İKİNCİ BÖLÜM
MİRASIN GEÇMESİNİN SONUÇLARI
BİRİNCİ AYIRIM
KORUMA ÖNLEMLERİ
A. Genel olarak
Madde 589.- Mirasbırakanın yerleşim yeri sulh
hâkimi, istem üzerine veya re'sen tereke mallarının korunması ve hak sahiplerine
geçmesini sağlamak üzere gerekli olan bütün önlemleri alır.
Bu önlemler, özellikle kanunda belirtilen hâllerde
terekede bulunan mal ve hakların yazımına, terekenin mühürlenmesine, terekenin
resmen yönetilmesine ve vasiyetnamelerin açılmasına ilişkindir.
Önlemlerle ilgili giderler, ileride terekeden alınmak
üzere, başvuran kişi tarafından; önleme hâkimin re'sen karar verdiği hâllerde
Devlet tarafından karşılanır.
Mirasbırakan, yerleşim yerinden başka bir yerde
ölmüş ise, o yerin sulh hâkimi bu ölümü yerleşim yeri sulh hâkimine gecikmeksizin
bildirir ve mirasbırakanın ölüm yerinde bulunan mallarının korunması için
gerekli önlemleri alarak bununla ilgili dosyayı ve varsa vasiyetnameyi
yerleşim yeri sulh hâkimine gönderir.
B. Defter tutma
Madde 590.- Aşağıdaki sebeplerden birinin
gerçekleşmesi hâlinde sulh hâkimi terekenin defterinin tutulmasına karar
verir:
1. Mirasçılar arasında vesayet altına alınmış olan
veya alınması gereken kimse varsa,
2. Mirasçılardan biri uzun süreden beri bulunamıyorsa
ve temsilcisi de yoksa,
3. Mirasçılardan veya ilgililerden biri, ölüm tarihinden
başlayarak bir ay içinde istemde bulunursa.
Defter tutma işlemi gecikmeksizin tamamlanır.
C. Mühürleme
Madde 591.- Yazımı yapılan tereke mallarından
gerekenler mühürlenir. Mühürlenmeyen mallar için uygun koruma önlemi alınır.
Mühür altına alma yazımdan önce de yapılabilir.
Tereke mühürlenirken mirasbırakanla birlikte oturanların
ihtiyaçları için gerekli eşya bir tutanakla tespit edilip güvenilir kişi
olarak kendilerine bırakılır; taşınmazların onların oturmaları için zorunlu
olan bölümleri, mühürlemenin dışında tutulur.
Alacaklıların istemi üzerine yapılan mühürleme,
güvence altına alınan miktarla sınırlıdır. Alacaklıya güvence gösterildiği
takdirde mühürleme yapılmaz, yapılmışsa kaldırılır.
D. Terekenin resmen yönetilmesi
I. Genel olarak
Madde 592.- Aşağıdaki hâllerde sulh hâkimi
re'sen mirasın resmen yönetilmesine karar verir:
1. Mirasçılardan birinin uzun süreden beri bulunamaması
ve temsilci de bırakmaması hâlinde menfaati gerektiriyorsa,
2. Mirasta hak sahibi olduğunu ileri sürenlerden
hiçbiri mirasçılık sıfatını yeterince ispatlayamazsa veya bir mirasçı bulunup
bulunmadığı şüpheli olursa,
3. Mirasçıların tamamı bilinmiyorsa,
4. Kanunda özel olarak öngörülmüşse.
Mirasbırakan terekenin tamamı üzerinde yetkili olmak
üzere vasiyeti yerine getirme görevlisi atamış ise, önemli bir engel bulunmadıkça
terekenin yönetimi ona verilir.
Mirasbırakan velâyet veya vesayet altında idiyse;
veli veya vasi bir sakınca olmadıkça terekenin yönetimiyle görevlendirilir.
Sulh hâkimi, terekeyi yönetmekle görevlendirilen
kimseye, istemi hâlinde terekeden karşılanmak üzere uygun bir ücret ödenmesine
karar verir.
