İKİNCİ BÖLÜM
TAŞINMAZ MÜLKİYETİ
BİRİNCİ AYIRIM
TAŞINMAZ MÜLKİYETİNİN
KONUSU, KAZANILMASI VE KAYBI
A. Taşınmaz mülkiyetinin konusu
Madde 704.- Taşınmaz mülkiyetinin konusu şunlardır:
1. Arazi,
2. Tapu kütüğünde ayrı sayfaya kaydedilen bağımsız
ve sürekli haklar,
3. Kat mülkiyeti kütüğüne kayıtlı bağımsız bölümler.
B. Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması
I. Tescil
Madde 705.- Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması,
tescille olur.
Miras, mahkeme kararı, cebrî icra, işgal, kamulaştırma
hâlleri ile kanunda öngörülen diğer hâllerde, mülkiyet tescilden önce kazanılır.
Ancak, bu hâllerde malikin tasarruf işlemleri yapabilmesi, mülkiyetin tapu
kütüğüne tescil edilmiş olmasına bağlıdır.
II. Kazanma yolları
1. Hukukî işlem
Madde 706.- Taşınmaz mülkiyetinin devrini
amaçlayan sözleşmelerin geçerli olması, resmî şekilde düzenlenmiş bulunmalarına
bağlıdır.
Ölüme bağlı tasarruflar ve mal rejimi sözleşmeleri,
kendilerine özgü şekillere tâbidir.
2. İşgal
Madde 707.- Tapu kütüğünde kayıtlı bir taşınmazın mülkiyetinin işgal yoluyla kazanılması, ancak kaydının malikinin
istemiyle terkin edilmiş olmasına bağlıdır.
Tapuya kayıtlı olmayan taşınmazlar üzerinde işgal
yoluyla mülkiyet kazanılamaz.
3. Yeni arazi oluşması
Madde 708.- Birikme, dolma, toprak kayması
veya kamuya ait suların yatağında ya da seviyesinde değişme gibi sebeplerle
sahipsiz yerlerde yeniden oluşan yararlanmaya elverişli arazi Devlete ait
olur.
Devlet, bu araziyi kamusal bir sakınca bulunmadığı
takdirde öncelikle arazisi kayba uğrayana veya bitişik arazi malikine devredebilir.
Toprak parçalarının kendi arazisinden koptuğunu
ispat eden malik, bunları, durumu öğrendiği tarihten başlayarak bir ve
her hâlde oluşumun gerçekleştiği tarihten başlayarak on yıl içinde geri
alabilir.
4. Arazi kayması
a. Genel olarak
Madde 709.- Arazi kayması sınır değişikliğini
gerektirmez.
Arazi kayması sebebiyle bir taşınmazdan diğerine
geçmiş olan arazi parçaları ve diğer cisimler hakkında sürüklenen şeylere
ve karışmaya ilişkin hükümler uygulanır.
b. Heyelân
Madde 710.- Arazi kaymasının sınır değişikliğine
yol açmayacağı ilkesi, yetkili makamlarca heyelân bölgesi olduğu belirlenen
yörelerde uygulanmaz.
Bu yörelerin belirlenmesi sırasında yöredeki arazinin
yapısı göz önünde tutulur.
Bir taşınmazın böyle bir yörede bulunduğu, ilgililere
uygun biçimde bildirilir ve tapu kütüğünün beyanlar sütununa yazılır.
c. Sınırın yeniden belirlenmesi
Madde 711.- Sınır, arazi kayması sebebiyle
gerçeği yansıtmıyorsa; ilgili taşınmaz maliki, sınırın yeniden belirlenmesini
isteyebilir.
Fazlalık ve eksiklikler denkleştirilir.
