İKİNCİ BÖLÜM
TAŞINMAZ REHNİ
BİRİNCİ AYIRIM
GENEL HÜKÜMLER
A. Koşullar
I. Taşınmaz rehninin türleri
Madde 850.- Taşınmaz rehni, ancak ipotek,
ipotekli borç senedi veya irat senedi şeklinde kurulabilir.
II. Güvence altına alınan alacak
1. Ana para
Madde 851.- Taşınmaz rehni, miktarı Türk
parası ile gösterilen belli bir alacak için kurulabilir. Alacağın miktarının
belli olmaması hâlinde, alacaklının bütün istemlerini karşılayacak şekilde
taşınmazın güvence altına alacağı üst sınır taraflarca belirtilir.
Yurt içinde veya dışında faaliyette bulunan kredi kuruluşlarınca yabancı para üzerinden veya yabancı para
ölçüsü ile verilen kredileri güvence altına almak için yabancı para üzerinden taşınmaz rehni kurulabilir. Bu hâlde
her derecenin ifade ettiği miktar, rehin konusu alacağın tespit edildiği
para türü üzerinden gösterilir. Ancak, aynı derecede birden fazla para
türü kullanılarak rehin kurulamaz.
Yabancı para üzerinden kurulan rehne ait bir derecenin
boşalması hâlinde, yerine, tescil edileceği tarihteki karşılığı Türk parası
veya yabancı para üzerinden rehin kurulabilir. Türk parası ile kurulmuş
bir rehne ait derecenin boşalması hâlinde ise, yerine tescil edileceği
tarihteki karşılığı yabancı para üzerinden rehin kurulabilir.
Yabancı veya Türk parası karşılıklarının hesabında
hesap günündeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının döviz alış kuru esas
alınır. Rehin haklarının hangi yabancı paralar üzerinden kurulabileceği
Bakanlar Kurulunca belirlenir.
2. Faiz
Madde 852.- Sınırlayıcı hükümler saklı kalmak
kaydıyla, taraflar faiz oranını diledikleri gibi kararlaştırabilirler.
III. Taşınmaz
1. Rehne konu olabilme
Madde 853.- Rehin hakkı, ancak tapuya kayıtlı
taşınmazlar üzerinde kurulabilir.
2.Belirli olma
a. Taşınmaz tek ise
Madde 854.- Rehin kurulurken, konusu olan
taşınmazın belirtilmesi gerekir.
Bölünen taşınmazın parselleri tapu kütüğüne ayrı
ayrı kaydedilmedikçe rehne konu olamaz.
b. Taşınmaz birden çok ise
Madde 855.- Birden çok taşınmazın aynı borç
için rehnedilmesi, taşınmazların aynı malike veya borçtan müteselsilen
sorumlu olan maliklere ait olmalarına bağlıdır.
Aynı alacak için birden çok taşınmazın rehnedildiği
diğer hâllerde, her taşınmazın alacağın ne miktarı için güvence oluşturduğu
rehin kurulurken belirtilir.
Aksine bir anlaşma bulunmadıkça, tapu idaresi, re'sen
güvenceyi taşınmazların her birine değeri oranında dağıtır.
B. Rehnin kurulması ve sona ermesi
I. Rehnin kurulması
1. Tescil
Madde 856.- Taşınmaz rehni tapu kütüğüne
tescil ile kurulur. Kanunda öngörülen ayrık durumlar saklıdır.
Taşınmaz rehninin kurulmasına ilişkin sözleşmenin
geçerliliği, resmî şekilde yapılmış olmasına bağlıdır.
2. Birden çok kişiye ait taşınmazlarda
Madde 857.- Paylı mülkiyette paydaş kendi
payını rehnedebilir.
Pay üzerinde rehin kurulduktan sonra paydaşlar malın
tamamını rehnedemezler.
Elbirliği mülkiyetine tâbi taşınmaz, ancak bütün
olarak ve maliklerin tamamı adına rehnolunabilir.
II. Rehnin sona ermesi
Madde 858.- Taşınmaz rehni, tescilin terkini
veya taşınmazın tamamen yok olmasıyla sona erer.
Kamulaştırmaya ilişkin kanun hükümleri saklıdır.
III. Taşınmazların birleştirilmesi
1. Rehnin başka taşınmaz üzerine geçmesi
Madde 859.- Yetkili kamu kurum veya kuruluşu
tarafından gerçekleştirilen parsel birleştirilmesi ve dağıtımı işlemi sonucunda
birleştirilen parsel üzerindeki rehinler, sıralarını koruyarak o parselin
yerine verilen taşınmaz üzerine geçer.
Birleştirme sonucunda meydana gelen taşınmaz, değişik
alacaklar için rehinli veya bazıları rehinsiz birden çok parselin yerini
alırsa; bu taşınmaz üzerine geçen rehin hakları, taşınmazı bütün olarak
kapsar ve olanak ölçüsünde sıralarını korurlar.
2. Borçlunun taşınmazı rehinden kurtarması
Madde 860.- Birleştirilen taşınmazlardan
biri ile güvence altına alınmış olan alacağın borçlusu, üç ay önce bildirmek
koşuluyla birleştirme sırasında karşılığını ödeyerek taşınmazı rehinden
kurtarabilir.