II. Görev, temsil ve sorumluluk
Madde 593.- Terekeyi resmen yöneten sulh hâkimi
veya onun yönetimle görevlendirdiği kimse, resmen yönetme sebeplerinin
ortadan kalkmasına ya da paylaştırmaya kadar, terekeyi hak sahiplerinin
haklarının kaybına meydan vermeyecek biçimde iyi bir yönetici gibi özenle
yönetmek ve özellikle aşağıda yazılı işleri görmekle yükümlüdür:
1. Henüz yapılmamışsa, terekenin yazımı,
2. Gereken koruma önlemlerinin alınması,
3. Mirasçıların menfaatlerine veya iyi bir yönetimin
gereklerine uygun düştüğü takdirde terekedeki malların satılması,
4. Mirasbırakanın alacaklarının tahsili ve borçlarının
ödenmesi,
5. Mirasçıların yasal haklarını zedelemediği anlaşılan
vasiyetlerin, sulh hâkiminin izni ve asliye hâkiminin onayı ile yerine
getirilmesi,
6. Terekeye ait paraların faiz getirmek üzere tüzükte
belirtilen bir bankaya yatırılması veya bu paralarla Devlet tahvili alınması
ve yeterli güvencesi bulunmayan yatırımların güvenceli yatırımlara dönüştürülmesi,
7. Terekede ticarethane, imalâthane veya başka bir
işletme varsa, bunların olduğu gibi sürdürülmesi; sürdürmede yarar yoksa,
tasfiyesi için gerekli önlemlerin alınması.
Tereke yöneticisi, görevine giren hususlarda miras
ortaklığının temsilcisi olup, ortaklık aleyhine açılan davalarda ve yapılan
icra takiplerinde ortaklığı temsil eder ve gereken hâllerde ortaklık adına
dava açmaya, icra takibinde bulunmaya, davadan feragate, kabule, sulh olmaya
ve tahkime yetkilidir; davaları ve takipleri mirasçılara ihbar eder.
Terekenin resmen yönetilmesinde, sulh hâkimi ile
yöneticinin işlemleri konusunda, niteliklerine uygun olduğu ölçüde, vesayete
ilişkin hükümler uygulanır.
III. Mirasçıların bilinmemesi
Madde 594.- Mirasbırakanın mirasçısı bulunup
bulunmadığı veya mirasçıların tamamı bilinmiyorsa, sulh hâkimi uygun araçlarla
ve bir ay ara ile iki defa ilân yapıp hak sahiplerini son ilândan başlayarak
en geç bir yıl içinde mirasçılık sıfatlarını bildirmeye çağırır.
İlân süresinde kimse başvurmazsa ve sulh hâkimi
de hiçbir mirasçı tespit edememişse, miras sebebiyle istihkak davası açma
hakkı saklı kalmak üzere miras Devlete geçer.
E. Vasiyetname ile ilgili işlemler
I. Teslim görevi ve alınacak önlemler
Madde 595.- Mirasbırakanın ölümünden sonra
ele geçen vasiyetnamesinin, geçerli olup olmadığına bakılmaksızın hemen
sulh hâkimine teslim edilmesi zorunludur.
Vasiyetnameyi düzenleyen veya muhafaza eden görevli
ya da mirasbırakanın arzusu üzerine saklayan veya başka surette ele geçiren
ya da ölenin eşyası arasında bulan kimse, ölümü öğrenir öğrenmez teslim
görevini yerine getirmekle yükümlüdür; aksi takdirde bu yüzden doğacak
zarardan sorumludur.
Sulh hâkimi, teslim edilen vasiyetnameyi derhâl
inceler, gerekli koruma önlemlerini alır; olanak varsa ilgilileri dinleyerek
terekenin yasal mirasçılara geçici olarak teslimine veya resmen yönetilmesine
karar verir.
II. Vasiyetnamenin açılması
Madde 596.- Vasiyetname, geçerli olup olmadığına
bakılmaksızın tesliminden başlayarak bir ay içinde mirasbırakanın yerleşim
yeri sulh hâkimi tarafından açılır ve ilgililere okunur.
Bilinen mirasçılar ve diğer ilgililer vasiyetnamenin
açılması sırasında diledikleri takdirde hazır bulunmak üzere çağırılır.
Mirasbırakanın sonradan ortaya çıkan vasiyetnameleri
için de aynı işlemler yapılır.
III. İlgililere tebliğ
Madde 597.- Mirasta hak sahibi olanların her
birine gideri terekeye ait olmak üzere, vasiyetnamenin kendilerine ilişkin
kısımlarının onaylı bir örneği hâkim tarafından tebliğ edilir.
Nerede olduğu bilinmeyenlere vasiyetnamenin kendilerine
ilişkin kısımları ilân yolu ile tebliğ olunur.
