| Yasa tasarısının maddeleri şöyle:
BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA
İLİŞKİN KANUN TASARISI
MADDE 1. - 10.6.1949 tarihli ve 5442 sayılı İl İdaresi Kanununun
29 uncu maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“Kaymakamlığa sadece mülki idare amirliği hizmetleri sınıfından olanlar
vekalet edebilir.”
MADDE 2. - A) 15.7.1950 tarihli ve 5680 sayılı Basın Kanununun
Ek 1 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiş
ve üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.
“Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünün, milli güvenliğin,
kamu düzeninin, genel ahlakın korunması ve suç işlenmesinin önlenmesi için,
tedbir yoluyla soruşturma safhasında Cumhuriyet savcılığının talebi üzerine
sulh ceza hakimince, kovuşturma safhasında görevli mahkemece her türlü
basılmış eserin dağıtımının önlenmesine veya toplatılmasına karar verilebilir.
Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde bu eserlerin dağıtımının önlenmesine
veya toplatılmasına doğrudan doğruya Cumhuriyet savcılığınca yazılı
olarak karar verilebilir. Bu halde Cumhuriyet savcısı kararını en geç yirmidört
saat içinde yetkili sulh ceza hakiminin onayına sunar. Sulh ceza hakimi
kırksekiz saat içinde kararını açıklar; aksi halde Cumhuriyet savcılığının
kararı kendiliğinden hükümsüz sayılır.
Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü, Cumhuriyetin temel
ilkeleri ve milli güvenlik aleyhinde işlenmiş bir suçtan mahkumiyet halinde,
faillerden bir veya birkaçına ait olmaları şartıyla suçu ihtiva eden mevkute
veya mevkute sayılmayan basılmış eserlerin basımında kullanılan makineler
ile diğer basım aletlerinin müsaderesine de karar verilir.”
B) Basın Kanununun Ek 2 nci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Basın yoluyla işlenen ve Ek 1 inci maddede yazılı suçlardan mahkumiyet
hallerinde, suç teşkil eden yazının yayınlandığı mevkutenin bir günden
onbeş güne kadar kapatılmasına da mahkemece karar verilebilir.”
“Birinci fıkraya göre kapatılmasına karar verilen mevkutenin yayınına
kapatılma suresinde devam edenler veya o mevkutenin açıkça devamı niteliğini
taşıyan yeni mevkute çıkaranlar bir aydan üç aya kadar hapis cezası ile
cezalandırılırlar.”
MADDE 3. - 14.7.1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun
13 üncü maddesine birinci fıkradan sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“İşkence ya da zalimane, gayri insani veya haysiyet kırıcı muamele suçları
nedeniyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesince verilen kararlar sonucunda
Devletçe ödenen tazminatlardan dolayı sorumlu personele rücu edilmesi hakkında
da yukarıdaki fıkra hükmü uygulanır.”
MADDE 4. - A) 22.4.1983 tarihli ve 2820 sayılı Siyasi Partiler
Kanununun 101 inci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“Anayasa Mahkemesi, yukarıdaki fıkranın (a) ve (b) bentlerinde sayılan
hallerde temelli kapatma yerine, dava konusu fillerin ağırlığına göre ilgili
siyasi partinin almakta olduğu son yıllık Devlet yardımı miktarının yarısından
az olmamak kaydıyla, bu yardımdan kısmen veya tamamen yoksun bırakılmasına,
yardımın tamamı ödenmişse aynı miktarı Hazineye iadesine karar verebilir.”
B) Siyasi Partiler Kanununun 102 nci maddesinin birinci ve üçüncü
fıkraları aşağıdaki şekilde; ikinci fıkrasında geçen “Cumhuriyet Başsavcılığı”
ibareleri, “Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı” olarak değiştirilmiştir.
“Siyasi partilerin faaliyetlerinin izlenmesi amacıyla Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığının istediği bilgi ve belgeleri bildirilen süre içinde vermeyen
siyasi partiye Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ikinci bir yazı
tebliğ olunur. Bu yazıda, bildirilen süre içinde cevap verilmediği ve istek
yerine getirilmediği taktirde o siyasi partinin kapatılması ya da Devlet
yardımından kısmen veya tamamen yoksun bırakılması için dava açılabileceği
de belirtilir. Bu tebliğde bildirilecek süre içinde yine istek yerine getirilmez
veya cevap verilmezse Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı o siyasi partinin
kapatılması ya da Devlet yardımından kısmen veya tamamen yoksun bırakılması
için Anayasa Mahkemesinde re’sen dava açabilir.”