3. Bedel olarak ödenen para
Madde 861.- Rehinli bir taşınmaz için bedel
olarak ödenen para, alacaklılar arasında sıralarına göre, aynı sırada iseler
alacaklarının miktarlarıyla orantılı olarak bölüştürülür.
Bu bedel, rehinle güvenceye bağlanmış olan alacak
miktarının yirmide birinden fazla olduğu veya yeni taşınmaz, alacak için
yeterli güvence oluşturmadığı takdirde, alacaklının rızası olmadan borçluya
ödenemez.
C. Hükmü
I. Rehnin kapsamı
Madde 862.- Rehin, taşınmazı bütünleyici parçaları
ve eklentileri ile birlikte yükümlü kılar.
Rehnin kuruluşu sırasında makine, otel döşeme eşyası
gibi açıkça eklenti olarak gösterilen ve tapu kütüğünde beyanlar sütununa
yazılan şeyler, kanuna göre bu nitelikte olamayacakları ispat edilmedikçe
eklenti sayılır.
Üçüncü kişilerin eklentiler üzerindeki hakları saklıdır.
II. Kira bedelleri
Madde 863.- Kiraya verilmiş taşınmaz üzerindeki
rehnin kapsamına, borçluya karşı rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takibe
başlanmasından veya borçlunun iflâsının ilânından başlayarak rehnin paraya
çevrilmesi anına kadar işleyen kira bedelleri de girer.
Rehin hakkı, kiracılara karşı ancak cebrî icra yoluyla
takibin kendilerine bildirilmesi veya iflâs kararının ilânından sonra ileri
sürülebilir.
Rehinli taşınmaz malikinin henüz muaccel olmamış
kira bedelleri üzerinde yaptığı hukukî işlemler ile diğer alacaklılar tarafından
koydurulan hacizler, kira alacaklarının muaccel olmalarından önce rehnin
paraya çevrilmesi yoluyla takibe başlamış olan rehinli alacaklılara karşı
geçerli değildir.
III. Zamanaşımı
Madde 864.- Rehnin tapu kütüğüne tescil edilmesinden
sonra alacak için zamanaşımı işlemez.
IV. Önlem alma yetkisi
1. Değer düşmelerine karşı
a. Koruma önlemleri
Madde 865.- Malik, rehinli taşınmazın değerini
düşüren davranışlarda bulunursa; alacaklı, hâkimden bu gibi davranışları
yasaklamasını isteyebilir.
Alacaklıya, gerekli önlemleri almak üzere hâkim
tarafından yetki verilebileceği gibi; gecikmesinde tehlike bulunan hâllerde
alacaklı, böyle bir yetki verilmeden de gerekli önlemleri kendiliğinden
alabilir.
Alacaklı, önlem için yapmış olduğu giderleri malikten
isteyebilir ve bu alacakları için taşınmaz üzerinde, tescile gerek olmaksızın
ve tescil edilmiş olan diğer yüklerden önce gelen bir rehin hakkına sahip
olur.
b. Güvence, eski hâle getirme, kısmî ödeme isteme
Madde 866.- Rehinli taşınmazın değerinde
düşme meydana gelmişse alacaklı, alacağı için başka güvence göstermesini
veya rehinli taşınmazın eski hâle getirilmesini borçludan isteyebilir.
Alacaklı, rehinli taşınmazın değerinin düşmesi tehlikesinin
mevcut olması hâlinde de güvence isteyebilir.
Yeterli güvence hâkim tarafından belirlenen süre
içinde verilmediği takdirde alacaklı, güvence eksiğini karşılayacak miktardaki
alacak kısmının ödenmesini isteyebilir.
2. Değerin kusur olmadan düşmesi
Madde 867.- Değer düşmesi malikin kusuru
olmadan meydana gelmişse alacaklı, ancak malikin zarardan ötürü aldığı
tazminat miktarını aşmayacak ölçüde borçludan güvence vermesini veya kısmî
ödeme yapmasını isteyebilir.
Bununla birlikte alacaklı, değer düşmesinin önlenmesi
veya giderilmesi için gerekli önlemleri kendiliğinden alabilir. Alacaklı,
bu amaçla yaptığı masraflardan dolayı rehinli taşınmaz üzerinde tescile
gerek olmaksızın ve tescil edilmiş olan diğer yüklerden önce gelen bir
rehin hakkına sahip olur. Malik, bu masraflardan kişisel olarak sorumlu
değildir.
3. Rehinli taşınmazın kısmen devri
Madde 868.- Malik, rehinli taşınmazın güvence
altına aldığı alacağın yirmide birinden az değeri olan bir parçasını başkasına
devrederse; alacaklı, kendisine bu parça ile orantılı bir ödeme yapıldığı
veya taşınmazın geri kalan kısmı yeterli güvence oluşturduğu takdirde,
devredilen parça üzerindeki rehni kaldırmaktan kaçınamaz.
V. Rehinden sonra kurulan aynî haklar
Madde 869.- Malikin rehinli taşınmaz üzerinde
yeni sınırlı aynî haklar kurmayacağını taahhüt etmesi geçerli değildir.