IV. Mirasçılık belgesi
Madde 598.- Başvurusu üzerine yasal mirasçı
oldukları belirlenenlere, sulh mahkemesince mirasçılık sıfatlarını gösteren
bir belge verilir.
Mirasçı atamaya veya vasiyete ilişkin ölüme bağlı
tasarrufa mirasçılar veya başka vasiyet alacaklıları tarafından kendilerine
bildirilmesinden başlayarak bir ay içinde itiraz edilmedikçe, lehine tasarrufta
bulunulan kimseye, sulh mahkemesince atanmış mirasçı veya vasiyet alacaklısı
olduğunu gösteren bir belge verilir.
Mirasçılık belgesinin geçersizliği her zaman ileri
sürülebilir.
Ölüme bağlı tasarrufun iptaline ilişkin dava hakkı
saklıdır.
İKİNCİ AYIRIM
MİRASIN KAZANILMASI
A. Kazanma
I. Mirasçılar tarafından
Madde 599.- Mirasçılar, mirasbırakanın ölümü
ile mirası bir bütün olarak, kanun gereğince kazanırlar.
Kanunda öngörülen ayrık durumlar saklı kalmak üzere
mirasçılar, mirasbırakanın aynî haklarını, alacaklarını, diğer malvarlığı
haklarını, taşınır ve taşınmazlar üzerindeki zilyetliklerini doğrudan doğruya
kazanırlar ve mirasbırakanın borçlarından kişisel olarak sorumlu olurlar.
Atanmış mirasçılar da mirası, mirasbırakanın ölümü
ile kazanırlar. Yasal mirasçılar, atanmış mirasçılara düşen mirası onlara
zilyetlik hükümleri uyarınca teslim etmekle yükümlüdürler.
II. Vasiyet alacaklıları tarafından
1. İstem
Madde 600.- Vasiyet alacaklısı, vasiyeti
yerine getirme görevlisi varsa ona; yoksa yasal veya atanmış mirasçılara
karşı kişisel bir istem hakkına sahip olur.
Bu alacak, tasarruftan aksi anlaşılmıyorsa vasiyet
yükümlüsünün mirası kabul etmesi veya ret hakkının düşmesiyle muaccel olur.
Vasiyet alacaklısı, yükümlülüğünü yerine getirmeyen
vasiyet yükümlüsüne karşı, vasiyet edilen malın teslimini veya hakkın devrini;
vasiyet konusu bir davranış ise, bunun yerine getirilmemesinden doğan zararın
giderilmesini dava edebilir.
2. Özel durumlar
Madde 601.- Kendisine bir intifa hakkı veya
bir irat hakkı ya da belli aralıklarla tekrarlanan diğer bir edim vasiyet
edilen kimsenin istem hakkı, tasarrufta başka bir esas öngörülmüş olmadıkça,
eşya hukuku ve borçlar hukuku kurallarına tâbidir.
Kendisine mirasbırakanın ölümünde ödenecek bir sigorta
alacağı vasiyet edilen kimse, sigorta sözleşmesinden doğan istem hakkını
sigortacıya karşı doğrudan doğruya kullanabilir.
3. Zamanaşımı
Madde 602.- Vasiyet alacaklısının dava hakkı,
ölüme bağlı kazandırmayı öğrenmesinin veya vasiyet borcu daha sonra muaccel
olacaksa muaccel olma tarihinin üzerinden on yıl geçmekle zamanaşımına
uğrar.
III. Alacaklıların durumu
Madde 603.- Mirasbırakanın alacaklılarının
hakları, vasiyet alacaklılarının haklarından, vasiyet alacaklılarının hakları
da mirasçıların alacaklılarının haklarından önce gelir.
Mirası kayıtsız şartsız kabul eden mirasçıların
alacaklıları ile mirasbırakanın alacaklıları aynı haklara sahiptirler.
IV. Tenkis ve geri isteme
Madde 604.- Mirasçılar, vasiyet yükümlülüğünü
yerine getirdikten sonra mirasbırakanın daha önce bilmedikleri borçlarını
öderlerse, vasiyet alacaklısından vasiyetin tenkisini isteyebilecekleri
oranda verileni geri isteme hakkına sahiptirler.
Vasiyet alacaklısı, ancak geri isteme zamanında
var olan zenginleşmesi ölçüsünde sorumlu tutulabilir.
B. Ret
I. Ret beyanı
1. Ret hakkı
Madde 605.- Yasal ve atanmış mirasçılar mirası
reddedebilirler.
