı Aşkar
Afyon
|
Üye
Halil Ünlütepe
Afyon
(Muhalefet şerhi eklidir)
(Son oylamada bulunmadı)
|
Üye
Oya Araslı
Ankara
(Muhalefet şerhi eklidir)
(Son oylamada bulunmadı)
|
Üye
Haluk İpek
Ankara
|
Üye
Atila Emek
Antalya
(Muhalefet şerhi eklidir)
(Son oylamada bulunmadı)
|
Üye
Tuncay Ercenk
Antalya
(Muhalefet şerhi eklidir)
(Son oylamada bulunmadı)
|
Üye
Metin Kaşıkoğlu
Düzce
|
Üye
Mustafa Nuri Akbulut
Erzurum
|
Üye
Nimet Çubukçu
İstanbul
|
Üye
Yılmaz Kaya
İzmir
(Muhalefet şerhi eklidir)
(Son oylamada bulunmadı)
|
Üye
Musa Sıvacıoğlu
Kastamonu
|
Üye
Atilla Kart
Konya
(Muhalefet şerhi eklidir)
(Son oylamada bulunmadı)
|
Üye
Süleyman Sarıbaş
Malatya
|
Üye
Mehmet Kurt
Samsun
|
Üye
İlyas Sezai Önder
Samsun
(Muhalefet şerhi eklidir)
(Son oylamada bulunmadı)
|
Üye
Ahmet Çağlayan
Uşak
|
|
MUHALEFET ŞERHİ
Türkiye Büyük Millet Meclisi Anayasa Komisyonunda görüşülerek oy çokluğu
ile maddelerinin görüşülmesine geçilen, "Kamu Yönetimi Temel Kanunu Tasarısı"na
aşağıdaki nedenlerle muhalif kalmış bulunmaktayız;
Söz edilen tasarı, öncelikle yasa tekniğine ve normlar hiyerarşisine
aykırıdır. Hukukumuzda "temel yasa" kavramı yoktur. Bu yasanın, ilgili
ve bağlantılı olduğu diğer yasalar ile birlikte görüşülmesi gerekirdi.
Bu idarenin bütünlüğü ilkesinin getirdiği bir zorunluluktur.
Öte yandan bu tasarının her maddesine yansımış olan temel felsefe de,
karşı olduğumuz ve kabul edemeyeceğimiz bir felsefedir. Denetim mekanizmaları
her aşamada etkisizleştirilerek, yönetim siyasî iktidarın denetim ve takdirine
bırakılmaktadır. Böyle bir sürecin ise beraberinde "keyfi ve otoriter"
bir yönetim anlayışını ve uygulamasını getireceği açıktır. Tasarı merkezî
idarenin yetkilerini Anayasaya aykırı bir biçimde belirlemekte, adeta yok
ederken yerine sağlıklı bir yapı koymamaktadır.
Kamu hizmetlerinin üretiminde ve sunumunda özelleştirme olanağı getirerek
Anayasanın 128 inci maddesine aykırı bir görünüme yol açmaktadır.
Açıkladığımız gerekçelerle hukuk sistemimizle bağdaşmayan, Anayasanın
temel ilkeleriyle bariz bir şekilde çelişen ve reform niteliğinde olmayan,
kamuyu yeniden yapılandırma ve teknik hale getirme özellikleri bulunmayan
özensizce ve acele hazırlandığı açıkça belli olan, doğrudan uygulanma kabiliyeti
de bulunmayan böyle bir tasarının geri çekilmesi ve eleştirilerimiz doğrultusunda
yeni baştan düzenlenmesi gerekirken, maddelerine geçilmiş olmasına karşı
olduğumuzdan; işbu muhalefet şerhimiz Komisyon Başkanlığına saygı ile sunulur.
Uğur Aksöz
Adana
|
Oya Araslı
Ankara
|
Halil Ünlütepe
Afyon
|
Tuncay Ercenk
Antalya
|
Atila Emek
Antalya
|
Yılmaz Kaya
İzmir
|
Atilla Kart
Konya
|
İ. Sezai Önder
Samsun
|
Anayasa Komisyonu'nda tasarının 28, 36, 40, 42, Geçici Madde 1 ve
Geçici Madde 7'de bazı değişiklikler yapıldı, diğer maddeler aynen kabul
edildi.