Tarihi daha eski olan rehin hakkı, aynı taşınmaz
üzerinde alacaklının izni olmadan daha sonra kurulan irtifak haklarından
veya taşınmaz yüklerinden önce gelir. Sonradan kurulan ve rehnin paraya
çevrilmesi sırasında daha eski tarihli rehinli alacaklılara zarar veren
irtifaklar ve taşınmaz yükleri terkin edilir.
Önceki rehinli alacaklının istemiyle irtifak hakları
veya taşınmaz yükleri terkin edilen kimselerin, rehinli taşınmazın paraya
çevrilmesinde, hakları sonradan tescil edilenlere karşı, satış bedelinden
haklarının değerini karşılayan miktarı almak hususunda öncelikleri vardır.
VI. Rehin derecesi
1. Rehin derecesinin hükümleri
Madde 870.- Rehnin sağladığı güvence, tescilde
belirtilen rehin derecesi ile sınırlıdır.
Taşınmaz rehni, sırada kendisinden önce gelecek
olanın miktarının tescilde belirtilmesi kaydıyla ikinci veya daha sonraki
derecede de kurulabilir.
2. Rehin dereceleri arasındaki ilişki
Madde 871.- Aynı taşınmaz üzerinde farklı
sıralarda kurulmuş bulunan rehin haklarından birinin terkin edilmiş olması,
sonraki sırada yer alan rehinli alacaklıya boşalan dereceye geçme hakkı
vermez.
Terkin edilen rehin hakkı yerine yeni bir rehin
hakkı kurulabilir.
Sonraki sırada yer alan rehinli alacaklılara boşalan
dereceye geçme hakkı veren sözleşmelerin geçerliliği, resmî şekilde yapılmalarına;
aynî etki sağlamaları, tapu kütüğüne şerh verilmelerine bağlıdır.
3. Boş dereceler
Madde 872.- Sonraki sıralarda kurulmuş bir
rehin hakkından önce gelen bir rehin mevcut değilse veya borçlu önceki
bir rehin senedi üzerinde tasarruf etmemişse ya da önceki sırada bulunan
rehinli alacak, o derece için tescilde belirtilen miktardan az ise; taşınmazın
paraya çevrilmesinde satış bedeli, boş derece hesaba katılmaksızın sonraki
alacaklılara sıralarına göre dağıtılır.
VII. Rehnin paraya çevrilmesi
1. Paraya çevirme şekli
Madde 873.- Borç ödenmezse alacaklı, alacağını
rehinli taşınmazın satış bedelinden elde etme hakkına sahiptir.
Borcun ödenmemesi hâlinde rehinli taşınmazın mülkiyetinin
alacaklıya geçeceğine ilişkin sözleşme hükmü geçersizdir.
Aynı alacak için birden çok taşınmazın rehnedilmiş
olması hâlinde, rehnin paraya çevrilmesi istemi, taşınmazların tamamı hakkında
yapılır. Bununla birlikte, icra dairesi onlardan ancak gerektiği kadarını
paraya çevirir.
2. Satış bedelinin dağıtılması
Madde 874.- Rehinli taşınmazın satış bedeli,
alacaklılar arasında sıralarına göre dağıtılır.
Aynı sırada olan alacaklılar arasında o sıraya düşen
satış bedeli alacakları oranında dağıtılır.
3. Güvencenin kapsamı
Madde 875.- Taşınmaz rehninin alacaklıya
sağladığı güvencenin kapsamına şunlar girer:
1. Ana para,
2. Takip giderleri ve gecikme faizi,
3. İflâsın açıldığı veya rehnin paraya çevrilmesinin
istendiği tarihe kadar muaccel olmuş üç yıllık faiz ile son vadeden başlayarak
işleyen faiz.
Daha önce belirlenmiş olan faiz oranı, sonradan
gelen alacaklıların zararına olarak artırılamaz.
4. Zorunlu masrafların güvencesi
Madde 876.- Alacaklı, rehinli taşınmazın
korunması için zorunlu masraf yapmışsa ve özellikle malikin borçlu olduğu
sigorta primlerini ödemişse, bundan doğan alacakları tescile gerek olmaksızın
aynen rehinli alacağı gibi güvenceden yararlanır.
VIII. Arazinin iyileştirilmesi hâlinde rehin hakkı
1. Öncelik
Madde 877.- Bir kamu kurum veya kuruluşunun
katkısıyla iyileştirilen arazinin değerinde bir artma meydana gelirse malik,
iyileştirme giderlerinden payına düşeni karşılamak üzere kendisine ödünç
veren alacaklı lehine tescil suretiyle rehin hakkı kurabilir. Kurulan rehin,
taşınmaz üzerindeki diğer bütün yüklerden önce gelir.
İyileştirme, kamu kurum veya kuruluşunun katkısı
olmaksızın yapılmış ise, malik taşınmazı üzerinde en çok masrafların üçte
ikisi için rehin kurabilir.
2. Borcun ödenmesi ve rehnin sona ermesi
Madde 878.- İyileştirme, kamu kurum veya
kuruluşunun katkısı olmaksızın yapılmış ise, rehinli alacağın en çok beş
yıl içinde eşit taksitlerle ödenmesi gerekir.