“Siyasi parti, tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde istem yazısında
belirtilen hususu yerine getirmediği taktirde, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Anayasa Mahkemesinde o siyasi partinin kapatılması ya da Devlet yardımından
kısmen veya tamamen yoksun bırakılması için dava açar. Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığınca düzenlenen iddianamenin tebliğinden itibaren otuz gün içinde
ilgili siyasi parti tarafından söz konusu parti organı, merci veya kurulun
işten el çektirilmesi ve parti üyesi veya üyelerin partiden kesin olarak
çıkarılmaları halinde, o partinin kapatılması ya da Devlet yardımından
kısmen veya tamamen yoksun bırakılması için açılan dava düşer. Aksi taktirde
Anayasa Mahkemesi, dosya üzerinde inceleme yaparak, Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcısının ve siyasi parti temsilcilerinin sözlü açıklamalarını, gerekli
gördüğü hallerde diğer ilgilileri ve konu üzerinde bilgisi olanları da
dinlemek suretiyle açılmış bulunan davayı karara bağlar.”
C) Siyasi Partiler Kanununun 103 üncü maddesine aşağıdaki fıkra
eklenmiştir.
“Bir siyasi parti, bu nitelikteki filler o partinin üyelerince yoğun
bir şekilde işlendiği ve bu durum o partinin büyük kongre veya genel başkan
veya merkez karar veya yönetim organları veya Türkiye Büyük Millet Meclisindeki
grup genel kurulu veya grup yönetim kurulunca zımnen veya açıkça benimsendiği
yahut bu filler doğrudan doğruya anılan parti organlarınca kararlılık içinde
işlendiği takdirde, söz konusu fiillerin odağı haline gelmiş sayılır.”
MADDE 5. - A) 6.10.1983 tarihli ve 2908 sayılı Dernekler Kanununun
4 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
Madde 4. - Fiil ehliyetine sahip olan herkes, önceden izin almaksızın
dernek kurma hakkına sahiptir.
Ancak:
1. Türk Silahlı Kuvvetleri ile genel ve özel kolluk kuvvetleri mensupları
ve özel kanunlarında dernek kuramayacakları belirtilen memur statüsündeki
kamu hizmeti görevlileri,
2. Affa uğramış olsalar bile;
a) Türk Ceza Kanununun İkinci Kitabının birinci babında yazılı
suçlardan biriyle mahkum olanlar,
b) Basit ve nitelikli zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık,
sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı suçlar,
istimal ve istihlak kaçakçılığı dışında kalan kaçakçılık suçları ve resmi
ihale ve alım satımlara fesat karıştırma suçlarından biriyle mahkum
olanlar,
c) Türk Ceza Kanununun 316, 317 ve 318 inci maddelerinde yazılı suçlardan
biriyle mahkum olanlar,
sürekli olarak,
3. a) Türk Ceza Kanununun 312 nci maddesinin ikinci fıkrasında yazılı
suçtan mahkum olanlar hükmün kesinleştiği,
b) Kurulması yasaklanmış dernekleri kuranlar ve yönetenler ile dernekler
için yasaklanmış faaliyetlerde bulunmaları sebebiyle mahkemece kapatılmasına
karar verilen demeklerin yöneticileri kapatma kararının kesinleştiği
tarihten itibaren beş yıl süre ile demek kuramazlar.”
B) Dernekler Kanununun 5 inci maddesinin (6) numaralı bendi aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir.
“6. Türkiye Cumhuriyeti ülkesi üzerinde ırk, din, mezhep, kültür veya
dil farklılığı veya bunlara dayanarak azınlık yaratmak ya da herhangi bir
bölgenin veya ırkın veya sınıfın veya belli bir din veya mezhepten olanların
diğerlerine hakim veya diğerlerinden imtiyazlı olmasını sağlamak,”
C) Dernekler Kanununun 6 ncı maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki
şekilde değiştirilmiştir.