Komisyo'nda değiştirilen maddeler şöyle:
ANAYASA KOMİSYONU'NDA DEĞİŞTİRİLEN MADDELER
Hiyerarşik kademeler ve birim unvanları
MADDE 28.- Bakanlık merkez ve taşra teşkilâtı ile bağlı ve ilgili
kuruluşların hiyerarşik kademeleri ve birim unvanları; hizmetin özelliklerinden
kaynaklanan farklılıklar dikkate alınmak suretiyle aşağıdaki şekilde düzenlenir:
a) Bakanlık merkez teşkilâtında:
1. Müsteşarlık,
2. Genel Müdürlük, Başkanlık, Daire Başkanlığı,
3. Müdürlük.
Taşra teşkilâtı olan bakanlıklarda Genel Müdürlüklere bağlı olarak daire
başkanlığı kurulabilir.
b) Bağlı kuruluşlarda:
Müsteşarlık şeklindeki bağlı kuruluşlarda:
1. Müsteşarlık,
2. Genel Müdürlük, Daire Başkanlığı,
3. Müdürlük.
Başkanlık şeklindeki bağlı kuruluşlarda:
1. Başkanlık,
2. Daire Başkanlığı,
3. Müdürlük.
Genel Müdürlük şeklindeki bağlı kuruluşlarda:
1. Genel Müdürlük,
2. Daire Başkanlığı,
3. Müdürlük.
c) Taşra teşkilâtı il kuruluşlarında:
1. Vali,
2. İl Müdürlüğü,
3. Şube Müdürlüğü.
d) Taşra teşkilâtı ilçe kuruluşlarında:
1. Kaymakam,
2. İlçe Müdürlüğü,
3. İhtiyaç duyulan ilçelerde Şube Müdürlüğü.
e) Bölge kuruluşlarında:
1. Bölge Müdürlüğü,
2. Şube Müdürlüğü veya Başmühendislik.
Dışişleri Bakanlığı, Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği, Millî
İstihbarat Teşkilâtı Müsteşarlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve ilişkili
kuruluşlar bu maddede öngörülen hiyerarşik kademe ve birim unvanlarına
ilişkin hükümlere tabi değildir. Bunların hiyerarşik kademe ve birim unvanları
kuruluş kanunlarında düzenlenir.
Destek Hizmetleri Daire Başkanlığı
MADDE 36.- Destek Hizmetleri Daire Başkanlığının görevleri şunlardır:
a) Bakanlığın ihtiyacı olan her türlü yapım, satınalma, kiralama, bakım
ve onarım, arşiv, sağlık ve benzeri her türlü idarî ve malî hizmetleri
yürütmek,
b) Taşınır ve taşınmaz mal kayıtlarını tutmak,
c) Bakanlık sivil savunma ve seferberlik hizmetlerini planlamak ve yürütmek,
d) Bakan ve müsteşar tarafından verilecek diğer görevleri yapmak.
Denetlemeye yetkili kurumlar
MADDE 40.- İç denetim, kamu kurum ve kuruluşlarının kendi yöneticileri
veya kurumun üst yöneticisinin görevlendireceği iç denetim elemanları tarafından
yapılır.
Merkezî idareye dahil kurum ve kuruluşlarla il özel idareleri, belediyeler
ve bunlara bağlı kuruluşlar ve mahallî idare birliklerinin dış denetimi
kanunla belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde Sayıştay tarafından yapılır
veya yaptırılır, sorumluların hesap ve işlemleri kesin hükme bağlanır.
Bu amaçla Sayıştayın teşkilât yapısı içinde özel ihtisas daireleri oluşturabileceği
gibi, bölge düzeyinde birimler kurulabilir.
Mahallî idareler, bunların bağlı kuruluşları, işletmeleri ile mahallî
idare birliklerinin malî işlemler dışında kalan diğer idarî işlemleri;
idarenin bütünlüğüne, kalkınma planı ve stratejilerine, merkezî idare tarafından
belirlenen standart, ilke ve politikalara uygunluğu açısından İçişleri
Bakanlığı tarafından da denetlenir.
Köyler ile köylerin kendi aralarında kurdukları birlikler, mülkî idare
amirleri eliyle denetlenir.
Mahallî idareler halk denetçisi
MADDE 42.- Her ilde, mahallî idareler ve bunlara bağlı
kuruluşlar ile bu idareler tarafından kurulan birlik ve işletmelerin, kurum
dışı gerçek ve tüzel kişilerle ilgili işlem ve eylemlerinden kaynaklanan
anlaşmazlıkların çözümüne yardımcı olmak üzere bir halk denetçisi seçilir.