Ölümü tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça
belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır.
2. Süre
a. Genel olarak
Madde 606.- Miras, üç ay içinde reddolunabilir.
Bu süre, yasal mirasçılar için mirasçı olduklarını
daha sonra öğrendikleri ispat edilmedikçe mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri;
vasiyetname ile atanmış mirasçılar için mirasbırakanın tasarrufunun kendilerine
resmen bildirildiği tarihten işlemeye başlar.
b. Terekenin yazımında
Madde 607.- Koruma önlemi olarak terekenin
yazımı hâlinde mirası ret süresi, yasal ve atanmış mirasçılar için yazım
işleminin sona erdiğinin sulh hâkimi tarafından kendilerine bildirilmesiyle
başlar.
3. Ret hakkının geçmesi
Madde 608.- Mirası reddetmeden ölen mirasçının
ret hakkı kendi mirasçılarına geçer.
Bu mirasçılar için ret süresi, kendilerinin mirasbırakanına
mirasın geçtiğini öğrendikleri tarihten başlar. Ancak bu süre, kendilerinin
mirasbırakanından geçen mirasın reddi için mirasçıya tanınan süre dolmadıkça
sona ermez.
Ret sonucunda miras daha önce mirasçı olmayanlara
geçerse; bunlar için ret süresi, önceki mirasçılar tarafından mirasın reddedildiğini
öğrendikleri tarihten işlemeye başlar.
4. Reddin şekli
Madde 609.- Mirasın reddi, mirasçılar tarafından
sulh mahkemesine sözlü veya yazılı beyanla yapılır.
Reddin kayıtsız ve şartsız olması gerekir.
Sulh hâkimi, sözlü veya yazılı ret beyanını bir
tutanakla tespit eder.
Süresi içinde yapılmış olan ret beyanı, mirasın
açıldığı yerin sulh mahkemesince özel kütüğüne yazılır ve reddeden mirasçı
isterse kendisine reddi gösteren bir belge verilir.
Tutanağın ve kütüğün nasıl tutulacağı tüzükle düzenlenir.
II. Ret hakkının düşmesi
Madde 610.- Yasal süre içinde mirası reddetmeyen
mirasçı, mirası kayıtsız şartsız kazanmış olur.
Ret süresi sona ermeden mirasçı olarak tereke işlemlerine
karışan, terekenin olağan yönetimi niteliğinde olmayan veya mirasbırakanın
işlerinin yürütülmesi için gerekli olanın dışında işler yapan ya da tereke
mallarını gizleyen veya kendisine maleden mirasçı, mirası reddedemez.
Zamanaşımı veya hak düşümü sürelerinin dolmasına
engel olmak için dava açılması ve cebrî icra takibi yapılması, ret hakkını
ortadan kaldırmaz.
III. Mirasçılardan biri tarafından ret
Madde 611.- Yasal mirasçılardan biri mirası
reddederse onun payı, miras açıldığı zaman kendisi sağ değilmiş gibi, hak
sahiplerine geçer.
Mirası reddeden atanmış mirasçının payı, mirasbırakanın
ölüme bağlı tasarrufundan arzusunun başka türlü olduğu anlaşılmadıkça,
mirasbırakanın en yakın yasal mirasçılarına kalır.
IV. En yakın mirasçıların tamamı tarafından ret
1. Genel olarak
Madde 612.- En yakın yasal mirasçıların tamamı
tarafından reddolunan miras, sulh mahkemesince iflâs hükümlerine göre tasfiye
edilir.
Tasfiye sonunda arta kalan değerler, mirası reddetmemişler
gibi hak sahiplerine verilir.
2. Mirasın sağ kalan eşe geçmesi
Madde 613.- Altsoyun tamamının mirası reddetmesi
hâlinde, bunların payı sağ kalan eşe geçer.
3. Sonra gelen mirasçılar yararına ret
Madde 614.- Mirasçılar, mirası reddederken,
kendilerinden sonra gelen mirasçılardan mirası kabul edip etmeyeceklerinin
sorulmasını tasfiyeden önce isteyebilirler.
Bu takdirde ret, sulh hâkimi tarafından daha sonra
gelen mirasçılara bildirilir; bunlar bir ay içinde mirası kabul etmezlerse
reddetmiş sayılırlar.