Alacağın veya yıllık taksitlerin muaccel olmasından
beş yıl sonra rehin hakkı sona erer ve sonraki alacaklılar sıralarına göre
ilerlerler.
IX. Sigorta tazminatı üzerinde hak
Madde 879.- Muaccel olan sigorta tazminatı,
malike ancak bütün rehinli alacaklıların rızasıyla ödenebilir.
Sigorta tazminatı taşınmazın eski hâle getirilmesi
için harcanacaksa, malik tarafından yeterli bir güvence gösterilmesi koşuluyla
kendisine ödenir.
X. Alacaklının temsili
Madde 880.- Acele karar alınması gereken hâllerde,
borçlunun veya diğer bir ilgilinin istemesi üzerine, şahsen hareket etmesi
kanun hükmü gereği olup da adı veya nerede olduğu bilinmeyen alacaklıya,
rehinli taşınmazın bulunduğu yer sulh hâkimi tarafından bir kayyım atanır.
İKİNCİ AYIRIM
İPOTEK
A. Amaç ve nitelik
Madde 881.- Hâlen mevcut olan veya henüz doğmamış
olmakla beraber doğması kesin veya olası bulunan herhangi bir alacak, ipotekle
güvence altına alınabilir.
İpoteğe konu olacak taşınmazın, borçlunun mülkiyetinde
bulunması gerekmez.
B. Kurulması ve sona ermesi
I. Kuruluş
Madde 882.- Miktarı belirli olmayan veya değişebilen
alacaklar da, belli rehin derecesine yerleştirilir ve tescilden sonra alacak
miktarında meydana gelecek değişmelere bakılmaksızın sırasını korur.
Tapu memuru istem üzerine alacaklıya ipoteği gösteren
bir belge verir. Sadece tescilin yapıldığını ispata yarayan bu belge kıymetli
evrak niteliği taşımaz.
Tescilin yapıldığının sözleşme üzerine yazılıp onaylanması,
ipotek belgesi yerine geçer.
II. Sona erme
1. İpoteğin terkinini isteme hakkı
Madde 883.- Alacak sona erince ipotekli taşınmazın
maliki, alacaklıdan ipoteği terkin ettirmesini isteyebilir.
2. Borçtan sorumlu olmayan malikin hakkı
Madde 884.- Borçtan şahsen sorumlu olmayan
rehinli taşınmaz maliki, borçluya ait koşullar içinde borcu ödeyerek taşınmazın
üzerindeki ipoteğin kaldırılmasını isteyebilir.
Alacak, borcu ödeyen malike geçer.
3. İpotekten kurtarma
a. Koşulları ve usulü
Madde 885.- Değerini aşan bir borç için ipotek
edilmiş olan bir taşınmazı edinen kimse, borçtan şahsen sorumlu değilse,
icra takibine başlanmadan önce, satın alma bedelini ödeyerek taşınmazı
ipotekten kurtarabilir. Taşınmazı karşılıksız olarak edinen kimse de, takdir
edeceği bedeli ödeyerek bu hakkı kullanabilir.
İpotekten kurtarma hakkı, alacaklılara altı ay önce
yapılacak yazılı ihbarla kullanılabilir.
İpotekten kurtarma bedeli alacaklılar arasında sıralarına
göre dağıtılır.
b. Açık artırma
Madde 886.- İpotekten kurtarma ihbarına karşı
alacaklılar, ihbarın tebliğinden başlayarak bir ay içinde giderleri peşin
ödemek suretiyle, ipotekli taşınmazın açık artırma yoluyla satılmasını
isteyebilirler.
Satış, icra dairesince İcra ve İflâs Kanunu hükümlerine
göre yapılır.
Açık artırmada elde edilen miktarın satış bedelinden
veya malik tarafından takdir edilen bedelden fazla olması hâlinde, bu miktar
ipotekten kurtarma bedeli sayılır. Artırma bedelinin fazla olduğu hâllerde
açık artırma giderleri malike, aksi hâlde açık artırmayı isteyen alacaklıya
ait olur.
4. Ödeme istemi
Madde 887.- İpotekli taşınmazın maliki borçtan
şahsen sorumlu değilse, alacaklının ödeme isteminin ona karşı etkili olması,
bu istemin hem borçluya, hem kendisine karşı yapılmış olmasına bağlıdır.
C. Hükmü
I. Mülkiyet ve borçluluk
1. Taşınmazın devri
Madde 888.- İpotekli taşınmazın devri, aksi
kararlaştırılmış olmadıkça, borçlunun sorumluluğunda ve güvencede bir değişiklik
meydana getirmez.
Yeni malik borcu yüklendiği takdirde alacaklı, kendisine
başvurma hakkını saklı tuttuğunu bir yıl içinde yazılı olarak önceki borçluya
bildirmezse, borçlu borcundan kurtulur.
2. Taşınmazın bölünmesi
Madde 889.- İpotekli taşınmazın bir kısmının
veya aynı malike ait bulunan ipotekli taşınmazlardan birinin başkasına
devredilmesi ya da ipotekli taşınmazın bölünmesi hâlinde, aksine bir anlaşma
yoksa, rehin taşınmazlara değerleri oranında tapu idaresince re'sen dağıtılır.
