ÜÇÜNCÜ KISIM
ZİLYETLİK VE TAPU SİCİLİ
BİRİNCİ BÖLÜM
ZİLYETLİK
A. Zilyetlik kavramı ve türleri
I. Kavram
Madde 973.- Bir şey üzerinde fiilî hâkimiyeti
bulunan kimse onun zilyedidir.
Taşınmaz üzerindeki irtifak haklarında ve taşınmaz
yüklerinde hakkın fiilen kullanılması zilyetlik sayılır.
II. Türleri
1. Aslî ve fer'î zilyetlik
Madde 974.- Zilyet, bir sınırlı aynî hak
veya bir kişisel hakkın kurulmasını ya da kullanılmasını sağlamak için
şeyi başkasına teslim ederse, bunların ikisi de zilyet olur.
Bir şeyde malik sıfatıyla zilyet olan aslî zilyet,
diğeri fer'î zilyettir.
2. Dolaylı ve dolaysız zilyetlik
Madde 975.- Bir şeyde fiilî hâkimiyetini
doğrudan doğruya sürdüren kimse dolaysız zilyet, başka bir kişi aracılığı
ile sürdüren kimse dolaylı zilyettir.
III. Geçici olarak kesilme
Madde 976.- Fiilî hâkimiyetin geçici nitelikteki
sebeplerle kullanılmaması veya kullanma olanağının ortadan kalkması zilyetliği
sona erdirmez.
B. Zilyetliğin devri
I. Hazırlar arasında
Madde 977.- Zilyetlik, şeyin veya şey üzerinde
hâkimiyeti sağlayacak araçların, edinene teslimi veya edinenin önceki zilyedin
rızasıyla şey üzerinde hâkimiyeti kullanacak duruma gelmesi hâlinde devredilmiş
olur.
II. Hazır olmayanlar arasında
Madde 978.- Temsilciye yapılan teslim, temsil
edilene yapılmış gibi zilyetliği geçirir.
III. Teslimsiz devir
Madde 979.- Bir üçüncü kişi veya zilyetliği
devreden, özel bir hukukî ilişkiye dayanarak zilyet olmakta devam ederse
zilyetlik, teslim gerçekleşmeksizin kazanılmış olur.
Zilyetliğin bu yolla devri, zilyet olmakta devam
eden üçüncü kişiye karşı, ancak durumun devreden tarafından kendisine bildirildiği
andan başlayarak hüküm doğurur.
Üçüncü kişi, zilyetliği devredene karşı ileri sürebileceği
sebeplerle şeyi edinene vermekten kaçınabilir.
IV. Emtiayı temsil eden senetlerin teslimi
Madde 980.- Bir taşıyıcıya veya umumî mağazaya
bırakılmış emtiayı temsil eden kıymetli evrakın teslimi, emtianın teslimi
gibi sonuç doğurur.
Kıymetli evrakı iyiniyetle teslim alan kimse ile
emtiayı iyiniyetle teslim alan kimse arasında uyuşmazlık çıkarsa emtiayı
teslim alan tercih olunur.
C. Zilyetliğin hükümleri
I. Korunması
1. Savunma hakkı
Madde 981.- Zilyet, her türlü gasp veya saldırıyı
kuvvet kullanarak defedebilir.
Zilyet, rızası dışında kendisinden alınan şeyi taşınmazlarda
el koyanı kovarak, taşınırlarda ise eylem sırasında veya kaçarken yakalananın
elinden alarak zilyetliğini koruyabilir. Ancak, zilyet durumun haklı göstermediği
derecede kuvvet kullanmaktan kaçınmak zorundadır.
2. Zilyetliğin gasbında dava hakkı
Madde 982.- Başkasının zilyet bulunduğu bir
şeyi gasbeden kimse, o şey üzerinde üstün bir hakka sahip olduğunu iddia
etse bile onu geri vermekle yükümlüdür.
Davalı, o şeyi davacıdan geri almasını gerektirecek
üstün bir hakka sahip olduğunu derhâl ispat ederse onu geri vermekten kaçınabilir.
Dava, şeyin geri verilmesine ve zararın giderilmesine
yönelik olur.
3. Zilyetliğe saldırıya dava hakkı
Madde 983.- Saldırıda bulunan, şey üzerinde
bir hak iddia etse bile; zilyetliği saldırıya uğrayan, ona karşı dava açabilir.
Dava, saldırının sona erdirilmesine, sebebinin önlenmesine
ve zararın giderilmesine yönelik olur.
4. Dava hakkının düşmesi
Madde 984.- Gasp ve saldırıdan dolayı dava
hakkı, zilyedin fiili ve failini öğrenmesinden başlayarak iki ay ve her
hâlde fiilin üzerinden bir yıl geçmekle düşer.
II. Zilyetlik dolayısıyla hakkın korunması
1. Mülkiyet karinesi
Madde 985.- Taşınırın zilyedi onun maliki
sayılır.
Önceki zilyetler de zilyetlikleri süresince o taşınırın
maliki sayılırlar.