Bunun üzerine miras, iflâs hükümlerine göre tasfiye
edilir ve tasfiye sonunda arta kalan değerler, önce gelen mirasçılara verilir.
V. Ret süresinin uzatılması
Madde 615.- Önemli sebeplerin varlığı hâlinde
sulh hâkimi, yasal ve atanmış mirasçılara tanınmış olan ret süresini uzatabilir
veya yeni bir süre tanıyabilir.
VI. Vasiyetin reddi
Madde 616.- Vasiyet alacaklısının vasiyeti
reddetmesi hâlinde, mirasbırakanın arzusunun başka türlü olduğu tasarruftan
anlaşılmadıkça, bu redden vasiyet yükümlüsü yararlanır.
VII. Mirasçıların alacaklılarının korunması
Madde 617.- Malvarlığı borcuna yetmeyen mirasçı,
alacaklılarına zarar vermek amacıyla mirası reddederse; alacaklıları veya
iflâs idaresi, kendilerine yeterli bir güvence verilmediği takdirde, ret
tarihinden başlayarak altı ay içinde reddin iptali hakkında dava açabilirler.
Reddin iptaline karar verilirse, miras resmen tasfiye
edilir.
Bu suretle tasfiye edilen mirastan reddeden mirasçının
payına bir şey düşerse bundan, önce itiraz eden alacaklıların, daha sonra
diğer alacaklıların alacakları ödenir. Arta kalan değerler ise, ret geçerli
olsa idi bundan yararlanacak olan mirasçılara verilir.
VIII. Ret hâlinde sorumluluk
Madde 618.- Ödemeden âciz bir mirasbırakanın
mirasını reddeden mirasçılar, onun alacaklılarına karşı, ölümünden önceki
beş yıl içinde ondan almış oldukları ve mirasın paylaşılmasında geri vermekle
yükümlü olacakları değer ölçüsünde sorumlu olurlar.
Olağan eğitim ve öğrenim giderleriyle âdet üzere
verilen çeyiz, bu sorumluluğun dışındadır.
İyiniyetli mirasçılar, ancak geri verme zamanındaki
zenginleşmeleri ölçüsünde sorumlu olurlar.
ÜÇÜNCÜ AYIRIM
RESMİ DEFTER TUTMA
A. Koşulları
Madde 619.- Mirası reddetmeye hakkı olan her
mirasçı, terekenin resmî defterinin tutulmasını isteyebilir.
Defter tutma, mirasın reddine ilişkin usule uyulmak
suretiyle, bir ay içinde sulh hâkiminden istenir.
Mirasçılardan birinin defter tutma istemi, diğerleri
hakkında da etkili olur.
B. Usul
I. Deftere geçirme
Madde 620.- Resmî defter, sulh mahkemesi tarafından
düzenlenir; bu deftere terekeye ait aktif ve pasifler takdir edilen değerleriyle
yazılır.
Mirasbırakanın malî durumu hakkında bilgi sahibi
olan herkes, sulh mahkemesi tarafından istenilen bilgiyi vermekle yükümlüdür.
Haklı bir sebep olmaksızın bilgi vermeyenler veya yanlış ya da eksik bilgi
verenler, bundan doğacak zararları mirasçılara, vasiyet alacaklılarına
veya üçüncü kişilere tazminle yükümlüdürler.
Mirasçılar, özellikle mirasbırakanın kendilerince
bilinen borçlarını sulh mahkemesine bildirmek zorundadırlar.
Resmî defterin nasıl tutulacağı tüzükle düzenlenir.
II. İlân yoluyla çağrı
Madde 621.- Sulh mahkemesi, mirasbırakanın
alacaklıları ile borçlularını belli bir süre içinde alacaklarını ve borçlarını
bildirmeleri için bir ay arayla iki defa yapılacak ilân yoluyla çağırır.
Çağrı, kefalet sebebiyle alacaklı ve borçlu olanları da kapsar.
İlânda bildirimde bulunmamanın sonuçları hakkında
alacaklıların dikkatleri çekilir.
Bildirim süresi, ikinci ilândan başlayarak en az
bir aydır.
III. Doğrudan doğruya deftere geçirme
Madde 622.- Resmî kayıtlardan veya mirasbırakanın
belgelerinden varlığı anlaşılan alacaklar ve borçlar, deftere doğrudan
doğruya geçirilir.
Deftere geçirilenler, alacaklılara ve borçlulara
bildirilir.