Bu dağıtımı kabul etmeyen alacaklı, dağıtımın kesinleştiğinin
kendisine tebliğinden başlayarak bir ay içinde yazılı bildirimde bulunmak
suretiyle alacağın bir yıl içinde ödenmesini borçludan isteyebilir.
Yeni malikler, kendilerine ait taşınmaza düşen borcu
yüklendikleri takdirde alacaklı, kendisine başvurma hakkını saklı tuttuğunu
önceki borçluya bir yıl içinde yazılı olarak bildirmezse, borçlu borcundan
kurtulur.
3. Borcu yüklenmenin bildirilmesi
Madde 890.- Taşınmazın yeni maliki borcu
yüklenirse, tapu idaresi bunu alacaklıya bildirir.
Alacaklıya tanınan hakkını saklı tuttuğuna ilişkin
bir yıllık beyan süresi, tapu idaresince yapılan bildirimin tebliği tarihinden
işlemeye başlar.
II. Alacağın devri
Madde 891.- İpotekle güvence altına alınmış
bir alacağın devrinin geçerli olması, devrin tapu kütüğüne tescil edilmesine
bağlı değildir.
D. Kanunî ipotek
I. Tescile tâbi olmayan kanunî ipotek
Madde 892.- Kanunî ipotek haklarının doğumu,
aksi kanunda öngörülmüş olmadıkça, tapu kütüğüne tescil edilmelerine bağlı
değildir.
II. Tescile tâbi kanunî ipotekler
1. Hâller
Madde 893.- Aşağıdaki alacaklılar, kanunî
ipotek hakkının tescilini isteyebilirler:
1. Satıştan doğan alacağı için satılan taşınmaz
üzerinde satıcı,
2. Elbirliği ortaklığına giren taşınmazlarda paylaşmadan
doğan alacakları için birlikte mirasçı olanlar veya diğer elbirliği ortakları,
3. Bir taşınmaz üzerinde yapılan yapı veya diğer
işlerde malzeme vererek veya vermeden emek sarf ettikleri için malzeme
ve emek karşılığı olarak malik veya yükleniciden alacaklı olan alt yüklenici
veya zanaatkârlar.
Alacaklıların, bu kanunî ipotek hakkından önceden
feragat etmeleri geçerli değildir.
2. Satıcılar, mirasçılar ve diğer elbirliği ortakları
bakımından
Madde 894.- Satıcıların, mirasçıların ve
diğer elbirliği ortaklarının kanunî ipotek haklarının, mülkiyetin naklini
izleyen üç ay içinde tapu kütüğüne tescil edilmiş olması gerekir.
3. Zanaatkâr ve yükleniciler bakımından
a. Tescil
Madde 895.- Zanaatkârların ve yüklenicilerin
kanunî ipotek hakları, çalışmayı veya malzeme vermeyi yüklendikleri andan
başlayarak tapu kütüğüne tescil olunabilir.
Tescilin yüklenilen işin tamamlanmasından başlayarak
üç ay içinde yapılmış olması gerekir.
Tescilin yapılması için alacağın malik tarafından
kabul edilmiş veya mahkemece karara bağlanmış olması şarttır.
Malik yeterli güvence gösterirse tescil istenemez.
b. Sıra
Madde 896.- Hakları değişik tarihlerde tescil
edilmiş olsa bile zanaatkârlar ve yükleniciler, kanunî ipotekten yararlanma
bakımından kendi aralarında aynı sırada sayılırlar.
c. Öncelik
Madde 897.- Satış bedeli zanaatkârlar ve
yüklenicilerin alacaklarının tamamını karşılamadığı takdirde kalan kısım,
ipotek hakkı elde eden önceki sıradaki alacaklıların payına düşen satış
bedelinden arsa değeri çıkarıldıktan sonra artan para ile karşılanır. Ancak
bu, taşınmaz üzerindeki yüklerin zanaatkârlar ve yüklenicilerin zararına
olacağının alacaklılar tarafından bilinebilir olmasına bağlıdır.
Önceki sırada bulunan alacaklılar, rehin senetlerini
devrederlerse, bu devir yüzünden zanaatkârlar ve yüklenicilerin elde edemedikleri
alacak miktarını tazmin etmekle yükümlü olurlar.
İşe başlandığı, hak sahibi, zanaatkârlar veya yüklenicilerden
birinin bildirimi üzerine tapu kütüğünün beyanlar sütununa yazıldıktan
sonra, tescilin yapılabileceği sürenin sonuna kadar taşınmaz üzerinde ipotekten
başka türde rehin tescil edilemez.
ÜÇÜNCÜ AYIRIM
İPOTEKLİ BORÇ SENEDİ VE İRAT SENEDİ
A. İpotekli borç senedi
I. Amaç ve nitelik
Madde 898.- İpotekli borç senedi, taşınmaz
rehniyle güvence altına alınmış kişisel bir alacak meydana getirir.
II. Değer biçilmesi
Madde 899.- İpotekli borç senedi yoluyla rehin
kurulması için tapu idaresince taşınmaza resmen değer biçilir.
Biçilmiş değeri aşan miktar için ipotekli borç senedi
yoluyla rehin kurulamaz.
