İKİNCİ BÖLÜM
AİLE
BİRİNCİ AYIRIM
NAFAKA YÜKÜMLÜLÜĞÜ
A. Nafaka yükümlüleri
Madde 364.- Herkes, yardım etmediği takdirde
yoksulluğa düşecek olan üstsoyu ve altsoyu ile kardeşlerine nafaka vermekle
yükümlüdür.
Kardeşlerin nafaka yükümlülükleri, refah içinde
bulunmalarına bağlıdır.
Eş ile ana ve babanın bakım borçlarına ilişkin hükümler
saklıdır.
B. Dava hakkı
Madde 365.- Nafaka davası, mirasçılıktaki
sıra göz önünde tutularak açılır.
Dava, davacının geçinmesi için gerekli ve karşı
tarafın malî gücüne uygun bir yardım isteminden ibarettir.
Nafakanın yükümlülerin bir veya bir kaçından istenmesi
hakkaniyete aykırıysa hâkim, onların nafaka yükümlülüğünü azaltabilir veya
kaldırabilir.
Dava, nafaka alacaklısına bakmakta olan resmî veya
kamuya yararlı kurumlar tarafından da açılabilir.
Hâkim, istem hâlinde, irat biçiminde ödenmesine
karar verilen nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik
durumlarına göre ne miktarda
ödeneceğini karara bağlayabilir.
Yetkili mahkeme, taraflardan birinin yerleşim yeri
mahkemesidir.
C. Korunmaya muhtaç kişiler
Madde 366.- Korunmaya muhtaç kişi-lerin bakımı,
bununla yükümlü kurumlar tarafından sağlanır. Bu kurumlar, yaptıkları masrafları
nafaka yükümlüsü
hısımlardan isteyebilirler.
BİRİNCİ AYIRIM
EV DÜZENİ
A. Koşulları
Madde 367.- Aile hâlinde yaşayan birden çok
kimsenin oluşturduğu topluluğun kanuna, sözleşmeye veya örfe göre belirlenen
bir ev başkanı varsa, evi yönetme yetkisi ona ait olur.
Evi yönetme yetkisi, kan veya kayın hısımlığı, işçilik,
çıraklık veya benzeri sebeplerle ya da koruma ve gözetme ilişkisi içinde
ev halkı olarak bir arada
yaşayanların hepsini kapsar.
B. Hükümleri
I. Ev düzeni ve gözetim
Madde 368.- Birlikte yaşayan kimseler evin
düzenine tâbidir. Bu düzenin kuruluşunda ev halkından her birinin yararı
adil biçimde gözetilir.
Ev halkının her biri, özellikle öğrenimi, eğitimi,
dinî inançları, meslek ve sanatı için gerekli özgürlükten yararlanır.
Ev başkanı, birlikte yaşayanların evdeki eşyasını
özenle korumak ve güvenlik altında bulundurmakla yükümlüdür.
II. Sorumluluk
Madde 369.- Ev başkanı, ev halkından olan küçüğün,
kısıtlının, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı bulunan kişinin verdiği
zarardan, alışılmış şekilde durum ve
koşulların gerektirdiği dikkatle onu gözetim altında bulundurduğunu
veya bu dikkat ve özeni gösterseydi dahi zararın meydana gelmesini engelleyemeyeceğini
ispat etmedikçe sorumludur.
Ev başkanı, ev halkından akıl hastalığı veya akıl
zayıflığı bulunanların kendilerini ya da başkalarını tehlikeye veya zarara
düşürmemeleri için gerekli önlemleri
almakla yükümlüdür.
Zorunluluk hâlinde gerekli önlemlerin alınmasını
yetkili makamdan ister.
III. Altsoyun denkleştirme alacağı
1. Koşulları
Madde 370.- Ana ve baba veya büyük ana ve
baba ile birlikte yaşayan ve emeklerini ya da gelirlerini aileye özgüleyen
ergin altsoylar, buna karşılık uygun bir
bedel isteyebilirler.