IV. Defter tutmanın sona ermesi
Madde 623.- İlânda belirtilen sürenin dolmasıyla
defterin tutulması sona erer ve defter, bu tarihten başlayarak tanınacak
en az bir aylık süre içinde ilgililerce incelenebilir.
Defter tutma giderleri terekeden ödenir. Giderler
terekeden karşılanamazsa defter tutulmasını istemiş olan mirasçılardan
alınır.
C. Defter tutma sırasında mirasçıların durumu
I. Yönetim
Madde 624.- Defter tutma süresince ancak zorunlu
yönetim işleri yapılabilir.
Miras bırakanın işlerinin yürütülmesi sulh mahkemesince
kendisine bırakılan mirasçıdan diğer mirasçılar güvence göstermesini isteyebilirler.
II. İcra takibi, dava ve zamanaşımı
Madde 625.- Resmî defter tutulması devam ettiği
sürece mirasbırakanın borçları için icra takibi yapılamaz.
Bu süre içinde zamanaşımı işlemez.
Acele hâller dışında, davalara devam edilemiyeceği
gibi, yeni dava da açılamaz.
D. Sonuçları
I. Beyana çağrı
Madde 626.- Defteri inceleme süresi bittikten
sonra her mirasçı, mahkemece bir ay içinde beyanda bulunmaya çağrılır.
Koşullar gerektirdiği takdirde sulh mahkemesi, tereke
mallarına yeni değer biçilmesi, uyuşmazlıkların çözümü ve benzeri durumlar
için ek süre verebilir.
II. Beyan
Madde 627.- Mirasçılardan her biri, tanınan
süre içinde mirası reddettiğini veya resmî tasfiye istediğini ya da deftere
göre veya kayıtsız şartsız kabul ettiğini beyan edebilir.
Süresi içinde herhangi bir beyanda bulunmayan mirasçı,
mirası tutulan deftere göre kabul etmiş sayılır.
III. Resmî deftere göre kabulün sonuçları
1. Deftere yazılanlardan sorumluluk
Madde 628.- Resmî deftere göre kabul edilen
miras, mirasçıya sadece deftere yazılmış borçlarla geçer.
Bu suretle mirasın geçmesi, mirasın açıldığı tarihten
başlayarak hüküm ifade eder.
Mirasçı, mirasbırakanın deftere yazılmış olan borçlarından
hem tereke malları, hem kendi malvarlığı ile sorumludur.
2. Deftere yazılmayanlardan sorumluluk
Madde 629.- Alacaklarını süresi içinde yazdırmayan
alacaklılara karşı mirasçı, kendi kişisel mallarıyla sorumlu olmadığı gibi;
terekeden kendisine geçen mallarla da sorumlu tutulamaz.
Ancak, alacaklının kusuru olmadan deftere yazdıramadığı
veya bildirdiği hâlde deftere yazılmamış alacakları için mirasçı, zenginleşmesi
ölçüsünde sorumlu kalır.
Alacakları, tereke mallarıyla güvence altına alınmış
olan alacaklılar deftere geçirilmemiş olsa bile bu haklarını güvenceden
alabilirler.
3. Kefalet borçlarından sorumluluk
Madde 630.- Mirasbırakanın kefaletten doğan
borçları defterde ayrı bir yere yazılır ve mirasçılar, mirası kayıtsız
ve şartsız kabul etmiş olsalar bile, bu borçlardan terekenin iflâs hükümlerine
göre tasfiyesi hâlinde kefalet sebebiyle alacaklı olanlara ne düşecek idiyse
ancak o miktarla sorumlu olurlar.
E. Mirasın Devlete geçmesi hâli
Madde 631.- Mirasın Devlete geçmesi hâlinde
sulh mahkemesi, re'sen yukarıdaki usuller uyarınca terekenin resmî defterini
düzenler.
Devlet, deftere yazılan borçlardan sadece miras
yoluyla edindiği değerler ölçüsünde sorumludur.
DÖRDÜNCÜ AYIRIM
RESMİ TASFİYE
A. Koşulları
I. Mirasçıların istemi ile
Madde 632.- Her mirasçı, mirası ret veya resmî
deftere göre kabul edeceği yerde terekenin resmî tasfiyesini isteyebilir.
Bu istem, birlikte mirasçı olanlardan birinin mirası
kabul etmesi hâlinde dikkate alınmaz.
Resmî tasfiye hâlinde mirasçılar, terekenin borçlarından
sorumlu olmazlar.