III. Muacceliyet bildirimi
Madde 900.- İpotekli borç senedindeki alacak,
aksi kararlaştırılmış olmadıkça, faizlerin ödenmesi gereken tarihte, bu
tarihten en az altı ay önce alacaklı veya borçlu tarafından diğer tarafa
yapılacak bildirimle muaccel olur.
IV. Malikin durumu
Madde 901.- İpotekli borç senedindeki borçtan
kişisel olarak sorumlu olmayan rehinli taşınmaz maliki hakkında ipoteğe
ilişkin hükümler uygulanır.
Taşınmaz maliki, alacaklıya karşı borçluya ait bütün
def'ileri ileri sürebilir.
V. Devir ve bölünme
Madde 902.- İpotekli borç senedinin güvencesi
olan taşınmazın devrine veya bölünmesine ilişkin sonuçlar hakkında ipotek
hükümleri uygulanır.
B. İrat senedi
I. Amaç ve nitelik
Madde 903.- İrat senedi, bir taşınmaz üzerinde
taşınmaz yükü şeklinde kurulmuş bir alacak hakkı meydana getirir.
İrat senedinin güvencesini ancak tarım arazisi,
konutlar ve üzerinde bina yapılabilecek arsalar oluşturabilir.
İrat senedi, kişisel borç doğurmaz ve borcun sebebini
de göstermez.
II. Sorumluluğun sınırı
Madde 904.- İrat senetlerindeki alacak miktarı,
tarım arazisinde arazinin gelir değerinin, diğer taşınmazlarda taşınmazın
gelir değeri ile bina ve arsa değerleri ortalamasının beşte üçünü aşamaz.
Değerlendirmeler tapu idaresince resmen yapılır.
III. Devletin sorumluluğu
Madde 905.- Değer biçilmesinde gereken özenin
gösterilmemesinden Devlet sorumludur.
Devlet, kusuru olan memurlara rücu edebilir.
IV. Yükten kurtarma
Madde 906.- İrat senedi ile yüklü olan taşınmazın
maliki, sözleşmeyle daha uzun bir bildirim süresi kabul edilmiş olsa bile,
her altı yıllık dönemin sonu için bir yıl önce bildirmek ve bedelini ödemek
koşuluyla taşınmazın yükten kurtarılmasını isteyebilir.
Kanunda öngörülen hâller dışında alacaklı, ancak
her on yıllık dönemin sonu için bir yıl önce bildirmek suretiyle borcun
ödenmesini isteyebilir.
V. Borç ve mülkiyet
Madde 907.- İrat senedinin borçlusu yüklü
taşınmazın malikidir.
Yüklü taşınmazı edinen kimse irat senedinin borçlusu
olur ve eski malik başka bir işleme gerek kalmaksızın borcundan kurtulur.
Faiz borçları, taşınmazla güvenceye bağlı olmaktan
çıktığı tarihten başlayarak malikin kişisel borcu olur.
VI. Bölünme
Madde 908.- İrat senediyle yüklü taşınmazın
bölünmesi hâlinde, parsellerin malikleri irat senedinin borçlusu olurlar.
İrat senedi borcunun parsellere dağıtılmasında,
ipotekle yüklü taşınmazın bölünmesine ilişkin hükümler uygulanır.
Alacaklı, borcun parsellere dağıtımının kesinleşmesinden
başlayarak bir ay içinde yapacağı bildirimle bir yıl içinde irat senedinin
satın alınmasını isteyebilir.
C. Ortak hükümler
I. Kurulması
1. Alacağın niteliği
Madde 909.- İpotekli borç senedi ve irat
senedi koşul ve karşı edim kaydı içeremez.
2. Senedin dayanağı borç ile ilişkisi
Madde 910.- İpotekli borç senedinin veya
irat senedinin düzenlenmesiyle birlikte dayanağı olan borç ilişkisi yenileme
yoluyla sona erer.
Bunun aksine yapılan sözleşme, sadece tarafları
ve iyiniyetli olmayan üçüncü kişileri etkiler.
3. Tescil ve rehin senedi
a. Rehin senedini düzenleme gereği
Madde 911.- İpotekli borç senedi veya irat
senedi için tapu kütüğüne yapılacak tescilden başka rehin senedi de düzenlenir.
Senet daha sonra düzenlenmiş olsa bile, hukukî sonuçlarını
tescil tarihinden başlayarak doğurur.
b. Rehin senedinin düzenlenmesi
Madde 912.- İpotekli borç senedi ve irat
senedi, tapu memuru tarafından düzenlenir.
Senetler üzerinde tapu memuru ile yetkili Hazine
temsilcisinin imzaları bulunur.
Bu senetler, alacaklı veya temsilcisine ancak borçlunun
ve yüklü taşınmazın malikinin yazılı rızaları üzerine verilebilir.
c. Rehin senedinin şekli
Madde 913.- İpotekli borç senedi ve irat
senedinin şekilleri tüzükle belirlenir.
4. Alacaklının belirlenmesi
a. Düzenleme sırasında
Madde 914.- İpotekli borç senedi ve irat
senedi nama veya hamile yazılı düzenlenebilir.