Uyuşmazlık hâlinde hâkim, bedelin miktarı, güvence
altına alınması ve ödeme şekli hakkında karar verir.
2. İstenmesi
Madde 371.- Altsoy, bu bedeli borçlunun ölümü
hâlinde isteyebilir.
Alacaklı, bu alacağını borçlunun sağlığında, birlikte
yaşamanın sona ermesi veya işletmenin el değiştirmesi, borçluya karşı icra
takibi yapılması veya onun iflâsı
hâllerinde de isteyebilir.
Bu alacak zamanaşımına uğramaz. Fakat en geç borçlunun
terekesinin taksimi anına kadar istenebilir.
ÜÇÜNCÜ AYIRIM
AİLE MALLARI
A. Aile vakfı
Madde 372.- Aile bireylerinin eğitim ve öğrenimleri,
donanım ve desteklenmeleri ve bunlara benzer amaçların gerektirdiği harcamaların
yapılması için kişiler hukuku ve miras hukuku hükümleri uyarınca aile vakfı
kurulabilir.
Bir malın veya hakkın başkalarına geçmemek üzere
aynı soydan gelenlere kuşaktan kuşağa kalacak şekilde özgülenmesi yasaktır.
Böyle bir özgülenme, vakıf kurma yoluyla da yapılamaz.
B. Aile malları ortaklığı
I. Oluşumu
1. Koşulları
Madde 373.- Hısımlar, kendilerine geçen mirasın
tamamı veya bir bölümüyle ya da ortaya başka mallar koymak suretiyle aralarında
bir aile malları ortaklığı
kurabilirler.
2. Şekil
Madde 374.- Aile malları ortaklığı sözleşmesinin
resmî şekilde yapılması ve bütün ortakların veya temsilcilerinin imzalarını
taşıması gerekir.
II. Süre
Madde 375.- Aile malları ortaklığı, belirli
veya belirsiz süre için kurulabilir. Süre belirlenmediği takdirde ortaklardan
her biri, altı ay önceden bildirmek koşuluyla
ortaklıktan çıkabilir.
Bu bildirim, tarımsal işletme ile ilgili bir ortaklıkta,
ancak ürünlerin yetiştiği yere göre olağan hasat mevsiminin sonu için geçerlidir.
III. Hükmü
1. Elbirliği ile işletme
Madde 376.- Aile malları ortaklığı, ortakları
elbirliği ile iktisadî faaliyette bulunmak üzere birleştirir.
Aksi kararlaştırılmış olmadıkça, ortaklardan her
biri eşit hakka sahiptir.
Ortaklar, ortaklık devam ettiği sürece paylarını
isteyemeyecekleri gibi, bu payları üzerinde tasarruf işlemleri de yapamazlar.
2. Yönetim ve temsil
a. Genel olarak
Madde 377.- Aile malları ortaklığı, tüm ortakların
elbirliği ile yönetilir.
Ortaklardan her biri, olağan yönetim işlerini diğer
ortakların katılmasına gerek olmaksızın yapabilir.
b. Yöneticinin yetkisi
Madde 378.- Ortaklar, içlerinden birini ortaklığa
yönetici olarak atayabilirler.
Yönetici, ortaklığı yönetir ve ortaklıkla ilgili
işlemlerde onu temsil eder.
Ortaklığı kimin temsil edeceği ticaret siciline
kaydedilmiş olmadıkça diğer ortakların temsil yetkisi bulunmadığı iyiniyetli
üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez.
3. Ortak mallar ve kişisel mallar
Madde 379.- Ortaklar, ortaklığa giren malların
elbirliği hâlinde malikidirler.
Ortaklar, ortaklığın borçlarından müteselsil olarak
sorumludurlar.