5. Kazandırıcı zamanaşımı
a. Olağan zamanaşımı
Madde 712.- Geçerli bir hukukî sebep olmaksızın
tapu kütüğüne malik olarak yazılan kişi, taşınmaz üzerindeki zilyetliğini
davasız ve aralıksız olarak on yıl süreyle ve iyiniyetle sürdürürse, onun
bu yolla kazanmış olduğu mülkiyet hakkına itiraz edilemez.
b. Olağanüstü zamanaşımı
Madde 713.- Tapu kütüğünde kayıtlı olmayan
bir taşınmazı davasız ve aralıksız olarak yirmi yıl süreyle ve malik sıfatıyla
zilyetliğinde bulunduran kişi, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir
payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini
isteyebilir.
Aynı koşullar altında, maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan
veya yirmi yıl önce ölmüş ya da hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimse
adına kayıtlı bulunan taşınmazın tamamının veya bölünmesinde sakınca olmayan
bir parçasının zilyedi de, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı
üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini
isteyebilir.
Tescil davası, Hazineye ve ilgili kamu tüzel kişilerine
veya varsa tapuda malik gözüken kişinin mirasçılarına karşı açılır.
Davanın konusu, mahkemece gazeteyle bir defa ve
ayrıca taşınmazın bulunduğu yerde uygun araç ve aralıklarla en az üç defa
ilân olunur.
Son ilândan başlayarak üç ay içinde yukarıdaki koşulların
gerçekleşmediğini ileri sürerek itiraz eden bulunmaz ya da itiraz yerinde
görülmez ve davacının iddiası ispatlanmış olursa, hâkim tescile karar verir.
Mülkiyet, birinci fıkrada öngörülen koşulların gerçekleştiği anda kazanılmış
olur.
Davalılar ve itiraz edenler, aynı davada kendi adlarına
tescile karar verilmesini isteyebilirler.
Kararda, tescili istenilen taşınmazın niteliği,
yeri, sınırları ve yüzölçümü belirtilir ve karara, uzmanlarca düzenlenen
teknik bilgileri içeren krokisi de eklenir.
Özel kanun hükümleri saklıdır.
c. Sürelerin hesabı
Madde 714.- Kazandırıcı zamanaşımı sürelerinin
hesaplanmasında, kesilmesinde ve durmasında, Borçlar Kanununun zamanaşımına
ilişkin hükümleri kıyas yoluyla uygulanır.
6. Sahipsiz yerler ve yararı kamuya ait mallar
Madde 715.- Sahipsiz yerler ile yararı kamuya
ait mallar, Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır.
Aksi ispatlanmadıkça, yararı kamuya ait sular ile
kayalar, tepeler, dağlar, buzullar gibi tarıma elverişli olmayan yerler
ve bunlardan çıkan kaynaklar, kimsenin mülkiyetinde değildir ve hiçbir
şekilde özel mülkiyete konu olamaz.
Sahipsiz yerler ile yararı kamuya ait malların kazanılması,
bakımı, korunması, işletilmesi ve kullanılması özel kanun hükümlerine tâbidir.
III. Tescili isteme hakkı
Madde 716.- Mülkiyetin kazanılmasına esas
olacak bir hukukî sebebe dayanarak malikten mülkiyetin kendi adına tescilini
istemek hususunda kişisel hakka sahip olan kimse, malikin kaçınması hâlinde
hâkimden, mülkiyetin hükmen geçirilmesini isteyebilir.
Bir taşınmazın mülkiyetini işgal, miras, kamulaştırma,
cebrî icra veya mahkeme kararına dayanarak kazanan kişi tescili doğrudan
doğruya yaptırabilir.
Bir taşınmazın mülkiyetinde eşler arasındaki mal
rejimi dolayısıyla meydana gelen değişiklikler, eşlerden birinin istemiyle
tapu kütüğüne doğrudan tescil olunur.
C. Taşınmaz mülkiyetinin kaybı
Madde 717.- Taşınmaz mülkiyeti, terkin veya
taşınmazın tamamen yok olmasıyla sona erer.
Kamulaştırma hâlinde mülkiyetin ne zaman sona ereceği
özel kanunla belirlenir.