Bu senetler, yüklü taşınmazın maliki adına da düzenlenebilir.
b. Ortak temsilci
Madde 915.- İpotekli borç senedi veya irat
senedi düzenlenirken, gerekli ödemeleri yapmak ve ödenecek paraları tahsil
etmek, yapılacak tebliğleri almak, güvence azalmalarına rıza göstermek
ve genel olarak alacaklının, borçlunun ve malikin haklarını tam bir özen
ve tarafsızlıkla korumak üzere bunlar tarafından bir temsilci atanabilir.
Temsilcinin adı tapu kütüğüne ve rehin senedine
yazılır.
Temsilcinin yetkisinin sona ermesi hâlinde ilgililer
anlaşamazlarsa, sulh hâkimi gerekli önlemleri alır.
5. Ödeme yeri
Madde 916.- Rehin senedinden aksi anlaşılmadıkça,
senet hamile yazılı olsa bile borçlu, bütün ödemelerini alacaklının yerleşim
yerinde yapmak zorundadır.
Alacaklının yerleşim yeri bilinmediği veya alacaklı
yerleşim yerini borçlunun zararına değiştirdiği takdirde borçlu, borcunu
kendi yerleşim yerindeki veya alacaklının eski yerleşim yerindeki hâkimin
belirleyeceği yere tevdi ederek borcundan kurtulabilir.
Senedin faiz kuponları varsa faiz ödemesi, kuponları
ibraz edene yapılır.
6. Alacağın devrinden sonra ödeme
Madde 917.- Alacağın devri hâlinde borçlu,
kendisine bildirilmiş olmadıkça kupona bağlı olmayan faiz ve yıllık edimleri,
senet hamile yazılı olsa bile, eski alacaklıya ödeyebilir.
Ana paranın tamamen veya kısmen ödenmesi, ancak
ödeme zamanında kendisinin alacaklı olduğunu ispat eden kimseye yapılmış
ise geçerlidir.
II. Sona erme
1. Alacaklının olmaması
Madde 918.- Alacaklı yoksa veya rehin hakkından
feragat ederse borçlu, tapu kütüğündeki tescili terkin ettirip ettirmemekte
serbesttir.
Borçlu, zilyetliğine geçmiş olan senedi yeniden
tedavüle çıkartabilir.
2. Terkin
Madde 919.- İpotekli borç senedi veya irat
senedine ilişkin tescil, ancak tarafların veya mahkemenin rehin senedini
iptal etmesi üzerine terkin edilebilir.
III. Alacaklının hakları
1. İyiniyetin korunması
a. Tescil bakımından
Madde 920.- İpotekli borç senedinden veya
irat senedinden doğan alacak, tapu kütüğüne iyiniyetle dayanan herkes için
kütükteki tescile göre geçerlidir.
b. Senet bakımından
Madde 921.- Usulüne göre düzenlenmiş olan
ipotekli borç senedi veya irat senedi, ona iyiniyetle dayanan herkes hakkında,
içinde yazılı olanlara göre geçerlidir.
c. Senet ile tescilin ilişkisi
Madde 922.- İpotekli borç senedi veya irat
senedi metninde yazılı olanlar tapu kütüğündeki tescile uymazsa veya tapu
kütüğünde tescil yoksa, kütük esas alınır.
Bununla birlikte senedi iyiniyetle edinen kimse,
tapu kütüğüne ilişkin hükümler uyarınca tazminat isteyebilir.
2. Hakkın ileri sürülmesi
Madde 923.- Nama veya hamile yazılı ipotekli
borç senedi veya irat senedindeki alacak, ancak senet üzerindeki zilyetlikle
birlikte devir veya rehin edilebilir veya başka bir tasarrufa konu olabilir.
Senetlerin henüz düzenlenmemiş olması veya mahkeme
tarafından iptal edilmesi hâlinde alacağı ileri sürme hakkı saklıdır.
3. Alacağın devri
Madde 924.- İpotekli borç senedindeki veya
irat senedindeki alacağın devri, rehin senedinin teslim edilmesine bağlıdır.
Rehin senedinin nama yazılı olması hâlinde devralanın
adı ve devir işlemi senet üzerine yazılır.
IV. İptal
1. Senedin kaybedilmesi
Madde 925.- Rehin senedi irade dışında elden
çıkmış veya borcu sona erdirme kastı olmaksızın yok edilmiş ise alacaklı,
rehin senedini ve kuponu mahkeme kararıyla iptal ettirerek borçludan borcunu
ödemesini ve eğer alacak henüz muaccel değilse yeni bir rehin senedi veya
kupon düzenlenmesini isteyebilir.
İptal kararı, hamile yazılı kıymetli evrakın iptaline
ilişkin hükümler gereğince verilir; ancak, ibraz süresi bir yıldır.
Borçlu da ödenmiş olmasına rağmen geri verilmemiş
olan senet için aynı hükümler uyarınca senedin iptalini isteyebilir.
2. İlân yoluyla duyuru
Madde 926.- İpotekli borç senedi veya irat
senedinin alacaklısının kim olduğu on yıldan beri bilinmiyor ve bu süre
içinde faiz ödenmesi de istenmemiş bulunuyorsa, rehinli taşınmazın maliki,
alacaklının ortaya çıkması için gaipliğe ilişkin hükümlere göre ilân yapılmasını
hâkimden isteyebilir.