Ortakların, ortaklık dışında bıraktıkları mallar
ile aksi kararlaştırılmış olmadıkça, ortaklığın devamı sırasında miras
yoluyla veya herhangi bir şekilde karşılıksız
kazanma yoluyla edindikleri mallar, onların kişisel mallarıdır.
IV. Ortaklığın sona ermesi
1. Sebepleri
Madde 380.- Aşağıdaki hâllerde ortaklık sona
erer:
1. Bütün ortakların anlaşması veya feshin bildirilmesiyle,
2. Ortaklık süresi açıkça veya örtülü olarak uzatılmadığı
takdirde sürenin bitmesiyle,
3. Ortaklardan birinin payının haczedilmesi ve satışının
istenmesiyle,
4. Ortaklardan birinin iflâsıyla,
5. Ortaklardan birinin haklı sebebe dayanan istemiyle.
2. Fesih bildirimi, ödemeden aciz, evlenme
Madde 381.- Ortaklardan biri feshi bildirir
veya iflâs ederse ya da bir ortağın haczedilmiş payının satışı istenirse,
öteki ortaklar, ayrılan ortağın veya
alacaklılarının haklarını ödeyerek ortaklığı kendi aralarında sürdürebilirler.
Evlenen ortak, fesih bildirimine gerek olmaksızın
ortaklıktaki hakkının kendisine ödenmesini isteyebilir.
3. Ölüm
Madde 382.- Ortaklardan birinin ölümü hâlinde
onun ortaklığa dahil olmayan mirasçıları, ancak ölen ortağa düşen payın
karşılığının kendilerine ödenmesini
isteyebilirler.
Ölen ortak mirasçı olarak altsoyunu bırakmışsa,
bunlar öbür ortakların rızası ile onun yerine ortaklığa girebilirler.
4. Paylaşma kuralları
Madde 383.- Ortaklık mallarının paylaşılması
veya ayrılan ortağın payının hesaplanması, ortaklık mallarının paylaşma
veya ayrılma zamanındaki değerine ve
durumuna göre yapılır.
Paylaşma ve hesaplaşma uygun olmayan bir zamanda
istenemez.
V. Kazanç paylı aile malları ortaklığı
1. Konusu
Madde 384.- Ortaklar, aralarında yapacakları
sözleşmeyle, yıllık kazançtan kendilerine belli bir pay verilmesi kaydıyla
ortaklığın temsilini ve ortaklığın mallarının
işletilmesini içlerinden birine bırakabilirler.
Bu pay, anlaşmayla belirlenmemişse, ortaklık mallarının
uygun derecede uzun bir dönemdeki kazancın ortalama miktarı ile işleten
ortağın çalışması ve yaptığı
harcama göz önünde tutularak adil bir biçimde belirlenir.
2. Özel sona erdirme sebepleri
Madde 385.- İşletme ve temsili üzerine alan
ortak, malları gereği gibi işletmediği veya yükümlülüklerini yerine getirmediği
takdirde, ortakların ortaklığın feshini isteme hakları vardır.
Ortaklardan birinin, haklı sebeplere dayanarak istemde
bulunması üzerine hâkim, mirastaki paylaşma kurallarını göz önüne bulundurarak,
bu ortağın işletme ve temsili üzerine alan ortakla birlikte yönetime ve
ortaklık mallarından yararlanmaya katılmasına karar verebilir.
Ortakların elbirliği ile işlettikleri ortaklığa
ilişkin kurallar, kazanç paylı aile malları ortaklığında da uygulanır.
C. Aile yurdu
I. Genel olarak
Madde 386.- Konutlar, tarıma veya sanayiye
elverişli taşınmazlar, eklentileriyle birlikte aile yurdu hâline getirilebilir.
II. Kurulması
1. Koşulları
Madde 387.- Aile yurdu hâline getirilecek
taşınmazların büyüklüğü, üzerindeki rehin haklarına ve malikin diğer mallarına
bakılmaksızın, bir ailenin normal geçimine ve barınmasına yetecek ölçüden
fazla olamaz.