İKİNCİ AYIRIM
TAŞINMAZ MÜLKİYETİNİN
İÇERİĞİ VE KISITLAMALARI
A. Taşınmaz mülkiyetinin içeriği
I. Kapsam
Madde 718.- Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında
yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar.
Bu mülkiyetin kapsamına, yasal sınırlamalar saklı
kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer.
II. Sınırlar
1. Sınırların belirlenmesi
Madde 719.- Taşınmazın sınırları, tapu plânları
ve arz üzerindeki sınır işaretleriyle belirlenir.
Tapu plânları ile arz üzerindeki işaretler birbirini
tutmazsa, asıl olan plândaki sınırdır. Bu kural, yetkili makamlarca heyelân
bölgesi olduğu belirlenen yörelerde uygulanmaz.
2. Sınır belirleme yükümlülüğü
Madde 720.- Her arazi maliki, komşusunun
istemi üzerine belli olmayan sınırların belirlenmesi için tapu plânlarının
düzeltilmesine veya arz üzerine sınır işaretleri konulmasına katkıda bulunmakla
yükümlüdür.
3. Sınırlıklar üzerinde paylı mülkiyet
Madde 721.- İki taşınmazı birbirinden ayırmaya
yarayan duvar, parmaklık, çit gibi sınırlıklar, aksi ispat edilmedikçe,
her iki komşunun paylı malı sayılır.
III. Arazideki yapılar
1. Arazi ve yapı malzemesi
a. Mülkiyet ilişkisi
Madde 722.- Bir kimse kendi arazisindeki
yapıda başkasının malzemesini ya da başkasının arazisindeki yapıda kendisinin
veya bir başkasının malzemesini kullanırsa, bu malzeme arazinin bütünleyici
parçası olur.
Ancak, sahibinin rızası olmaksızın kullanılmış olan
malzemenin sökülmesi aşırı zarara yol açmayacaksa, malzeme sahibi, gideri
yapıyı yaptırana ait olmak üzere bunların sökülüp kendisine verilmesini
isteyebilir.
Aynı koşullar altında arazinin maliki de, rızası
olmaksızın yapılan yapıda kullanılan malzemenin, gideri yapıyı yaptırana
ait olmak üzere sökülüp kaldırılmasını isteyebilir.
b. Tazminat
Madde 723.- Malzeme sökülüp alınmazsa arazi
maliki, malzeme sahibine uygun bir tazminat ödemekle yükümlüdür.
Yapıyı yaptıran arazi maliki iyiniyetli değilse
hâkim, malzeme sahibinin uğradığı zararın tamamının tazmin edilmesine karar
verebilir.
Yapıyı yaptıran malzeme sahibi iyiniyetli değilse,
hâkimin hükmedeceği miktar bu malzemenin arazi maliki için taşıdığı en
az değeri geçmeyebilir.
c. Arazinin mülkiyetinin malzeme sahibine verilmesi
Madde 724.- Yapının değeri açıkça arazinin
değerinden fazlaysa, iyiniyetli taraf uygun bir bedel karşılığında yapının
ve arazinin tamamının veya yeterli bir kısmının mülkiyetinin malzeme sahibine
verilmesini isteyebilir.
2. Taşkın yapılar
Madde 725.- Bir yapının başkasına ait araziye
taşırılan kısmı, eğer yapıyı yapan malik taşırılan arazi üzerinde bir irtifak
hakkına sahip bulunuyorsa, ona ait taşınmazın bütünleyici parçası olur.
Böyle bir irtifak hakkı yoksa, zarar gören malik
taşmayı öğrendiği tarihten başlayarak onbeş gün içinde itiraz etmediği,
aynı zamanda durum ve koşullar da haklı gösterdiği takdirde, taşkın yapıyı
iyiniyetle yapan kimse, uygun bir bedel karşılığında taşan kısım için bir
irtifak hakkı kurulmasını veya bu kısmın bulunduğu arazi parçasının mülkiyetinin
kendisine devredilmesini isteyebilir.