“Bazı ad ve işaretleri kullanma yasağı
Madde 6. - Derneklerin, mevcut veya kapatılmış bir siyasi partinin,
bir sendikanın veya üst kuruluşun, bu Kanun hükümlerine göre mahkemece
kapatılmasına karar verilen bir demek veya üst kuruluşun adını, amblemini,
rumuzunu, rozetini ve benzeri işaretleri ya da daha önce kurulmuş Türk
devletlerine ait topluma mal olmuş bayrak, amblem ve flamaları kullanmaları
yasaktır.
Dernekler, resmi işlemlerinde Türkçe kullanırlar.”
D) Dernekler Kanununun 34 üncü maddesinin birinci, ikinci ve
üçüncü fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Federasyonlar, kuruluş amaçları aynı olan en az beş derneğin; konfederasyonlar,
kuruluş amaçları aynı olan en az üç federasyonun, amaçlarını gerçekleştirmek
üzere üye sıfatıyla bir araya gelmeleri suretiyle kurulur.
Federasyon ve konfederasyonlara ilişkin diğer hususlar hakkında bu Kanun
hükümleri uygulanır.
Federasyonların üye sayısının beşten ve konfederasyonların üye sayısının
üçten aşağı düştüğü ve bu durum üç ay içinde giderilmediği takdirde haklarında
51 inci maddede yazılı kendiliğinden dağılma hükümleri uygulanır.
E) Dernekler Kanununun 38 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Madde 38. - Yükseköğretim kurumlarında kayıtlı öğrenciler, ancak eğitim.
öğretim, çalışma, moral, beslenme, dinlenme ihtiyaçlarının karşılanması,
beden ve ruh sağlığının geliştirilmesi ve öğrencilerin bu konularda kurum
idaresi veya diğer kuruluşlar nezdinde temsil edilmesi amaçlarıyla öğrenci
derneği kurabilirler.”
F) Dernekler Kanununun 43 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Madde 43. - Dernekler, en az yedi gün önceden merkezlerinin bulunduğu
ve faaliyetin düzenleneceği illerin valiliklerine bildirimde bulunmak şartıyla
yabancı ülkelerdeki dernek veya kuruluşların üyelerini Türkiye’ye davet
edebilir ya da yabancı dernek veya kuruluşların davetlerine uyarak üyelerini
veya demek üyesi olma hakkına sahip üçüncü kişileri yurt dışına gönderebilirler.
Bildirimde, davetin amacı, tarihi, yerİ, ilgili demek veya kuruluşun adı
ve adresi ile katılacak üyelere veya temsilcilere ait bilgiler bulunur.”
MADDE 6. - A) 6.10.1983 tarihli ve 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri
Yürüyüşleri Kanununun 9 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Madde 9. - Bu Kanuna göre yapılacak toplantılar, fil ehliyetine sahip
ve onsekiz yaşını doldurmuş, en az yedi kişiden oluşan bir düzenleme kurulu
tarafından düzenlenir. Bu kurul, kendi aralarından birini başkan seçer.
Diplomatik dokunulmazlıkları bulunan kişiler, düzenleme kurulu başkan veya
üyesi olamazlar.
Tüzel kişilerin toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenlemeleri, yetkili
organlarının kararına bağlıdır.”
B) Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununun 17 inci maddesi
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Madde 17. - Bölge valisi, vali veya kaymakam, milli güvenlik, kamu
düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlığın ve genel ahlakın veya
başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amacıyla belirli bir toplantıyı
yasaklayabilir veya iki ayı aşmamak üzere erteleyebilir.”
C) Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununun 19 uncu maddenin
birinci fıkrasının birinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Bölge valisi, milli güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi,
genel sağlığın ve genel ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin
korunması amacıyla bölgeye dahil illerin birinde veya birkaçında ya da
bir ilin bir veya birkaç ilçesinde bütün toplantıları üç ayı geçmemek üzere
erteleyebilir.”
MADDE 7. - Aşağıdaki kanun hükümleri yürürlükten kaldırılmıştır.
A) Basın Kanununun 16 ncı maddesinin beşinci fıkrası,
B) Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanununun 9 uncu
maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi,
C) 16.6.1983 tarihli ve 2845 sayılı Devlet Güvenlik Mahkemelerinin
Kuruluş ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanunun 16 ncı maddesinin son fıkrası,
D) Dernekler Kanununun 7, 11 ve 12 nci maddeleri,
E) Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununun 21 inci maddesi.
MADDE 8.- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 9.- Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
|