Halk denetçisi, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesinin
(A) fıkrasının 1, 4, 5, 6 ve 7 nci bentlerinde belirtilen şartları taşıyan;
en az dört yıllık yükseköğretim kurumlarından mezun veya bu alanlarda lisansüstü
derecesi olan ve en az on yıl mesleki tecrübe sahibi, toplumda saygınlığı
bulunan kişiler arasından beş yıl süre ile görev yapmak üzere il genel
meclisinin üçte iki çoğunluğunun kararı ile seçilir. İlk iki turda üçte
iki çoğunluk sağlanamazsa, üçüncü turda salt çoğunlukla seçim sonuçlandırılır.
Halk denetçiliğine kişiler kendileri aday olabileceği gibi, il genel meclisi
üyelerinin beşte biri tarafından da aday gösterilebilir.
Halk denetçisi seçildikten sonra varsa siyasî partisiyle ilişiği kesilmiş
sayılır.
Halk denetçisi, görevinin devamı süresince işlerini tam bir dikkat,
dürüstlük ve tarafsızlık ile yürüteceğine, kanun hükümlerine aykırı hareket
etmeyeceğine dair il genel meclisi önünde yemin ederek görevine başlar.
Halk denetçisi, görevini engelleyen fizikî ve psikolojik bir rahatsızlığı,
görevi gereği edindiği kişisel bilgi ve sırları açıklaması, halk denetçisi
olma şartlarını taşımadığının anlaşılması veya sonradan kaybetmesi sebepleriyle
il genel meclisinin salt çoğunluğunun kararı ve valinin mütalaası üzerine
Danıştay kararı ile görevinden alınabilir. Bu şekilde boşalan halk denetçiliğine,
kalan süreyi tamamlamak üzere yenisi seçilir.
Halk denetçisi, görevinin devamı süresince, herhangi bir kamu kuruluşunda
veya özel kuruluşta ücretli bir işte çalışamaz. Kamu görevlileri arasından
seçilen halk denetçisi, bu süre için kurumundan aylıksız izinli sayılır.
İzinli oldukları sürece memuriyetleri ile ilgili özlük hakları devam ettiği
gibi, bu süreler terfi ve emekliliklerinde hesaba katılır, terfileri başkaca
bir işleme gerek kalmadan süresinde yapılır. Bu şekilde seçilen halk denetçilerinin
kadroları ve tabi olduğu sosyal güvenlik kurumu ile ilişkileri devam eder,
ancak bunların ve diğer halk denetçilerinin daha önce tabi oldukları sosyal
güvenlik kurumlarına ödenmesi gereken primleri kendileri tarafından yatırılır.
Halk denetçisinin bürosu ve iş yükü ile orantılı sayıda personel il
özel idaresi tarafından sağlanır. Halk denetçisine, il nüfusu 500.000'e
kadar olan illerde 50.000; 500.001-1.000.000 olan illerde 60.000; 1.000.001-2.000.000
olan illerde 70.000 ve 2.000.001'den fazla olan illerde 80.000 gösterge
rakamının Devlet memurları için belirlenen aylık katsayı ile çarpımı sonucu
bulunacak miktarda aylık brüt ödenek verilir. Halk denetçisi gördüğü hizmet
nedeniyle talep sahiplerinden hiçbir şekilde ücret veya başka bir karşılık
alamaz.
Halk denetçisi, birinci fıkrada sayılan kuruluşların gerçek ve tüzel
kişileri ilgilendiren işlem ve eylemlerine karşı menfaati ihlal edilenler
tarafından yapılacak başvuru üzerine, gerekli bilgi ve belgeleri inceleyerek,
gerektiğinde tarafları dinleyerek, kırkbeş gün içinde kararını verir. Kararı,
ilgili idareye ve talep sahibine bildirir. İlgili idare halk denetçisinin
verdiği karara karşı tutumunu en geç on gün içinde açıklar. İdare, halk
denetçisinin tavsiyesini uygun bulmazsa görüşünü gerekçelendirmek zorundadır.
Halk denetçisinin raporları Bilgi Edinme Kanununun çizdiği yasal çerçeve
dahilinde kamuoyuna açıktır.
İlgili kurum ve kuruluşlar, halk denetçisi tarafından istenen bilgi
ve belgeler ile soruların cevaplarını en geç bir hafta içinde vermek zorundadır.
Konusu açık olmayan, somut iddia içermeyen, halk denetçisinin yetki
alanına girmeyen veya dava konusu yapıldığı anlaşılan başvurular işleme
konulmaz. Halk denetçisi incelemesi sırasında, teknik hususlarda bedeli
il özel idare bütçesinden karşılanmak suretiyle her türlü uzmandan yararlanabilir.