3. Üst hakkı
Madde 726.- Bir üst irtifakına dayalı olarak
başkasına ait bir arazinin altında veya üstünde sürekli kalmak üzere inşa
edilen yapıların mülkiyeti, irtifak hakkı sahibine ait olur.
Bir binanın başlı başına kullanılmaya elverişli
bağımsız bölümleri üzerinde kat mülkiyeti veya kat irtifakı kurulması,
Kat Mülkiyeti Kanununa tâbidir.
Bağımsız bölümler üzerinde ayrıca üst hakkı kurulamaz.
4. Mecralar
Madde 727.- Su, gaz, elektrik ve benzerlerinin
mecraları, işletmenin bulunduğu taşınmazın dışında olsalar bile, aksine
bir düzenleme olmadıkça o işletmenin eklentisi ve işletme malikinin malı
sayılır.
Komşuluk hukukunun gerektirdiği hâller dışında bir
taşınmazın böyle bir mecra ile aynî hak olarak yüklenmesi, ancak bir irtifak
hakkı kurulması suretiyle olabilir.
İrtifak hakkı, mecra dışarıdan görülmüyorsa tapu
kütüğüne tesciliyle, dışarıdan görülüyorsa noterce düzenlenecek sözleşmeye
dayanılarak mecranın yapılmasıyla doğar.
5. Taşınır yapılar
Madde 728.- Başkasının arazisi üzerinde kalıcı
olması amaçlanmaksızın yapılan kulübe, büfe, çardak, baraka ve benzeri
hafif yapılar, bunların malikine aittir.
Bu tür yapılar, taşınır mal hükümlerine tâbi olur
ve tapu kütüğünde gösterilmez.
IV. Araziye dikilen fidanlar
Madde 729.- Bir kimse başkasının fidanını
kendi arazisine ya da kendisinin veya bir üçüncü kişinin fidanını başkasının
arazisine dikerse, başkasının malzemesini kullanarak yapılan yapılara veya
taşınır yapılara ilişkin hükümler bunlar hakkında da uygulanır.
Ağaçlar ve ormanlar üst hakkına konu olamaz.
V. Taşınmaz malikinin sorumluluğu
Madde 730.- Bir taşınmaz malikinin mülkiyet
hakkını bu hakkın yasal kısıtlamalarına aykırı kullanması sonucunda zarar
gören veya zarar tehlikesi ile karşılaşan kimse, durumun eski hâline getirilmesini,
tehlikenin ve uğradığı zararın giderilmesini dava edebilir.
Hâkim, yerel âdete uygun ve kaçınılmaz taşkınlıklardan
doğan zararların uygun bir bedelle denkleştirilmesine karar verebilir.
B. Taşınmaz mülkiyetinin kısıtlamaları
I. Genel olarak
Madde 731.-Taşınmaz mülkiyetinin kanundan
doğan kısıtlamaları, tapu siciline tescil edilmeksizin etkili olur.
Bu kısıtlamaların ortadan kaldırılması veya değiştirilmesi,
buna ilişkin sözleşmenin resmî şekilde düzenlenmesine ve tapu kütüğüne
şerh verilmesine bağlıdır.
Kamu yararı için konulan kısıtlamalar kaldırılamaz
ve değiştirilemez.
II. Devir hakkının kısıtlamaları
1. Yasal önalım hakkı
a. Önalım hakkı sahibi
Madde 732.- Paylı mülkiyette bir paydaşın
taşınmaz üzerindeki payını tamamen veya kısmen üçüncü kişiye satması hâlinde,
diğer paydaşlar önalım hakkını kullanabilirler.
b. Kullanma yasağı, feragat ve hak düşürücü süre
Madde 733.- Cebrî artırmayla satışlarda önalım
hakkı kullanılamaz.
Önalım hakkından feragatin resmî şekilde yapılması
ve tapu kütüğüne şerh verilmesi gerekir. Belirli bir satışta önalım hakkını
kullanmaktan vazgeçme, yazılı şekle tâbidir ve satıştan önce veya sonra
yapılabilir.