Alacaklı ortaya çıkmaz ve yapılan araştırma sonunda
büyük bir olasılıkla alacağın artık mevcut olmadığı anlaşılırsa, hâkim
tarafından senedin iptaline karar verilir; bu kararla rehin derecesi boşalmış
olur.
V. Borçlunun def'ileri
Madde 927.- Borçlu yalnız tescilden veya senetten
doğan def'ileri ve istemde bulunan alacaklıya karşı sahip olduğu kişisel
def'ileri ileri sürebilir.
VI. Ödenen senedin geri verilmesi
Madde 928.- Borcun tamamını ödeyen borçlu,
alacaklıdan senedin iptal edilmemiş olarak geri verilmesini isteyebilir.
VII. Hukukî ilişkide değişiklik
Madde 929.- Borçlu borcun kısmen ödenmesi
veya borç yükünün hafifletilmesi ya da güvencenin azaltılması gibi hukukî
ilişkide meydana gelen değişiklikleri tapu kütüğüne tescil ettirme hakkına
sahiptir.
Tapu memuru, bu tür değişiklikleri senet üzerine
de yazar.
Meydana gelen değişikliklerin tescil edilmemiş olması
hâlinde, senette yazılı yıllık edimlerin ödenmiş olması dışındaki değişiklikler
senedi iyiniyetle kazanan kimseye karşı ileri sürülemez.
DÖRDÜNCÜ AYIRIM
TAŞINMAZ REHNİYLE GÜVENCE
ALTINA ALINAN ÖDÜNÇ SENETLERİ
A. Rehinli tahviller
Madde 930.- Nama veya hamile yazılı tahviller,
aşağıdaki hâllerde taşınmaz rehniyle güvence altına alınabilir:
1. Ödüncün tamamı için ipotek veya ipotekli borç
senedi yoluyla rehin kurulması ve alacaklılar ile borçlu için ortak bir
temsilcinin atanması,
2. Tahvil çıkarmayı üzerine alan kurum yararına
ödüncün tamamı için taşınmaz rehni kurulması ve bu rehinli alacağın da
tahvil alacaklıları yararına rehnedilmesi.
B. Seri hâlinde rehin senedi çıkarılması
I. Genel olarak
Madde 931.- Seri hâlinde çıkarılan ipotekli
borç senetleri ile irat senetleri hakkında, aşağıdaki hükümler saklı kalmak
kaydıyla, ipotekli borç senedi ve irat senedine ilişkin genel hükümler
uygulanır.
II. Düzenlenmesi
Madde 932.- Seri hâlinde çıkarılan senetler,
her birinin değeri yüz milyon lira veya yüz milyon liranın katları olarak
düzenlenir.
Bir serideki bütün senetlerin şeklinin aynı olması
ve numaralarının birbirini izlemesi gerekir.
Senetlerin rehinli taşınmaz maliki tarafından çıkarılmamış
olması hâlinde aracı kurumun, alacaklılar ve borçlunun temsilcisi olduğu
senetlerde belirtilir.
III. Borcun kısım kısım ödenmesi
Madde 933.- Borçlu, belirli zamanlarda faizle
birlikte anaparanın bir kısmını da ödemeyi üstlenebilir.
Taksit olarak her yıl ödenecek paranın, senetlerin
belli bir bölümünü karşılaması zorunludur.
IV. Tescil
Madde 934.- Senetler, sayıları gösterilmek
suretiyle tapu kütüğüne tescil olunur; ödüncün tamamı için bir tescil yapılır.
Senet sayısı az ise, her senet ayrı tescil edilebilir.
V. Hükmü
1. Senedi çıkaran aracı kurum
Madde 935.- Senedi çıkaran aracı kurum, alacaklıların
ve borçlunun temsilcisi olsa bile, senetlerin çıkarılması sırasında kendisine
ayrıca yetki verilmiş olmadıkça, borcun kapsamında ve koşullarında bir
değişiklik yapamaz.
2.Senetlerin geri ödenmesi
a. Ödeme plânı
Madde 936.- Senetlerin geri ödenmesi, çıkarma
sırasında yapılan veya o sırada verilen yetkiye dayanarak aracı kurumun
düzenleyeceği plâna göre gerçekleştirilir. Sırası gelen senedin karşılığı
alacaklıya ödenmekle senedin hükmü kalmaz.
Aksi kararlaştırılmadıkça tescilin terkini, ancak
borçlunun tescilde belirtilen yükümlülüklerini tamamen yerine getirmiş
ve senetlerin bütün kuponları ile birlikte geri verilmiş olmasına veya
geri verilmemiş kuponlar varsa bunları karşılayacak miktarın hâkimin belirleyeceği
yere tevdi edilmesine bağlıdır.
b. Denetleme
Madde 937.- Rehinli taşınmazın maliki veya
aracı kurum, ödeme plânına göre kur'a çekmek ve karşılığı ödenen senetleri
iptal etmekle yükümlüdür.
İrat senetlerinde bu işlemler Devletçe denetlenir.
c. Geri ödemelerin özgülenmesi
Madde 938.- Rehinli taşınmazlar yerine elde
edilen paralar, ilk kur'a çekiminde belli olacak senetlerin ödenmesinde
kullanılır.
|