2. Fer'î zilyetlikte karine
Madde 986.- Bir taşınıra malik olma iradesi
bulunmaksızın zilyet olan kimse, taşınırı kendisinden iyiniyetle aldığı
kişinin mülkiyet karinesine dayanabilir.
Taşınıra bir sınırlı aynî hak veya kişisel hak iddiasıyla
zilyet bulunan kimsenin iddia ettiği hakkın varlığı karine olarak kabul
edilir. Ancak, zilyet bu karineyi şeyi kendisine vermiş olan kişiye karşı
ileri süremez.
3. Davaya karşı savunma
Madde 987.- Bir taşınırın zilyedi, kendisine
karşı açılan her davada üstün hakka sahip olduğu karinesine dayanabilir.
Gasp veya saldırıya ilişkin hükümler saklıdır.
4. Tasarruf yetkisi ve taşınır davası
a. Emin sıfatıyla zilyetten edinme bakımından
Madde 988.- Bir taşınırın emin sıfatıyla
zilyedinden o şey üzerinde iyiniyetle mülkiyet veya sınırlı aynî hak edinen
kimsenin edinimi, zilyedin bu tür tasarruflarda bulunma yetkisi olmasa
bile korunur.
b. Kaybedilen veya çalınan eşya bakımından
Madde 989.- Taşınırı çalınan, kaybolan ya
da iradesi dışında başka herhangi bir şekilde elinden çıkan zilyet, o şeyi
elinde bulunduran herkese karşı beş yıl içinde taşınır davası açabilir.
Bu taşınır, açık artırmadan veya pazardan ya da
benzeri eşya satanlardan iyiniyetle edinilmiş ise; iyiniyetli birinci ve
sonraki edinenlere karşı taşınır davası, ancak ödenen bedelin geri verilmesi
koşuluyla açılabilir.
Diğer konularda iyiniyetli zilyedin haklarına ilişkin
hükümler uygulanır.
c. Para ve hamile yazılı senetlerde
Madde 990.- Zilyet, iradesi dışında elinden
çıkmış olsa bile, para ve hamile yazılı senetleri iyiniyetle edinmiş olan
kimseye karşı taşınır davası açamaz.
d. İyiniyetli olmama hâlinde
Madde 991.- Bir taşınırın zilyetliğini iyiniyetle
edinmemiş olan kimseye karşı önceki zilyet, her zaman taşınır davası açabilir.
Eğer önceki zilyet de, zilyetliği iyiniyetle edinmemiş
ise sonraki zilyede karşı taşınır davası açamaz.
5. Taşınmazlarda karine
Madde 992.- Tapuya kayıtlı taşınmazlarda,
hak karinesinden ve zilyetlikten doğan dava açma hakkından yalnız adına
tescil bulunan kimse yararlanır.
Bununla birlikte taşınmaz üzerinde fiilî hâkimiyeti
bulunan kimse, gasp veya saldırı sebebiyle dava açabilir.
III. Sorumluluk
1. İyiniyetli zilyet bakımından
a. Yararlanma
Madde 993.- İyiniyetle zilyedi bulunduğu
şeyi, karineyle mevcut hakkına uygun şekilde kullanan veya ondan yararlanan
zilyet, o şeyi geri vermekle yükümlü olduğu kimseye karşı bu yüzden herhangi
bir tazminat ödemek zorunda değildir.
İyiniyetli zilyet, şeyin kaybedilmesinden, yok olmasından
veya hasara uğramasından sorumlu olmaz.
b. Tazminat
Madde 994.- İyiniyetli zilyet, geri vermeyi
isteyen kimseden şey için yapmış olduğu zorunlu ve yararlı giderleri tazmin
etmesini isteyebilir ve bu tazminat ödeninceye kadar şeyi geri vermekten
kaçınabilir.
İyiniyetli zilyet, diğer giderler için tazminat
isteyemez. Ancak, şeyin geri verilmesinden önce kendisine bu giderler için
bir tazminat önerilmezse, kendisi tarafından o şeyle birleştirilen ve zararsızca
ayrılması mümkün bulunan eklemeleri o şeyi geri vermeden önce ayırıp alabilir.
Zilyedin elde ettiği ürünler, yaptığı giderler sebebiyle
doğan alacaklarına mahsup edilir.
2. İyiniyetli olmayan zilyet bakımından
Madde 995.- İyiniyetli olmayan zilyet, geri
vermekle yükümlü olduğu şeyi haksız alıkoymuş olması yüzünden hak sahibine
verdiği zararlar ve elde ettiği veya elde etmeyi ihmal eylediği ürünler
karşılığında tazminat ödemek zorundadır.
İyiniyetli olmayan zilyet, yaptığı giderlerden ancak
hak sahibi için de zorunlu olanların tazmin edilmesini isteyebilir.
İyiniyetli olmayan zilyet, şeyi kime geri vereceğini
bilmediği sürece ancak kusuruyla verdiği zararlardan sorumlu olur.
IV. Kazandırıcı zamanaşımından yararlanma
Madde 996.- Kazandırıcı zamanaşımından yararlanma
hakkına sahip olan zilyet, zilyetliği kendisine devreden aynı yetkiye sahip
idiyse onun zilyetlik süresini kendi süresine ekleyebilir.
|