Yapılan satış, alıcı veya satıcı tarafından diğer
paydaşlara noter aracılığıyla bildirilir.
Önalım hakkı, satışın hak sahibine bildirildiği
tarihin üzerinden üç ay ve her hâlde satışın üzerinden iki yıl geçmekle
düşer.
c. Kullanılması
Madde 734.- Önalım hakkı, alıcıya karşı dava
açılarak kullanılır.
Önalım hakkı sahibi, adına payın tesciline karar
verilmeden önce, satış bedeli ile alıcıya düşen tapu giderlerini, hâkim
tarafından belirlenen süre içinde hâkimin belirleyeceği yere nakden yatırmakla
yükümlüdür.
2. Sözleşmeden doğan önalım hakkı
Madde 735.- Tapu kütüğüne şerh verilen sözleşmeden
doğan önalım hakkı, şerhte belirtilen sürede ve belirtilen koşullara göre
her malike karşı kullanılabilir. Kütükte koşullar belirtilmemişse taşınmazın
üçüncü kişiye satışındaki koşullar esas alınır.
Şerhin etkisi her durumda, şerhin verildiği tarihin
üzerinden on yıl geçmekle sona erer.
Yasal önalım hakkının kullanılmasına ve vazgeçmeye
ilişkin hükümler sözleşmeden doğan önalım hakkında da uygulanır.
3. Alım ve geri alım hakları
Madde 736.- Tapu kütüğüne şerh verilen alım
ve geri alım hakları, şerhte belirtilen süre içinde her malike karşı kullanılabilir.
Şerhin etkisi, her durumda, şerhin verildiği tarihin
üzerinden on yıl geçmekle sona erer.
III. Komşu hakkı
1. Kullanma biçimi
Madde 737.- Herkes, taşınmaz mülkiyetinden
doğan yetkileri kullanırken ve özellikle işletme faaliyetini sürdürürken,
komşularını olumsuz şekilde etkileyecek taşkınlıktan kaçınmakla yükümlüdür.
Özellikle, taşınmazın durumuna, niteliğine ve yerel
âdete göre komşular arasında hoş görülebilecek dereceyi aşan duman, buğu,
kurum, toz, koku çıkartarak, gürültü veya sarsıntı yaparak rahatsızlık
vermek yasaktır.
Yerel âdete uygun ve kaçınılmaz taşkınlıklardan
doğan denkleştirmeye ilişkin haklar saklıdır.
2. Kazı ve yapılar
a. Kural
Madde 738.- Malik, kazı ve yapı yaparken
komşu taşınmazlara, onların topraklarını sarsmak veya tehlikeye düşürmek
ya da üzerlerindeki tesisleri etkilemek suretiyle zarar vermekten kaçınmak
zorundadır.
Komşuluk hukuku kurallarına aykırı yapılar hakkında
taşkın yapılara ilişkin hükümler uygulanır.
b. Özel kurallar
Madde 739.- Kazı ve yapılarda uyulması gerekli
kurallar özel kanunlarla belirlenir.
3. Bitkiler
a. Kural
Madde 740.- Komşunun arazisine taşarak zarar
veren dal ve kökler, onun istemi üzerine uygun bir süre içinde kaldırılmazsa,
komşu bu dal ve kökleri kesip kendi mülkiyetine geçirebilir.
Ekilmiş veya üzerine yapı yapılmış arazisine dalların
taşmasına katlanan komşu, bu dallarda yetişen meyvaları toplama hakkına
sahip olur.
Komşu ormanlar hakkında bu hükümler uygulanmaz.
b. Özel kurallar
Madde 741.- Komşu taşınmaz maliklerinin bitki
dikerken uymak zorunda oldukları kurallar özel kanunlarla belirlenir.
4. Doğal olarak akan su
Madde 742.- Taşınmaz maliki, üst taraftaki
araziden kendi arazisine doğal olarak akan suların ve özellikle yağmur,
kar ve tutulmamış kaynak sularının akışına katlanmak zorundadır.