Menfaati ihlâl edilen gerçek veya tüzel kişiler, işlem ve eylemden haberdar
olduktan sonra veya yaptıkları başvuruya süresi içinde cevap verilmemesi
üzerine otuz gün içerisinde halk denetçisine başvurabilirler. Halk denetçisine
başvuru süresi, eylem ve işlemin tekemmül tarihinden itibaren altı ayı
geçemez.
Dava açma süresi içinde halk denetçisine yapılan başvuru, dava açma
süresini durdurur. Halk denetçisinin tavsiye kararının verilen süre içinde
yerine getirilmemesi veya başvuru sahibini tatmin etmemesi halinde, kararda
belirtilen sürenin bitiş tarihinden itibaren, talep sahibinin dava açma
süresi yeniden işlemeye başlar. Dava konusu edilmiş veya üçüncü kişilere
dönük karar ve işlemler sebebiyle halk denetçisine başvurulamaz. Halk denetçisine
başvuru, idarî yargıya müracaat hakkının önşartı değildir.
Halk denetçisi, incelemesi nedeniyle elde ettiği kişilere ait bilgilerin
gizliliğinin korunmasından sorumludur. Halk denetçisi tarafından alınan
tavsiye kararları arşivlenir. Halk denetçisi, her yıl Ocak ayında, bir
önceki yılda verdiği tavsiye kararları ile ilgili genel değerlendirme raporunu
il genel meclisinin bilgisine sunar.
GEÇİCİ MADDE 1.- Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte;
a) Sağlık Bakanlığı taşra teşkilâtının görev ve yetkileri, eğitim hastaneleri
hariç, sağlık evi, sağlık ocağı, sağlık merkezi, dispanser ile hastaneler
ve donatım müdürlükleri araç, gereç, taşınır ve taşınmaz malları, alacak
ve borçları, bütçe ödenekleri ve kadroları ile birlikte olmak üzere personeli
il özel idarelerine,
b) Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı ve ulusal nitelik taşımayan
kütüphane, devlet güzel sanatlar galerisi ve müzeler ile halk kütüphaneleri
ve kültür merkezleri bina, araç, gereç, taşınır ve taşınmaz malları,
alacak ve borçları, bütçe ödenekleri ve kadroları ile birlikte olmak üzere
personeli belediye sınırları içinde belediyelere, belediye sınırları dışında
il özel idarelerine, ören yerleri ile taşra teşkilâtının görev ve
yetkileri ile bina, araç, gereç, taşınır ve taşınmaz malları, alacak ve
borçları, bütçe ödenekleri ve kadroları ile birlikte olmak üzere personeli
il özel idarelerine,
c) Çevre ve Orman Bakanlığına bağlı 6831 sayılı Orman Kanunu gereği
orman sayılan yerler dışındaki fidanlıklar, piknik yerleri, dinlenme ve
benzeri tesisler, bina, araç, gereç, taşınır ve taşınmaz malları, alacak
ve borçları, bütçe ödenekleri ve kadroları ile birlikte olmak üzere personeli
belediye sınırları içinde belediyelere, belediye sınırları dışında il özel
idarelerine; taşra teşkilâtının görev ve yetkileri ile bina, araç, gereç,
taşınır ve taşınmaz malları, alacak ve borçları, bütçe ödenekleri ve kadroları
ile birlikte olmak üzere personeli il özel idarelerine,
d) Tarım ve Köyişleri Bakanlığı taşra teşkilâtının görev ve yetkileri,
ulusal veya bölgesel düzeyde faaliyet gösteren araştırma enstitüleri ve
laboratuvarlar hariç enstitü ve laboratuvarları ile üretme istasyonları
bina, araç, gereç, taşınır ve taşınmaz malları, alacak ve borçları, bütçe
ödenekleri ve kadroları ile birlikte olmak üzere personeli il özel idarelerine,
e) Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü taşra teşkilâtının
görev ve yetkileri ile huzurevi, çocuk yuvası, kreş gibi tesisler, bina,
araç, gereç, taşınır ve taşınmaz malları, alacak ve boçları, bütçe ödenekleri
ve kadroları ile birlikte olmak üzere personeli belediye sınırları içinde
belediyelere, belediye sınırları dışında il özel idarelerine,
f) Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü taşra teşkilâtının görev ve yetkileri
ile spor sahaları, spor salonları, stadyumlar ve diğer spor tesisleri bina,
araç, gereç, taşınır ve taşınmaz malları, alacak ve borçları, bütçe ödenekleri
ve kadroları ile birlikte olmak üzere personeli belediye sınırları içinde
belediyelere, belediye sınırları dışında il özel idarelerine,
g) Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ile Bayındırlık ve İskân Bakanlığı taşra
teşkilâtının görev ve yetkileri ile bina, araç, gereç, taşınır ve taşınmaz
malları, alacak ve borçları, bütçe ödenekleri ve kadroları ile birlikte
olmak üzere personeli il özel idarelerine,
Devredilmiştir.