Mahkemece haklı sebeplere dayanılarak geçici bir
istisna kabul edilmiş olmadıkça malikin, taşınmazı veya üzerindeki tesisi
kendisinin işletmesi ya da konutta oturması zorunludur.
2. Usul ve şekil
a. İlân
Madde 388.- Alacaklılar ve aile yurdu kurulması
yüzünden haklarının zedelenmesi ihtimali bulunan kişiler, kuruluştan önce
mahkemece yapılan ilânla itirazlarını iki ay içinde bildirmeye çağırılırlar.
Durum, alacakları taşınmaz rehniyle güvenceye bağlanmış
olanlara ve hacizli alacaklılara ayrıca bildirilir.
b. Üçüncü kişilerin haklarının korunması
Madde 389.- Aile yurdu hâline geti-rilecek
taşınmazda yurt olabilmesi için gerekli koşullar bulunur ve yurdun kurulmasına
üçüncü kişiler itiraz etmez veya
itirazın haksız olduğu anlaşılırsa, mahkeme kuruluşa izin verir.
Süresi içinde itiraz eden alacaklıların ilgilerinin
kesildiği ispat edilmedikçe veya taşınmaz üzerinde bulunan rehin ve hacizler
kaldırılmadıkça, aile yurdu
kurulmasına izin verilemez. Borç, itiraz eden veya rehinli alacaklı
lehine vadeye bağlı olsa bile, aile yurdu kurmak isteyen borçlu hemen ödemede
bulunabilir.
c. Tapu kütüğüne şerh verilmesi
Madde 390.- Bir taşınmazın aile yurdu hâline
getirilmesi, ancak izne ilişkin mahkeme kararının o taşınmazın tapu kütüğüne
şerh verilmesiyle mümkün olur; bu husus mahkemece ilân edilir.
III. Sonuçları
1. Tasarruf hakkının sınırlanması
Madde 391.- Aile yurdu hâline getirilen taşınmazlar
devrolunamaz, rehnedilemez ve kiraya verilemez.
Aile yurdu ve eklentileri hakkında, mahkeme eliyle
yönetim hâli saklı kalmak kaydıyla, cebrî icra yoluna başvurulamaz.
2. Kan hısımlarının aile yurduna alınması
Madde 392.- Malikin, yoksulluğu sebebiyle
aile yurduna alınmaya muhtaç bulunan ve kabullerine engel olacak durumları
olmayan üstsoyunu, altsoyunu ve
kardeşlerini yurda kabul etmesine mahkemece karar verilebilir.
3. Malikin ödemede acze düşmesi
Madde 393.- Malik borçlarını ödemede acze
düşerse, aile yurdunu yönetmek üzere mahkemece bir yönetici atanır.
Yönetici, yurdu amacına ve alacaklıların menfaatlerine
uygun biçimde yönetir.
Alacaklılar, haklarını aciz belgelerindeki tarih
ve iflâstaki sıraya göre alırlar.
IV. Sona ermesi
1. Malikin ölümü hâlinde
Madde 394.- Malikin ölümünden sonra aile
yurdunun devam edebilmesi, taşınmazın mirasçılara yurt olarak geçmesine
ilişkin bir ölüme bağlı tasarrufun yapılmış olmasına bağlıdır.
Böyle bir tasarruf yoksa, malik ölünce tapu kütüğündeki
yurda ilişkin şerh silinir.
2. Malikin sağlığında
Madde 395.- Malik sağlığında yurda son verebilir.
Bunun için malik, tapu kütüğündeki kaydı sildirmek
üzere bir dilekçeyle mahkemeye başvurur; bu istem mahkemece ilân olunur.
İlân tarihinden başlayarak iki ay içinde bir itiraz
yapılmaz veya yapılan itirazın haksızlığı anlaşılırsa, mahkeme kütükteki
kaydın silinmesine izin verir.
|