Komşulardan hiçbiri bu suların akışını diğerinin
zararına değiştiremez.
Üstteki arazi maliki, alt taraftaki taşınmaza gerekli
olan suyu, ancak kendi taşınmazı için zorunlu olduğu ölçüde tutabilir.
5. Fazla suyun akıtılması
Madde 743.- Bir arazinin suyu öteden beri
alt taraftaki araziye doğal bir şekilde akmakta ise, alt taraftaki arazi
maliki, üst taraftaki araziden fazla suyun boşaltılması sırasında da bu
suları tazminat isteme hakkı olmaksızın kabul etmek zorundadır.
Alt taraftaki arazi maliki boşaltma dolayısıyla
akan sulardan zarar görmekte ise, gideri üstteki arazi malikine ait olmak
üzere, kendi arazisinde yapılacak mecrayla suyun akıtılmasını isteyebilir.
Bataklıkların kurutulması hakkındaki özel kanun
hükümleri saklıdır.
6. Mecra geçirilmesi
a. Katlanma yükümlülüğü
Madde 744.- Her taşınmaz maliki, uğrayacağı
zararın tamamının önceden ödenmesi koşuluyla, su yolu, kurutma kanalı,
gaz ve benzerlerine ait boruların, elektrik hat ve kablolarının, başka
yerden geçirilmesi olanaksız veya aşırı ölçüde masraflı olduğu takdirde,
kendi arazisinin altından veya üstünden geçirilmesine katlanmakla yükümlüdür.
Mecra geçirilmesinin kamulaştırma kurallarına bağlı
olması hâlinde, bu Kanunun mecralara ilişkin komşuluk hükümleri uygulanmaz.
Mecrayı geçirme hakkı, hak sahibinin istemi üzerine
ve giderleri ödemesi koşuluyla tapu kütüğüne tescil edilir.
b. Yükümlü taşınmaz malikinin menfaatinin korunması
Madde 745.- Yükümlü taşınmaz maliki, kendi
menfaatinin hakkaniyete uygun bir biçimde gözetilmesini isteyebilir.
Arazinin üzerinden geçecek mecralarda olağanüstü
durumlar varsa malik, bu mecraların üzerinden geçirileceği arazi parçasının
uygun bir kısmının, zararını tam olarak karşılayacak bir bedelle satın
alınmasını isteyebilir.
c. Durumun değişmesi
Madde 746.- Durum değişirse, yükümlü taşınmaz
maliki, mecranın kendi yararına olarak başka bir yere nakledilmesini isteyebilir.
Yer değiştirme giderleri, kural olarak mecra hakkı
sahibine aittir.
Özel durumlar haklı gösterdiği takdirde, taşınmaz
maliki de giderlerin uygun bir kısmına katılmakla yükümlü tutulabilir.
7. Geçit hakları
a. Zorunlu geçit
Madde 747.- Taşınmazından genel yola çıkmak
için yeterli geçidi bulunmayan malik, tam bir bedel karşılığında bir geçit
hakkı tanınmasını komşularından isteyebilir.
Bu hak, ilk önce kendisinden bu geçidin istenmesi
önceki mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun düşen komşuya karşı ve daha
sonra bundan en az zarar görecek olana karşı kullanılır.
Zorunlu geçit iki tarafın menfaati gözetilerek belirlenir.
b. Diğer geçit hakları
Madde 748.- Taşınmaz malikinin taşınmazını
işletme veya iyileştirme ya da taşınmazı üzerinde yapı yapma amacıyla komşu
taşınmaza geçici olarak girme hakkı ile tarla yolu, hayvan sulama yolu,
kış geçidi, tomruk kaydırma yolu ve oluğu ve bunlara benzer diğer geçitler
özel kanun hükümlerine tâbidir.
Özel kanun hükmü yoksa yerel âdet uygulanır.