Birinci fıkranın (b), (c), (d) ve (f) bentlerinde belediyelere devredilen
bina, araç, gereç, personel, taşınır ve taşınmaz mallar ile alacak ve borçların,
büyükşehir belediyesi bulunan yerlerde paylaşımı özel kanununda belirtilen
hükümlere tabidir.
Birinci fıkranın (a) bendinde il özel idarelerine devredilen sağlık
evi, sağlık ocağı, sağlık merkezi ve dispanser gibi koruyucu sağlık hizmeti
veren tesisler il özel idarelerince Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenen
esas ve usullere göre bina, araç, gereç, taşınır ve taşınmaz malları, alacak
ve borçları, bütçe ödenekleri ve kadroları ile birlikte olmak üzere personeli
belediyelere devredilebilir.
Birinci fıkranın (d) bendinde il özel idarelerine devri öngörülen enstitü
ve laboratuvarlar Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından belirlenen esas
ve usullere göre bina, araç, gereç, taşınır ve taşınmaz malları, alacak
ve borçları, bütçe ödenekleri ve kadroları ile birlikte olmak üzere personeli
görev alanına göre üniversitelere, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına
veya belediyelere devredilebilir. Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına
devir halinde personelin devri isteklerine bağlıdır.
Millî Eğitim Bakanlığı dışındaki bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşlarına
bağlı sağlık, tarım, adalet, tapu kadastro ve Anadolu meteoroloji meslek
liseleri bina, araç, gereç, taşınır ve taşınmaz malları ile bunlara ait
bütçe ödenekleri Millî Eğitim Bakanlığına devredilmiştir. Bu fıkrada öngörülen
devir işlemleri ile bu okulların personelinden devredilecek olanlara ait
işlemler Millî Eğitim Bakanlığı ile ilgili bakanlık veya kuruluşlar arasında
yapılacak protokollere göre 2003-2004 öğretim yılı sonunda tamamlanır.
Devir ve tasfiye, Maliye Bakanlığı ve Devlet Personel Başkanlığı ile
ilgisine göre bu maddede belirtilen bakanlıklar tarafından birlikte hazırlanarak
Bakanlar Kurulu tarafından yürürlüğe konulacak esas ve usullere göre birinci
fıkranın (a) bendi dışında en geç bir yıl içinde gerçekleştirilir. Ancak,
atanacak personel ile devredilecek taşınır ve taşınmaz mallar, ilgili mahallî
idarelerin ihtiyacı dikkate alınarak belirlenir. Birinci fıkranın (a) bendinde
belirtilen kadroların dışındaki unsurların devri bir yıl içinde, kadroların
ve taşra teşkilatının bunlara ilişkin görev ve yetkilerinin devri ise Maliye
Bakanlığı, Devlet Personel Başkanlığı ve Sağlık Bakanlığı tarafından birlikte
hazırlanarak Bakanlar Kurulunca yürürlüğe konulacak esaslara göre kademeli
olarak beş yıl içinde yapılır. Bu süre içerisinde devredilmeyen kadrolara
ait atamalar Sağlık Bakanlığı tarafından yapılmaya devam edilir.
GEÇİCİ MADDE 7.- Bu Kanun uyarınca bakanlıklar ile bağlı ve ilgili
kuruluşların kuruluş kanunlarında yapılacak düzenlemeler nedeniyle kadro
unvanı değişen veya kaldırılanlar durumlarına uygun boş kadrolara atanırlar.
Atama işlemi yapılıncaya kadar kurumca ihtiyaç duyulan işlerde görevlendirilebilirler.
Bunlar yeni bir kadroya atanıncaya kadar, eski kadrolarına ait aylık, ek
gösterge ve her türlü zam ve tazminatlar ile diğer malî haklarını almaya
devam ederler. Söz konusu personelin, atandıkları yeni kadroların aylık,
ek gösterge, her türlü zam ve tazminatlar ile diğer malî hakları toplamının
net tutarı, eski kadrolarına bağlı olarak en son ayda almakta oldukları
aylık, ek gösterge, her türlü zam ve tazminatları ile diğer malî hakları
toplamı net tutarından az olması halinde, aradaki fark giderilinceye kadar
atandıkları kadrolarda kaldıkları sürece her hangi bir kesintiye tabi tutulmaksızın
tazminat olarak ödenir.
|