II. Mirasbırakanın alacaklılarının istemi ile
Madde 633.- Mirasbırakanın alacaklarını elde
edemeyeceklerinden inandırıcı sebeplerle kuşku duyan alacaklıları, istedikleri
hâlde alacakları ödenmediği veya kendilerine güvence verilmediği takdirde,
mirasbırakanın ölümünden ya da vasiyetnamenin açılmasından başlayarak üç
ay içinde, terekenin resmî tasfiyesini isteyebilirler.
Aynı koşulların varlığı hâlinde vasiyet alacaklıları
da, haklarının korunması için gerekli önlemlerin alınmasını isteyebilirler.
B. Usul
I. Yönetim
Madde 634.- Resmî tasfiye, sulh mahkemesince
veya atayacağı bir ya da birkaç tasfiye memuru tarafından yapılır.
Resmî tasfiyeye terekenin defterinin düzenlenmesiyle
başlanır ve aynı zamanda yapılacak ilânla mirasbırakanın alacaklılarından
ve borçlularından, belirtilen süre içinde alacaklarını ve borçlarını bildirmeleri
istenir.
Terekenin daha önce resmî defteri düzenlenmiş ise
resmî tasfiye bu deftere göre yapılır.
Tasfiye memuru, göreviyle ilgili işlerini sulh mahkemesinin
gözetim ve denetimi altında yürütür. Mirasçılar ve tereke alacaklıları,
sulh mahkemesine, tasfiye memuru tarafından yapılan veya tasarlanan işlemlerden
dolayı bunu öğrendikleri tarihten başlayarak yedi gün içinde yazılı olarak
şikâyette bulunabilirler.
II. Olağan usul ile tasfiye
Madde 635.- Resmî tasfiye, mirasbırakanın
yürüyen işlerinin tamamlanmasını, borçlarının yerine getirilmesini, alacaklarının
tahsilini, vasiyet borçlarının terekenin olanağı ölçüsünde yerine getirilmesini,
zorunlu olduğu takdirde mirasbırakanın haklarının ve borçlarının mahkemece
tespitini ve mallarının paraya çevrilmesini kapsar.
Tasfiye memuru, tereke ile ilgili dava, takip ve
idarî işlemler hakkında mirasçılara bilgi vermekle yükümlüdür.
Terekedeki taşınmazlar, açık arttırma veya bütün
mirasçıların kabulü hâlinde pazarlık yoluyla satılır.
Mirasçılar, tasfiye devam ederken tasfiye için gerekli
olmayan tereke mallarının ve paranın kısmen veya tamamen kendilerine verilmesini
isteyebilirler.
III. İflâs usulü ile tasfiye
Madde 636.- Mevcudu borçlarını ödemeye yetmeyen
terekenin tasfiyesi, sulh mahkemesince iflâs hükümlerine göre yapılır.
BEŞİNCİ AYIRIM
MİRAS SEBEBİYLE İSTİHKAK DAVASI
A. Koşulları
Madde 637.- Yasal veya atanmış mirasçı, terekeyi
veya bazı tereke mallarını elinde bulunduran kimseye karşı mirasçılıktaki
üstün hakkını ileri sürerek miras sebebiyle istihkak davası açabilir.
Bu davada hâkim, mirasçılık sıfatıyla ilgili uyuşmazlıkları
da çözer.
Hâkim, davacının istemi üzerine hakkın korunması
için davalının güvence göstermesi veya tapu kütüğüne şerh verilmesi gibi
gerekli her türlü önlemi alır.
B. Hükümleri
Madde 638.- Miras sebebiyle istihkak davasının
kabulü hâlinde, tereke veya terekeye dahil mal, davacıya zilyetliğe ilişkin
hükümler uyarınca verilir.
Miras sebebiyle istihkak davasında davalı, tereke
malını zamanaşımı yoluyla kazandığını ileri süremez.
C. Zamanaşımı
Madde 639.- Miras sebebiyle istihkak davası,
davacının kendisinin mirasçı olduğunu ve iyiniyetli davalının terekeyi
veya tereke malını elinde bulundurduğunu öğrendiği tarihten başlayarak
bir yıl ve her hâlde mirasbırakanın ölümünün veya vasiyetnamenin açılmasının
üzerinden on yıl geçmekle zaman-aşımına uğrar.
İyiniyetli olmayanlara karşı zamanaşımı süresi yirmi
yıldır.
|