Doğrudan doğruya kanundan kaynaklanan geçit hakları,
tapu kütüğüne tescil edilmeksizin doğar. Ancak, bunlardan sürekli nitelikte
olanlar beyanlar sütununda gösterilir.
8. Sınırlıklar
Madde 749.- Sınırlıklar üzerinde paylı mülkiyete
ilişkin hükümler saklı kalmak üzere; her arazi maliki, taşınmazının sınırının
çit veya duvar gibi sınırlıklarla çevrilmesi için yapılan giderleri karşılar.
Arazinin sınırlıklarla çevrilmesi yükümlülüğü ve
biçimine ilişkin özel kanun hükümleri saklıdır.
9. Katılma yükümlülüğü
Madde 750.- Her taşınmaz maliki, komşuluk
hukukundan doğan yetkilerin kullanılması için gerekli işlere ve bunların
giderlerine, kendi yararlanması oranında katılmakla yükümlüdür.
IV. Başkasının arazisine girme hakkı
1. Orman ve mer'aya girme
Madde 751.- Yetkili makamlar tarafından bitki
örtüsünü korumak amacıyla yasaklanmadıkça, herkes başkasının orman ve mer'asına
girebilir ve oralarda yetişen yabanî meyve, mantar ve benzeri şeyleri,
yerel âdetlerin izin verdiği ölçüde toplayıp alabilir.
Avlanmak ve balık tutmak için başkasının arazisine
girme, özel kanun hükümlerine tâbidir.
2. Sürüklenen şeyler ile benzerlerinin alınması
Madde 752.- Su, rüzgâr, çığ veya diğer doğal
güçlerin etkisiyle ya da rastlantı sonucunda başkasının arazisine sürüklenen
veya düşen şeyler ile buraya giren büyük ve küçük baş hayvan, arı oğulu,
kanatlı hayvan ve balık gibi hayvanların hak sahipleri tarafından aranıp
alınmasına, arazi maliki izin vermek zorundadır.
Arazi maliki, bu yüzden uğradığı zararın denkleştirilmesini
istemek ve denkleştirme bedeli kendisine ödeninceye kadar o şeyleri hapsetmek
hakkına sahiptir.
3. Zorunluluk hâlinde
Madde 753.- Bir kimse kendisini veya başkasını
tehdit eden bir zararı veya o anda mevcut bir tehlikeyi ancak başkasının
taşınmazına müdahale ile önleyebilecek ve bu zarar ya da tehlike taşınmaza
müdahaleden doğacak zarardan önemli ölçüde büyük ise, malik buna katlanmak
zorundadır.
Malik, bu yüzden uğradığı zarar için hakkaniyete
uygun bir denkleştirme bedeli isteyebilir.
V. Kamu hukuku kısıtlamaları
1. Genel olarak
Madde 754.- Taşınmaz mülkiyeti hakkının kamu
yararı için kısıtlanması, özellikle yapı, yangın, doğal afetler ve sağlıkla
ilgili kolluk hizmetlerine; orman ve yollara, deniz ve göl kıyılarındaki
ana ve tali yollara sınır işaretleri ve nirengi noktaları konulmasına;
toprağın iyileştirilmesine veya bölünmesine, tarım topraklarının veya yapıya
özgü arsaların birleştirilmesine; eski eserler, doğal güzellikler, manzaralar,
seyirlik noktaları ve ender doğa anıtları ile içmeler, ılıcalar, maden
ve kaynak sularının korunmasına ilişkin mülkiyet kısıtlamaları, özel kanun
hükümlerine tâbidir.
2. Toprağın iyileştirilmesi
Madde 755.- Su yollarını düzeltme, sulama,
bataklık yerlerini kurutma, yol açma, orman yetiştirme, arazileri toplulaştırma
gibi iyileştirme işleri, ancak ilgili maliklerin ortak girişimleriyle yapılabilecekse,
arazinin yarısından fazlasına sahip bulunmak koşuluyla maliklerin üçte
ikisinin bu yolda karar vermeleri gerekir. Diğer malikler de bu karara
uymak zorundadır. Alınan karar, tapu kütüğünün beyanlar sütununda gösterilir.
Bu konulara ilişkin özel kanun hükümleri saklıdır.
C. Kaynak ve yeraltı suları
I. Mülkiyet ve irtifak hakkı
Madde 756.- Kaynaklar, arazinin bütünleyici
parçası olup, bunların mülkiyeti ancak kaynadıkları arazinin mülkiyeti
ile birlikte kazanılabilir.
Başkasının arazisinde bulunan kaynaklar üzerindeki
hak, bir irtifak hakkı olarak tapu kütüğüne tescil ile kurulur.
Yeraltı suları, kamu yararına ait sulardandır. Arza
malik olmak, onun altındaki yeraltı sularına da malik olmak sonucunu doğurmaz.
Arazi maliklerinin yeraltı sularından yararlanma
biçimi ve ölçüsüne ilişkin özel kanun hükümleri saklıdır.
II. Kaynaklara zarar verilmesi
1. Tazminat
Madde 757.- Önemli ölçüde yararlanılan veya
yararlanmak amacıyla suyu biriktirilen kaynakları veya kuyuları kazı, yapı
veya benzeri faaliyetler yüzünden kısmen olsun keserek ya da kirleterek
malikine veya onda hak sahibi olana zarar veren kimse, bu zararı gidermekle
yükümlüdür.
Zarar kasten veya ihmal yoluyla verilmemişse ya
da zarar görenin de kusuru varsa hâkim, tazminatın gerekip gerekmediğini,
gerekiyorsa miktar ve türünü takdir eder.
2. Eski duruma getirme
Madde 758.- Bir taşınmazda oturmak, onu işletmek
veya bir yerin içme ya da kullanma suyunu sağlamak için gerekli olan kaynaklar
kesilir ve kirletilirse, kaynağın olabildiği ölçüde eski duruma getirilmesi
istenebilir.
Bunlar dışında eski duruma getirme, ancak özel hâller
haklı gösterdiği takdirde istenebilir.
III. Aynı yataktan beslenen kaynaklar
Madde 759.- Değişik maliklere ait komşu kaynaklar,
ortak bir ana kaynaktan beslenmekte ise maliklerden her biri, bu kaynakların
birlikte tutulmasını ve suyun hak sahiplerine o zamana kadarki yararlanmaları
oranında dağıtılmasını isteyebilir.
Hak sahipleri, ortak tesis masraflarını yararlanmaları
oranında üstlenirler.
Birinin karşı çıkması hâlinde, hak sahiplerinden
her biri, diğer kaynaklardaki su azalacak olsa bile, kendi kaynağındaki
suyun tutulup akıtılması için gerekli işleri yapabilir ve kendi kaynağına
gelen suyun miktarı bu işler sonunda çoğaldığı takdirde, ancak bu çoğalma
oranında bir bedel vermekle yükümlü olur.
IV. Özel kanun hükümleri ve yerel âdet
Madde 760.- Özel mülkiyete tâbi arazide bulunan
kaynak, kuyu veya derelerden komşuların ve diğer kişilerin su içme, su
alma veya hayvan sulama ya da benzer yollarla yararlanmaları özel kanun
hükümlerine tâbidir. Özel kanun hükmü yoksa yerel âdet uygulanır.
V. Zorunlu su
Madde 761.- Evi, arazisi veya işletmesi için
gerekli sudan yoksun olup, bunu aşırı zahmet ve gidere katlanmaksızın başka
yoldan sağlayamayan taşınmaz maliki, komşusundan, onun ihtiyacından fazla
olan suyu tam bir bedel karşılığında almasını sağlayacak bir irtifak kurulmasını
isteyebilir.
Zorunlu su irtifakının kurulmasında öncelikle kaynak
sahibinin menfaati gözetilir.
Durum değişirse, kurulmuş irtifak hakkının değiştirilmesi
veya kaldırılması istenebilir. |